
Siang Lu’nun mitlerin, tarihin ve yapay zekâ çağındaki yalnızlığın katmanlı hikâyesini anlattığı romanı Hayalet Şehirler, Serkan Toy’un çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
2025 Miles Franklin Edebiyat Ödüllü Lu, gerçek ile simülasyonun, unutmak ile hatırlamanın iç içe geçtiği bir hikâye anlatıyor romanında.
Çin’in ıssız metropollerinden ilham alan Hayalet Şehirler, kadim saray entrikalarıyla modern Avustralya’da kimliğini arayan göçmen bir gencin hikâyesini buluşturuyor. Sidney’deki Çin Başkonsolosluğunda çevirmen olarak çalışan Xiang, tek kelime Çince bilmediği ve işini tamamen çeviri uygulamalarıyla yürüttüğü ortaya çıkınca kovulur. Kısa sürede bir internet fenomenine dönüşen genç adamın yolu, Çin’in hayalet şehirlerinden birine düşer. Peki Xiang’ın buraya yerleşmesi; paranoyak bir imparatorun kendisinden bin kopya yarattığı, zehirli ziyafetlerin verildiği ve kitapların yakıldığı kadim bir hikâyeyle nasıl bağlantılıdır? Ya ölümcül bir sır saklayan, satranç oynayan bir otomatla?