21 NİSAN, PAZARTESİ, 2014

Ulaşılabilir Sanat Zamanı

Geçtiğimiz sene tanıştığımız Mamut Art Project, bu yıl 3-6 Nisan tarihleri arasında Küçükçiftlik  Park'ta ikinci kez sanatseverlerle buluşacak. Genç sanatçıları küratörler, koleksiyonerler, galericiler, sanatseverler ve eleştirmenlerle buluşturmayı hedefleyen fuarın kurucu ortağı Seren Kohen ile Mamut Art Project üzerine konuştuk.

Ulaşılabilir Sanat Zamanı

Mamut Art Project’in çıkış noktası ve oluşum sürecinden bize biraz bahsedebilir misiniz? Böyle bir fuar yapmaya nasıl karar verdiniz?

Proje fikri sanat dünyasında gördüğümüz iki boşluktan ortaya çıktı. Bu boşluklara sanatseverler ve sanatçılar açısından bakılabilir. Sanatçılar açısından baktığımızda; mezun olduktan sonra galerilere ya da kariyerlerini devam ettirebilecekleri kurumlara ulaşana kadar çok zorlu bir süreçten geçtiklerini görüyoruz. Hatta bu zorlu süreç sebebiyle vazgeçip pes eden çok sanatçı da oluyor.

Sanatçılar, sanat kariyerlerine devam edebilmek için (dünya sistemine de bakıldığında görüldüğü gibi) galeriler, küratörler veya koleksiyonerlere kendini tanıtmalı ve iş bu alanlarda işbirlikleri ile ilerlemeli.

Bu doğrultuda, ilk amacımız sanatçıların direkt olarak galeriler, küratörler ya da koleksiyonerlerle iletişim kurabilecekleri bir alan yaratmak kurmak oldu. Öncelikli olarak; onları piyasa ve sanat dünyasının önde gelen isimleriyle tanıştırmayı ve o iletişim ağını sağlamayı hedefledik.

Sanatseverler açısından ise; dünyada çok yaygın olan ‘ulaşılabilir sanat’ konsepti üzerinden ilerledik. Bu konsept Türkiye’de artık yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Ancak sanatseveri sanatla bire bir buluşturan Mamut Art Project’in Türkiye’nin bu konsept ile ilerleyen en büyük projesi olduğunu söyleyebiliriz. Ulaşılabilirlik konusunda mevcut olan ve sanat alımı yapan kümeyi biraz olsun genişletebildiğimize inanıyoruz. Projemizde yer alan eserlerin fiyatları piyasaya göre çok daha ulaşılabilir. Genç sanatçıların hakkını yemeden, birçok danışmandan yardım alarak belirlediğimiz bu fiyatlar arasında geçen sene 350 TL’den başlayan fiyatlar vardı mesela. En yüksek fiyatlarımız 13-14 bin TL’de geziyor. Hem ulaşılabilir sanat hem sanatçılar yararına nasıl bir proje olabilir dedik ve bu fikirle ortaya çıktık.

Fuar, alıştığımız klasik fuarlardan biraz farklı hatta ‘sevimli’ bir isme sahip. Nereden geliyor bu ‘mamut’ ismi?

Biz Mamut Art Project’te sanatçıların daha ilkel bir dönemini yansıtacağımızı düşünüyoruz. Özellikle genç sanatçıların tam kendilerini bulup, yeni ifade etmeye başladıkları dönemden bahsediyoruz. Dolayısıyla ilkel bir isme gitmek istedik. Akla taş devri ve mağara geliyor tabii ilk önce, mağarada çizilen ilk motiflere bakıldığında bir el izi var bir de mamut. Fuarın oldukça samimi bir ortam olması için çabalıyoruz, geçen sene de bunu sağladık. Amacımız herkesin çekingen olduğu soğuk ortamları kırıp herkesin kendisini rahat hissedeceği, sıcak bir sanat ortamı yaratmaktı. Böyle farklı bir ismin, farklı çizgimizi daha iyi yansıtacağını düşündük. Mamut interaktif olarak da üzerinde çok oynanabilen bir kelime, geçen sene herkesten mamut çizimleri aldık örneğin. İsim üzerinde çok rahat oynamalar yapılabiliyor ve yaratıcı fikirler üretilebiliyor..

Mamut Art Project, yeni ve genç sanatçıları destekleyen alternatif bir proje olarak yola çıkarken ‘ulaşılabilir sanat’ yapısını hedefleyen bir oluşum olarak da varlığını gösterdi. ‘Ulaşılabilir sanat’ kavramının Mamut Art Project’e Türkiye’de düzenlenmiş ve düzenlenmekte olan sanat fuarlarından farklı olarak kattığı özellik nedir?

Ulaşılabilirlik bir anlamda, insanların biraz daha çekimser olmayacağı bir ortamı yansıtıyor. Öyle bir sanat ortamı ki herkes yorumlarını çok daha rahat yapabiliyor, sanatçılar bize her konuda çok rahat danışabiliyor. Maddi olarak da bir ulaşılabilirlik söz konusu. Sanat fuarları galerilerle çalışan bir sistemken, biz direkt sanatçılarla iletişim halinde olduğumuz için daha kendi sistemimize göre ilerleyebiliyoruz. Ziyaretçiler açısından bakarsak herkes sevdiği bir şey bulabiliyor fuarda, tabii bu bütün fuarlar için geçerli ama Mamut Art Project’te ziyaretçilerin eser alabilme ihtimali daha yüksek. Mevcut çoğu fuarda yüzde doksan, doksanbeş kitle galerilerle oluşuyor, bizim amacımız sanatçıları bu alanlara ulaşmadan sanatseverler ile bir araya getirmek. Ulaşılabilirlik hep daha çok maddi olarak algılanıyor, diğer önemli bir yönümüz de sanatçılara sunduğumuz ‘ulaşılabilirlik’.  Sanatçılara sürekli danışmanlık hizmeti veriyoruz, şu anda hâlâ geçen seneden sanatçılarımız bize bazı konularda danışıyorlar.

Jüride farklı disiplinlerden uzman isimlerle karşılaşıyoruz. Ali Kazma, Emre Baykal, Emre Zeytinoğlu, Oya Delahaye ve Saruhan Doğan’ın yer aldığı jüri komitesini seçerken nelere dikkat ettiniz?

Jüriyi her sene değiştiriyoruz. Jüri üyelerini hem alanları hem de bakış açıları ile çeşitlendirmeyi tercih ediyoruz. Sabit bir jüri ile sanatçıların bir süre sonra seçilen kitleye göre üretim yapmasından korktuk ve her sene yeni bir jüri tarafından değerlendirme yapılmasını uygun bulduk. Sanatçıların özgür üretimlerine engel olabilecek herhangi bir unsur olmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

Geçtiğimiz yıl resim, heykel, fotoğraf, video, performans gibi mediumlardan katılımların olduğu Mamut Art Project toplamda 530 başvuru almıştı. Bu fuarın ilk ayağı için oldukça güzel bir rakam, bu yıl başvurular nasıldı?

Bu yıl başvuru süresi bir ay daha kısaydı, sadece Facebook duyurularıyla yedi yüzün üzerinde başvuru aldık. bu rakam bizi çok mutlu ediyor. Üstelik yeni alanlardan da başvurular oldu. Land Art ve Kinetik Art gibi alanlardan da sanatçılar görebileceksiniz.

Mamut Art Project’in dünyada farklı ülkelerde düzenlenen diğer fuarlardan ilham aldığını biliyoruz. Fuar The Artist Project ve Affordable Art Fair’in hangi özelliklerini örnek aldı?

Maddi ulaşılabilirlik anlamında Affordable Art Fair’i örnek aldık. Affordable Art Fair 15 farklı şehirde düzenleniyor, bir fiyat limiti üzerinden ilerliyorlar. Ancak, onlar da galeriler ile çalışıyor, direkt sanatçılar ile değil. ‘Ulaşılabilir sanat’ kavramı maddi anlamda Türkiye’ye nasıl taşınabilir sorusu çevresinde araştırmalar yaptık. Bir diğeri de Kanada’da düzenlenen The Artist Project. Onlar da senede iki yüz sanatçı seçerek ilerliyorlar ve bu seçilen sanatçılar belli bir kira ödüyorlar. Biz genç sanatçılara bir kira ödetmenin doğru olmayacağını düşündük ve bedelsiz bir şekilde bu imkânı sunduk. Bir de Surge Art var; Çin’de yapılıyor. Yaklaşık iki yüz sanatçı seçip, her sanatçıdan beş ilâ yirmi arası sanat eseri alıp, beş şehirde gezdiriyorlar. Biraz yaklaşmaya çalıştığımız bir fuar açıkçası, önce Türkiye’de sonra yurtdışında gezdirmeyi istiyoruz Mamut’u.

‘Senin sanatın’ mottosuyla tanıdığımız Mamut Art Project, sanatçıları on metrakarelik alanlarda; sanatseverler, koleksiyonerler, küratörler ve galeri sahipleriyle buluşturuyor. İlk fuarda sanatçıların alışık olmadıkları bu fuar deneyimi karşısında tepkileri nasıl oldu?

Sanatçılardan çok çok iyi tepkiler aldık. Birçok sanatçımızın sayemizde sanat kariyerinin devam ettiğini gördük, bu da bizi çok mutlu etti. Tabii ki bunları hayal ederek yola çıktık ancak bunların gerçekleştiğini görmek bu işin en güzel kısmı. Buraya çok zor şartlar altında gelen birkaç sanatçımız şu an galerilerle çalışıyor, altı sanatçımız Contemporary Art Fair’de galerilerdeydi. Bir sanatçımız Jürimiz Nil Yalter’le birlikte Bienal’e seçilen13 sanatçı arasındaydı. Çok sayıda karma ve solo sergi açan sanatçımız oldu. Bu gibi geri dönüşler sayesinde sanatçılardan inanılmaz güzel tepkiler aldık. Tüm bunlar, bu seneki başvurularda ve bu katılımın sürdürülebilirliğinde bu çok etkili oldu.

Koruyucu bir kabuk içerisinde varolagelen bir fuar kavramından bizi uzaklaştıran Mamut Art Project, çoğunluğa ulaşmayan sanat eserlerini koleksiyonerler ve galeri sahipleri ekseninin dışına çıkararak, onları sanatseverlerle buluşturuyor.  Aynı zamanda genç sanatçılara da kendilerini tanıtma fırsatı tanıyan fuar, fuarcılık sistemindeki hangi boşluklar üzerine yoğunlaşıyor?

Fuar sistemine genel çerçevede bakılmalı diye düşünüyorum. Dünya çapında büyük fuarlarda bu kapalı kabuk kitlesi mevcut. Büyük sanat fuarlarının da belirli bir işleyişi var. Tabi, sanatı sanatseverlere ulaştırmak ve görmelerini sağlamak açısından fuarlar çok önemli. Ancak satın alım için ulaşılabilirlik veya sanatçıları genç dönemlerinde göstermek açısından bazı eksikler olduğunu görüyoruz.

Mamut Art Project’e kurulum aşamasında bütün sanatçılar geliyor, o esnada sanatçılar arasında inanılmaz bir destek ortamı doğuyor. Bu İstanbul’da maalesef çok gördüğümüz bir durum değil. Sanatçıların bir araya gelerek kendilerinin bir şey oluşturuyor olması, inanılmaz bir etkileşim alanı yaratıyor. Koleksiyonerler de bu projeye çok sıcak baktılar, küratörler ve galeriler, kısacası herkes bir aradaydı. Boşlukları doldurmak açısından, projeyi sanatçıların gidebileceği, danışıp bir şey sorabileceği bir adres olarak düşünebiliriz. Bizim kapımız hiç kimseye kapalı değil, bize ulaşmaya çalışan herkese yardım etmeye çalışıyoruz, sorulan ve geri dönüş yapmadığımız hiçbir soru yok. Mamut, yeni bir oluşum olduğu için yeni arayışlara da girebiliyoruz. Birbirimizi desteklediğimiz alanlar var, Film Hafızası’yla görüşüyoruz mesela, aynı alanlarda bir şey yapmasak da birbirimizi nasıl destekleyebileceğimizi tartışıyoruz. Bu konularda çok özgürüz ve açık fikirli davranabiliyoruz. Sıcak bir ortam, sanatçıların ve ziyaretçilerin bize direkt ulaşabileceği bir döngü söz konusu.

Bu yılki fuarda bizi neler bekliyor? İkinci senesinde Mamut Art Project kendisine neler kattı?

Seminerlerimizi bu yıl biraz daha çeşitlendirmeyi ve daha etkin duyurmayı hedefliyoruz. Bu yıl özellikle haftasonuna koymaya çalıştığımız seminer bölümümüz var. Çeşitli oluşumlarla işbirlikleri sayesinde bu yıl çok daha rahat olabildik. Birbirimizi karşılıklı desteklediğimiz sanat yayınları da bu yıl sanat dünyasına ulaşmamızda avantaj sağlayacaktır. Mamut'un ikinci senesinde iki farklı alan ekledik. Bu sene seçilen sanatçılar arasında yabancı sanatçı yok fakat başvuru anlamında çok daha fazla yabancı sanatçı başvurusu aldık. Bu sayının gittikçe artacağını ve ileride yüzde on beş gibi bir yabancı sanatçı kitlesi oluşturacağımızı umuyoruz. Açılışımıza küçük bir parti ekliyoruz bu sene.

Çok kısıtlı zamanımız var, tahmin edilenden çok daha küçük bir ekibiz ve kısıtlı bir bütçe ile hareket ediyoruz. Çok hayallerimiz var ancak bu nedenlerle bazılarını gerçekleştirebiliyoruz. İlerde sene içinde de sanatçıları destekleyecek ücretsiz seminerler, off space yerlerde bir iki farklı sanat projesi hayata geçirmek gibi planlarımız da var.

http://www.mamutartproject.com/

0
3326
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle