17 ŞUBAT, PAZARTESİ, 2014

Mehmet Turgut ile ‘Âlâ Portreler’ üzerine

“Ustalık zaman ister, zaman da sabır, sabır ise sadakat...” diyor Mehmet Turgut’un son sergisi ‘Âlâ Portreler’in tanıtımında. Çünkü bu sergide görülen fotoğraflardaki dokuz isim gerçekten de hayatları boyunca kusursuza ulaşana kadar sabırla denediler, arkalarından gelen nesillere örnek oldular. Aydın Boysan, Ara Güler, Şebnem Sönmez, Mustafa Alabora, Yetkin Dikinciler, Zeynep Oral, Rutkay Aziz, Erdal Beşikçioğlu ve Leman Sam, ‘Âlâ Portreler’ için Mehmet Turgut’a poz verirken ayrıca çekilen videolarda ‘ustalık’, ‘zaman’, ‘sabır’ ve ‘sadakat’ kelimelerinin onlara ne ifade ettiğini anlattılar.

Mehmet Turgut ile ‘Âlâ Portreler’ üzerine

Alıştığımız Mehmet Turgut üslubu dışında, aşırıya kaçılmamış, oldukça naif bir şekilde işlenmiş fotoğraflar var bu sergide karşımızda. Bu seri sizin için bir mola mı oldu ya da kökten bir değişim mi söz konusu?

Bu sergi için, fotografik ve içsel yolculuğumda yeni bir dönemin habercisi diyebiliriz. Her insan hayatında zaman zaman durulmak, nefes almak ve etrafına bakmak ister. Ben de sakince durup etrafıma baktığımda sergideki bu dokuz ismi gördüm.

Peki, bundan sonraki sergi ve eserlerinizde de bu tarzda bir üslupla devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Sayısını hatırlamadığım kadar sergi açtım ve bir sergi bitmeden bir sonraki sergi hakkında net bir fikrim olmadı. Çünkü bir projeye gebeyken aynı anda ikinci bir projeye gebe kalabilmek çok zordur. Bu yüzden şu sıralar buna net bir cevap verebilmem çok zor.

Ortaya çıkan işin farklılığından dolayı çekim tekniklerinizde de değişimler söz konusu oldu mu?

Fotoğrafçının fotoğrafı çekme tekniği en az bir yazarınki kadar net bir dildir. Birisi bakıp da bu Mehmet Turgut fotoğrafı diyebiliyorsa bu, seneler içinde oturmuş fotoğraf tekniğimdendir. ‘Âlâ Portreler’ sergisinin tekniğinin çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Fakat, verdiği mesajla diğer işlerimden ayrıldığını düşünüyorum.

Sergideki portrelerde sizi her zaman birlikte gördüğümüz, günlük hayatınızda da vakit geçirmekten hoşlandığınız Mustafa Alabora, Aydın Boysan ve Rutkay Aziz ekibine bu kez yeni isimler de eklenmiş. Neye göre seçtiniz bu ‘âlâ’ isimleri?

İnsani ve sanatsal duruşunu hiçbir zaman bozmamış ve kendime örnek aldığım kişiler olmalarıydı önemli olan. Aslında ben kesinlikle kimseyi seçmedim. Benim yerime bu sergiyi bir başkası da açsaydı, eminim ki yine bu dokuz kişi o sergide yer alacaktı.

Aklınızda kalan, çekmek istediğiniz ama fırsat olmayan kişiler de oldu mu?

Olmadı, ama ilerleyen zamanda keşke şu isimler de olsaydı dersem serginin ikincisini yapabilirim.

Her sanatçı için farklı dekorlar hazırlamışsınız. Görüldüğü üzere bunlar kişilerin kendi ustalıkları feyz alınarak yapılmış. Ama yine de her şey çok sade. Size göre ne tür mesajlar okunuyor bu fotoğraflarda?

Fotoğrafını çektiğim dokuz ismi de çekmeden önce tanıyordum ve hepsine içine girdiklerinde ait hissedebilecekleri birer dünya yaratmaya çalıştım. Sonrasında onlara ‘ustalık’, ‘zaman’, ‘sabır’ ve ‘sadakat’ olmak üzere dört anahtar kelime verdim. İkinci defa çekilmeyecek şekilde ve sadık kalınması gereken yazılı bir metin olmaksızın konuşmalarını rica ettim. Günün sonunda dokuz fotoğraf ve o fotoğrafları anlatan bir film vardı elimizde. Projenin tamamıysa hayatımda unutamayacağım anlarla doldu. Ama bir fotoğrafçı olarak Ara Güler’in fotoğrafını çekmek ve hocanın fotoğrafı beğenmesi, benim için ayrı bir önem taşıyor.

Ustalar sergide yer alan videolarda ‘zaman, sabır ve sadakat’ kavramlarını anlatıyorlar ama size göre nedir bu kavramların tanımları?

Sergiyi izleyenler fotoğrafları ve filmi gördüklerinde ortak düşüncelerimle karşılaşacaklardır.

Siz de önemli bir profesyonel fotoğrafçısınız. Ustalık yolunda ilerliyorsunuz. Bu kadar ustayla yaptığınız diyaloglar, yaşadığınız profesyonel hayatı düşününce kendinizi ustalığın hangi aşamasında görüyorsunuz. Kendinizde bulduğunuz eksikler var mı?

İlk ustam babam Ahmet Turgut’un bir sözü vardır: “Kırk beş yaşından önce fotoğrafçı, hayatın boyunca da usta olamazsın.”

0
2029
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle