08 EYLÜL, SALI, 2020

Kültürel Bir Tarih: Karanlık

Nina Edwards’ın karanlık fikrinin sanata, edebiyata, dine ve gündelik dilimize nasıl sindiğini araştırırken, karanlığı hem maddi bir özellik hem kültürel bir imge olarak irdelediği çalışması Karanlık – Kültürel Bir Tarih, Nurettin Elhüseyni’nin çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

Edwards, görüş yetisi, körlük, bilinç, rüya, karanlık korkusu ve gece körlüğü temalarından, alacakaranlık, sis, gün ağarması gibi ara durumlardan, yani karartma ve aydınlığa kavuşturma noktalarından ya da anlarından hareket ediyor. Gotik romanların zindanlarından Kuzey polisiyelerinin beton sığınaklarına kadar bizi çağlar boyunca dolaştırarak, insanlığın önce ateşi denetim altına alma yoluyla karanlığı dizginleyip bastırma, daha sonra dünyayı elektrikle aydınlatma girişimlerinin bütün dönemeçlerini sorguluyor. Sonuçta, ister değişken bir kavram ister somut bir maddi varlık şeklinde olsun, karanlığın hayal gücümüzü nasıl beslediğini ortaya koyuyor.

“Karanlık görüş ayrılıkları yaratır ve onlara canlılık katar. Bazıları karanlıktan ürker veya en azından sakınmayı tercih eder; karanlığın temsil eder gibi göründüğü şeylerden birçok kişi hoşlanmaz. Bazıları ise yarattığı garip ortamı çekici bularak, barındırdığı belirsizliklerden hoşlanır; her türlü folklor ve efsane çağrışımına, gizemliliğin ve meçhul olasılığın çağrısına kapılır. Karanlığa, bütün maddi ve mecazi tezahürleriyle pek kestiremediğimiz şeylere ilişkin tutumlarımızın tarihi, tam anlamıyla kavranabilecek bir dünya anlayışını zorlar.”

Görsel: Gerrit Dou - Girl with an Oil Lamp at a Window 

0
1229
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage