GÜNDEM
  • 13-06-2021

    Synth-pop grubu Klor, yeni nesil şarkıcı, şarkı yazarı Canay Doğan’ın da vokallerine eşlik ettiği “Uzak” adlı parçasını GROW etiketiyle yayımladı.

    Grup üyelerinin 10 yıllık dostluğu, 80’lerin neon ışıltılı dünyasına ve retro oyunlara olan ortak ilgilerini, 2020 yılında yayımlamaya başladıkları parçalarına yansıtan Klor, daha önce üç parçadan oluşan Son Jeton adlı EP’sini ve “İstesem Ben” adlı teklisini dileyiciyle buluşturmuştu.

    Yeni parçasında dinleyiciyi kapalı kaldığı evinden kurtarıp uzaklara götürmeyi amaçlayan Klor, “Uzak” hakkında şunları söylüyor: “Evimizden uzaklaşamadığımız bu sıralar, kendimizden uzaklaşıyoruz. Gözümüzde parlayan şehir ışıklarının uzaklaşan hayalinde kayboluyoruz. “Uzak” şarkısı bu sahneyi özlemle işlerken Klor’un çizgisini yeni bir noktaya taşıyor.”

    Klor ve Canay Doğan’ın ortak çalışması olan “Uzak”ı buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    180
  • 13-06-2021

    Kalyon Kültür, farklı teknik ve malzemelerle çalışan yedi sanatçının eserlerinden oluşan “Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler” başlıklı sergiye 25 Kasım’a kadar ev sahipliği yapacak. Küratörlüğünü Sezgi Abalı’nın, koordinatörlüğünü ise Bahar Güneş’in üstlendiği sergi, doğanın kendine has örüntülerinin, mekanizmalarının ve manzaralarının yorumlanarak sanat yapıtlarına dönüşme fikrini ve sürecini zaman, emek, sabır ve detay kavramları üzerinden ele alıyor.

    “Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler” başlıklı sergide, Ali İbrahim Öcal, Ahmet Duru, Ayşe Gül Süter, Melis Buyruk ve Sadık Arı’nın yeni ve yakın dönem eserleri izleyiciyle buluşurken aynı zamanda Dikine Ongoing Project’in Şey ve Tekrar isimli mekâna özgü uzun süreli performans ve video yerleştirmesi, Umut Sevgül ve Barbaros Kayan tarafından gerçekleştiriliyor.

    Ali İbrahim Öcal’ın üretim sürecinde resim, fotoğraf, heykel, yerleştirme, video ve doğa kökenli nesneler gibi farklı mecraları bir arada kullanarak disiplinler arası bir örgüde ilerleyen imgesel evrenler oluşturduğu sergide, Ahmet Duru doğanın makro ve mikro manzaralarını farklı anlatım biçimleriyle sunarken, üretiminde çoğunlukla doğada yaptığı uzun yürüyüşlerden ve gözlemlerden yararlanıyor. Ayşe Gül Süter sergide yer alan yapıtlarında bilimsel verileri yeni medya teknolojileri ve geleneksel sanat teknikleriyle birleştiriyor. Detaylı seramik çalışmalarıyla bilinen Melis Buyruk ise bitki, hayvan ve insanı tanımsızlaşan formlarda ve ters yüz olmuş bir hiyerarşide bir araya getirdiği yapıtlarında, birbirini tekrar eden dokular ve biçimlerle yeni yaşam alanları yaratıyor. Sadık Arı’nın sergide yer alan detaylı desenlerinde izleyici insanın vahşi olanı tanımlama arayışına ve ona karşı verdiği ehlileştirme çabasına direnen bir düşüncenin izlerini sürüyor. Dikine Ongoing Project’in Umut Sevgül ve Barbaros Kayan tarafından gerçekleştirilen Şey ve Tekrar isimli mekâna özgü uzun süreli performans ve video yerleştirmesi de sergi kapsamında sanatseverlerle buluşuyor.

    Sergi ismini “Evren duyularımızın keskinleşmesini sabırla bekleyen büyülü şeylerle doludur” sözünden alıyor. “Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler” izleyiciyi doğanın kendine has ritmine dikkat kesilerek yavaşlamaya, detaylarına mercek tutarak duyumsamaya, zaman, emek ve sabır kavramları etrafında birlikte düşünmeye davet ediyor.

    ​“Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler” sergisi 25 Kasım’a kadar Kalyon Kültür’de ziyaret edilebilir.

    0
    0
    215
  • 13-06-2021

    Karikatürist, yazar Behiç Ak’ın günümüz dünyasını çocukların gözünden yorumlayan 143 karikatürünün yer aldığı ikinci “Karikatür Kitabı” Yaşasın Çocuklar, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Ak, 40 yıllık benzersiz karikatür emeğini yeni bir albümle taçlandırarak her yaştan okura çocuk neşesini ve bilgeliğini taşıyor. Çevre duyarlığından pandeminin zorlu koşullarına, okul yaşamından gelecek kaygısına pek çok temada mizahla felsefeyi harmanlayan karikatürler çocuklara taptaze sorular, yeni düşünme yolları sunuyor.

    Behiç Ak’ın kitaptaki “Önsöz yerine…” başlıklı sunuş yazısından:

    “Komşum geçenlerde, ‘Çocukluğumda kaybettiğim bilyelerimi yıllarca aradım bulamadım,’ dedi. ‘Ta ki, çocuğum onları bulana kadar.’ Deminden beri merak ettiğini söylediğin, kaybettiğimiz sorular da çoktan bulundu. Hem de, meraklı çocuklarımız tarafından. Onlar şimdi çocuklarımızın zihninde... Yanına yenilerini de eklediler üstelik. İstersek kavuşabiliriz onlara, yeter ki izin verelim, çocuklarımızın soru sormasına...” 

    0
    0
    215
  • 12-06-2021

    The Ringo Jets’in ilk zamanlarından gelen kayıtlarını yeni miksleriyle ve ilk defa dijital olarak sunan yeni kısa çaları Unlimited Lunch Pack müzikseverlerle buluştu.

    The Ringo Jets, geçen ay beş şarkıdan oluşan bu kısa çaların ilk teklisi olan “Fool's Crown”u yayımlamıştı. EP’nin ikinci odak şarkısı olan “Tease”, TRJ klasiklerinden biri olan “Tease Pt. 2”nin ilk ve orijinal versiyonu olarak yer alıyor. Ayrıca EP’de “Collar”, Hellhound” ve “Give or Take” yeni miksleriyle dinleyiciyle buluşuyor.

    Unlimited Lunch Pack’de yer alan şarkılarının tamamı Memet İncili tarafından kaydedildi ve mikslendi, kapak tasarımını ise Lale Kardeş yaptı. The Ringo Jets, dinleyiciyi on sene önce olduğu gibi bir kez daha, tavizsiz ve enerji dolu garaj rock sesleriyle yakın geleceğe umutla bakmaya davet ediyor.

    0
    0
    173
  • 12-06-2021

    Bodrum’da bulunan Zai Yaşam, Ahmet Güneştekin’in “Kutsal Ağaçlar” başlıklı kişisel sergisini 18 Haziran - 28 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Edebiyat, sanat ve gastronomiyle iç içe geçmiş bir yaşam deneyimi sunmayı amaçlayan yeni nesil bir kütüphane olan Zai Yaşam’ın içinde kurulan sanat galerisi Art Zai’nin açılış sergisi “Kutsal Ağaçlar” oluyor. Sergide Güneştekin’in geleneği şimdiye taşıma düşüncesiyle yorumladığı işleri ve ağaç haritalarının dairesel yapısını anımsatan formlarla çalıştığı yapıtları yer alıyor. Sanatçının farklı ifade araçlarından yararlandığı işlerini bir araya getiren sergi, bakış açılarının ve yöntemlerin indirgenemez çoğulluğunu vurguluyor. Sergide sanatçının yaratıcı denemelerinin özünü yakalayan, algı ve duyguları için görsel bir eşdeğer yarattığı bronz heykelleri, geçmiş uygulamaların dışında kalarak yaptığı seramik işleri ve mitolojik öğeleri, optik yanılsamaları yaratan yarıkürelerin yanı sıra, işlerin yüzeyinde ortaya çıkan üç boyutlu yarıkürelerle bütünleştirdiği işleri izleyiciyle buluşuyor.

    “Kutsal Ağaçlar” başlıklı sergide yer alan tuval üzerine çalıştığı işlerinde sanatçı hareketin ve sonsuzluğun evrensel sembolü olan daire üzerine kurulu sarmal yapıyı mitolojik öğelerle bir araya getiriyor. Güneştekin’in bu işlerinde yüzeyde, dairesel ağaç haritalarında olduğu gibi, halkalar veya iç içe geçen güneş patlamaları merkezî bir kökle başlar, diğer sıralar ortadan dışa doğru genişliyor. Bazılarında bir dizi parçalı halka ve yan yana hücreler de kullanıyor ve her bir hücrenin alanı çoğu zaman birbirine geçen belirli bir yoruma ve renge karşılık geliyor. Güneştekin bu yorumlama alanını, anlamsal yapının oluşturucu öğesi olarak mitolojik bir kabukla örterek inşa ediyor.

    ​Ahmet Güneştekin’in “Kutsal Ağaçlar” başlıklı sergisini Zai Yaşam’ın Bodrum’da bulunan mekânında 18 Haziran - 28 Temmuz tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    211
  • 12-06-2021

    Gamze Hakverdi’nin “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartıştığı, bir saha araştırmasının sonucunda ortaya çıkan kırılganlık hikâyelerine alan açan çalışması Vulnus - Kırılganlık Üzerine, Metis Yayınları’ndan çıktı.

    “Hiç kimsenin rahatça yerleşemediği gösterişli bir koltuğa benzer “ideal”. Hep oradaymış ve hep orada olacakmış gibi optik düzenin merkezine yerleşiktir. Bir sabitlik sunar; konfor vaat eder. Kapaktaki koltuk gibi hem gündelik ve sıradan bir nesne gibi görünür; hem de aşırı varlığıyla gündelik olanın rahatını kaçırır, göze kendi varlığını dayatır ve sembolik olarak hep erişilemez bir uzaklıkta kalır.

    Bu çalışma “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartışıyor. Ankara’dan ve Roma’dan katılımcıların anlattıkları hikâyelerde bu iki kavram, çeşit çeşit ses ve imgeye bürünerek farklı katmanlarıyla karşımıza çıkıyor. Kırılganlıklarını dile getirmeye çalışan bu hikâyelerin arka planında, toplumsalın özneyi idealliğe çağıran o gıcırtılı sesini de duyuyoruz.

    Yara, kesik, kırık, çatlak, delik… Kırılganlığın ilk akla gelen, sabit bir kırılma anında kıstırılmış imgeleri bunlar. İdeale karşı kırılganlığı, vulnus’u tanıyan bir görme rejiminde, böylesine bir sabitlemeye direnen, yaşayan ve dönüşen şeylerin bu imgelerin yerine geçebileceği umudunu taşıyor bu metin. Belki, çiçeklerin!”- Gamze Hakverdi.

    Görsel: Karlotta Freier

    0
    0
    161
  • 11-06-2021

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü katkılarıyla gerçekleştirilen 24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali FIPRESCI Ödülü’nün kazananı belli oldu. Festivalin Her Biri Ayrı Renk bölümünde yer alan 12 film arasından FIPRESCI Ödülü’nü Samaher Alqadi’nin yönettiği Benim Bedenim/As I Want filmi kazandı.

    2011 Mısır Devrimi’nin ikinci yıldönümünde yapılan gösterilerde sokakta meydana gelen toplu tecavüzlere karşı Mısırlı kadınların isyanını anlatan Benim Bedenim/As I Want filmi aynı zamanda Berlin Film Festivali’nde de gösterilmişti.

    Boyd Van Hoeij, Rüdiger Suchland ve Esin Küçüktepepınar’dan oluşan FIPRESCI jüri üyeleri gerekçelerini şu şekilde açıkladı: “Farklı sinema tekniklerini bir araya getirerek, Mısır’daki Arap Baharı kadınlarının ve bu kadınların süren eşitlik ve insan hakları mücadelesinin portresini çizmek için kameranın imkânlarını araştırma yolundaki özgün yaklaşımından ötürü biz FIPRESCI Jürisi, ödülü Samaher Alqadi’nin Benim Bedenim filmine veriyoruz.”

    Samaher Alqadi, Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında düzenlenen çevrim içi söyleşinde filmi hakkında şunları söyledi: “Üç yıl boyunca kameramı hiç kapatmadan çekim yaptım, sokaklardaydım. Kamera bana büyük bir güç verdi, kamerayla sokaklarda olmak bir manifestoydu. O kadar çok çekim yaptım ki, filmde çektiklerimin hepsini kullanamadım. Filistin’de çektiğim kısımları ikinci filmde kullanacağım. Mısır'da kadınlar kendilerini ifade etme konusunda güçlük yaşıyorlar, sorunları halının altına süpürüp hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Şiddete uğrayan çok kadın var. Filmde Mısır’daki bu devrimci hareketi anlatıyorum ama aslında hikâye bendim, sadece film yapmak için yapmadım bu filmi. Çocukluğumda başıma gelenler hakkında konuşabileceğimi hiç düşünmezdim. Kadınları konuşmaya teşvik etmenin tek yol olduğunu düşünüyorum. Benim için film yapmaktan çok bir iyileşme süreciydi bu.” 

    0
    0
    163
  • 11-06-2021

    Fatma Nur Kaptanoğlu’nun er ya da geç verilmesi gereken sınavlara, geçilmesi gereken sınırlara ve geleceğe yol alırken arkada kalanlara dair kaleme aldığı iki uzun öyküden oluşan yeni kitabı Ateşten Atlamak, Can Yayınları’ndan çıktı.

    Kaptanoğlu’nun kitaba adını veren "Ateşten Atlamak" adlı öyküsünün anlatıcısı biricik sırrını artık içinde taşıyamazken, "Daha Uygun Bir Kader"in başkarakteri kendi yıkıcı duyguları ve ardından gelen pişmanlıkla yüzleşiyor. Bu iki öykü, küçük yerlere sığmayan hayatlar, elden kaçan, denetlenemez duygular, sıkışmışlık hissi, insanın korkularına karşın engel olamadığı kendini aşma dürtüsü hatta taşma hâli gibi ortak temalara sahip. İkisinde de başkarakterler zorlu bir sınav vermek zorunda kalıyor; gerek yakın çevreleri ve toplum gerekse kendi kaygılarıyla gelen sınırlar karşısında tavır almaya itiliyorlar.

    “Sıra üçüncü ve son atlayışımda. Derin bir nefes alıp ilk adımımı atıyorum ateşe doğru. Bu kez biraz daha yükseğe zıplıyorum, ateşin değip geçen sıcaklığı siyah pantolonumun bileklerimi açıkta bırakan kısalığından sızıyor vücuduma...”

    0
    0
    159
  • 11-06-2021

    Institut Français Türkiye, geleneksel basılı yayınlar için çizilen çizgi romanlarla ve tamamen dijital yeni formatlarda yaratılan çizgi romanların karışımından oluşan melez bir çizgi roman sergisi olan “9. Sanata Yolculuk”u 26 Eylül'e kadar izleyiciyle buluşturuyor.

    Çizer Ersin Karabulut’un Fransızca ve Türkçe yayımladığı çalışmaları arasından derlenen çizgi roman sayfalarıyla zenginleştirilen sergi, iki dilde iki güzergâha ayrılıyor. Sergi, izleyiciye 1981 İstanbul doğumlu bu çizgi romancının resmedilmiş dünyalarını keşfetme fırsatı sunuyor. “9. Sanata Yolculuk” sergisinde yer alan çizgi romanın diğer yeni yüzleri olarak, dijital format biçimindeki Le grand méchant renard ve Phallaina isimli eserler, Institut Français “Machine à bulles” sergisi bünyesinde yapılan dijital çizgi roman panelindeki örneklerden ikisi. Bu sergiyle izleyici çizgi romanın çok yönlü ve olağanüstü dünyasını deneyimle olanağı buluyor.

    “9. Sanata Yolculuk” sergisi 26 Eylül'e kadar pazartesiden cumaya 10:00 - 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

    0
    0
    274
  • 11-06-2021

    Çağdaş Rus edebiyatının önemli yazarlarından Mihail Şişkin’in farklı zamanlarda yayımlanmış sekiz öyküsünden oluşan Mürekkep Lekesi, Erdem Erinç’in Rusça aslından çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.

    Daha önce Türkçede Mektupların Romanı (Jaguar Kitap) adlı kitabı yayımlanan Şişkin, öykülerinde “dünyanın dağılıp gitmesini engelleyen damarlar”dan besleniyor. Kendisinin ve çağının gerçeklerini, canlı bir hayal gücüyle, yeni bir perspektiften sunuyor. Büyük idealler uğruna hayatlarından ve aşklarından vazgeçmiş devrimcilerden Sovyetler Birliği’nin dağılışını yaşayan insanlara uzanan geniş bir yelpazede, başta Gogol ve Çehov gibi büyük Rus öykücülerin görkemli mirasına yakışır bir dünya yaratıyor.

    “Evet, her şeyin temelinde bir doğru, hat, çizgi yatar. Boşlukta herhangi iki noktayı alın, herhangi iki nesneyi alın; aralarına onları bağlayacak bir doğru çekebilirsiniz. Dünyadaki her şeyin arasında gözle görülmeyen doğrular vardır, hepsi birbirine bağlıdır, ayrılamazlar. Uzaklık da bu gerçeğin önünde engel teşkil edemez; doğrular uzadıkça uzar, lastik gibi, uzadıkça şeyleri daha sıkı bağlar birbirine. Gördüğünüz gibi mürekkep hokkası ile parke zemine düşmüş as arasında, kuyruklu piyanonun pedalı ile pencere pervazına düşen ağaç dallarının gölgeleri arasında, benimle sizin aranızda birer doğru uzanıyor. Onlar da bir nevi damarlar, dünyanın dağılıp gitmesini engelleyen damarlar.”

    0
    0
    209
DAHA FAZLA
Geldanlage