24 MART, ÇARŞAMBA, 2021

Yaranın Kökenine İnen Bir Aile Hikâyesi: Miras

​Çağdaş Norveç edebiyatının en önemli seslerinden Vigdis Hjorth’un bir aile portresinin arka planını resmettiği, babanın ölümüyle başlayan ve yaranın kökenine inen gerçeklere dayalı bir travma hikâyesi anlattığı romanı Miras, Dilek Başak’ın çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

​Dört kardeş, iki kulübe, bir sır. Yakınlığın ve yakınların açtığı yaraların, bağların ve bağları koparmanın hikâyesi bu, tiyatro eleştirmeni Bergljot’un ailesine rağmen sağ kalma, yaşamına sahip çıkma mücadelesinin hikâyesi. Soğuk ve karanlık bir hikâye, portredeki gülümsemelerin gerisinde gizleniyor ama tüm saklı şeyler gibi eninde sonunda açığa çıkıyor.

Vigdis Hjorth: "Miras benim en politik romanım, Norveç'te de büyük tartışmalara yol açtı. Marina Abramović’in eski bir gösterisinden ilham aldım; Abramović burada altı saat boyunca hiç kımıldamadan durur. Önündeki masada bir sürü şey vardır: bir gül, bir tüy, bir tabanca. İzleyenler bu objeleri kullanarak ona ne isterlerse yapabilirler. İlkin temkinli dururlar. Sonra tüyü alırlar ellerine ve içlerinden biri mahremiyet sınırını aşarak ona dokunur. Kendilerini kaptırırlar, birbirlerinden cesaret alırlar. (Sanatçıyı) soyarlar. Sonu oldukça kötü biter. İçlerinden biri tabancayı Abramović’inkafasına dayar. Sanatçının hareketsizliği izleyenleri feci biçimde kışkırtmıştır. Sonra, altı saatin bitiminde, sanatçı nihayet hareket ettiğinde geri çekilirler. Bu performanstan bahsederken Abramović, "Bana yaptıklarından dolayı bana tahammül edemediler," demiştir. Miras'taki ailenin ana kahramanla ilişkisi de buna benzer."

0
1372
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage