29 HAZİRAN, ÇARŞAMBA, 2016

“Aziz Sancar'ı 20 Yıl Önce Nobel'e Aday Göstermiştim!”

Hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanan Aziz Sancar'ın yaşam öyküsünü kaleme alan yazar Orhan Bursalı ile bir söyleşi gerçekleştirdik. 

“Aziz Sancar'ı 20 Yıl Önce Nobel'e Aday Göstermiştim!”

1996 yılında yazdığınız bir yazıda “Aziz Sancar’ı Nobel Ödülü’ne aday gösteriyorum” demişsiniz… 20 yıl sonra mutlu son… Önce böylesi bir mutluluğu anlatır mısınız bize?

1996 yılındaki yazımda “Sancar’ı Nobele aday gösteriyorum” derken, spekülasyon yapmıyordum, Sancar’ın çalışmalarını ve katkılarını incelediğimizde gerçekten çok önemli bir mekanizmayı çözdüğünü görüyorduk. Biz her yıl Nobel ödüllerine o zamanki "Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji" dergimizde yer veriyor ve tanıtıyorduk. Nobel ödüllerinin kimlere ve hangi temel konulara verildiğinin bilincindeydik.

Ödüller her zaman temel bilimlere verilir. Temel bilimler fizik, kimya, tıp gibi ana konularda, nasıl oluyor, nasıl çalışıyor soruların yanıtını veren araştırmalara gider. Şüphesiz, her yıl binlerce araştırma “nasıl çalışıyor”, “nasıl oluyor” sorularına yanıt vermekte. Ama bunlardan çok azı, evrenin, doğanın ve canlıların temel mekanizmalarına çözüm üretir. Diğer araştırmalar, hiyerarşik bir düzen içinde adeta, daha az önemde sorunu çözer. Bir piramit düşünün, en iyi çalışmalar piramidin en üstünde toplanır ve Nobel ödülü de genellikle bunlar arasından seçilir. Tabii burada çok önemli bir yöntem geliştirildiyse, mesela DNA’yı otomatik olarak çoğaltan ve araştırmaların önünü açan PCR yöntemi gibi, bu da Nobel’e layıktır.

Aziz Sancar’ın çalışması, işte piramidin bu en üst kesimindeki araştırmalardan biriydi. Çünkü canlıların, bozulan DNA’larını nasıl tamir ettiğine ilişkin çok önemli mekanizmaları açıklıyordu. Bu çok önemliydi, çünkü bu mekanizmanın bilinmesi, bilimin, tıbbın önünde yeni bir sayfa açacak nitelikteydi. Varlığımıza ilişkin çok önemli bir konuyu aydınlatıyordu.

Biz de bunu gördük, ayrıca sorduk ve çok önemli bir araştırma yanıtını aldık. Bunun üzerine “Sancar’ın bu çalışması Nobellik bir çalışmadır” dedik. Yani yazımız kafadan sallama değil, nesnel bir duruma işaret ediyordu! Bunun 20 yıl sonra gerçekleşmesi büyük bir mutluluk kaynağı oldu benim için. Ama dikkat edin, iyi ki Nobel aldı bizi de doğruladı gibi bir yaklaşım içinde değilim. İyi ki Nobel aldı, çünkü hakketmişti! Ve daha önemlisi, Türkiye’den bir bilimcimiz bu Nobeli alıyordu!

Bir önemli nokta daha: Sancar’ın çalışması Nobel almayabilirdi, ama bu, araştırmasının Nobellik bir çalışma niteliğini hiç değiştirmezdi. Çok iyi araştırmalar var ve Nobel alamıyorlar. Şans yaver gitti ve çok mutluyum.

Aziz Sancar ve Orhan Bursalı

Yeni kitabınız Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü’nde, Sancar için “iyi yönde yönlendirici olabilir”, diyorsunuz. Bunu biraz açabilir miyiz?

Türkiye’de bilimin kabuğunu parçalaması ve sıçrama yapması gerekir. Sancar’ın Nobel almasının bu konuda çok önemli bir katkı sağlayabileceğini düşündüm. Türkiye’de bilimi yerinden oynatacak önemli büyük bir manivela olabileceğini düşündüm.

Salt Nobel ve Sancar bunu yapabilir mi, biraz ütopik kaçabilir. Ama taşları yerinden oynatabilir, üniversiteleri yerinden kımıldatabilir, gençler arasında bir heyecan yaratabilir, üniversitelerde temel bilimlere daha geniş alan açılabilir, fonlar bu araştırmalara yönlenmeye başlayabilir, siyasilerde bir farkındalık yaratabilir.

Sancar’ın 10-30 Mayıs arasında Türkiye’yi ziyaretinde yarattığı dip dalgasını gördüğümde, kitaptaki bu umudumun gerçekleşebileceğine olan inancım yükseldi.

Aziz Sancar’ın Nobel alması, Türkiye’yi bilime biraz daha yaklaştırır mı?

Yukarıda bunu açmaya çalıştım. Ek olarak şunları söyleyebilirim: Türkiye’de iyi bilim ve araştırma yapan odaklar var. Bunlar büyüyecek ve artacak. Çok iyi çalışmalar yapılıyor. Niteliklerinin artmasını bekleyebiliriz. Üniversitelerin bu konuya daha büyük önem vermelerini de. Siyasetin bilime daha büyük olanak sağlaması için koşulları yaratıyor bu Nobel. Ben bunu görüyorum. Taban, tavanı zorlayacak.

Aziz Sancar, son yıllarda iyice kutuplara ayrılmış Türkiye’yi ortak bir noktada buluşturdu diyebilir miyiz?

Kesinlikle, büyük çoğunluğu kastederek söylüyorum, evet. Sancar siyasi kutuplaşma ve çekişmelerin içine girmemeye çalıştı, zaten öyle bir insan değil, amacı tüm Türkiye’yi kucaklamaktı. Öyle de yapıyor. Siyasi iktidarın sahiplenmesine kayıtsız kalamazdı. Doğru yaptı. Atatürk vurgusu, Anıtkabir’e madalyasını hediye etmesi, İnönü ailesini ziyareti, bağımsız demeçleri.. Gençleri bilime çağrısı.. Tüm bunları değerlendirdiğinizde, Türkiye’yi kucaklayan bir hareket yarattı.

Aziz Sancar

Sizin öncülerinden olduğunuz “bilim gazeteciliği”nden bahsedebilir miyiz? Gençlere bu konuda ne önerirsiniz?

30 yıldır bu işi yapıyorum, dergi çıkartarak ve yazı yazarak... Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji’yi gazetemiz kapattıktan sonra, "Herkese Bilim Teknoloji" dergisini yayınlamaya başladık. Yine haftalık ve bağımsız. Üstelik herkesebilimteknoloji.com sitesinde internetten günlük bilim haberleri ve yorumları yayıncılığını da buna ekledik. Yani daha büyük ve yaygın bir yayıncılığa sıçradık.

Bilim gazeteciliğini ben, ilk başta meraktan, sonra bu yayıncılık içinde eğitimimi gerçekleştirerek, sürekli öğrenerek yürüttüm. Hala bu durumdayım, öğreniyorum ve merak ediyorum.

Büyük keyif alıyorum, başka bir dünyanın içinde insan. Günlük kısır çekişme yok, tam tersine büyük ve zengin bir dünyanın içindeyim.  Doğanın, toplumun işleyiş mekanizmalarını, yasalarını izliyorsunuz, öğreniyorsunuz, yazıyor yorumluyorsunuz.

Ayrıca kitap yazıyorsunuz. Daha ne ister insan?!

Gençlere, öncelikle, sürekli olarak bir ayağınız bilimin içinde olsun, oradan hiç ayrılmasın derim. Bu zenginlik size, kişiliğinize, düşüncenize zaman içinde büyük katkıda bulunacaktır, bunu görüp keyif alacaksınız ve hayatı daha anlamlı yaşayacaksınız.

Gazetelere şu çağrıyı yapmak isterim: En az bir bilim gazetecisi bulundurun kadronuzda. Hatta iki! Bir talep olması durumunda, ben bilim gazetecisi adaylarının eğitim ve yetiştirilmesinde görev alabilirim! Bizimle sertifikalı bir program başlatabiliriz. Bilim dünyasını da işin içine katarak.

0
4168
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage