08 EKİM, CUMA, 2021

Dirimart’ta Yeni Sergi: “‘U’upa a Hina”

Dirimart, küratörlüğünü Anissa Touati’nin üstlendiği “‘U’upa a Hina” başlıklı karma sergiye 7 Kasım’a kadar ev sahipliği yapıyor.

Gonzalo Lebrija, Quistrebert Brothers ve Sylvie Fleury’nin eserlerinin yer aldığı “‘U’upa a Hina” başlıklı sergisi çoklu dünyalar teorisini, dünyaların üst üste binmiş bir arada varoluşlarını keşfetmek üzere yola çıkıyor. Sergi bir evrenden ötekine yapılan uzun seyahatleri, bir mercanadadan diğerine geçişleri, ister geometrik olsun ister yoğun renkli ister parçalı, çeşitli soyutlama formlarıyla tezahür eden halüsinasünatif bir gündüz düşü olarak izleyici karşısına çıkıyor. Sergi, bir sanat eserinin tek bir anda büründüğü çeşitli formları barındıran, aynı anda hem burada hem başka bir yerde bulunmanın mümkün olduğu, sonsuz ölçüde büyük ve sonsuz ölçüde küçük, çoklu ve paralel gerçeklikleri; madde ve bilinç arasında bir bağ olarak sanat eserini sorguluyor.

“Gonzalo Lebrija zamanı dondurur, geçici anları, düşünüp kavrayabilmemiz için yakalamaya çalışır: hayatla ölüm arasında ölçülemeyen ama yine de sonlu olan anları. Sanatçı, ince katmanlar hâlinde kullandığı yağlıboyayla, üst üste binmiş üçgen yüzeyler resmeder; birbirleriyle etkileşime geçtikçe koyulaşan, daha karmaşık hâle gelen yüzeylerdir bunlar. Sanatçının kâğıttan bir uçağın katlamalarını temel alan karmaşık kompozisyonları bu keşfin hafifliğini, maharetini, gelip geçiciliğini düşündürür. Bunun bir uzantısı olarak izleyici bu resimlerde varoluşçu felsefeye dair bir şeyler hisseder. Sanatçının bu hipnotize edici işleri, yumuşak tonlarda, yarı saydam, prizmatik soyutlamalar oluşturan bu katmanların uçucu, gizemli anlarında zamanın akışını askıya alır.

Zen pratiklerinden kişisel gelişime, bilimkurguya uzanan geniş bir yelpazeden temaları ele alan yapıtlarıyla ortaya çok kapsamlı bir eserler bütünü koyan Sylvie Fleury, sergideki işleriyle hepimizin aşina olduğu makyaj paletlerini anıtsal boyutlarda yeniden tahayyül eder. Markası olmayan, özenle boyanan siyah eğriler arasına yerleştirilmiş parıldayan paletleri gösteren bu resimler, pekâlâ bir arabanın iç mekânına veya bir renk alanı resmine de benzetilebilir. Burada oyuna davet eden makyaj imasıyla, dokunulması yasak olmasından ötürü arzu mefhumunu, yasaklı olanı ve suçluluk duygusunu çağrıştıran sanat eseri arasındaki gerilimi hissederiz.

Quistrebert Brothers’ın resimlerinin temel unsuru ışıktır: ‘ışıkta ilginç olan, onun kutsaldan maddiyata, ezoterizmden teknolojiye geçişler yapmasına neden olan müphemliktir…’ İşlerinde doku-renk etkileriyle, eğriler ve boyutlarla oynarlar. Son dönemde sprey boya yerine sadece daha parlak ve katışıksız renklere olanak tanıyan sprey mürekkep kullanmaya başladılar. ‘Amacımız bunu kullanarak da insanı mide bulantısı noktasına getirecek, taşkın bir resim formu üretebilmekti. Son resimlerimizdeki renk tonları, Georgia O’Keeffe’in koyu tonları ile havalı fırçayla yapılmış bilimkurgu manzaralarındaki tonlar arasında gidip geliyor.’”

Gonzalo Lebrija, Quistrebert Brothers ve Sylvie Fleury’nin eserlerinden oluşan “‘U’upa a Hina” başlıklı sergiyi 7 Kasım’a kadar Dirimart’ta ziyaret edebilirsiniz.

Künye:
1. Florian & Michael Quistrebert, Şelale, 2020, Jüt kumaş üzerine sprey mürekkep, 200 x 300 cm
​2. Gonzalo Lebrija, Veladura Nocturna (Orión), 2021, Keten üzerine yağlıboya, 190 x 150 cm

0
336
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage