
Her şeyin olduğu gibi, cazın da bir yaşamı vardır. Cazseverler, yıllarını büyük bir özveriyle caz etkinliklerini izlemeye verirler. Caz kulüpleri, caz festivalleri ya da kültür merkezlerinin programlarında neredeyse her etkinlik işaretlidir.
Programlar, tatiller, seyahatler hep bu konser takvimine göre yapılır. Caz insanları birbirlerini tanırlar. Etkinlikleri caz müzisyenlerinden daha fazla takip ederler.
Bu da yetmez, pikaplarında (evet plaklar hâlâ) CD çalarlarında sürekli caz dinlerler. Literatürü gerek dergi, gerekse internetten dikkatle izlerler. Gelen grupların albümlerini, kimlerle ne zaman çalıştıklarını, dönemlerini ezbere bilirler.
Ana meslekleri başkadır: Mühendistir, iktisatçıdır, doktordur, ressamdırlar.
Ama bir caz eleştirmeni olacak kadar çok şey bilirler. İşte zaman içinde bu grubun içinden başarılı caz fotoğrafçıları, caz eleştirmenleri, müzik
yazarları ve radyo program yapımcıları da çıkar.
Caz insanları birbirlerini bilet kuyruklarından, salon koltuklarından iyi bilirler.
Birbirlerini severler, uzun süre görmeyince merak ederler ve özlerler. Ve bir çoğunun müdavim olmaktan gelen, caz müzisyenleriyle yakın dostlukları vardır.
Tüm bu sözlerin yerine, özet olarak Sedal Antay ve Sedat Antay’ın İstanbul Fotoğraf Müzesi’nde açılan sergilerinden sizlere seçme bir portfolyo sunuyoruz.
Antaylar’ın fotoğraflarında dünyanın en önemli caz müzisyenleri adeta zaman tünelinin içinde resmi geçit yapıyor gibiler.
An’ı “Caz” adını taşıyan ve büyük emeklerle yıllar boyunca çekilen fotoğraflardan oluşan sergi 30 Eylül 2013 tarihine kadar gezilebilir.