14 MAYIS, SALI, 2019

Sanat Tarihinin 7 Ünlü Aşkından İlhâm Alan Eserler

Hiç şüphesiz ki sanat en görkemli aşk romanlarından sayısız kez ilhâm alan büyülü bir dünya. Bu dünyanın yaratıcısı pek çok ünlü sanatçı da aşklarını roman tadında yaşayanlar arasında. Yakın zamanda sanatseverlerle buluşacak The Art of Love: The Romantic Pairings Behind the World’s Greatest Artworks adlı kitap da ünlü sanatçıların esin kaynağı aşk öykülerine odaklanıyor.

Sanat Tarihinin 7 Ünlü Aşkından İlhâm Alan Eserler

Kate Bryan’ın kaleme aldığı sanatçılar arasında Picasso’dan Rodin’e, Kahlo’dan Max Ernst’e kadar sanat tarihine damga vuran önemli isimlerle eserlerine yansıyan gizli aşk öyküleri yer alıyor. Sanat tarihinin en gözde 7 aşkından ilhâm alan Artsy listesini Artful Living olarak sizler için çevirdik.

Tutkulu Aşklarını Heykele Dönüştüren Camille Claudel ve Auguste Rodin

1882’de tanışan Camille Claudel ve Auguste Rodin, birbirlerini gördükleri an tutkulu bir aşkın büyüsüne kapılır. Yaşına göre oldukça başarılı olan Camille Claudel kille yaptığı heykellerinde bedenin güçlü enerjisini yansıtırken o sıralar henüz tanışmadığı büyük aşkı Auguste Rodin ise şöhret basamaklarını hızla tırmanan dönemin ünlü heykeltraşıdır. Tanıştıktan ve sevgili olduktan sonra ikilinin birbirine yazdığı aşk mektupları ilişkilerinin çalkantılı ve tutku dolu yönlerini açığa çıkarır. Rodin tanıştıkları ilk yılda Claudel’e şu satırları yazar: “Bir anda senin dayanılmaz gücünü hissediyorum. Çılgın bir delilik bu, adeta bir son. Artık hiçbir şey yapamayacak gibi hissediyorum… Buna rağmen, seni delicesine seviyorum.”

Rose Beuret’le 20 yıllık ilişkisinin ardından Rodin, Claudel’le devam eden tutkulu aşkı sırasında sevgilisinin işlerini oldukça etkiler ve aynı şekilde kendisi de etkilenir. Paris’teki ortak stüdyolarında beraber geçen yıllarda Rodin’in açığa çıkan insancıl ve duygusal yönleri Claudel’in heykellerine gözle görülür biçimde yansır. Sarmaş dolaş ve mest olmuş figürleriyle tanınan dünyanın en ünlü iki Rodin heykeli, uzmanlara göre Claudel’in kildeki yeteneğiyle Rodin’in ona duyduğu aşkın birleşimini temsil eder.

Dora Maar’ın Portresini Yüzüğe Taşıyan Pablo Picasso

Gönlünü çabuk kaptırmasıyla tanınan ünlü sanatçı Pablo Picasso, çalkantılı aşk ilişkileriyle kötü bir şöhrete sahip. Sürreaslit fotoğraf sanatçısı Dora Maar da kısa ömürlü barışmalar, şiddetli tartışmalar ve tutkularla şekillenen sayısız ilişkilerinde Picasso’yu etkileyen kadınlardan birisi olarak Bryan’ın kitabında yer alır. İkilinin ilk karşılaşmasıysa Paris’in ünlü kafelerinden Les Deux Magots’ta gerçekleşir. Parmakları arasında hızla gezdirdiği bıçak oyunuyla Picasso’yu büyüleyen Dona Maar, o sırada giydiği eldivenlerini Picasso’ya verir. Sanatçı, o günün hatırası olarak kafeden o eldivenlerle beraber çıkar.

Tutku dolu ilişkileri boyunca Picasso, pek çok kez Dora Maar’ı resmeder. Şiddetli tartışmaların ardından Picasso, ürettiği pek çok eseri hediye olarak Maar’a verir. Barışma hediyelerinden biri, günün birinde bir yüzüğe dönüşür. Standart yüzüklerin üzerinde mücevher yer alırken Picasso’nun yüzüğündeyse Maar’ın küçük, kübist bir portresi yer alır. Bir ayırılıp bir barıştıkları ilişkileri en tutkulu noktaya geldiğindeyse Picasso, 1940’ların başında tanıştığı genç Françoise Gilot için Dora Maar’ı terk eder. Bu olayın ardından Maar, Picasso’nun yüzüğünü hayatının sonuna kadar saklar.

Frida Kahlo’nun Nickolas Muray’a Adadığı Duygusal Çiçekleri

Diego Rivera ile sarsıntılı evlilikleri boyunca pek çok aşığı olan Frida Kahlo, içlerinden belki de en çok Nickolas Muray’e büyük bir aşk beslemiştir. Macar doğumlu Amerikalı fotoğrafçı Nickolas Muray, 1931’de gittiği Meksika gezisinde Kahlo ile tanışır ve aralarında büyük bir aşk başlar. Kahlo’nun Muray’e ithafen küçük bir peçeteye karaladığı satırlarda aşklarının ilk izleri görülür: “Bir meleği sevebileceğim gibi seviyorum seni.”, “Aşkım, sen benim inci çiçeğimsin.”

Aşkları hakkında ayrıntılı bilgiler içeren pek çok mektubun sonunda Frida Kahlo, Aztek dilinde çiçek ya da narin şey anlamına gelen Xochitl sözcüğünü imzası olarak kullanmaya başlar. 1938’de Muray’a verdiği bir resim, uzmanlar tarafından aşklarının yaratıcı bir tasviri şeklinde yorumlanır. Bir çiçeği iki parça hâlinde resmeden Kahlo, çiçeğin çan kısmını dişil organa benzetirken yapraklarınıysa eril biçimde tasvir etmiştir. 

Alışılmışın Dışında Evlilikleriyle Dorothea Tanning ve Max Ernst

Efsanevi sanat direktörü Peggy Guggenheim’la evli olan Max Ernst, yakın zamanda eşinin düzenleyeceği “30 Women” sergisi için sanatçı araştırmaları yaparken sürrealist ressam Dorothea Tanning ile tanışır. Max Ernst’ün stüdyo ziyaretleriyle başlayan arkadaşlıkları satranç oynamak için Tanning’i beklediği uzun saatlerin ardından duygusal bir hâl alır. Üç hafta sonra Max Ernst, Peggy Guggenheim’dan ayrılarak Tanning’in apartman dairesine taşınır.

1946’da Max Ernst’le sevgilisi Dorothea Tanning, arkadaşları Man Ray ve dansçı partneri Juliet Browner’la aynı günde evlenir. Ancak Ernst ile Tanning formalite bir evlilik tercih eder ve birbirilerine günlük hayatta karıcım ya da kocacım demekten itinayla kaçınırlar. Tanning, 2003’te kaleme aldığı Between Lives: An Artist and Her World’te evliliği bir tür etiketleme olarak tanımlar.

“Max ve ben, karı-koca gibi etiketlemeler olmadan birlikteliğimize devam ettik. Ondan bir kez olsun ‘karıcım’ demesini beklemedim ya da talep etmedim. Eş olmakla ilgili üzücü anıları vardı.”

Yayoi Kusama’ya Yazdığı Aşk Mektubunu Heykeline Gizleyen Joseph Cornell

Heykel sanatına yön veren isimlerden Joseph Cornell ile Pop-Art’ın ikonik sanatçılarından Yayoi Kusama arasında platonik fakat derin bir sevgi bulunuyordu. Cornell’in koleksiyonerlerinden biri, sanatçının kendisine Kusama’yı canlı model olarak önerdiğinde Cornell teklifi kabul eder ve 1962 yılında Kusama’yla tanışır. 59 yaşına kadar annesiyle yaşayan ve öncesinde kimseyle birlikte olmayan Cornell, Kusama için yazdığı çok sayıda aşk mektubu ve şiirleri imza niteliğindeki işlerinin içine yerleştirir.

Cornell 1972’de öldüğünde Yayoi Kusama’nın Japonya’da başlayan sanat yaşamının ilk 10 yılında kullandığı çeşitli kolaj materyalleriyle dergiden keserek yarattığı Kusama kutularını biriktirdiği ortaya çıkar.

Gilbert & George’un Okul Yıllarında Başlayan İlk Görüşteki Aşkları

Gilbert & George adıyla bilinen Gilbert Proesch ve George Passmore ikilisinin yolları, ilk kez 1967’de Central Saint Martins’te kesişir. Öğrencilik yıllarında tanışan genç sanatçılar birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar. Sanatlarına yansıyan tutkulu birlikteliklerinde Gilbert Proesch, George Passmore’u gördüğü ilk an onu bir köpek gibi takip ettiğini ve o günden beri peşinden ayrılmadığını anlatır.

Bedenlerini canlı heykel olarak tanımlayan ikili, 1969’da yarattıkları The Singing Sculpture ile vücutlarını merkeze koydukları çok sayıda provokatif fotomontaj üretir.

Ayrılıklarının Sembolüne Dönüşen Çin Seddi ile Marina Abramović ve Ulay

Performans sanatçıları Marina Abramović ve Ulay, birlikte çalıştıkları 12 yıl boyunca yirminci yüzyıl sanatınının en etkili performanslarını izleyiciyle buluşturur. Sıkışık bir karavan yaşamı sürerken üretmeye başlayan ikili, fiziksel etkileşimin yoğun olduğu performatif işleriyle bilinir. Temelinde iniş-çıkışlara dayalı insan ilişkilerini sorgulayan Abramović ve Ulay, bahsi geçen ilişkileri devam ettirmenin gerektirdiklerini de benzer bağlamlar üzerinden irdeler. 1976’da düzenlenen Venedik Bienali’ne Relation in Space adlı eserleriyle katılan ikili, bir odanın içerisinde çıplak bedenleriyle koşarken birbirilerine tekrar tekrar çarparlar. 1978’de düzenledikleri AAA-AAA isimli performanslarındaysa çarpışan bedenlerin şiddetli hareketi, sesleri kısılana kadar birbirilerine bağıramalarıyla son bulur.

İlerleyen yıllarda aşklarını en görkemli performanslarıyla birleştirmeye karar veren çift, Çin Seddi’nin iki ayrı noktasından başlayacakları yolculukta seddi ortasına geldiklerinde evlenmeye karar verirler. Nitekim plan yaptıkları sırada Ulay’ın Abramović’i aldattığı ortaya çıkar. Bunun üzerine ilişkileri sarsılan çift, 1988’de Çin Seddi’nde gerçekleştirecekleri performansta orta noktaya geldiklerinde ayrılmaya karar verirler. Bağlılık sembolleri olacak performatif çalışma Marina Abramović-Ulay çiftinin birlikte gerçekleştirdiği son çalışma olur.

İçerik kaynağı için tıklayınız.

Çeviren: Özüm Ceren İlhan

0
4319
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle