06 NİSAN, PAZAR, 2014

Doğanın Dilindeki Geometri

Tophane’de bulunan Daire Sanat galerisinde Elçin Ekinci’nin Ocak ayında açılan kişisel sergisi, – doğa ile kültür – var olan ile tasarlanmış – arasında gidip gelen, dengelenmeye çabalayan bir ruh hali üzerine kurulu.

Doğanın Dilindeki Geometri

Sergi mekânına yerleştirilen birbirbirinden farklı çalışmalar mekân içerisinden geometrik formlar oluşturacak şekilde yeni alanlar yaratmış. Ayrıca sergi mekânının içine girmeden dışarıya bakan vitrin kısmındaki Ekinci’nin geometrik yerleştirmesi de başlı başına mekânın formlarla yeniden dönüştürülebilir algısını güçlendirmesi açısından da önemli bir tercih olmuş.

İç mekânda ise çalışmalar çevrelendiği alanın uzamını dönüştürerek izleyicinin zihninde devamlılık kazandırmıştır. Bu bağlamda bakıldığında, Elçin Ekinci’nin Daire Galeri’deki  ‘’ Düzenin Doğası ‘’ kişisel sergisi hem içeriği hem de sergi yüzeyindeki dağılımındaki tutarlık açısından iyi çözümlenmiş bir sergi olarak karşımıza çıkıyor.

Ekinci, sanatsal pratiğini var olan ile tasarlanmış olan arasındaki ironi üzerine kuruyor. Sanatçı bu süreçte her türden dili kendine araç ediniyor, bu da çalışmalarının üretilme pratikleri açısından çeşitlilik sunuyor. 

Ekinci, ‘’ Düzenin Doğası ‘’ sergisini 'içinde bulunduğumuz sistemin ve toplumun yaşantısına en iyi katkıda bulunacak şekilde kod okuma ve oluşturma becerilerinin direkt ve indirekt  olarak bilince aktarılması' diye tanımlıyor. Ayrıca doğadaki bu gizli ölçülerin tanımlanmaya çalışması sanatçı tarafından iktidar kodları, yaşadığımız yerküreyi tanımlama ihtiyacımız, denetlemeye çalışma ve erk kurma mücadelesi ile de ilişkilendirilmiş. Aslında bu ilişkinin kurulması ister istemez iktidarı elinde bulunduran güçlerin doğa üzerindeki gizli olarak kodlanan bütün geometrik formları belirlediği düşüncesini güçlendiriyor. Bu sergide iktidarın kendisi ile çok fazla yüzleşmesek de doğrudan formülize edilmiş geometrik şekillerin birlikteliğini görmek mümkün. Belki bir sonraki sergisinde bu formların arkasındaki paralel iktidar güçlerinin kendisini de daha belirgin bir şekilde ele alacaktır. 'Düzenin Doğası' sergisi bu belirttiğim nokta üzerinden tamamlanacakmış gibi bir izlenim sunuyor.

Sergiye dönecek olursak, tekrar sol tarafta dış mekândaki geometrik çalışma ile ilişkide olabilecek ve belki de bu serginin kavramsal çerçevesini oluşturan, kumlardan oluşan geometrik formların fotoğraflandığı çalışma yer alıyor. Bu çalışmanın tam karşısında hem form hem de politikanın sıfırlandığı alüminyumdan yapılmış bayrak izlenimi veren başka bir iş ile karşılıklı yerleştirilmiş.

Bu iki çalışma aslında serginin yapılacağı mekân için bile yeterli gözükürken aynı alan içerisinde "Bilincin daire ve kareleri" isimli bir video da tercih edilmiş. Bu çalışma  seçilen bir yüzeyin kodlanmış formlardan biri olan daireyi tekrarlayarak yüzeyi derinleştirme fikri ile kullanılmış. Serginin yapıldığı galerinin isminin de 'Daire' olması zamansal açıdan manidar duruyor çalışma ile yüzleşince. 

Bu sergideki nesnel üretim biçimi kendimizi ve yaşamımızı farklı formlarda belirleyen iktidarlara dair yeni bir bakış ve okuma önerisi getiriyor. Bu tercih hem nesnenin hem de bireyin kendini yeniden tanımlayarak anlamlandırmasına da imkân veriyor. Bu örmenin kendisi ister istemez iktidarların yerleşik düzenlerini denetleme fırsatını beraberinde getiriyor.

Hesaplanabilir, bölünebilir, rasyonaelize edilebilir, denetlenebilir, kodlanabilir, parçalanabilir, planlanabilir anlayışların  sorgulanabilir olabilmesi için ister istemez bireysellikten örgütsel bir eylemin de gerekliliğine  vurguda bulunmak gerekiyor. Eğer ki bu tercih edilmez ise formları ve durumları belirleyen iktidarların yarattığı sistemler içerisinden eleştirel dilden uzak çok da birbirinden farklılık göstermeyen sonuçlarla karşılaşılır. Bu amaçla eğer ki yeni formlar oluşturulma kaygısı söz konusu ise yine bir denetleyebilecek kollektif  bir yapının kendisine ihtiyaç hep olacaktır. 

Tekrar sergiye dönecek olursak eğer,  doğal olan; akışkan, dönüşken ve organik yapıda olduğu için yalnızca belirli bir süre için sınırlandırılabiliyor. Daima geçicilik söz konusu. Bu sebeple geriye en önemlisi " süreç " kalıyor. Süreç içerisinde de bir dönüşme ön görülüyor. Elçin Ekinci’nin  ‘’ Düzenin Doğası’’  kişisel sergisi 8 Şubatta sona erdi. 

0
1961
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle