25 KASIM, ÇARŞAMBA, 2020

Amerikan Güneyinin Özgün Yeteneği: Barry Hannah

Barry Hannah'ın 1996 yılında Pulitzer Ödülü'ne aday gösterilen, Amerika’nın güney coğrafyasındaki yaşama kara komik, son derece çarpıcı ve trajik öykülerle mercek tutan, Alakarga Yayınları tarafından dilimize ilk kez kazandırılan kitabı Yalnızlık Makamı üzerine bir yazı.

Amerikan Güneyinin Özgün Yeteneği: Barry Hannah

“Edebiyat ruhun tarihidir.” – Barry Hannah

Mississippi’nin dünya edebiyatına William Faulkner’dan sonra armağan ettiği en büyük yazarlardan biri de Barry Hannah’tır. Faulkner'ın birkaç güneyli mirasçısından biri olan yazar; detayları, diyaloglarındaki keskin zekası ve “şiddetli” akan metniyle “büyük edebiyat”a ismini yazdırmıştır.

Barry Hannah, 1942'de Clinton, Mississippi'de doğdu ve 1964'te Mississippi Koleji'nden lisans derecesi, 1966'da Arkansas Üniversitesi'nden Master of Arts derecesi aldı; bir yıl sonra Arkansas'tan Yaratıcı Yazarlık Yüksek Lisansı ile mezun oldu ve Clemson Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık dersleri vermeye başladı. 1973'e kadar Güney Carolina'da kaldı ve bu süre zarfında birçok önemli ödül kazandı. 1972 yılında Hannah ilk romanı Geronimo Rex ile William Faulkner Yazı Ödülü ve Ulusal Kitap Ödülü için adaylık kazandı. Bunu izleyen süreçte edebiyat dünyasından çok olumlu eleştiriler aldı ve dikkate alınması gereken bir yazar olarak şöhret yolunda ilerledi. 1978’de pek çok kişinin en iyi kısa kurgu koleksiyonlarından biri olduğunu düşündüğü Airships’i yazdı ve yayımladı. Amerikalı yazar 2010 yılındaki vefatına kadar sekiz roman ve beş kısa öykü koleksiyonunu yaşamına sığdırdı. Eserleri Esquire, The New Yorker, The Oxford American, The Southern Review'da ve bir dizi Amerikan dergisinde yayımlandı.

Barry Hannah bütün başarılı edebi çizgisine rağmen Türkçeye daha önce çevrilmemiş bir yazardı. Neyse ki yazarın 1996 yılında Pulitzer Ödülü'ne aday gösterilen kısa öykü derlemesi High Lonesome geçtiğimiz günlerde Alakarga Yayınları tarafından Tuğçe Togo'nun çevirisiyle Yalnızlık Makamı adıyla dilimize kazandırıldı. Yalnızlık Makamı, Amerika’nın güney coğrafyasındaki yaşama kara komik, son derece çarpıcı ve trajik öykülerle mercek tutan bir cevher. Hannah öykülerinde, zamanın içinde kaybolmuş anların peşine düşüyor, yoğunlaşan duygulara uzanmaya çalışıyor.

Barry Hannah’ın Yalnızlık Makamı’ndaki öyküleri onun kısa öykünün ustası olduğunu kanıtlar nitelikte. Dilindeki bu dehayı ve alışılmadık tarzının genel biçimini yalnızlık ve çaresizlik hikâyelerindeki kara mizahta, sert, eksantrik ve maço anlatıcılarında, “tuhaf” karakterlerinde bulmak mümkün. Metinlerinin saf ve grotesk bir güzelliği var. “Biraz Gençleşmek” öyküsündeki Swanly gibi, bir tarafı karanlık bir tarafı güneşli… Bazen acımasız, yakıcı, hatta ürkütücü ve rahatsız edici bir anlatı, ama ne olursa olsun anlatının coşkusuna ve lezzetine hayran kalmamak zor.

Kasvetli ve sisli bir karanlıkta ışık tutularak parlatılmış figürlerle yaratılan bu öyküler serüvenli, uzun bir yolculuk gibi. Gençliğin ve masumiyetin kaybı, modern Amerikan yaşamındaki trajikomik ögeler, arzulanan kadınlar, içilen içkiler Hannah’ın hikâyelerinin vazgeçilmez unsurları. “St. Louis Gölü Canavarı” öyküsünde balık tutmak adeta mistik bir şölene dönüşür ve genç bir çocuğun tüm içsel dünyasını dışarı çeker. “Müzmin Yalnız” öyküsü saygı duyduğumuz yetişkinlerin mükemmel olmadığını gösterirken öfkenin yarattığı derin üzüntüye tanık kılar bizi. Hannah’ı ve karakterlerini anlamak için zihnin bilinmeyen bölgesine derinlemesine dalmak ve basit ve yüce olanın, bir karmaşıklığa büründüğü bu anlatıda insan ruhuna ulaşmak için zihnin gölgelerinden sıyrılmanız gerekir. 

Hannah'ın bu koleksiyondaki hikâyelerde kullandığı dilin sınıflandırmaya aykırı olduğunu söyleyebiliriz, kesinlikle kendine özgü bir yol. Kendi şartlarına göre değerlendirilmeyi bekleyen bu dil sizi düzyazıların çoğunun uğrunda çabaladığı pürüzsüz akıştan çıkarıyor, ancak ona teslim olursanız sizi derine, daha derine ve daha derine sürüklüyor. Hannah’ın hikâyelerinde “alışıldık” şekilde yazmaya yönelik hiçbir girişim yok. Kelimeler oldukça uyumlu ve birbirine adeta yapışıyor, böylece yazarın kendine has metinleri oluşuyor. Dilin ve üslubun mükemmel kontrolü ve ironisi koleksiyondaki hemen hemen tüm hikâyelerde güçlü bir karakter derinliği yaratıyor. Buna, dilin içine gömülü karakter diyebiliriz.  

Barry Hannah’ın dili kullanmadaki kıvraklığı ve yaratıcılığı yazarın başka dillere çevrilmesini de bir o kadar zorlaştırıyor. Bir Hannah okuru Yalnızlık Makamı için şöyle diyor: "Bu çalışmayı etkili bir şekilde tercüme etmekle görevli zavallı yabancı kişiye acıyorum. Kitaptaki sıra dışı göndermeleri ve referansları anlamak için bırakın İngilizce konuşmayı, Güney Amerikalı olmak gerek.” Türkçedeki gecikmeyi de buna bağlayabiliriz sanıyorum.

​Flannery O'Connor, Tim Robbins, Carson McCullers, Cormac McCarthy gibi isimlerle yazı gücü yarışan Barry Hannah’ın edebi lezzetini keşfetmek için Yalnızlık Makamı güzel bir fırsat sunuyor. Kitaptan kısa bir alıntı ile bitirelim: “Gerçek şu ki, çok fazla kadınla birlikte oldum diyemem ve bu, dostum, kendi içinde bir dizi romans ve acı barındırıyor gibi duruyor, biliyorum fakat daha bitmedim. Beni sonunda anlayacaksın, tıpkı Teksas’ta bir tepede rüzgârla saçları savrulan, modern hayatla sersemlemiş, rüya içinde aptala dönmüş o zavallı adam gibi.”

Başlıktaki fotoğraf Birney Imes'a aittir.

0
3253
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage