
Müzik prodüktörü, besteci ve ses sanatçısı Erdem Tunalı’nın “Aktüel Bellek (Durée)” başlıklı kişisel sergisi 18-31 Temmuz tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi KASA Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.
Henri Bergson’un “Durée” (süre) kavramı ile Alfred North Whitehead’in süreç felsefesindeki Aktüel Varlık (actual entity) kavramından hareketle kurgulanan sergi, ses, video ve mekâna özgü yerleştirme aracılığıyla, zamanı doğrusal bir akış olarak değil, sürekli yeniden kurulan ve yeniyi doğuran canlı bir oluş süreci olarak ele alıyor.
Serginin merkezinde sanatçının Karain Mağarası, Göbeklitepe, Milet, Efes, Patara, Aspendos ve İncirliin Mağarası’nda gerçekleştirdiği yedi video ve özgün ses kompozisyonu yer alıyor. Gerçek zamanlı olarak, doğrudan üretildikleri mekânlarda bestelenen bu çalışmalar, insanlık tarihinin farklı eşiklerini temsil eden kadim coğrafyaları yalnızca tarihsel alanlar olarak değil geçmiş, şimdi ve geleceğin sürekli birbirine temas ettiği yaşayan bellek mekânları olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.
Sergi kapsamında her çalışma galeride ayrı bir ekranda sunulurken, son bölümde yer alan mekâna özgü enstalasyonda bu yedi video çok katmanlı bir projeksiyon olarak yeniden bir araya geliyor. Böylece izleyici, tekil deneyimlerden kolektif bir görsel ve işitsel hafıza alanına uzanan, bütüncül bir kurgu içerisinde sergiyi deneyimliyor.
Herakleitos’un “Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden başka sular akar.” sözü serginin düşünsel çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Bergson’un süre kavramı ve Whitehead’in süreç felsefesiyle birlikte düşünüldüğünde sergi, belleği donmuş, ölü bir şey olarak değil her karşılaşmada ve her şimdide yeniden kurulan, dönüşen, çoğalan ve yeniyi yaratan yaratıcı bir kuvvet olarak ele alıyor. Tunalı’nın müzikleri de önceden tasarlanmış kompozisyonlar olmayıp, mekânla ve süre (durée) ile kurduğu ilişkinin anlık bir edimselleşmesi olarak ortaya çıkıyor.
Ses, görüntü ve mekân ve süre arasında kurulan bu ilişki, izleyiciyi tarihsel mekânların ve süreçlerin temsilinden çok, kesintisiz olarak sürmekte olan aktüel belleğin dinamik ve yaratıcı yapısıyla karşı karşıya getiriyor. Her video kendi sürecini ve mekânsal deneyimini yaratırken, serginin sonunda ortak bir enstalasyon içerisinde yeniden birleşerek, sürecin hâlen devam ettiği, belleğin sürekli aktüelleşen yapısını görünür ve işitilebilir kılıyor.