21 MART, CUMA, 2014

Maddenin Halleri II

Nuruosmaniye’de bulunan Armaggan Art & Design Gallery, genç sanatçıları desteklemek, yeni ve yaratıcı fikirleri yerli ve yabancı sanat meraklılarına taşımak amacıyla kurulmuş genç bir galeri. Galeri/ proje alanı hizmetini, sanat çevresince alışılmışın dışında bir merkeze, Tarihi Yarımada’ya taşımakta. Son sergileri “Maddenin Halleri 2” ile ilgili söyleşmek üzere Galeri koordinatörü ve sergi küratörü Şanel Şan ile görüştük.

Maddenin Halleri II

Teknikleri ayrı fakat sanat görüşleri paralel olan 50'den fazla sanatçı ve tasarımcının, 24 grup ve 7 bireysel çalışma sonucu farklı malzemeler kullanarak ürettiği eserlerin yer aldığı Maddenin Halleri 2, bu yıl yine sanatçı ve tasarımcıları ‘birlikte çalışma, üretme ve disiplinlerarası bakış’ başlıkları altında bir araya getiriyor.

Avedis Kendir – Betül Cankara, Didem Durukan – Çiğdem Buçak Telli, Emre Evrenos – Arda Yorgancılar, Evren Erol – Lara Karaso, Efe Urgunlu – Tan Mavitan, Naif Design – Sinem Yıldırım gibi isimlerin birlikte çalışarak sergiye özel olarak hazırladığı eserler ve ürünler, 27 Mart tarihine kadar izlenebiliyor.


‘Maddenin Halleri’ şimdi ikincisiyle karşımızda. Hatırlarsak, serginin çıkış noktası tasarımın yapıtaşı olan maddeler üzerine kuruluydu. Serginin odak noktası olan “malzeme”yi kolektif çalışmalarla vurgulama fikri nasıl oluştu?

Serginin oluşmasında yer aldığımız bölgedeki malzeme çeşitliliği, üretim enerjisi ve yine içinde yer aldığımız ARMAGGAN markasının ‘Unique by Design’ mottosu ilham kaynaklarımız oldu. Yarımadada, her bir sokakta karşımıza çıkan birbirinden yaratıcı atölyeler, ipekler, gümüşler, değerli taşlar ve zanaat ustalarını izlerken, Bauhaus ekolüne de selam ederek sanat-zanaat-tasarım üçgeninde bir sergi projesi yaratmak istedik ve Maddenin Halleri doğdu.

Bir başka nokta da ARMAGGAN Art & Design Gallery’nin hayata geçirilmesindeki en önemli amaç genç Türk sanatçıları ve tasarımcılarını dünyaya tanıtmaktır. Yabancı ağırlıklı koleksiyonerlerimizi yeni isimlerle buluşturmayı hedeflediğimizden ana konsantrasyonumuz hep keşfedilmeye açık işleri ele almak oldu. Bu sebeple grup çalışmalarından oluşacak bir sergi ile Türkiye’de ‘bugün neler oluyor'u izleyicimize sunmak istedik. Tarihi yarımadada konumlanarak, yabancı ziyaretçilere tarihi dokuları tanıma ve gözlemlemekten ötesini vermek, güncel sanatı onlarla paylaşmak ve Türk çağdaş sanat bilincini geliştirmeyi hedefliyoruz.

Bu sebeple, galerinin vizyonu gereği ilk iki yıl özellikle karma sergiler planladık. Daha çok sanatçı ile tanışmak ve onlara kapılarımızı açmak istedik. Bu sanatçı ağıyla daha fazla izleyiciye ulaşmayı ve platformun bilinirliğini yukarıya çekmeyi amaçladık. Düzenli olarak çalıştığımız sanatçılar mevcut.  Ancak bunun yanında yeni isimlere yer verdiğimiz karma sergiler düzenleyerek karşılıklı tanışmalar olsun istiyoruz.

ARMAGGAN olarak, yaratmaya, üretmeye ve ortaklıklara açık bir proje alanıyız demek doğru olacaktır.

İkinci sergide yine zengin sanatçı seçkisi dikkatimizi çekiyor. Bu seçkideki eşlemeleri neleri gözeterek oluşturdunuz?

Küratoryal kapsamda sadece ortaya çıkan eser ve ürünleri değil bütün hazırlık ve üretim süreçlerini serginin bir parçası olarak görüyorum. Bu deneyimleri de üretime dahil ediyorum, ayırmıyorum. Bu açıdan bakınca, doğru eşleşmeler ve uyumun yakalanması sergi açısından kritik bir unsur oluyor.

Galerinin koordinatörü olarak, düzenli olarak genç ve yeni tasarımcı ve sanatçılarla iletişim içerisindeyim. Maddenin Halleri 2’yi planlarken, çevremizdeki bu yaratıcı kişilerle iş birliği olasılıklarını değerlendirdik. Sergi için yaptığımız eşleşmeler sonrası son bir yılda  bu isimlerin ortak çalışmaları için aracı olma rolünü üstlendim. Sanatçı ve tasarımcı işbirliklerini kurguladım. Takibinde ahengin yakalanması ve üretime geçişte destekleyici olmaya devam ettim.

Maddenin Halleri 2 için seçeceğimiz sanatçı ve tasarımcı profillerde tarz, malzeme ve dil olarak uyum yakalanmasını merkeze aldık. Temel seçim kriteri ise bence sanatçı ve tasarımcının karakter uyumunu öngörebilmekti. İyi iş birliği beraberinde iyi diyaloğu da getirdi, iyi arkadaşlıklar ortaya çıktı. İşlerde yakaladığımız sinerji, aldığımız sonuç ve gelen yorumlar sonucu kurgusal anlamda başarıyı yakaladığımız kanısındayım.

Bu bir aradalık ve tanışıklık çalışmanın temelini oluştururken, devamında gerçekleşen ortaklaşa deneyimler serginin içeriği açısından çok önemliydi.  24 grup ortaklaşa, 7 sanatçının solo çalışmasıyla zengin bir üretim süreci yaşadık.

Disiplinler arası ortak ürün yaratım sürecinde, malzeme seçimi belirleyici unsurlardan biri olsa gerek. Sergide malzeme seçiminde yönlendirmeniz oldu mu?

Aslına bakarsak, az önce bahsettiğim gibi galerinin kuruluşunda misyon belirleyici etmenlerden biri, içinde olduğumuz coğrafyada etrafımızın çok çeşitli üretim şekilleriyle ve malzemelerle çevrili olmasıydı. Buradan Sultanahmet’e ilerlediğimizde inanılmaz farklı malzemelerle ve atölyelerle karşılaşıyoruz. Daha sonra Armaggan’a giriyoruz ve tekstil, deri, mermer ve gümüş gibi malzemelerde en iyi işçilik ve artizan içeriği bir araya getiriyoruz.

Malzeme seçim sürecinde de bu altyapı ve zenginlikten ilham aldığımızı söyleyebilirim, fakat dikkat ettiğimiz şey, tüm bu zenginliği çağdaş şekilde yorumlayarak yeni üretimleri teşvik etmek oldu. Sanatçıları malzeme seçimi açısından özgür bıraktık. Yeni nesil malzeme ve yorumlamaları da sergideki işlerde göstermeye dikkat ettik.

Sanatçı ve tasarımcı iş birliği daha fazla görmek istediğimiz oluşumlar. Sergi boyunca, sanatçının/tasarımcının bağımsız çalışmayla kıyaslandığında grup çalışması sırasında sergide ne gibi değerler ve birikimler elde ettiniz?

Yepyeni bir diyalog başlattık, sanatçı ve tasarımcıyı aynı masada buluşturduk. Sanatçının özgür düşünce ve hayal gücü ile tasarımcının malzeme bilgisi ve kusursuzluk arayışı bütünleşti ve yepyeni bir yaratıcılık ortaya çıktı. Sanıyorum en büyük kazanım teknik ve estetik açıdan yapılan fikir alışverişleri ve hayalgücü alışverişi oldu. Yoğun çalışma ve iletişim sonucu tüm sanatçı ve tasarımcılar hayatlarında ortak bir çalışmaya yer açtılar. Birbirini anlamak için özel bir çaba sarfettiler. Ve bu paylaşım ve bilgi alışverişi yorgunluktan ziyade bir muhabbete, dialoga dönüştü. Sanatçı ve tasarımcı çevrelerin yeni hikayeleri ortaya çıktı ve izleyici de bu diyaloğa dahil edildi.

Maddenin Halleri 2’de Evren Erol – Lara Karaso ortak çalışması olan  “Diyalog” isimli bir işimiz bile oldu. Bu çalışmanın sergi ruhuna çok yakıştığını düşünüyorum.

Birlikte üretilen eserlerin sergide yanyana gelmesi ‘çoğul hali’ oluşturuyor. Eserlerin birbiriyle olan ilişkisi ne oldu, ve serginin bütünün yansımasını nasıl ifade edersiniz?

Sergiden içeri girdiğimiz  anda uyumlu bir çokseslilik ile karşılaşıyoruz, burada bir sinerji olduğunu hissediyoruz. Sergi alanına hakim olan duygu birliktelik. Çok farklı sesler bir arada. Bu karma işleri izlerken sınırsız keşiflerde bulunabilirsiniz. Başlandığı anda bitmesi hiç istenmeyecek bir rota yarattık.

Merak uyandırmak ve bir çekim merkezi yaratmak istedik. Sergide yan yana gelen maddenin halleri nasıl bir his yaratıyor, onu da izleyicinin yorumlamasına bırakıyoruz.

Armaggan Galeri olarak serginin devamını düşünüyor musunuz, izleyici olmaya devam edecek miyiz?

Bugüne kadarki sergilerde sanat, zanaat ve tasarım disiplinlerini sahiplenerek genç isimler için tasarım ve üretim atölyesi gibi davranmaktayız, önümüzdeki dönemde de genç sanatçı ve tasarımcılara proje ve üretim alanı olmaya devam edeceğiz. Serginin açılışında 865 kişilik bir izleyiciye ulaştık, epey yüksek bir ilgiydi bu da bize misyonu devam ettirmemiz gerekliliğini gösterdi. Özellikle tasarım dünyasından genç isimler için önemli işlerini bir platform görevi görüyoruz. Bu sebeple Maddenin Halleri 3’ü de gerçekleştirmek istiyoruz. Ek olarak galerinin solo sergilerimizle, galeri takviminde yer alan konuşma ve atölye çalışmaları ile çalışmalarımıza hız vereceğiz.



0
1999
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle