06 NİSAN, PERŞEMBE, 2023

Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda Sergilenecek Proje Belli Oldu

20 Mayıs - 26 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek 18. Venedik Mimarlık Bienali’nin Türkiye Pavyonu’nda, küratörlüğünü Sevince Bayrak ve Oral Göktaş’ın üstlendiği “Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi” başlıklı proje yer alacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda bu yıl, Ursula K. Le Guin’den ilham alan “Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi” projesi sanatseverlerle buluşacak. Binalarla ilgili kanıksanmış imgeleri ve yaklaşımları sorgulayarak, daha gösterişli, başarılı örneklere odaklanmak yerine terk edilmiş binaların hikâyelerini dinlemeyi ve anlamayı öneren proje, “geleceğin laboratuvarı” olarak ele alınabilecek bu yapıları yıkmak ya da kaderine terk etmek yerine nasıl dönüştürülebileceğine dair araştırmalarla geleceğe dair umut verecek önerileri ortaya çıkarmayı amaçlıyor. 

20 Mayıs - 26 Kasım tarihleri arasında bienalin ana mekânlarından Arsenale’de yer alacak Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu, İKSV koordinasyonunda, T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Türk Hava Yolları, Türkiye Pavyonu'nu havayolu partneri olarak destekliyor.

“Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi” projesi adını, Elizabeth Fisher’a ait olan Evrimin Çuval Teorisi’ni Kurgunun Çuval Teorisi başlığıyla edebiyata uyarlayan Ursula K. Le Guin’den ilhamla alıyor. Fisher, insanlara ait ilk kültürel aracın, sanılanın aksine sivri ve keskin av araçları yerine içinde sebzelerin taşındığı bir çuval olabileceğini iddia ediyor. Le Guin, Fisher’ın bu düşüncesini kurmacaya uyarladı ve kahramanlığa soyunmayan karakterlerin hayatı bütün iniş çıkışları ve yenilgileriyle yaşadığı, sürükleyici hikâyeler anlatmayı başardı.

“Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi”, Le Guin’in kurgusunun mimarlıktaki izlerini sürüyor. Hikâyede sadece alet değişiyor, silah yerini çuvala bırakıyor. Ancak bu değişim neredeyse tüm sahnenin değişmesi anlamına geliyor; anlatı, yok etmek üzerine kurulu bir kahramanlık masalından, ortaklaşa sürdürülen bir hayat hikâyesine dönüşüyor. Bu değişim edebiyattan mimarlığa tüm kültürel üretimleri etkiliyor. Miras edindiğimiz imgeleri sorgulamayı, o imgeler kadar güçlü olmasalar da yeni imgelere yer açmayı, bunu da kahraman yapıların başarı hikâyeleri yerine terk edilmiş yapıları dinleyerek yapmayı öneriyor. Projenin ana başlıklarını Türkiye’nin hemen her şehrinde bulunan bu yapıların kolektif olarak belgelenmesi ve yıkmak ya da kaderine terk etmek yerine nasıl dönüştürülebileceklerine dair araştırmalar oluşturuyor.

Sergi adı gibi ikili bir kurgudan oluşuyor. “Hayalet Hikâyeleri” “Bulut”ta Türkiye’deki kullanılmayan binalardan farklı işlevlerde örnekler gösterirken, “Mimarlığın Çuval Teorisi”, gerçek ama âtıl bu tabloyu, kentlerin geleceği için birer umut deposuna dönüştürmeyi amaçlayan rengarenk bir “Tezgâh” gibi konumlanıyor.

“Hayalet Hikâyeleri: Mimarlığın Çuval Teorisi” projesi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

0
1818
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage