
Alp İşmen’in “Aşk imiş…” sergisi ile Ekin Keser’in “Kendimden Bir Şeyler Aradım” sergisi 13 Mayıs’a kadar Mixer’de sanatseverlerle buluşuyor.
Alp İşmen’in ilk kişisel sergisi olan “Aşk imiş…”, adını Fuzûlî’nin bir beyitinden alıyor. İkili ilişkiler, aşk, sevgi gibi kavramlar etrafında şekillenen sergi, İşmen’in ikili olma hâlini ele aldığı lavi, çizim, gravür gibi farklı tekniklerdeki eserlerinden oluşuyor. Aşkın tanımlanmaktan öte tanımsızlığına ve yarattığı duyguların zihinsel süreçlerine odaklanan sergide, sanatçının üretim pratiği ile örtüşen paralellikleri izleyiciyle buluşturuyor.
Her düşünür, aşka farklı bir pencereden baksa da aşkın hayatın anlamını ve değerini artırıp zenginleştirdiği konusunda ortak paydada buluşuyorlar. Bu bağlamda bir araya gelen eserler “Aşk imiş…” sergisinin çıkış noktasını oluşturuyor. İşmen’in zihnindeki aşk kavramı kâğıt ve mürekkeple yorumlanarak bilindik uzuvlar ve hibrit figürler şeklinde izleyicinin karşısına çıkıyor. Tanıdık gelen, iyi bilindiği düşünülen ancak tanımlanamayan bu hibrit figürler, ruh akrabalığı yapan bedenler olarak sergi mekânına yayılıyor.
Ekin Keser “Kendimden Bir Şeyler Aradım” başlıklı ilk kişisel sergisinde kendi varoluşunu buluntu fotoğraflar, belgeler ve farklı nesneler aracılığıyla yeniden kurguluyor. Başkalarına ait anı ve belgelerden kestiği yaşanmışlıklar ile kendi hikâyesini yeniden inşa ediyor. Bu inşada birbirine benzeyen ve kesişen hikâyeler, insanın salt gerçeklikte birbirine ne kadar benzediğini gözler önüne seriyor. Sanatçı tanımadığı insanların geçmişlerinden çekip aldığı bu hikâyelerle kendi varoluş öyküsünü tamamlamaya çalışıyor. Deyim yerindeyse başka insanların hikâyeleri bir ayna görevi görüyor ve kendini bu ayna aracılığıyla tanımlamaya çalışıyor.
Sanatçının “Kendimden Bir Şeyler Aradım Sadece” serisi, farklı sosyal statü ve geçmişlere sahip insanların buluntu fotoğraf ve belgelerinden oluşturduğu kompozisyonlara yer veriyor. Kesilmiş, dönüştürülmüş kompozisyonlarıyla sanatçı, toplum ve birey arasındaki ilişkiyi sorguluyor ve bu hikâyeler aracılığıyla izleyicisine ortak bir dil önerisi sunuyor. Her kompozisyonun belleği isimlendirilirken, bulunan fotoğraflarda yer alan mekânlar, insanlar ve olaylardan türüyor. Sanatçı, izleyicilerin eserleriyle ortak bir dil kurmalarını ve kendilerinden bir şeyler aramalarını hedefliyor. Keser’in çalışmalarda yer alan bellek örgüleri yaşananları yeniden biçimlendirirken sınırları deşen bir konumda duruyor. Sanatçı ayrıca buluntu fotoğrafları başka formlara dönüştürüp kaybolan yaşamları görünür hâle getiriyor.
“Kendimden Bir Şeyler Aradım” sergisi böylelikle bir sanatçının üzerindeki Stoacı felsefenin de izlerini gözler önüne seriyor. Sanatçı perspektifiyle toplumsal cinsiyet, ırkçılık, türcülük gibi iktidar mekanizmalarını çatlatarak nefes alanları için yer açıyor. Sanatçı mikro-kozmosunu ufak bir kıyıya kurarak kendini bir yerde sınırlamıyor.
Künye:
1-3. Ekin Keser, “Kendimden Bir Şeyler Aradım” Sergisi
4-6.Alp İşmen, “Aşk imiş…” Sergisi