31 MART, CUMA, 2017

Yeni Medya Sanatına Yön Veren Bir Uvertür

Yeni medya sanatının önemli örneklerini İstanbul’daki sanatseverlerle buluşturan Borusan Contemporary, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndaki yapıtlardan oluşan Uvertür serisinin ikinci sergisine ev sahipliği yapıyor. Biz de “Uvertür: Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Yeni Eserler” adlı serginin küratörlüğünü üstlenen Kathleen Forde ile serginin hazırlık sürecini, koleksiyonda yer alan çalışmaları ve Borusan Contemporary’nin gelecek projelerini konuştuk.

Yeni Medya Sanatına Yön Veren Bir Uvertür

Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’na yeni katılan ve daha önce sergilenmemiş pek çok eseri bir araya getiren “Uvertür: Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Yeni Eserler” sergisi, koleksiyonun toplanma aşamasında gözetilen coğrafi, estetik ve türe dayalı yaklaşımı gözler önüne seriyor. Angela Bulloch, U-ram Choe, Chris Doyle, Kurt Hentschläger, Ali Kazma, Rachel Rossin, Christa Sommerer ve Laurent Mignonneu gibi sanatçıların yeni medya yapıtlarını buluşturan seçkide farklı temalar etrafında şekillenmiş eserler, sergi adından da anlaşılacağı üzere bir uvertür etkisi yaratarak daha geniş bir koleksiyonu temsil eden bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor.

Hem Borusan Contemporary’nin Genel Sanat Yönetmeni hem de “Uvertür: Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan Yeni Eserler” sergisinin küratörüsünüz. Bize serginin hazırlık sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?

Bu sergi, Borusan Contemporary Sanat Koleksiyonu’na son katılan eserlerin geniş sergi alanında sergilendiği bir serinin ikincisi. Bu stratejinin arkasında şöyle bir neden var; koleksiyonda bulunan bazı eserler boyut ya da ses gibi sebeplerden dolayı Borusan Contemporary’nin içinde bulunan ofis alanlarında sergilenemiyor veya geniş çaplı bir sunumda yer alamıyor. Biz de bu çalışmaları izleyiciyle paylaşma imkânına sahip olduğumuzdan emin olmak istedik.

Sergide yer alan eserler nasıl seçildi? 

Benzer şekilde, sergilenen eserlerin seçilmesi aslında toplama stratejilerinin sembolik bir temsili. Örneğin; coğrafi çeşitlilik (İstanbul’dan sanatçılar dahil), media arts’ın daha geniş bir perspektifte tanımlanması (kinetik çalışma, video, interaktif parçalar, yazılım kaynaklı enstalasyonlar gibi), koleksiyon için yeni işlerin üretimi ve hem yeni yeteneklerin temsilcisi hem de kariyerinin ortasında, alanında öncü olan sanatçıların desteklenmesi koleksiyon için kilit olan bazı konulardı. Yukarıdaki tüm bu amaçlar bu sergide eserlerin seçimiyle gösterildi. Başlık uvertür ise müzik dünyasında, arkasından gelecek daha uzun bir parçaya bir giriş niteliği taşıyan bağımsız müziğe verilen addır. Bu sergi bağımsız bir şekilde işliyor, fakat aynı zamanda gelecek eser katılımının yolunu gösteren ve daha geniş bir koleksiyonu temsil eden bir gösterge. 

  • Rachel Rosin, Meteliksiz Geldim, Meteliksiz Gidiyorum, 2015 
  • Chris Doyle, Kayıp Nesil, 2011, Sesli tek kanallı video projeksiyon, 6í28î, Ed. 4/5 + 2 AP, Müzik ve ses tasarımı: Joe Arcidiacono
  • Kurt Hentschl‰ger, ÷lÁ¸2014, Sesli ¸üç kanallı video projeksiyon,

Kurt Hentschl‰ger, ÷lÁ¸2014, Sesli ¸üç kanallı video projeksiyon,


Chris Doyle video çalışmasında doğadaki yaratıcı ve yok edici dürtüler arasındaki gerilime odaklanıyor. Kurt Hentschläger’in video işi de aynı şekilde izleyiciyi 21. yüzyılda doğanın tasavvuru üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu iki eser bağlamında, doğa kavramının sergi içinde nasıl bir önemi var?

Bu iki eser de doğal olanla ve tabiatla olduğu kadar ekolojik meselelerle ve günümüzün dijitalleşen ve sindirilen kültürü içinde, bizim doğayla olan ilişkimizle ilgileniyor. 

Daha önce “Uvertür: Yeni Eserler” adlı serginin de küratörlüğünü üstlenmiştiniz. Bu iki sergi arasında nasıl bir bağlantı var?

Borusan, media art çalışmalarını sadece yedi senedir topluyor olsa da, 30 yıldan fazla bir süredir koleksiyonu bir araya getirmeye devam ediyor. Bir önceki koleksiyonun temaları ile hâlâ süregelen pek çok bağlantı görebilirsiniz. Özellikle daha şekilsel özelliklerle ya da uzun süredir toplanan resim, heykel, fotoğraf ve media art’ın dahil olduğu kategorilere ilişkin bağlantılar mevcut. Doyle ve Hentschlager gibi sanatçıların, bizim şekilsel kategorilerle olan ilişkimize dijital bir bakış açısıyla tekrar odaklanmalarına ilişkin bağlantılar da bulunuyor. 

  • Angela Bulloch, Bakır İstifi 4, 2012, 202 x 50,5 x 50,5 cm, Bakır DMX mod¸ll¸ dört adet piksel kutu
  • Christa Sommerer & Laurent Mignonneu, Anında Portre, 2015, LCD mini ekran mini bilgisayar ve kameral˝ interaktif bilgisayar yerleştirmesi, Ed. 7/8 + 2 AP
  • U-Ram Choe, Una Lumino Portentum, 2008, 330 x 180 x 25 cm, Paslanmaz Áelik, LED, akrilik kal˝p, devreler, ˆzel yaz˝l˝m, anakart, motorlar, Ed. 4/6, Elapro (Serdal Ta˛k˝n) izniyle

U-Ram Choe, Una Lumino Portentum, 2008, 330 x 180 x 25 cm, Paslanmaz Áelik, LED, akrilik kal˝p, devreler, ˆzel yaz˝l˝m, anakart, motorlar, Ed. 4/6, Elapro (Serdal Ta˛k˝n) izniyle

Sergide sanatçı Ali Kazma’nın Subterranean adlı eseri yer alıyor ve eser, enerji üretimi sürecinin izlerini sürerek insanların var olma potansiyeli ve hareket kabiliyetini mercek altına alıyor. Enerji üretimi ve insanın hareket kabiliyeti arasındaki ilişkiyi biraz açabilir misiniz? Koleksiyon sanatçıdan neden bu konuda bir çalışma yapmasını istedi?

Konu aslında sanatçı tarafından belirlendi. Borusan fabrikalarından birinin içinde çekilebilecek bir çalışmanın siparişini vermek için Ali’ye ulaştık. Tabii onun seçtiği başka bir yerde çekilen başka bir çalışma için de... Bu konuşmadan önce Ali zaten enerjiyle ilgili bir seri üzerine düşünmeye ve genel hatlarıyla bir araştırma yapmaya başlamıştı ve bu çalışma enerjiyi nasıl ürettiğimize, üretimi mümkün kılan şeylere ve üretilen ürünlerin nasıl saklanıp paylaşıldığına dair sorular soruyordu. O anda onun hali hazırda kavramsal olarak tasarladığı bir proje için Borusan fabrikalarından birinde çalışma fikriyle gelmemiz gerçekten şanstı. 

Borusan Contemporary’nin genel sanat direktörü olarak, Borusan Contemporary ve Türkiye’de çalışmak nasıl? Yeni projeleriniz arasında neler var?

Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu ve Borusan Contemporary müze alanında çalışmak benim hayalimdi. Çünkü ikisi de uluslararası alanda eşsiz ve hiçbir yere benzemeyen, çok çeşitli ve şaşırtıcı bir kültürel alanın içinde çok ilham verici. 

Şu an için Borusan Contemporary’de, bu yıl Eylül ayında düzenlenecek İstanbul Bienali ile kesişecek şekilde, Diana Thater’ın eserlerinin sergileneceği büyük bir kişisel sergi hazırlıyoruz. Koleksiyonu paylaşmak ve dünya çapında diğer kurumlara dağılmış şekilde düzenlenecek sergilerimiz için çalışmaya devam ediyoruz. Koleksiyondan birbirini takip eden dört ayrı sergi serisinin ikincisi University of Michigan Museum of Art’ta yeni açıldı. Önümüzdeki sonbaharda, İstanbul’da Thater sergisini açtıktan hemen sonra, New York’ta bir galeride, koleksiyondaki Uvertür serisinin bir benzerini açacağız. 

“Uvertür: Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Yeni Eserler”, 3 Eylül’e dek Borusan Contemporary’de ziyaret edilebilir.

0
2569
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle