04 ŞUBAT, PERŞEMBE, 2016

Karelerde Yaşayan Hikayeler

İsveçli fotoğraf sanatçısı Emma Hartvig çalışmalarındaki minimal tavrını renk elementleriyle güçlendiriyor. Pembe, sarı ya da mavi… Her yeni fotoğrafta yeni bir rengin hakimiyeti hissediliyor. Hartvig de estetik algısının renkler üzerinde yoğunlaştığının farkında. 

Karelerde Yaşayan Hikayeler

Hartvig bugüne dek kendisiyle yapılan tüm röportajlarda sorulan “Neden renk?” ya da “Favori rengin nedir?” sorularını yanıtlarken, görme duyusunu provoke etmek istediğini ve bunu da renklerin kışkırtıcı gücü yardımıyla başarabildiğini söylüyor. Fakat şimdiye dek favori olarak adlandırabilecek herhangi bir renge sahip olmadığını da ekliyor.

Hartvig’in çalışmalarındaki görme duyusunu kışkırtan bir diğer element de sanatçının fotoğraflarında yer alan beklenmedik kadrajlar. Bu özel kadraj, renk ve minimal detaylarla birleşince biz izleyiciler üzerinde beklenmedik bir renk-illüzyon algısına yol açıyor. Bu algı oyunu, Hartvig’in kullanmayı çok sevdiği ve onunla bütünleşen çalışma şekillerinden bir tanesi.

Küçük bir film sahnesinden yeni bir fotoğraf serisi, kostüm ya da renk paleti fikri edindiğini belirten Hartvig’in fotoğrafa yönelmesinin ardındaki en büyük neden, tabii ki sinema. Sanatçı filmlerdeki hikaye anlatıcılığını, hareketsiz bir görsele aktarmak adına fotoğraf disiplinine yöneldiğini belirtiyor. Ve hâlâ fotoğraflarının sanki bir film karesiymişçesine algılanmasını istiyor. Etkilendiği isimler sorulduğunda ise şöyle sıralıyor: Guy Bourdin, Gregory Crewdson, William Eggleston, Cindy Sherman ve Irvin Penn.

“Anlatabilme” adına fotoğraf çektiğini belirten Hartvig, ergenlikle başlayan ilgisi sonrası lise eğitimini 2009’da Güzel Sanatlar alanında Nicholai School of Arts’ta, lisans eğitimini ise 2014’te London College of Communication Fotoğraf Bölümü’nde tamamlayarak ilgisini eğitimiyle pekiştiriyor.

Üniversitenin güvenli ortamından sonra sektörel hayata adım atan Hartvig, fotoğrafçılığının yanı sıra sanat direktörlüğü mesleğini de sürdürüyor. İlk etapta sektöre adapte olmakta zorluk yaşadığını ama zamanla daha da güçlendiğini belirten sanatçı, iki farklı mesleğin dinamiklerinden beslenerek  kollektif olarak düşünmeyi öğrendiğini ifade ediyor.

Beş yıldır çalışmalarını Londra’da sürdüren İsveçli sanatçı öğrenmeyi, yeni insanlarla tanışmayı, yeni şehirleri, kısacası 'yeni'yi sevmesi nedeniyle Londra’dan Berlin’e taşınma kararı aldığını söylüyor ve artık çalışmalarına Berlin’de devam ediyor.

Hartvig, 2011 ile 2014 yılları arasında sayısız sergiye katıldı. Bunlardan en göze çarpanının New York'ta yer alan TGIF Gallery’de gerçekleştirdiğini söylemek yanlış olmaz. Ayrıca Londra, Amsterdam ve Sthockholm sanat çevreleri tarafından da işleri sergilendi. Hartvig’in International Photography Awards, New York Photo Awards Interim ve PDN 'The Look' olmak üzere üç tane ödülü yer alıyor.

Fotoğraflarını sanat ve reklamın buluşma noktası olarak tanımlayan sanatçının adını yakın dönemde fotoğraf çevrelerinde çok daha sık duymamız muhtemel. Hayatın içinden kareleri sinematografik bir dille fotoğrafayan Hartvig'in çalışmalarına göz atmayı unutmayın.

Meraklılar için sanatçının web sitesi: http://emmahartvig.com/

Instagram hesabı: https://www.instagram.com/ehartvig/

0
3372
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle