
Ece Karaağaç’ın kayıp mülteci çocuklardan birinin peşinde, anneliği ve göçmenliğin görünmeyen yüzünü masaya yatırdığı romanı Kökler ve Kanatlar, Holden Kitap’tan çıktı.
Kökler ve Kanatlar’ın hikâyesi Afra ve Ayfer’in peşinden gidiyor. Hemen her gün, her köşe başında karşımıza çıkan göçmen çocuklarından biri: Afra. Ayrıcalıklı hayatı öngöremediği bir kazayla darmadağın olan, yaralı bir kadın: Ayfer. Taksim'de patlayan bir bomba kaderlerini birbirine bağlamakla kalmıyor, onları Akdeniz'in ötesine uzanan bir maceraya da sürüklüyor.
"Dakikalarca bu küçük kızda Selin’den bir iz aradım. Evet, tüm çocuklar özünde birbirine benziyor ve çocuk olmanın o kapsayıcı çatısı altında buluşuyorlardı ama davranışlarına sızan küçücük ayrıntılar birbirinden tamamen farklı kılıyordu onları. Evet, bu çocuk Selin değildi. Bunu düşündükçe beynimin kıvrımları arasına cam kırıkları serpiliyordu sanki, beynimin her yanına küçük küçük kıymıklar batıyordu. Bu çocuğun yerinde Selin’in olması için kalan ömrümü bir çırpıda feda etmeye hazırdım. Ama... Bu da bir çocuktu işte! Evde yine bir çocuk vardı; etrafta koşuşan, gülen, oyuncaklarıyla oynayan bir çocuk. Bu fikir nicedir soğuk olan kalbimi ısıtıyor, kalbimin usul usul da olsa tekrar atmaya başladığını hissediyordum.
Aklım bu çocuğa fazla alışmamamı söylüyordu, kalbim bambaşka şeyler. Bense henüz hangisini dinleyeceğime karar verememiştim. Çünkü yalnızca aklımla kalbim arasında bir savaş değildi bu. Kalbimin kendine karşı verdiği bir savaştı aynı zamanda."