
Bu yıl ilk kez düzenlenecek Edirne Bienali, “Köprüler” temasıyla 21 Mayıs-28 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.
Edirne Bienali, “Köprüler” temasıyla yalnızca sanat eserlerini değil; sanatçıları, mekânları, kültürel ve tarihsel katmanları bir araya getirerek kenti baştan sona deneyimlenen bir düşünce alanına dönüştürüyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesi’nin destekleriyle; Resim Heykel Müzeleri Derneği ile Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin öncülüğünde gerçekleşen Edirne Bienali, fiziksel geçişlerin ötesine geçerek zamanlar, kimlikler ve düşünme biçimleri arasında kurulan görünmez bağları görünür kılmayı hedefliyor. Açılış tarihinin Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’ne denk gelmesi, bienalin kapsayıcı ve çok katmanlı yapısını güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu tarihten itibaren Edirne, sanatın yalnızca sergilendiği değil; birlikte düşünüldüğü bir platforma dönüşüyor.
Edirne Bienali, klasik bienal modellerinden ayrışarak tekil bir küratoryal bakış yerine çoğul bir düşünme alanı öneriyor. Didem Çapa’nın koordinasyonunda; Atilla Güllü, Coşar Kulaksız, Fırat Arapoğlu, Görkem Kızılkayak, Gu Zhenqing, İsmail Erim Gülaçtı, Irina Batkova ve Songül Güneş Gültekin’den oluşan küratör ekibi, bienali sabit bir sergi düzeninin ötesine taşıyarak disiplinlerarası bir karşılaşma alanına dönüştürüyor. Bu yapı; sergiler, performanslar, söyleşiler ve atölyeler aracılığıyla sanatçıları, akademisyenleri ve izleyicileri aynı düşünsel zeminde buluşturuyor. Bienal, yalnızca izlenen değil; deneyimlenen ve tartışılan bir süreç olarak kurgulanıyor.
24 ülkeden 200 sanatçının yer alacağı bienal, uluslararası ölçekte önemli isimlerle genç üreticileri hiyerarşiden arınmış bir düzlemde buluşturuyor. Fotoğraf, yeni medya, heykel, performans ve yapay zekâ gibi farklı disiplinlerden sanatçılar; hafıza, kimlik, teknoloji, ekoloji ve toplumsal dönüşüm gibi güncel meseleleri çok katmanlı bir yaklaşımla ele alıyor.
Bu çeşitlilik, bienalin “köprü” kavramını yalnızca mekânsal değil; kuşaklar ve üretim biçimleri arasında kurulan bir ilişki olarak da ele aldığını ortaya koyuyor.
Edirne Bienali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.