
İtalyan yazar Elsa Morante’nin çocukluğun pırıl pırıl parlayan ışığını sayfalarından yansıttığı Çocukluk Anıları ile kendi iç dünyasını sansürsüz bir şekilde ortaya koyduğu 1938 Günlüğü kitapları Özge Parlak Temel’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Morante, Çocukluk Anıları’nda çocukluğunun ülkesine geri dönüyor; ilk heyecanlarını, oyunlarını, korkularını, ilk aşklarını, kardeşlerini, okul arkadaşlarını ve Roma’nın gündelik hayatını çocuk Elsa’nın bakışıyla anlatıyor. Bir çocuğun gözünde devleşen eşyalar, eski evlerin gölgeli köşeleri, aile içindeki sessiz gerilimler ve yalnızlığın gizli sığınakları, yazarın benzersiz anlatımıyla neredeyse masalsı bir dünyaya dönüşüyor. Morante’nin oyunbaz, muzip ve dokunaklı çocuk sesinin tüm canlılığıyla yankılandığı Çocukluk Anıları; hafızanın nasıl hikâyeye dönüştüğünü gösteriyor.
1938 Günlüğü, Elsa Morante’nin gençlik yıllarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Yalnızca gündelik hayatın değil; rüyalar, arzular, suçluluk duygusu, yalnızlık ve aşkın yarattığı kırılganlıkların da yer aldığı bu sayfalarda Morante, henüz yirmi altı yaşındayken, kendi iç dünyasını büyük bir açıklıkla izliyor. Alberto Moravia’yla yaşadığı çalkantılı ilişkinin gölgesinde yazılan bu metin, gönderilmemiş mektupları, gece düşlerini ve parçalı düşünceleri bir araya getiriyor. Günlük ilerledikçe gerçek ile düş, uyanıklık ile bilinçdışı arasındaki sınırlar siliniyor; yazı, bir itiraftan çok, karanlık bir içsel keşfe dönüşüyor. Dante’den Rimbaud’ya, Freud’dan Kafka’ya uzanan edebî evreniyle birlikte, 1938 Günlüğü hem kişisel bir belge hem de bir yazarın kendi sesini arayışının eşsiz bir kaydı.