GÜNDEM
  • 27-05-2026

    Pop/folk dünyasının özgün isimlerinden Tanita Tikaram, 1 Aralık’ta Stagepass organizasyonuyla Zorlu PSM’de sahne alacak.

    “Twist in My Sobriety”, “Good Tradition” gibi hitlere imza atan, pop ve folk arasında kendine has bir dil kuran İngiliz şarkıcı/söz yazarı Tanita Tikaram, konserde hem klasikleşmiş parçaları hem de 2025’te yayımlanan son albümü LIAR (Love Isn’t a Right)’tan bir seçkiyle sahnede olacak.

    Henüz 18 yaşındayken yayımladığı Ancient Heart albümüyle uluslararası ölçekte büyük bir çıkış yakalayan Tikaram, kısa sürede döneminin en özgün seslerinden biri hâline geldi. 1980’lerin sonu ve 90’ların başındaki bağımsız ruhu yansıtan şarkılarıyla kadın müzisyenlere dair kalıplaşmış algıları yıkan sanatçı; güçlü yorumu ve sahne duruşuyla dikkat çekti. Dünya çapında 4 milyondan fazla satış elde eden bu ilk albüm, uzun soluklu bir kariyerin başlangıcı oldu. Ardından gelen The Sweet Keeper (1990), Lovers in the City (1995) ve Closer to the People (2016) gibi albümlerle müzikal üretimini genişleten Tikaram, dokuz stüdyo albümüne yayılan kariyeri boyunca kişisel, duygusal ve toplumsal temaları bir arada işledi. 2025’te yayımlanan son albümü LIAR (Love Isn’t a Right) ise, sanatçının erken dönem işlerinin ruhunu bugünün birikimiyle buluşturuyor ve daha sade, güçlü bir anlatım sunuyor.

    ​Tanita Tikaram konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    325
  • 27-05-2026

    Pg Art Gallery, Aysun Bozuklu’nun “Akışkan Gelecek” başlıklı sergisini 20 Haziran’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Aysun Bozuklu’nun resimleri, zamanın doğrusal akışını yitirdiği ve mekânın içinde yoğunlaşarak katmanlaştığı bir evreni ele alıyor. Sergi, insanlığın alışık olduğu ölçülebilir, bölünebilir ve ileriye doğru ilerleyen zaman anlayışından uzaklaşarak alternatif bir zamansallık üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu kurguda zaman, ilerleyen bir çizgi olmaktan çıkıyor; biriken, yoğunlaşan ve mekânın içinde katmanlaşan bir yapıya dönüşüyor. Mekân ise bu yoğunlaşmanın taşıyıcısı hâline geliyor.

    Resimlerindeki şehirler, geleceğe ait olmalarına rağmen eski görünüyor. Çünkü burada zaman geçmiş üretmiyor; yüzeylerde biriken bir yoğunluk olarak varlık gösteriyor. Yapılar bu nedenle aşınma, oluşum ve çözülme gibi farklı durumları aynı anda bünyesinde barındırıyor. Bu katmanlı yapı içerisinde, kente ait endüstriyel unsurlar da alışıldık işlevlerinden uzaklaşarak başka bir varoluş biçimine evriliyor. Boru sistemleri, taşıyıcı yüzeyler ve yapısal elemanlar fiziksel bir dolaşımı değil, zamanın kendisini taşıyan yapılara dönüşüyor. Mekân sabitliğini kaybediyor; zamanın içinde çözülerek geçirgen ve değişken bir organizmaya dönüşüyor. Doğa bu evrende büyüyen değil, hatırlayan bir yapı olarak ele alınıyor. Bitkiler toprağa bağlı bir gelişim göstermek yerine zamanın katmanlarını yararak yüzeye çıkıyor. Renk ve ışık da benzer şekilde hareket etmiyor; yayılmak yerine yoğunlaşıyor ve sabitleniyor. Böylece doğanın döngüsel yapısı da yeniden düşünmeye açılıyor.

    Künye:
    1. Respira mechina acrylic on canvas 130x130 cm
    2. Ma Eda, acrylic on canvas 160 x 130
    3. Pipe line city acrylic on canvas 190x150
    4. Neon infrastructure acrylic on canvas 170 x 120 

    0
    0
    366
  • 27-05-2026

    Lim Sunwoo’nun görülmeyen, ifade edilemeyen, açıklanamayan duyguları keşfeden sekiz fantastik öyküsünden oluşan ilk öykü kitabı Hayaletin Kalbi, Tayfun Kartav’ın çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Komik ve düşünceli karakterler, ne şekilde tezahür ederse etsin kendi kederleriyle doğrudan yüzleşmek için günlük rutinlerinden uzağa çekiliyor. Hayaletler ve diğer dünyaya ait doğaüstü olaylar, yazar Lim Sunwoo’nun sessiz evrenine eklemlenirken; hikâyeler aramızdaki kaybolmuş ve incinmiş olanlara duyulan mizah, sıcaklık ve empatiyle besleniyor.

    Kendi bedeniyle bir fırında yüzleşenlerin, dünyayı ele geçiren mutant denizanalarının, eski sevgilisinin dairesinde ağaca dönüşen kalbi kırık bir adamın, elektrikli süpürgenin içine hapsolmuş K-pop yıldızı adayı bir hayaletin ve kedilerini öldüren vahşi bir köpekten intikam almak için içindeki kediyi ortaya çıkaran bir karakterin öyküleri bunlar.

    ​“Belki de bizim için bir ‘sonrası’ yoktu; belki bu an hem sondu hem de her şeydi.”

    0
    0
    318
  • 26-05-2026

    İBB Kültür tarafından düzenlenen 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, bu yıl 6-24 Eylül tarihleri arasında müzikseverlerle buluşacak.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen olduğu İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, altıncı yılında da oda müziğinin efsanevi isimlerini Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda ağırlayacak. Viyolonsel sanatçısı Nil Kocamangil’in kurucusu ve genel sanat yönetmeni olduğu festivalin keman, viyolonsel ve viyola alanında düzenlenecek masterclass programları için başvurular da başladı.

    Festivalin masterclass programlarında dünyaca ünlü müzisyenleri ücretsiz olarak klasik müzik öğrencileriyle bir araya getirecek. Masterclass programları bu yıl, uluslararası alanda tanınmış keman virtüözü Prof. Carolin Widmann, dünyanın önde gelen viyolonsel sanatçılarından Prof. Marc Coppey ve dünyaca ünlü viyola sanatçısı Prof. Razvan Popovici tarafından gerçekleştirilecek.

    Festivalin 5. yaşına özel olarak başlatılan “Festivalin Genç Yıldızları” projesi, bu yıl da devam edecek. Masterclass programları dahilinde her enstrüman dalından bir öğrenci, birlikte çalıştıkları eğitmen tarafından seçilerek festival programı kapsamında “Festivalin Genç Yıldızları” başlıklı konserde alanında usta isimlerle aynı sahneyi paylaşma ve festival atmosferinde konser verme şansı yakalayacak.

    ​Masterclass programlarına 1 Temmuz’a kadar buradan başvurabilirsiniz.

    0
    0
    383
  • 26-05-2026

    Artopol Sanat Galerisi, Polat Piyalepaşa Çarşı’daki yeni mekânında Tuğberk Selçuk’un “Dirty White” başlıklı kişisel sergisini 15 Haziran’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Dirty White”, Tuğberk Selçuk’un üretimlerini politik bir eylem olarak gören tavrını ve ironik estetik anlayışını öne çıkarıyor. “Dirty White”, steril ile kirli olanın, masumiyet ile arzunun, plastik ile ruhun çarpıştığı tekinsiz ama çekici bir oyun alanına davet niteliği taşıyor. Tuğberk Selçuk’un nesneleri kışkırtıcı imgelere dönüştüren ironisiyle kurgulanan bu dünyada oyuncaklar yalnızca çocukluğa değil, bastırılmış yetişkin fantezilerine ve modern insanın “obje” tutkusuna da ayna oluyor. Beyazın başlangıç ve boşluk oluşundan yola çıkan sergi, en ufak bir lekeyi bile sanat eserine dönüştüren acımasızlığıyla dikkat çekiyor. “Dirty White”, bu boşluğun kalbine neon bir bomba gibi düşerken, aşkı parlak plastik ambalajların içinde, gürültülü ve yaramaz bir şekilde yeniden tanımlıyor.

    ​Oyuncakların masumiyetini tersyüz eden, maddi olanı erotik bir komediyle harmanlayan seçki, izleyiciyi kendi arzularıyla ve hiç büyümemiş, sadece oyuncakları değişmiş “yaramaz çocuk”la baş başa bırakıyor. Ayrıca sergi, Tuğberk Selçuk’un üretimlerinin yanı sıra sanatçının eşi Simge Selçuk’un geleneksel çiniyi çağdaş bir yorumla yeniden ele aldığı çalışmalarıyla da zenginleşiyor.

    0
    0
    402
  • 26-05-2026

    Andreas König’in başrolünde Tarçın’ın yer aldığı hikâyelerinden biri olan, bu kez bir pijama partisinde uykuya dalamayan neşeli arkadaşları anlattığı kitabı Tarçın ve Büyük Pijama Partisi, Günther Jakobs’un resimleri, Duygu Türker’in çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.

    ​Tarçın ile arkadaşları pijama partisinde yemek yediler, oyunlar oynadılar, kahkahalar attılar derken sıra uyumaya geldi. Herkes kendi uyku tulumuna girip uyumaya hazırlansa da işler planlandığı gibi gitmedi. Badem kendini yalnız hissetti, Benek bir böcek gördü, Yumuş’un diline bir şarkı dolandı… Neyse ki Tarçın’ın harika bir çözümü var… Bakalım bu neşeli arkadaşlar en sonunda uykuya dalacaklar mı?

    0
    0
    365
  • 25-05-2026

    Edis, Büyük Ev Ablukada, Gaye Su Akyol, Nova Norda ve Lin Pesto gibi isimlerin sahne alacağı +1 Sunar: Long Weekend, 12, 13 ve 14 Haziran’da KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek.

    KüçükÇiftlik Park’ın yeni festivali +1 Sunar: Long Weekend’de, üç gün boyunca Türk pop ve alternatif müzik sahnesinin sevilen isimleri sahne alacak. Edis, yüksek enerjili performansı ve güçlü sahne şovuyla festivalin temposunu belirlerken; Büyük Ev Ablukada, kendine özgü müzikal dünyası ve dinamik canlı performansıyla festival atmosferine farklı bir karakter katacak. Gaye Su Akyol, özgün sahne dili ve zamansız estetiğiyle festivalin en dikkat çekici anlarından birine imza atacak. Yeni nesil alternatif sahnenin en popüler isimlerinden Nova Norda, Lin Pesto ve Mavi festivalin mükemmel anlarına imza atacak. Elektronik ve organik tınıları bir araya getiren Islandman gün batımından geceye uzanan akışın ritmini belirlerken, Emir Yargın “Klas Pop” projesiyle tanıdık pop klasiklerini açık hava ruhuyla yeniden yaşatacak. Eklektik tarzıyla günbegün kitlesini büyüten Den Ze, harika retro sound’da bestelediği şarkılarla yükselen Selin Cıngır ve şehrin en iyi mekânlarının gedikli DJ’i Can Molti festivalin açılışını yapacak.

    ​+1 Sunar katkıları ve URU organizasyonuyla düzenlenen +1 Sunar: Long Weekend’in biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    412
  • 25-05-2026

    EArt Galeri, “Usulüne Uygun Değil” başlıklı karma sergiyi 14 Haziran’a kadar Akaretler No.47’de ki yeni kalıcı mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Ekin Keser, İlayda Çorlu, İlhak Altıparmak, Kemal Köse, Özge Akdeniz, Pınar Yılmaz, Reyhan Polat ve Şeyma Barut’un çalışmalarını bir araya getiren serginin küratörlüğünü Dilara Güven üstleniyor. “Usulüne Uygun Değil”, gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeden işleyen uygunluk beklentilerini merkeze alıyor. Sergi, aile, aidiyet, mahremiyet ve hane etrafında kurulan sessiz kabullerin bedeni, sözü, arzuyu ve görünür olma biçimlerini nasıl düzenlediğine bakıyor. Başlık, bu düzenin yalnızca açık yasaklarla değil; alışkanlık, uyum, susma, geri çekilme ve kendini anlaşılır kılma çabasıyla sürdüğüne işaret ediyor.

    ​Sergide yer alan çalışmalar, ev fikrini ortak bir tema olarak sabitlemek yerine, onun etrafında oluşan farklı gerilimleri yan yana getirirken, toplumsal cinsiyet, cinsellik, dil, kuşak aktarımı, mahremiyet ve bedensel konumlanma; burada birbirinden ayrı meseleler olarak değil, gündelik ilişkiler içinde kesişen politik hatlar olarak beliriyor. Sergi, tanıdık olanın içinde yerleşmiş kodları görünür kılarken, patriyarkal alışkanlıklara karşı homojen olmayan fakat ortak bir itiraz hattı açıyor.

    0
    0
    580
  • 25-05-2026

    Çağdaş Japon edebiyatı yazarlarından Hiroko Oyamada’nın çalışma hayatının yakıcılığını anlatan çağdaş bir klasik olmaya aday olan kısa romanı Fabrika, Hüseyin Can Erkin’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

    Yaşadığımız dünyaya dair proleter bir novella olan Fabrika, çalışma yaşamının boğuculuğunu ele alıyor ve kanıksanmış bazı kuralların, ilişkilerin, statülerin gerçekte ne kadar anlamsız, hatta absürt olduğunu üç ana karakterin izinde gözler önüne seriyor. İşyeri, doğası gereği çalışanları kendi tekinsiz, kasvetli yaşam alanına hapsederken hayatlara el koyup kendi döngüsüne katıyor. Herman Melville’in Kâtip Bartleby’sinden Ricky Gervais’in The Office’ine uzanan geniş çağrışımları ve Kafkaesk atmosferiyle

    Fabrika, fazlasıyla tanıdık ve fazlasıyla ürkütücü bazı gerçeklere, bizim gündelik gerçekliğimize ayna tutuyor.

    “Birbirinden farklı karakterlerde, farklı özgeçmişlere sahip üç kişi bambaşka görevlerle, bambaşka koşullarda ve konumlarda, civarda iyi bilinen bir fabrikada çalışmaya başlar. Üçünün de kafasını meşgul eden temel soru aynıdır: Biz burada ne iş yapıyoruz?”

    0
    0
    382
  • 24-05-2026

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen 33. İstanbul Caz Festivali kapsamında, son yılların öne çıkan soul gruplarından Thee Sacred Souls 1 Temmuz Çarşamba akşamı saat 20.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda konser verecek.

    Son yıllarda yayımladıkları parçalarla modern soul sahnesinin en dikkat çekici gruplarından biri hâline gelen Thee Sacred Souls, İstanbul’daki dinleyicilerle ilk kez buluşmaya hazırlanıyor. Konserin açılışını ise The Los Angeles League of Musicians ismiyle de tanınan enstrümantal üçlü LA LOM yapacak.

    2022’de yayımladıkları ilk albümleriyle kısa sürede uluslararası müzik basınının radarına giren Thee Sacred Souls, “Can I Call You Rose?”, “Weak for Your Love” ve “Future Lover” gibi parçalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Grubun samimi sahne enerjisi ve klasik soul estetiğini bugüne taşıyan yaklaşımı, özellikle genç dinleyiciler arasında güçlü bir karşılık buluyor. San Diego çıkışlı topluluk; vintage soul, R&B ve Chicano soul etkilerini modern bir prodüksiyon anlayışıyla bir araya getiriyor. Kadife tonlu vokalleriyle dikkat çeken solist Josh Lane öncülüğündeki grup, özellikle canlı performanslarında yarattığı sıcak atmosferle dikkat çekiyor.

    Amerikan müzik basını da grubu son yılların yükselen soul hareketinin en özel temsilcilerinden biri olarak değerlendiriyor. NPR, Thee Sacred Souls’u “klasik soul’un zamansız hissini taşıyan çağdaş bir grup” olarak tanımlarken, KEXP grubun müziğini “hem nostaljik hem de bugünün ruhuna ait” sözleriyle değerlendiriyor. Paste Magazine ise topluluğun canlı performanslarını “içtenliğiyle büyüleyen ve seyirciyle doğrudan bağ kuran” bir deneyim olarak öne çıkarıyor.

    ​Thee Sacred Souls konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    392
DAHA FAZLA
Geldanlage