10 ARALIK, SALI, 2013

Özge Enginöz ile Söyleşi

Borusan Artcenter sanatçı programı sürecinde tanıştığım ve sonrasında takip ettiğim sanatçı Özge Enginöz’ün Mixer’deki kişisel sergisi ‘’sanıldığı gibi değil’’ çerçevesinde söyleşi yaptık.

Özge Enginöz ile Söyleşi

Öncelikle Mixer de açtığın solo sergin ‘’sanıldığı gibi değil ‘’ ile birey ve ona ait olmayan durumları irdelediğini ve ayrıca çalışmalarının bazılarında çok tanıdık sahneleri farklı bir dünya kurgusu çerçevesinde dönüştürdüğünü görüyorum. Bireylerin dönüşümü nasıl etkenler üzerinden kendini görselleştirdi senin çalışmalarında?

Tanıdık görünen, sıradan olan aile fotoğrafları üzerine müdahale ederek, gerçeküstü bir anlatım biçimiyle başka bir gezegen kurgusu yaratmaya çalıştım. Aile ve aile bireylerinin durumları, bunların kendi arasındaki birlikteliğinden doğan rutin sürecin etkileri, sistem içindeki bireyin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı ve giderek başkalaştığı durumları ele aldım. Tüketim toplumunun bir parçası olarak giderek mekanikleşiyoruz gündelik hayatta rutin olarak yaptığımız her şey bizi bu mekanik sürecin bir parçası haline getiriyor. Mekanikleşme durumu resmimle benim aramda bir beden dili geliştiriyor, bedenim de sanki resmi dokuyan bir makine gibi işlevselleşiyor.

Bilenen ve tanıdık düzlemleri kendi içerisinde değiştirme ve dönüştürme izleri de görülüyor bazı çalışmalarında. Bu yeni düzlemde yaratmış olduğun imajlar ve karakterler bize asıl olarak neyi söylemek istiyor? Sandığımız gibi olmayan durum nedir?

Değiştirme ve dönüştürme durumunu, muğlak bir dünya kurgusu yaratmak için kullandım. Akıl ve iktidar arasında kalmış bedeni özgürleştirmek için bu dünyayı kurguladığımı söyleyebilirim. Yarattığım bu dünyada figürler başkalaştı, bitki formları kafaların yerini aldı,  kafalar olmayınca düşüncenin ve söyleyecek hiçbir şeyin önemi olmuyor, kimse kimse üzerinde hâkimiyet kuramıyor, herkes aynı düzlemde kalıyor. Sergimi oluştururken kolajlar en temel alt yapıyı oluşturdular, bir arada sergilediğim her eserin kolajını önceden tasarlamıştım, sanıldığı gibi olmayan teknik olarak aslında izleyiciyi önceden tasarlanmış olanın yeniliği içinde düşündürmekti, yani gördükleri şeyin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı, onlara sunulanın altındaki derinliği keşfettirmekti.

Bu sergi projesini oluştururken ne gibi kaynaklardan yararlandın? Öncelikle konsepti mi belirleyip sonrasında işleri üretmeye başladın yoksa daha farklı bir yol mu izledin ?

Çok fazla kaynaktan yararlandım, sahaflardan topladığım eski fotoğraflardan, dergiler ve ansiklopedilerden aldığım parçalar üretim sürecimin alt yapısını oluşturdu, dijital ortamda bir araya getirdiğim bu malzemeler biriktikçe, onları dönüştüreceğim alanlar da çoğalmaya başladı. Konseptim üretimimin başında belliydi, parçaları birleştirmeye başladıkça daha da görünür hale geldi.

Sergiyi hazırlama süreci ne kadar zamanda gerçekleşti?

Sergiyi hazırlama sürecimin öncesi, Artcenter‘daki 2 senelik residence programımda başlamıştı, sonrasında da kendi atölyemde devam etti yani 2.5-3  senemi aldı diyebilirim.

Bu sergi projesi sonrasında yapmayı planladığın farklı projeler olacak mı?

Üretmeye ve çalışmaya devam edeceğim buna paralel olarak da farklı projelerde yer alacağım. Bu sergiden sonraki projemde farklı disiplinlerle çalışarak daha çok üç boyut ve video konsept içeren çalışmalar üretmeyi planlıyorum. 


0
2449
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle