GÜNDEM
  • 11-08-2020

    KüçükÇiftlik Park’ın ön plana çıkan mekânlarından KüçükÇiftlik Bahçe, URU organizasyonuyla yeni projesi KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’na hayat vermeye hazırlanıyor. Kurum, Bahçe Tiyatrosu ile yaz boyu sanatseverleri tiyatroyla buluşturmayı amaçlıyor.

    13 Ağustos 2020 tarihinden itibaren yerli ve yabancı çeşitli tiyatro oyunlarını sahnesinde ağırlayacak olan KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu, ilk etapta iki Molière oyunuyla izleyicilerle buluşacak. Programa göre 13 Ağustos Perşembe akşamı başrolünde Haldun Dormen’in yer aldığı Kibarlık Budalası oyunu sahnelenecek. Kedi Sahne Sanatları tarafından sahneye konan oyunda Dormen’e Göksel Kortay, Hakan Altıner, Damla Cercisoğlu, Efe Yeşilay, Anıl Yülek, Sadi Özen, Reyhan Aydınsel ve Burcu Akyürek eşlik edecek.

    14 Ağustos Cuma akşamı ise Semaver Kumpanya tarafından sahnelenen Cimri oyunu tiyatroseverlerle buluşacak. Özellikle oyuncu kadrosuyla ön plana çıkan Cimri’de Serkan Keskin, Metin Alpargun, Cansu Saka, Hakan Atalay, Onur Yakçınkaya, Sezin Bozacı, Ezgi Ulusoy Tamer, Onur Şenol, Ahmet Kaynak, Selen Şenay, Uğur Senkeri ve Saniye Samra rol alacak.

    ​Sosyal mesafe ve hijyen kuralları gözetilerek gerçekleştirilecek gösterimler için kapılar oyun günleri 19:30’da açılacak. KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun biletleri Biletix’ten temin edilebilir.

    0
    0
    126
  • 11-08-2020

    Vision Art Platform, geçen yıl aramızdan ayrılan sanatçı Emel Şahinkaya’nın ustalık dönemine ait eserlerinden özel bir seçkiyi 10 Eylül 2020 tarihine kadar 42 Maslak’taki mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Emel Şahinkaya’nın 1988 ile 2008 yılları arasında gerçekleştirdiği çalışmalara ışık tutan sergi, sanatçının zaman içinde gelişip dönüşen sanat anlayışını da gözler önüne seriyor.

    İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü, Neşet Günal Atölyesi’nden 1982 yılında mezun olan ve çalışmalarına 1996 yılından vefatına dek Bodrum Gümüşlük’teki atölyesinde devam eden Emel Şahinkaya, yıllara yayılan sanat birikiminde birçok önemli sorunun peşinden koştu. “Ressam”ı, “resim yapmadan duramayan kimse” olarak gören sanatçı, bu düşünceyle hareket ettiği kariyerinde sayısız iş gerçekleştirdi. Ağırlıklı olarak bahçeleri ve doğayı eserlerine taşıyan Şahinkaya, bu süreçte eserlerine taşıdığı figür ve unsurları birer şiir gibi tuvaline yansıttı. Oldukça özenli tablolar yaratan sanatçı, vefatına kadar sanatına ara vermedi ve ardında önemli bir sanatsal üretim bıraktı.

    Eleştirmen Orhan Koçak da üretimlerinde farklı konulara değinen Şahinkaya’nın sanatını şu sözlerle ifade ediyor:

    “Emel Şahinkaya-Günsür yaklaşık çeyrek yüzyıldır kendi ustalığına bağlı kalıyor, kendi metier’sinin araç ve imkanlarına. Bunu yapmak (ve söylemek) kolay görünür. Ama sanatlarda son otuz yıl sanatçıyı bunu yapmamak için kışkırtan bir dönemdi: Bir baş dönmesi vardı, herkes kendi bilgilerinin ve yeteneklerinin dışına çıkmaya çağrılıyor, hatta mecbur ediliyordu. Direnenler oldu, bunlardan bazıları kurudu, bazıları da Şahinkaya-Günsür gibi diretti ve başarılı oldu. (…)”

    ​10 Eylül 2020 tarihine kadar 42 Maslak’ta bulunan Vision Art Platform’da gezilebilecek olan sergiye, Mehmet Ergüven’in Emel Şahinkaya’nın sanat hayatı üzerine kaleme aldığı, 100’ü aşkın eserinin yer aldığı sanatçı kitabı da eşlik ediyor.

    0
    0
    125
  • 11-08-2020

    Nathan H. Lents’in insan bedeninin milyonlarca yıllık evrim sürecinde ortaya çıkmış kusurlarının hikâyesini anlattığı İnsanın Kusurları - İşe Yaramaz Kemiklerden Bozuk Genlere, Arızalarımıza Genel Bir Bakış, Şiirsel Taş’ın çevirisiyle, Metis Yayınları tarafından 14 Ağustos’ta yayımlanacak.

    İnsan retinası niye ters? Diğer hayvanlara kıyasla üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden daha açığız? Bedenimizde niçin gereksiz kemikler var? Dizlerimiz, sırtımız ve belimiz niye sık sık sorun çıkarıyor? Birçok hayvan tek çeşit besinle bütün ihtiyacını karşılayabilirken biz neden "dengeli" beslenmek zorundayız? İnsanda neden işlevsel genlerin yanı sıra bir o kadar da bozuk, işlevsiz gen var? DNA’mız niye geçmiş enfeksiyonlardan kalan milyonlarca virüs "enkazı" içeriyor? Primatlar içinde neden bebek ve anne ölüm oranı en yüksek olan tür biziz? İnsanın bağışıklık sistemi niye kendi bedenine bu denli sık saldırıyor? Baş tacı edilen beynimiz yanılgılara ve kötü kararlar vermeye neden bu denli yatkın?

    “Bizi biz yapan şey kusurlarımız. Bu kitapta ele alacağımız kusurlar, yaşam mücadelesinde kazandığımız galibiyetlerden geriye kalan yara izleridir. Bizler şansımız düşük olduğu halde bu sonsuz evrimsel çatışmadan sağ çıkanlarız; onca riske rağmen dört milyar yıldır azimle sürdürülen direnişin ürünleriyiz. Kusurlarımızın hikâyesi başlı başına bir savaş hikâyesidir."

    0
    0
    148
  • 11-08-2020

    SAHA - Çağdaş Sanatı Destekleme Girişimi’nin, görsel sanatlar alanında faaliyet gösteren ve üretim süreci pandemi sürecinde olumsuz etkilenen kolektif ve sanatçıları desteklemek için yaptığı açık çağrı sonuçları açıklandı. Kurum, daha önce duyurduğu SAHA Sürdürülebilirlik Fonu: Covid-19 kapsamında seçilen kurumlara 8 ile 20 bin TL arasında maddi yardımda bulunacak.

    SAHA Sürdürülebilirlik Fonu: Covid-19 için duyuru sürecinde toplam 146 başvuru gerçekleşti. Bu başvuruları değerlendiren ve bir rapor hazırlayan SAHA yönetimi, projeleri başvuru kriterlerine ve bütçeye uygunluk bakımından değerlendirildikten sonra SAHA’nın misyon ve öncelikli faaliyet alanlarını da gözeterek 22 farklı sanat projesine toplam 338.400 TL net destek sağlayacağını açıkladı.

    Sanatçılara ve kolektiflere vereceği fonun yanı sıra başka alanlarda da çalışmalarını sürdüren SAHA Derneği, 2021 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan 9 sergi ve araştırma projesinin yanı sıra 12 güncel sanat eseri ya da sanatçı kitabının üretimini de destekleyecek. Kurum ayrıca pandemi sürecinde daha da görünür hâle gelen ekonomik eşitsizlik ve güvencesizlik ortamında dayanışma ağını güçlendirmek amacıyla kurulan Omuz adlı gönüllü hareketin ikinci döneminde 20 sanat emekçisine 1000’er TL destek sağlayacak.

    ​Fon kapsamında desteklenecek kurum ve sanatçılar:

    AICA Türkiye
    Are Projects
    Atış Serbest
    amberPlatform/BİS
    Berat Işık
    Body in Perform
    Burak Kabadayı
    CANAN
    Çınar Eslek
    Dilşad Aladağ, Eda Aslan, Esen Karol
    Elif Öner & Evrim Kavcar
    Ferhat Özgür
    Geniş Açı Proje Ofisi
    Kıymet Daştan
    Gözde Mimiko Türkkan
    Müge Yıldız
    Omuz
    PASAJ
    Pelin Kırca
    SKA
    TAPA (Aktivistler için Dönüştürücü Sanat Projesi)
    Volkan Aslan

    0
    0
    131
  • 11-08-2020

    Edebiyatımızın önde gelen yazar ve şairlerinin çocuk kahraman olduğu Tefrika Yayınları’nın 2015 yılında başlattığı “Çocuk Edebiyatı Dizisi”ne yepyeni 12 kitap daha eklendi.

    A. Fatih Aktaş, Semih Öztük ve Önder Yetişen’in 3-8 yaş grubundaki çocuklar için kaleme aldığı, Büşra Çakmak’ın çizimleriyle renklendirdiği dizi, edebiyatımızın önemli kalemlerinin eserlerine ve hayatlarına dair detaylardan yola çıkıyor. Çocuklar, bu seriyle erken yaşlarda edebiyatımızın önemli isimleriyle temas ediyorlar.

    Dizinin yeni kitapları şunlar:

    Küçük Ahmet Hamdi Tanpınar ve Kafka
    Küçük Leylâ Erbil ve Kırmızı Vapur
    Küçük Ahmed Arif ve Gazete Kâğıtları
    Küçük Oğuz Atay ve Mektup Arkadaşı
    Küçük Sevgi Soysal ve Ay Dede’nin Masalı
    Küçük Yusuf Atılgan ve Bayan T.
    Küçük Tomris Uyar ve Kumdan Kule
    Küçük Rıfat Ilgaz ve Yavru Kediler
    Küçük Yaşar Kemal ve Altın Kanatlı Kartal
    Küçük Cahit Zarifoğlu ve Renkli Uçurtma
    Küçük Peyami Safa ve Sonsuz Beyazlık
    ​Küçük Nilgün Marmara ve Günlüğü

    0
    0
    257
  • 10-08-2020

    ​Richard Hughes’un yıkıcı bir fırtına sonrası aileleri tarafından Jamaika’dan İngiltere’ye gönderilen bir grup çocuğun geçirdiği fiziksel ve zihinsel dönüşümlerin izini sürerken, çocuk ruhunun derinliklerini eşelediği romanı Jamaika’da Bir Fırtına, Emin Sınır’ın çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.

    Hughes, anlattığı bu büyüme hikâyesiyle okura psikolojik roman türünün de çarpıcı bir örneğini sunuyor. Çocukluğun “belli bir vücudun içine tıkılmış ve belli bir çift gözün ardına yerleşmiş olmaktan başka” hangi anlamlara gelebileceğinin, dünyayı keşfederken yaşanan o ilk “deprem”lerin izini sürüyor.

    ​Büyükler hile yapmaya kalkıştıklarında göz ardı edilemeyecek bir endişeye kapılırlar ve genellikle başarısız olurlar. Ama çocuklar öyle değildir. Bir çocuk en korkunç sırrı bile hiç çaba harcamadan saklayabilir ve bu sırrı kimse ortaya çıkaramaz. Çocuklarının birçok yönünü onlar farkına bile varmadan apaçık görebildiklerini düşünen ebeveynler, eğer çocukları gerçekten bir şeyleri saklamaya karar vermişlerse şanslarının sıfır olacağını nadiren fark ederler.

    ​Fotoğraf 1965 yılında Alexander Mackendrick'in aynı adla sinema uyarladığı A High Wind in Jamaica'dan alınmıştır.

    0
    0
    183
  • 10-08-2020

    Mixer, yeni sanat sezonunda kapılarını iki yeni sergiyle açacak. Galeri, ana alanında multimedya yerleştirmeler üzerinden spekülatif deneyimler sunan sanatçı Ozan Atalan’ın “Çıkmaya Zorla” isimli dördüncü kişisel sergisini ve proje odasında Ahu Akgün’ün “Sebeb-i Ziyaret” isimli solo sergisini 12 Eylül ile 31 Ekim 2020 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Ozan Atalan, “Çıkmaya Zorla” isimli solo sergisiyle, insan-merkezci yaklaşımın bir özelliği olarak insanın yarattığı yıkımı meşrulaştırma ve rasyonelleştirme kapasitesinin sınırsızlığına karşı duruyor. nsanın fantezi dünyasının sınırlarını belirleyen doğayı dönüştürme kapasitesini ve transformasyonun meşruiyetini inceleyip buna eleştirel yaklaşırken; insan ve insan olmayan varlıkları “dönüşüm” kavramı üzerinden birlikte-varoluş formunda sunuyor.

    Ahu Akgün ise “Sebeb-i Ziyaret” isimli sergisinde fiziksel ve zihinsel mesafeleri algılamaya çalışarak, ilişkileri, gördükleri ve özledikleri arasında yeni bağlar kuruyor ve bu mesafeleri resim ile kapatmanın yollarını arıyor. Sergi, sanatçının kendisinden, çevresi ile kurduğu ilişkilerden, atölyesinden ve yaşamından izler taşırken, izleyiciyi kendi hayatlarındaki mesafe kavramını yeniden düşünmeye davet ediyor.

    ​12 Eylül 2020 Cumartesi günü açılacak sergiler, Mixer’in Karaköy’deki mekânında ziyaret edilebilecek.

    0
    0
    224
  • 10-08-2020

    Yazar ve illüstrator Jess McGeachin’in şartlar ne olursa olsun kararlılığın önemini ve yaşanan bir kaybın üzerine duyulan sevgiyi anlattığı kitabı Uçuş, Ceren Ceylan’ın çevirisiyle, Bilgi Yayınevi’nden çıktı.

    3-6 yaş arası çocuklara hitap eden bu resimli kitap, kırılan her şeyin düzeltilemeyeceğini öğretiyor.

    ​Lucy bir şeyleri tamir etmekte hep başarılıydı ve babasının birazcık fazla yardıma ihtiyacı oluyordu; sonuçta ikisi baş başaydı. Bu yüzden, Lucy kanadı kırık minik bir kuş bulduğunda onu da düzeltebileceğinden emindi.

    0
    0
    272
  • 09-08-2020

    Shelley Emling’in, yaptığı ilk keşifle evrim tarihini değiştiren Mary Anning’in yaşam öyküsünü anlattığı ve paleontolojinin doğuşuna dair ayrıntılı bilgiler verdiği çalışması Fosil Avcısı - Mary Anning’in Yaşamı ve Paleontolojinin Doğuşu, Mehmet Doğan’ın çevirisiyle, Alfa Yayınları’ndan çıktı.

    ​Kadınların bilimden dışlandığı bir dönemde, genç bir kız evrim hakkındaki tartışmayı bugüne kadar beslemeye devam eden bir keşif yaptı. Mary Anning, 1811’de İngiltere’nin Lyme Regis uçurumlarında fosil avı yaparken Ichthyosaur’un ilk dinozor iskeletini keşfettiğinde sadece on iki yaşındaydı. Mary’nin inanılmaz keşfine kadar, hayvanların soyunun tükenmediğine inanılıyordu. Mary’nin kendine özgü bulguları, Darwin’in Türlerin Kökeni’nde ortaya konan evrim teorisinin temelini atmaya yardımcı oldu. Darwin, Mary’nin fosilleşmiş yaratıklarını, geçmişte yaşamın şimdiki gibi olmadığının tartışılmaz kanıtı olarak gördü. 

    0
    1
    238
  • 08-08-2020

    Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, imtiyaz sahibi ve tüm yazarları kadın olan, ilk kadın dergisi olarak bilinen, Kadın Eserleri Kütüphanesi Süreli Yayın Koleksiyonu'nda yer alan eski harfli Türkçe dergi Şükûfezâr’ı(1886) çevrim içi ortama aktararak erişime açtı.

    Kimi kaynaklarda 1884 olarak yer alsa da bilinen ilk sayısı 1886’da yayımlanan dergi toplamda beş sayı çıktı. Şükûfezâr’ı diğer dergilerden ayıran en önemli özelliği kadının rolünün ev içinde tanımlanmaması oldu. Okuyucu mektuplarının önemli ölçüde dergiye şekil verdiği görülen Şükûfezâr’ın yazar kadrosu gibi mektupları yazanların da dönemin öğretmen okulu olan Daru’l Muallimat’tan mezun oldukları görüldü.

    Şükûfezâr’buradan erişebilirsiniz. 

    0
    0
    550
DAHA FAZLA
Geldanlage