
Beykoz Kundura’nın bu yıl ilkini düzenlediği, yeni düşünme ve karşılaşma alanları yaratmayı amaçlayan misafir sanatçı programı “Vardiya”, dans sanatçısı, koreograf ve öğretim üyesi Canan Yücel Pekiçten ile ilk adımını tamamlıyor.
Ocak ayı ortasında güncel sanatçı Gözde İlkin ile başlayan ve multi-enstrümantalist, disiplinlerarası sanatçı ve davulcu Alican Tezer ile devam eden programın üçüncü ve son sanatçısı Canan Yücel Pekiçten olacak. Pekiçten 8 Mart itibariyle Kundura Hafıza’nın arşivine girecek ve önceki sanatçıların biriktirdiklerini devralarak kendi araştırma odaklı fikir ve yaratım sürecine başlayacak. Sanatçı “Vardiya” programını 18 Mart’ta tamamlayacak. Pekiçten ayrıca nisan ayında Kundura Sahne’ye konuk olarak All About the Heart (Yüreğe Dair) ve How to Enjoy Ceylon Tea (Seylan Çayı’nın Tadı Nasıl Çıkarılır) eserlerini sanatseverlerin beğenisine sunacak. Haziran ayında Beykoz Kundura’da üç sanatçının “Vardiya” deneyimlerini paylaşacakları bir program seyirciye açık olarak gerçekleştirilecek.
My Motto, It’s OK! ve 2016’da Gdansk Dans Festivali’nde birincilik ödülünü kazanan Der Zwerg gibi özgün eserleri ile İstanbul, Utrecht, Vilnius, Gdansk, Göteborg, New York, Torino, Pamplona, Paris, Amsterdam ve Lizbon başta olmak üzere dünyanın pek çok festivalinde sahne alan Canan Yücel Pekiçten, toplumsal bellekten etkilenerek üretimde bulunduğu son dönem çalışmaları kadın bedeninin çağdaş sanattaki temsiliyet biçimlerine odaklanıyor.
Kundura Sahne ve Kundura Hafıza ortaklığında hayata geçirilen “Vardiya” programı Türkiye’den ve farklı disiplinlerden üç sanatçının katılımıyla yılda bir kez gerçekleştirilecek. Programın ismi Venedikçe “vàrdia” ile İtalyanca “guardia” sözcüklerinden ve “korumak, gözetmek, nöbet tutmak” anlamlarındaki İtalyanca “guardare” fiilinden Türkçeye uyarlanmış “vardiya” kelimesinin sözlük anlamından geliyor. Arşivi koruyan, gözeten ve nöbet tutan bir çalışma dizilimi kurgusuyla tasarlanan program, Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nda işçilerin birbirlerine nöbetlerini devrettikleri vardiya çalışma sisteminden ilham alıyor. Programa katılan sanatçılar, on gün boyunca Kundura Hafıza’nın arşivinde zaman geçiriyor ve bir önceki sanatçıdan devraldığı araştırma odaklı üretimini kendi pratikleriyle geliştirerek özgün fikirler üretiyor; on günün sonunda bir sonraki nöbeti tutacak sanatçıya biriktirdiklerini devrediyor. Sanat ve arşivin buluştuğu yeni düşünme ve karşılaşma alanları yaratmayı hedefleyen programın bir sonraki sanatçıları 2022’nin sonunda belli olacak. “Vardiya” programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.