
Galeri Muaf, Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in eserlerinin bir araya geldiği “Traditional Y” başlıklı sergiyi 4 - 26 Eylül tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor. Barın Han’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek sergide genç sanatçıların son dönemine ait eserler yer alacak.
Çocukluklarını birlikte geçiren Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin, sergide “lunapark” kavramını ele alıyorlar. Güngör ve Ertekin “Lunaparklar oyun teması adı altında bir yandan çocuk olmaya dair anlamları üretir, diğer yandan yetişkinlerin ‘çocukça’ davranışlarının mazur görülmesini sağlayarak bu muğlaklığı yaratır.” diyerek geleneksel çini tekniği ve sırlama yöntemleriyle geleneksel malzemelerin çağdaş anlatımla aidiyet sorularının peşine düşüyorlar ve sanatsal pratiklerinde sosyal, kültürel ve politik yapıları araştırarak sanat temsilinin normal biçimleri değiştirilirse ortaya çıkabilecek söylemlerle ilgileniyorlar.
“Hızla gelişen kentlerde insanlar şehrin stresli yaşamından kurtulmak, eğlenceli vakit geçirmek ve çalışma sürelerinden artan boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla farklı aktivitelere yönlenmektedir. Bu aktivitelerin yapıldığı çok sayıda rekreasyon alanlarından biri de lunaparklardır. Birer eğlence parkı olan lunaparklar, farklı aktiviteler sunarak, insanların hoşça zaman geçirmeleri, canlanmaları ve dinlenmeleri sağlamaktadır. Eğlence endüstrisinin bir parçası olan bu alanlar, çok uzun yıllardan bu yana insanların sosyal, kültürel, ruhsal ve fiziksel ihtiyaçlarına karşılık vermektedir.
Bireyin mutluluk arayışını canlı tutarak, çocuksu eylemlerini içeren çeşitli eğlencelerin gerçekleştirildiği bu mekanlar, her dönem popüler kültürün bir göstergesi olmuştur. Çünkü lunaparklardaki eğlence alanları farklı hedefler doğrultusunda yeniden yapılandırılıp, kurgulanarak zaman sınırlarını aşan, kitlelerin paylaştığı bir unsur haline gelmektedir. Böylece, mekanların günün ihtiyaçlarına göre devamlı güncellenmesi eğlencenin sürekliliğini ve popülerliğini sağlamaktadır.
Sanatçı ikilisi ise içinde bulundukları zamandan yaşadıkları kentin eski anılarına ve kullandığı malzemenin geçmişine bakıp günümüze yönelik tasarım öğelerini kullanarak yeni bir dil arayışına giriyor, bulundukları kültürün tek bir pencereden farklı perspektiflerle baktıkları bir lunapark inşa ediyorlar.”