26 HAZİRAN, SALI, 2018

Bir Ustanın İzinde Görünenin Ardını Keşfetmek

“Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey” sergisi, Osman Hamdi Bey’in Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’nda yer alan 6 tablosuna alışık olmadığımız bir gözle bakmamızı sağlıyor. Sergi, “Osman Hamdi Bey Tablolarının Bilimsel Analizleri ve Konservasyonu” projesinin süreçlerini izleyiciyle buluşturuyor.

Bir Ustanın İzinde Görünenin Ardını Keşfetmek

Türk sanat tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Osman Hamdi Bey’in SSM’nin Resim Koleksiyonu’nda yer alan Vazoda Çiçekler, Kur’an Okuyan Adam, Kokona Despina, Naile Hanım Portresi, Arzuhalci ve Cami isimli altı tablosunun karşılaştırmalı olarak incelendiği “Osman Hamdi Bey Tablolarının Bilimsel Analizleri ve Konservasyonu” adlı projede, eserlerin geçirdiği restorasyonlardan boyama tekniklerine kadar, sanatçının üretimi ve mirasına dair pek çok detaya yer verildi. Bu heyecan verici proje kapsamında Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer ve Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Banu Başar ile konuştuk.

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer

Osman Hamdi Bey’i, sergi başlığında da yer aldığı gibi, görünenin ardındakini ortaya çıkartacak şekilde araştıran “Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey” sergisi açıldı. Sergi, sanatçının Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’nda yer alan 6 tablosuna alışık olmadığımız bir gözle bakmamızı sağlıyor. Tabloların konservasyon ve bilimsel araştırma sürecini bizlerle buluşturan “Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey”, bizler için de bir ilk aslında. Neden Osman Hamdi Bey’in eserleri üzerine odaklanmayı tercih ettiniz merak ediyorum.

Tanzimat döneminin yetiştirdiği çok yönlü aydınlardan olan Osman Hamdi Bey, Türkiye’deki kültür sanat ortamının gelişmesinde belirleyici role sahip aktörlerden biri. Sanayi-i Nefise Mektebi ve Müze-i Hümayun gibi kurumlarda kilit rollerde bulunan Osman Hamdi Bey, bu coğrafyada müzeciliğin, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasının, arkeolojinin öncülerinden biri olmasının yanı sıra sanatçılığıyla da miladi öneme sahip isimlerden, aynı zamanda Oryantalist resimleriyle Türk sanat tarihinde figüratif resmin önünü açan sanatçılardan biri. Dolayısıyla Osman Hamdi Bey, her şeyden önce kimliğiyle ve Türkiye kültür sanat tarihindeki yeriyle öne çıkan bir isim.

Sonuçları bugün Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Atlı Köşk sergi salonlarında sergilenen araştırma kapsamında incelenen ve Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’na ait altı Osman Hamdi Bey eseri ise sanatçının farklı dönemlerini yansıtan niteliklere sahip. Hayatı boyunca hem ailesinden hem de yakın çevresinden isimlerin portrelerini yapan Osman Hamdi Bey’in iki portresi, Naile Hanım Portresi ve Kokona Despina bu araştırmada incelendi. Kuran Okuyan Hoca, Osman Hamdi Bey’in son döneminde dini yapıları betimlediği eserlerine bir örnek. Arzuhalci, sanatçının resimlerinde sık sık betimlediği feraceli kadınlara yer verdiği eserlerinden biri. Vazoda Çiçekler ise Osman Hamdi Bey’in bilinen tek natürmort eseri. Cami eseri de sanatçının az sayıdaki manzara resmi arasında yer alıyor.

​Başka bir deyişle, sanatçının hayatı boyunca işlediği temaları ve farklı dönemlerini içeren bu seçki, onun sanatına dair kapsayıcı bir bakışı da mümkün kılıyor. Bazıları imzasız olan bu eserler, bu tip bir bilimsel araştırmayı farklı yönlerden zenginleştirecek birer kaynak sağlıyorlar. Araştırma sonucunda ulaştığımız veriler ise sanatçı üzerine yapılacak diğer projeler için de belirleyici nitelikler taşıyorlar.  

  • Arzuhalci
  • Arzuhalci x-ray 40x28cm
  • Arzuhalci - Pigment1
  • Arzuhalci - Pigment2
  • Cami
  • Cami x-ray 40x26cm
  • Cami - Pigment2
  • Cami - Pigment1
  • Kokona Despina
  • Kokona Despina x-ray  40x31cm
  • Kokona Despina  - Pigment2
  • Kokona Despina - Pigment1

Kokona Despina - Pigment1

Araştırma sürecinde kullandığınız tekniklerden bahsedebilir misiniz? Hangi adımlarla ilerlediniz, ne tür işlemler gerçekleşti?

Projenin ilk aşamasında X-ışını görüntüleme tekniğiyle Osman Hamdi Bey’in eserlerinin filmleri çekilerek hem sanatçının çalışma tekniğiyle ilgili bilgi sağlandı hem de tabloların kondisyonları anlaşıldı. Araştırmanın bir sonraki adımında aynı tabloların kimyasal analizleri gerçekleştirildi. Bu süreçte ilk olarak eserlerden alınan mikro boya örnekleri epoksi içeren kapsüllere gömüldü ve böylece özelliklerinin korunması sağlandı. Boya örnekleri, enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi eklentili taramalı elektron mikroskobu (scanning electron microscope with energy-dispersive X-ray spectroscopy, SEM-EDS) tekniğiyle incelendi ve içerdikleri elementler tespit edildi. Raman spektroskopisi ile boyaların “parmak izi” grafikleri çıkarılarak, bunların hangi pigmentlerden oluştuğu bulundu. Son olarak altı tablonun tuvallerinin organik yapıları, kızılötesi spektroskopisi (Fourier transform infrared, FTIR) ile incelendi. Veriler, temel bileşenler analizi (principal component analysis, PCA) metoduyla sınıflandırıldı ve özellikleri belirlendi.

İki yıllık bir araştırma ve çalışma döneminden bahsediyoruz. Bu süreçte karşınıza çıkan ve sizi şaşırtan ögeler oldu mu? Sürecin zorlukları nelerdi?

Tüm bu araştırma sürecinin bize sunduğu en dikkat çekici unsur; Osman Hamdi Bey’in eserlerinde boya uygulamadan önceki ayrıntılı çalışma tekniğiydi. X-ışını filmleri bize, sanatçının ilk aşamada ayrıntılı bir çalışmayla resmin yapısını ortaya çıkardığını, figür ve mekânları karakalemle çizerek resme başladığını gösterdi. Çıplak gözle görülemeyen ayrıntıları görünür kılan X-ışını filmleri sayesinde sanatçıya dair başka bir çarpıcı bilgiye daha ulaştık; sanatçının eserlerinde boya yüzeyinde görülen pürüzsüz yapının altında serbest fırça darbeleri uyguladığını gördük.

Bu araştırmanın asıl ilginç yanı ise 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında üretmiş bu sanatçının kullandığı tekniklere, sanki yanı başımızda çalışıyormuş gibi hâkim olmamızı sağlamasıydı. Bu sergiyle ziyaretçilerin de resimlere bakışına bir yenilik getirmeyi umuyoruz. İnanıyoruz ki ziyaretçilerimiz, bu sergiyi gezdikten sonra başka tabloların da X-ışınıyla filmleri çekilse nelerin ortaya çıkacağını merak etmeye başlayacak.

​Projenin en zorlayıcı yanı, Türkiye’de daha önce sanatçıya dair bu kapsamda bir çalışma yapılmamış olmasıydı. Ancak konservasyon çalışmaları alanında dünyanın en yetkin kurumlarından olan Getty Konservasyon Enstitüsü’nün projeye desteği, bu zorluğu da aşmamızı sağladı. 

  • Naile Hanm
  • Naile Hanm x-ray 40x30cm
  • Naile Hanm - Pigment2
  • Naile Hanm - Pigment1
  • Vazoda €çiçekler
  • Vazoda €çiç‡ekler - Pigment2
  • Vazoda €çiçekler - Pigment1
  • Kuran Okuyan Hoca
  • Kuran Okuyan Hoca x-ray
  • Kuran Okuyan Hoca - Pigment2
  • Kuran Okuyan Hoca - Pigment1

Kuran Okuyan Hoca - Pigment1

Yaptığınız araştırmalar sonucu ulaştığınız, Osman Hamdi Bey’in boya kullanma tekniği, çalışmaların geçirdiği restorasyon işlemleri, pigment analizleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Nelerle karşılaştınız?

Projenin pigment analizi sürecinin her aşamasında heyecan verici bilgilere ulaştık. Örneğin Osman Hamdi Bey’in bilinen tek natürmortu olan Vazoda Çiçekler tablosu, sanatçının çalışma koşullarına dair önemli bir bulgu içeriyordu. Tablodan alınan boya örneklerinin analizi sonucunda sanatçının bu eserinde, zamanı için altın kadar değerli olan doğal denizaşırı mavisi pigmentini kullandığını tespit ettik. Yalnızca Afganistan’da bulunan Lapis Lazuli taşı öğütülerek elde edilen doğal denizaşırı mavisi, Ortaçağ Avrupa’sında sadece varlıklı kişiler tarafından verilen siparişler ve Meryem Ana’nın kaftanının rengi için kullanılırdı. Osman Hamdi Bey'in eserinde bu kadar kıymetli bir pigmenti kullanmış olması, bize onun imkânlarının dönemin diğer sanatçılarının aksine kısıtlı olmadığını, kaliteli malzemeler kullanabilecek kaynaklara sahip olduğunu göstermektedir.

​Eserlerin kondisyonuna dair yapılan araştırmalarda ise bu tabloların Sakıp Sabancı Müzesi envanterine kaydedilmeden önce uğradıkları hasarların ve geçirdikleri restorasyonların bilgilerine ulaşıldı. İncelenen tablolardan Vazoda ÇiçeklerKokona Despina ve Arzuhalci bugüne sağlam halde ulaşmış eserler. Diğer üç tabloda ise çeşitli hasarlar tespit edildi. Örneğin Kuran Okuyan Hoca'da boya dökülmesi olduğu görüldü. Naile Hanım Portresi'nin ise sol yanında geniş bir yırtık bulundu. Ancak araştırma kapsamındaki altı tablo içinde en çok zarara uğramış eser Cami. Tablonun alt bölümünde yaklaşık 4 cm genişliğinde boydan boya bir hasar tespit edildi. Buradaki boya tabakası tamamen kaybolmuş. Öte yandan tuval bezi yıpranmış olmasına rağmen, yok olmamış. Bu, hasarın yangın ya da haşere yeniği gibi dokuyu tamamen yok edici bir etkenden ziyade, su baskını gibi yalnızca boyaları bozacak bir tahribattan kaynaklandığını gösteriyor. 

Sergilerde genellikle eserin üretilme sürecine dair bilgilerle karşılaşmıyoruz. Bu açıdan proje özellikle Osman Hamdi Bey gibi Türk sanat tarihinin önemli isimlerinden birine yönelik olmasının yanında sanatçının üretim aşamalarına ışık tuttuğu için de değerli. Ziyaretçilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Ziyaretçilerin sergide en çok ilgisini çeken unsurlardan biri, Kuran Okuyan Hoca’daki figürün tamamlanmamış olması. Boya uygulamadan önce figürleri karakalemle çizen sanatçının bu yöntemi, bu resimde elleri ve kıyafeti tamamlanmayan hoca figürü sayesinde açık bir biçimde görülüyor. Ziyaretçiler bu duruma çok şaşırıyorlar. Çünkü tamamlanmamış bir tablo, diğer eserlere göre daha az değerli sanılabilir. Ancak sanatçının çalışma yöntemine dair böyle bir detayı sunmasından dolayı Kuran Okuyan Hoca aynı zamanda bilimsel ve sanat tarihsel anlamda oldukça önemli bir tablo.

​Osman Hamdi Bey’in tablolarında kullandığı değerli malzemeler de ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Sanatçı, doğal denizaşırı mavisi pigmenti kullandığı Vazoda Çiçekler’in dışında, Naile Hanım Portresi’nde de altın varak gibi çok kıymetli bir malzemeye yer veriyor. En sağlam tuval bezi türlerinden olan Belçika tuval bezini kullanmış olması da sanatçının malzemelerinin kalitesine büyük bir önem verdiğini gösteriyor. 

Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Banu Başar

Proje, Bank of America Merrill Lynch’in “Sanatı Destekleme Programı” kapsamında gerçekleştiriliyor. Bize programdan biraz bahsedebilir misiniz?

Bank of America Merrill Lynch’in Sanatı Destekleme Programı, dünya genelinde kâr amacı gütmeyen müzelere yapılan bağışlar sayesinde, tarihsel veya kültürel öneme sahip, yok olma tehlikesi altındaki eserlerin korunmasını sağlıyor. Proje çerçevesinde korumaya alınan eserler arasında, ülkelerin kültürel mirası kapsamı içinde bulunan çalışmalar da yer alıyor. Banka programın hayata geçtiği 2010’dan bu yana 30 ülkedeki müzeye bağışta bulunarak, 120’den fazla koruma projesine destek verdi.

Program çerçevesinde dünya çapında korumaya alınan eserler arasında Londra’da, Society of Antiquaries’de yer alan Magna Carta’nın 2 kopyası; Gustave Courbet’in Paris Orsay Müzesi koleksiyonundaki görkemli tablosu L’Atelier du peintre (Sanatçının Stüdyosu); Pablo Picasso’nun New York Guggenheim Müzesi’nde sergilenen Ütü Yapan Kadın tablosu; Kan Eitoku’nun Tokyo Ulusal Müzesi’nde yer alan ve Japon Hükümeti tarafından ulusal hazine kapsamına alınan Hinoki -zu ( Selvi Ağacı) çalışması bulunuyor.

Bank of America Merrill Lynch Sanatı Destekleme Programı çerçevesinde Osman Hamdi Bey’in eserlerinin yanı sıra, Türkiye’den geçtiğimiz yıllarda koruma altına alınan başka eserler de bulunuyor. İstanbul Rezan Has Müzesi’nde sergilenen ve MÖ 9-7’nci yüzyıllar arasına tarihlenen Urartu Mücevherleri koleksiyonu ile yine İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi bünyesinde yer alan 8’inci yüzyıl Emevi dönemi bir Kur’an’ın restorasyonu bu kapsamda gerçekleşen çalışmalar arasında yer alıyor.

​Öte yandan Bank of America Merrill Lynch, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin yürüttüğü, Asya tarafındaki kazılarda çıkarılan ve M.S. 4’üncü ile 15’inci yüzyıl, geç Roma ve Bizans dönemlerine ait 548 sanat eserinin onarımına destek verdi. Halen devam eden proje çerçevesinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde onarılan eserler ayrıca Ağustos 2018’de yayınlanması planlanan hem bu koruma projesini hem de İstanbul’un Anadolu yakasının geç Roma ve Bizans dönemlerini anlatan bir kitaba da konu olacak.

“Sanatı Koruma Programının”nin yeni planları arasında neler yer alıyor?

Henüz duyurusu yapılmamış yeni projelerimizden bahsedemiyoruz, ancak dünyanın dört bir yanında desteklediğimiz diğer projelerden bahsedebiliriz.

Sanatı Koruma Programının bir parçası olarak Bank of America Merrill Lynch, 2018'de, Smithsonian Kültürel Kurtarma Girişimi'nin (SCRI) ilk kurumsal ortağı oldu. Bank of Amerika Merrill Lynch'in bu inisiyatife verdiği destek, insan yapımı veya doğal afetlerin tehdit ettiği ya da etkilediği kültürel mirasın korunması yönünde. Girişimin amacı ABD'deki ve dünyadaki toplulukların kimliklerini ve tarihlerini korumalarına yardımcı olmaktır.

Bank Of America Merrill Lynch’nın sanatı destekleme programı bankanın sanata olan bakış açısını yansıtıyor. Program ekonomilerin gelişmesine ve farklı kültürlerin birbirlerini tanımasına yardımcı olarak toplumları eğitir ve zenginleştirir. Sanata olan bağlılığımız, sosyal sorumluluk anlayışımızın önemli bir unsurudur. Sanatı Koruma Programı dünya genelinde; ilham veren eğitim programlarıyla herkesin sanata erişebilmesini sağlayan, iş yaratan, sergiler açan ve kâr amacı gütmeyen sanat kurumlarını destekliyor. Küresel ölçekte sanatın, daha geniş bir kültürel birlikteliği anlatan evrensel bir dil olduğunu düşünüyoruz.

Bu yıl Londra'da, British Museum'da sergilenen modern çağın en büyük ve en yenilikçi heykeltıraşlarından biri olan Rodin ve Antik Yunan Sanatı (26 Nisan- 29 Temmuz 2018) sergisine sponsorluk sağlıyoruz. Sergi, Rodin'in antik sanata, özellikle antik Yunan sanatına bakışını başka bir çerçeveden nasıl ele aldığını ortaya koyuyor. Sergiye gerçekleştirdiğimiz sponsorluk kapsamı içinde halka açık etkinliklerin ve eğitim programlarının düzenlenmesi de yer alıyor.

Londra Tate Modern Müzesi’nde, 2008 yılından bu yana destek verdiğimiz altıncı etkinliğe, İngiltere’de bugüne kadar sanatseverlerle buluşan en kapsamlı Modigliani sergisine sponsor olduk. 2 Nisan 2018 tarihinde sona eren sergide Modigliani’nin ikonik portreleri, heykelleri ve ülkede sanatseverlerin beğenisine sunulan en büyük nü çalışmalarına yer verildi.

Bank of America Merrill Lynch Sanat Koleksiyonu, müzeler ve kâr amacı gütmeyen galerilerin hiçbir ücret ödemeden ödünç alabilecekleri eşsiz bir kaynağa dönüşmüştür. Bu da söz konusu kurumlar için önemli bir gelir imkânı yaratmaktadır. Programın başladığı 2008 yılından bu yana dünya çapında 120'den fazla müze bu koleksiyonları ödünç aldı.

Güney Afrika'da Johannesburg'daki Wits Art Museum'u (WAM) birkaç yıl boyunca destekledi. Müze, 2017 yılında, 26 Temmuz- 8 Ekim 2017 dönemimde; Bank of America Merrill Lynch Warhol Unscreened Koleksiyonu’ndan Amerika'nın ünlü sanatçılarından Andy Warhol'un 80'den fazla baskısını ödünç aldı. Bank of America, koleksiyonundan müzeye bedelsiz olarak sergilenmek için ödünç verilen eserler arasında Çiçekler, Nesli Tükenmekte Olan Türler, Campbell's Çorba Kutuları, Muhammed Ali, Marilyn Monroe, Mickey Mouse ve Superman baskıları yer alıyor.

Banka bu desteği sayesinde Güney Afrikalı sanatseverlere ve ziyaretçilere 20. Yüzyıl Batı sanatının en önemli pop art sanatçılarından biri olan Andy Warhol’un eserlerine erişebilmelerini sağladı. Buna ek olarak, Warhol’un ünlü Rolling Stones Sticky Fingers plak albümü, röportaj dergi kapakları ve ünlü Birmingham Race Riot görüntüsü de sergilenen eserler arasında yer aldı.

​Bank of America Merrill Lynch ayrıca program kapsamında okullara ve gençlerde destek veriyor. Öğrencilere yönelik bir yayın ve gençler için Teen-Connect adı altında atölye çalışmaları yürüten bankanın programlarından bugüne kadar 3500 genç yararlandı.


0
3710
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle