18 ŞUBAT, PAZARTESİ, 2013

Dijital Fotoğrafın Geleceği

Ülkemiz fotoğrafının fotoğrafçı, eğitmen ve editörlerinden oluşan önemli isimleine dijital fotoğrafçılığın günümüzdeki durumunu ve geleceğini sorduk. Yanıtlarını aşağıdaki satırlarda yorumsuz olarak sizlerle paylaşıyoruz.

Dijital Fotoğrafın Geleceği

Dijital teknolojinin fotoğrafçılık ve fotoğraf sanatına getirdiği farklı dinamikler nelerdir?

Saygun Dura (fotoğrafçı, eğitmen)
Yaşamımızı kolaylaştıran ve konfor sağlayan her teknolojik gelişme bizler için cezbedicidir. Fotoğrafın tüm kullanım alanlarında dijital teknolojinin etkisi farklı olmakla birlikte, kolaylık getirmesi ve günümüzde son derece önemli olan zamanı daha iyi kullanabilme imkânını yaratabilmesi bakımından da anlamlıdır. Ayrıca ürünlerin ve netice olarak da elde edilen fotoğrafın niteliği de büyük ölçüde tatminkâr olabildiği gibi teknoloji de hızlı bir ivmeyle gelişimini sürdürmektedir ve beklentilerimizin sınırlarını oldukça genişletmiştir. Fotoğraf yaşamımda gereksinim duyduğum birçok teknik imkânların dijital teknololojinin hızlı gelişimi sayesinde kısa sürede karşılanabildiğini takip edebiliyorum. Fotoğrafın gündelik yaşamda kullanımı arttı, bununla birlikte tekniğini ve estetiğini öğrenme gayretleri yayıldı ve fotoğraf sanatını bilinçli bir biçimde takip eden kesim büyüdü.

Dijital sistemde çekilen fotoğrafların izlenebilmesi ve hataların yorumlanması mümkün olduğundan dolayı fotoğrafçılığın uygulama aşamasındaki öğrenme süreci geçmişe nazaran kısaldı. Ortaokul yaşlarımda Kodachrome 64 filmi, dikkatle ve gereksiz bir şeyi çekmemek özeniyle kullanırdım. Ülkemizde banyo edilmeyen bu filmin yurt dışına gönderilip geri gelmesini beklemek onbeş gün sürerdi. Geçenlerde vapurda denk geldim; yüzüne aynada bakmak isteyen genç bir kız çözümü cep telefonuyla kendisini fotoğraflayarak buldu.

Geçmişte hassasiyet gösterilen fotoğrafın kendine ait kurallarının yerine günümüzde pek de fazla umursanmadan elde edilen fotoğraflar yayılmaya başladı. Okulda öğrencilerin projelerde bana verdikleri fotoğraflarda da bu anlayışla sıklıkla karşılaşıyorum. Benim çekebileceğimi zannetmediğim bu tarzın içinde amaca uygun ve ifadeyi güçlü kılan fotoğrafların beni bazen etkilediğini de görüyorum.

Fotoğraf sanatçısının dijital teknolojiye hakimiyeti varsa veya uzmanlarıyla çalışabilme olanağı mevcutsa hayal ettiğini kusursuzca üretebilecek imkânı vardır. Bu fotoğrafların çarpıcı uygulamalarının yanında zayıf olanları da fazlasıyla yaygındır. Sanırım bunun faydası klasiklere şimdi daha bir fotoğraf zevkiyle bakabilmemiz oluyor. Tesadüfi veya bilinçli fotoğraflar üretiyor ve görsel iletişimin çok yaygın kullanıldığı bir çağı yaşıyoruz. Şimdi bu sonsuz üretimler arasından sıyrılıp yeni ve farklı birşeyler sunabilmek ancak tutkuyla ve özveriyle çok çalışarak mümkün olabilir. Ayrıca yaşanan ülkeyle sınırlı kalmayıp dünyaya seslenebilme zenginliği de teknoloji sayesinde sağlanmıştır. Fotoğraflarınızı büyük kitlelere gösterebilmek kolaylaşmıştır, fakat daha da nitelikli ve sağlam işlerin gerekliliği de ortadadır.

Ömer Serkan Bakır (fotoğrafçı, yayın yönetmeni)
Dijital fotoğraf teknolojileri, hayatımıza girmeye başladığı ilk yıllarda fotoğrafla ilgilenen pek çok kesim tarafından biraz temkinle karşılandı. 

Hatta birçok fotoğrafçı bu yeni teknolojiye şiddetle karşı çıkıp uzun yıllar bu fikirlerinde ısrar ettiler. Her yeni çıkan teknolojide olduğu gibi bu alanda da pek çok deneme ve yanılma oldu. İlk modeller kimseyi tatmin etmedi. Fiyatlar çok yüksekti. Ancak aradan geçen zaman içerisinde dijital fotoğrafçılık teknolojisinde de taşlar yerine oturdu. İlk başlardaki çekingenlik ve bilgisizlik ortadan kalktı. Bu süreçte gerek hobi, gerek iş, gerek sanat alanında dijital teknolojiler kullanılarak pek çok iş üretildi, sergilendi, satıldı.

Fotoğrafların manipüle edilmesi, değiştirilmesi, yeniden oluşturulması ya da üstünde oynanması gibi kavramlar konusundaki tartışmalar ise uzunca bir süre devam etti. Artık hiç kimse film mi, yoksa dijital mi gibi bir karşılaştırma yapmıyor. Teknolojinin her geçen gün değişmesi, ticari anlamda firmaların işine yararken, üretim ve sanat anlamında ortaya çıkan işlerin sayısı artsa da nitelikleri açısından çıtayı yükseltmeye yetmiyor.

Ali Alışır (fotoğrafçı, eğitmen)
Dijital fotoğraf gerçeklik algımızı tamamen değiştirdi. Gerçeklik günümüzde artık tek bir model üzerinden okunmuyor. İmgenin çıplak gözle görünür bir malzemeden yoksun oluşu ve programlanabilir olması, sayısal olmanın getirdiği bir yeniliktir. Bugün dijital imgeler fotoğrafı taklit edebilme yetisi kazanmıştır. Fotoğrafın varlığını artık zorunlu olarak bir nesneye ya da özneye borçlu değildir. Fotoğraftaki temas artık fiziki dünyada gerçekleşmemektedir.

Nadir Ede (fotoğrafçı, eğitmen, editör)
Ben bir teknokratım, o nedenle önce işin teknik tarafından başlayacağım.

Dijital teknoloji, her şeyden önce yüksek ISO ile çalışmamızı kolaylaştırdı. Bir parantez açıp "sanat" değil, sadece fotoğrafçılıktan bahsettiğimi belirteyim. Amacım eski bir tartışmayı yeniden başlatmak değil. Ben "fotoğafçı"yım, tıpkı ressamlık, ayakkabı boyacılığı veya şarkıcılık gibi bir meslek benim de yaptığım. O nedenle ben sadece fotoğraftan bahsedeceğim, sanattan anlamam.

Evet, konumuza geri dönersek: İnterneti, bilgisayar teknelojisindeki gelişmeleri de dijital teknolojinin içinde saymalıyız. Eğer internet olmasaydı fotoğrafın bu günkü konumunda olmayacağını düşünüyorum. Tabii dijital teknolojinin bu kadar gelişmesi baskı sayısını azalttı, bu ise film ve kart üreten firmalarla mahalle arasındaki fotoğraf stüdyolarını yeni arayışlara yöneltti…

Artık fotoğraflarımızı sosyal paylaşım sitelerinde, internet sitelerinde paylaşıyoruz. Ben bile on dört yıllık "Fotoğraf Dergisi" yayın yönetmenliğinden sonra "Fotopya" adlı fotoğraf paylaşım sitesinin editörlüğünü yapmaya başladım. Artık dergilere, gazetelere internetten abone oluyoruz ve internetten okuyoruz.


Fotoğraf: Ali Alışır

Eğer dijital teknoloji fotografta uygulama alanı bulmasaydı, 
fotoğraf bugün sizce hangi noktada olurdu?


Saygun Dura
Dijital teknoloji fotoğrafta uygulama alanı bulmasaydı, reklam fotoğrafçılığında tasarlananlar kusursuzlukla sonuçlanamayacak veya bazı problemlere de hiçbir şekilde çözüm bulunamayacaktı. Günümüz fotoğraf sanatında bizi zenginleştiren farklı uygulamaları görmekten mahrum kalacaktık. Su altı fotoğrafı, dijitalin devreye girmesiyle birdenbire başka türlü bir şölene dönüşmüştür. Günlük kullanımda fotoğrafların paylaşımının kolaylığı sayesinde insanlar kendilerine ait bir bakışı olduklarını farkedip sıklıkla fotoğraf çeker ve bundan zevk alır oldular, yaşamlarından kesitleri ve gözlemlerini fotoğraflarla anlatmayı tercih ettiler. Yazıyla iletişimin yerini fotoğraf almaya başladı.

Ömer Serkan Bakır
Bir an dijital teknolojilerin hayatımızda olmadığı düşünelim. Dijital fotoğraf makinemiz, görüntü işleme yazılımlarımız, hafıza kartlarımız, her yere götürebildiğimiz tabletler… Gerçekte bu teknolojiler hayatımıza gireli henüz onlarca yıl olmadı. Ancak getirdiği yenilikler ve hayatımızı kolaylaştırması açısından vazgeçilmez oldular. Fotoğrafçılık uğraşı film kullanılan dönemde çok daha zahmetli ve maliyetli bir işti. Sadece bu açıdan bile pek çok amatörün gelişimi uzun yıllar alıyordu. Bundan sadece yirmi yıl önce “fotoğrafçıyım” diye(bile)n kişi sayısı ile şu anda kartvizit bastırıp üzerine “fotoğraf sanatçısı” yazdıran kişi sayısının farkı bile dijital teknolojilerin bize sağladığı nimetlerin sonucudur.

Ali Alışır
Muhtemelen kültürel dinamikleri belirleyen birincil medyum olmaya devam ederdi. Bugün bu söz konusu değildir.

Nadir Ede
Bu sorunun cevabı için şunu söyleyebilirim: Özetle "Bilmiyorum". Bu konuda konuşmak saçmalık olur bence. İkinci Dünya Savaşı çıkmasaydı dünya nasıl olurdu veya insanlar üç bacaklı olsaydı ne olurdu gibi bir soru bu.

Günümüzde mekanik/matematiksel yeti ile sanatsal yaratıcığı böylesine değişik oranlarda birleştiren fotoğrafı yakın gelecekte hem belgesel, hem de sanatsal alanda ne gibi değişiklikler bekliyor?

Saygun Dura
Fotoğraf sanatında yaşanabilecekler konusunda tahminim, dijital teknolojinin verdiği imkânla fotoğraflar gerçeğe çok daha yakın tonlara 

ve detaylara sahip olabilir ve geçmişte yapılanlar hiper realist akım benzeri bir yaklaşımla tekrar yorumlanabilir. Sanatçının yarattığı imgeler dijital ortamda kusursuz inandırıcılıkla fotoğrafa dönüştürülebilir. Filmle tekrar çalışılabilinir ve çok da kıymet görebilir. İki boyutlu fotoğraftan gelişmiş yeni sunumlara geçilebilir. Fotoğrafta kaçınılmaz olarak yeni anlatım biçimleri denenecek, bunun bitmesi için bir neden yok ve fotoğraf daha uzun yıllar varolacak diye düşünüyorum.

Ömer Serkan Bakır
Geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılacak malzeme, materyal ya da teknikler, bir sanat üretiminin sadece bir ayağını oluşturacaktır. Artık sadece kişisel yeteneklerin değil, bilgi, cesaret ve özgünlüğün de konuşulduğu bu platformlarda bir adım öne çıkabilmek her zamankinden daha zor olacaktır.

Ali Alışır
Geçtiğimiz yüzyıldan günümüze fotoğraf önce “temas” gücünden sonra da “iz” bırakma özelliğinden bir şeyler kaybetmeye başladı. Gelecekteki -teknolojik- fotoğraf anlayIşı şüphesiz fotoğrafın daha soyut bir yola gideceğini gösteriyor. İz bırakmadan var olma iddiasında bulunmak abartılı olmaz. Bugün ışığın ve optiğin kimyasal döneminden sonra dijitalin kurgu anlayışının da sonuna geldiğimizi düşünüyorum. Fotoğrafın yeni düzlemi gelecekte sayısal kodlamaların (1-0-1-0) olmadığı yeni bir düzlem olabilir. Bu bağlamda gelecekte imgelerin tarihi göstermek ve onu  inşa etmekten çok bizler için daha fazla tehdit gücü kazanacağını söylemek yanlış olmaz. Şimdiden fotoğraf alanı, belge niteliği yerine, etik, politik ya da ideolojik disiplinlerin bünyesinde daha fazla barındırmakta ve bu alanda kendi geçekliklerini üretmektedir.

Nadir Ede
Vallahi bu sorunun da cevabını bilmiyorum. Ama gelecek beni hep heyecanlandırıyor. Yakın gelecekte neler olabileceği gibi kısa vadeli tahminlerim var. Birini paylaşayım. Çok kişi bana katılmıyor ama "full frame" sensörü olan aynasız dijital makinelerin DSLR makinelerin yerini alacağını sanıyorum. Makineler ve objektifler küçülecek, bu sayede daha hafif çantalar taşıyacağız. Küre kapağı şeklinde sensörler üretilmeye başladı bile, bu ise daha basit mercek tasarımları ile daha kaliteli görüntüler alabileceğimiz anlamına geliyor.

Sanattan anlamadığımı yukarıda belirtmiştim. Bana göre bütün bunlar birer araç, 1945’lerde "underground" sinemacı Maya Deren'in söylediği gibi “Yaratma işinin en önemli kısmı gözümüzün arkasında olur, ön tarafı, yani donanımı ne kadar geliştirirseniz geliştirin, arkası boşsa ortaya iyi ve güzel bir şey çıkmaz”.

Fotoğraf: Saygun Dura

0
1097
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle