20 TEMMUZ, PAZARTESİ, 2020

Sürdürülebilir Moda Mümkün mü?

Şölen Kipöz'ün editörlüğünde hazırlanan ekolojik, sürdürülebilir, adil ve etik bir moda anlayışını tasarım, üretim, tüketim ilişkisi üzerinden yeniden ören Modada Yavaşlık, Yeni İnsan Yayınevi’nin Ekoloji Kitaplığı'nda yayımlandı.

Kitap Kipöz’ün editörlüğünde Britanya’da yayımlandıktan sonra dilimize kazandırıldı. Modada Yavaşlık’ın içerisinde Duygu Atalay, Otto von Busch, Hazel Clark, İrem Yanpar Coşdan, Alex Esculapio, Erica de Greef, Alastair Fuad-Luke, Şölen Kipöz, Sanem Odabaşı, Alice Payne, Yüksel Şahin, Nesrin Türkmen’in ana akım modaya alternatif modada yavaşlık ve sürdürülebilirlik konularında kaleme aldıkları yazılar yer alıyor.

“Sürekli bir değişimi öneren moda için “yavaşlık” değişime karşı bir direniş, etik bir duruş.... Öyle ki, modanın gücü olan ‘hız’ı karşısına alma pahasına doğaya ve insana yönelik duyarlı ve sorumlu bir tutumun, dili ve biçimi yavaşlık. Gerçekte doğada pek çok canlının, organizma ve metabolizmanın biyoritmi düşünülürse, hız başlı başına sakınılması gereken bir durum değil aslında. Ancak hız kavramının, insan merkezci bir bakış açısı ile manipüle edildiğini görmezden gelemeyiz. Nitekim makine devrimi ve teknoloji insan yaşamını kolaylaştırmak -ya da insanı zenginleştirmek- için geliştirilen hızın araçları. Yavaşlık ve hız arasındaki ilişki doğal ve yapay arasında bir tezatlık yaratabileceği gibi, Kundera’nın dillendirdiği gibi hatırlama ve unutma yani geçmiş ve gelecek arasında da bir ikililik durumu yaratıyor. Doğadaki hız ile teknolojinin hızı aynı yoğunlukta mı, ya da geçmişteki hız ile bugün yada gelecekteki hız aynı yoğunlukta mı olacak? Bu çerçevede “modada yavaşlık” modanın geçmişteki hızına geri dönmeye çalışmakla mı ilgili?

​Sürdürülebilirlik çerçevesinden yavaşlık ile modanın hafızası açısından yavaşlık bir giysinin yaşam ömrünün uzun olabilmesinde kesişiyor. Ancak, giysinin fiziksel yaşam döngüsü ile modanın yaşamı eğrisi uzlaşamadığından, eski olan giysiler ne denli dayanıklı olsalar da modanın iktisadi mantığının yarattığı değer zincirinin dışında kalıyor, ve en iyi ihtimalle müzelerde material kültürün bir parçası olarak saklanıyorlar. Oysa ki, bir giysinin yaşam döngüsü kullanım ömrü ile sınırlıydı, ta ki kapitalist system kullanım değerinin yerine değişim değerini yerleştirene kadar. Üstelik neo-liberal düzende bu değer, nesnenin salt fiziksel varlığı ile değil imgesi ile de sembolikleşiyor.”

0
1314
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage