04 MAYIS, CUMA, 2018

Bir Özgürlük Alanı: Foto Galatasaray

Günümüz sanat mecralarının son dönemlerde gözlerini diktiği arşivcilik ve özellikle fotoğraf arşivi çevresinde gelişen çalışmalardan biri olan, Tayfun Serttaş’ın uzun emekleri sonucunda ortaya çıkan “Flashback” sergisi, Pilevneli Gallery’de sanatseverle buluştu.

Bir Özgürlük Alanı: Foto Galatasaray

“Flasback” sergisi, Ermeni kadın fotoğrafçı Maryam Şahinyan’ın uzun yıllar boyunca İstanbul’un Beyoğlu semtinde yer alan Foto Galatasaray adındaki fotoğraf stüdyosunda, objektifinin karşısına geçen insanların, 11 bin parçalık arşivinden oluşuyor.

​Maryam Şahinyan’ın fotoğraf arşiviyle ilk karşılaşmamız 2011 yılında SALT Galata bünyesinde gerçekleşmişti. Lâkin SALT Galata’da ki sergilenme şeklinin sadece dijital mecrada kalması, Şahinyan’ın adının anılması hususunda yeterli olsa da, fotoğrafın kendi doğasının “elle tutulur” formundan uzak oluşundan ötürü bir burukluk yaşatmıştı.

​1935 – 1985 yılları arasında Galatasaray’daki stüdyosunda fotoğrafçılık yapan Maryam Şahinyan, Sivas doğumlu bir Ermeni. Ailesinin İstanbul’a göçüyle fotoğrafçılık serüveni başlayan Maryam Şahinyan, döneminin nadide kadın fotoğrafçılarından biri. Tayfun Serttaş’ın uzun soluklu arşiv araştırmaları ve elde ettiği fotoğraf serileri, stüdyo fotoğrafçılığının sanat kaygısından uzak olan tavrına sahip olsa da fotoğrafların sergileniş biçimi, stüdyo fotoğrafı tavrından uzaklaştırıyor ve ortaya çıkan sergiyi daha ilgi çekici bir hâle getiriyor.

Toplumsal hafıza ve bellek vurgusu, çağdaş sanatta sıklıkla rastladığımız bir tema. Geçtiğimiz günlerde e- devlet uygulamasının getirdiği soy ağacı uygulamasının bile gördüğü rağbeti göz önüne alırsak, geçmiş her daim merak edilen ve hasret duyulan bir konumda. Bu noktada “Flashback” sergisini ziyaret ederken şunu aklımızın bir köşesine iliştirmeliyiz, yaşanılan “Flashback” sadece tarihsel değil aynı zamanda duygusal. Fotoğraflarda bulunan kişilerin yer edindiği sosyal yaşam, günümüzle kıyaslanınca özgürlüğe özlem duymanın önüne geçilemiyor. Pilevneli Gallery’nin duvarlarını çevreleyen her bir kare fotoğraf, imgesel özgürlüğü vurguluyor. Fotoğraflarda yer alan insanlara bakarken sanki çok uzak bir dönemmiş gibi gelse de, o arşivde yer alan çocuklardan birinin şu an birilerimizin dedesi veyahut ninesi olması söz konusu. Yani aslında o özlenen hâl çok da uzak değil… Şahinyan’ın Cumhuriyet sonrası İstanbul’un sosyo – kültürel yaşamına ayna tutuşu ve bir kadın fotoğrafçı olarak toplumda yer alışı, bizlere, günümüze oranla, kendi zamanının toplumsal dinamiklerinin belgelerini sunuyor.

Fotoğraflar arasında gördüğümüz kendi toplumsal şartlarında nü olarak nitelendirebileceğimiz kadın pozları, cinselliğin mahrem çemberinde şekillenişini ortaya koyuyor. Bir o kadar ilgi çeken diğer kareler ise eşcinsel ve trans çiftlere ait. Toplumda yer ediniş şekillerini kanıtlayan bu fotoğrafların bir kadın fotoğrafçı gözünden çekildiğini kendimize hatırlatmakta fayda var. Fotoğraflarda genel olarak şunu gözlemliyoruz ki, her ne kadar dört duvar bir stüdyo içerisinde çekilmiş olsalar da verilen her poz kendi özgürlüğüne sahip. Günümüz fotoğraf algısından oldukça uzak bir noktada olduğu da bariz bir gerçek. Toplumda hızla yer edinen “tek model insan” profiliyle ilişkisi yok. Statü kaygısından uzak verilen bu pozlar arasında görüp şaşırdığınız, neden bu pozu vermiş acaba, diye düşündüğünüz anlar olabilir. Aslında cevabı çok açık: Kendileri oldukları için. Ağlayan hallerini, dövmelerini, upuzun saçlarını belgelendirmek istemelerinin sebebini yadırgamamalıyız. Bireysel birer imge oluşları özgünlüğü ve özgürlüğün beraberinde samimiyeti de getiriyor. Yakın zamana kadar, fotoğraf albümü göstermek bir samimiyet göstergesi olarak kabul edilirken, Serttaş’ın bizleri devasa bir Foto Galatasaray ailesiyle tanıştırması, takdire değer.

Sergi, arşiv araştırmalarının zorlu ve sabır isteyen yönüyle olan fazlaca mesaisi sonucu, Pilevneli Gallery’nin mimarisiyle birleşince etkileyici bir enstalasyon çalışması olarak karşımıza çıkıyor.


Maryam Şahinyan’ın kendi serüveninden bizlere bıraktığı bu kareler, geçmişle günümüz arasında duygusal bir bağ kurarken günümüz gerçekliğiyle de yüzleştiriyor. Cumhuriyet sonrası İstanbul’unun yaşam sosyolojisine, Maryam Şahinyan’ın gözünden, Tayfun Serttaş’ın dokunuşlarıyla birlikte göz atmak isterseniz “Flashback” sergisi, 26 Mayıs tarihine kadar Pilevneli Gallery’de ziyaret edilebilir.

0
2179
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle