09 ARALIK, SALI, 2014

Bedenler, Mercekler ve Karınca Çiftlikleri

Geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleşen gerçekleşen Moving Image-İstanbul sergisi, güncel video sanatına dair dünyada olan bitenler hakkında ilk elden örnekler görebilmemiz açısından oldukça önemliydi. New York ve Paris’in ardından İstanbul’a konuk olan serginin öne çıkan sanatçılarından Rollin Leonard ile üretim süreci ve İstanbul üzerine sohbet ettik.

Bedenler, Mercekler ve Karınca Çiftlikleri

Sevgili Leonard, Moving Image İstanbul’da Water lens, Wave serinden işler sergiledin. Ancak işlerin hakkında detaylı olarak konuşmaya başlamadan önce, form ve içeriğe ilişkin genel sanatsal ilgin hakkında bir soru sormak istiyorum. İşlerindeki ortak estetik ve kavramsal konular nelerdir?

Malzemeyle agnostik bir şekilde çalışıyorum (Paris galerimin deyişiyle), ancak bunu söylemek, son beş yılda işlerimde bir şekilde fotoğraf kullandığım için daha zor. Şu an fotoğraflardan yapılmış bir seri heykel ve video üzerine çalışıyorum ve bu yaptıklarımın cila ve mükemmelliğe yoğun bir şekilde ihtiyacı var, sanatçı arkadaşım Andrew Benson işlerimi 70’lerde ABD’nin batı kıyısında yapılmış olan fetish-finish işlerle karşılaştırıyor. Eski projelerimin çoğuysa insanlar, insanların parçaları ve bedenin renk paletleri hakkındaydı. İşlerimin genel iskelesiyse genellikle sistemler, süreç dizileri ve ortak matematiksel kavramlar. Genellikle amacım insanların içini görebileceğim ve süzebileceğim, (kavramsal, süreç tabanlı) bir mekanizma ya da filtre tasarlamak. İlgi alanımsa, bu mekanizmaların çalışma şekilleri ve insanların kendi tanınabilir formları ve birbirleriyle ilişki kurması güç fikirler için bir empatiyi zorlamak.

  • Divide Helen
  • 360° / 18 Lilia, 2013, 36 second loop, photographic video

360° / 18 Lilia, 2013, 36 second loop, photographic video

Son çalışmaların üzerine detaylı olarak devam etmeden önce, senin için önemli bir mesele olarak görünen insan bedenine ilgin üzerine biraz daha konuşmak istiyorum. Bir sanatçı olarak, yalnızca sanatsal üretimin bir teması olarak değil, aynı zamanda farklı yönlerden bir ilham kaynağı olarak, beden senin için ne anlama geliyor ve bunlar hangi yönler?

Bilinçli olarak bedenden ilham alıyor değilim, sadece bir bedenim var. Dev bir evrende bir leke ve muazzam kimyasal kümeleri olduğumuzu, ancak kendimizi yüzleri ve beş duyusu olan insanlar olarak hissettiğimizi anlıyorum. Bir bedenin bakış açısından, bedenlerin ötesindeki şeyler hakkında düşünürken çalışıyorum. Sanatsal bakış açısından, bedenleri diyagramlar olarak görecek olursak, fikirleri içeren bedenlerdir.

  • Frankenstein Face
  • Resoltion

İnsan gövdesinden, işlerinin gövdelerine kayalım istersen. Bize son dönemde ürettiğin işlerinin, özellikle Water Lens, Wave serisinin üretim sürecinden ve niçin böyle bir “fetish-finish”e ihtiyaç duyduğundan bahsedebilir misin?

Fetish-finish, şeffaf reçineyle kaplı işlere referans verir, ancak aynı fotoğraf tekniği, ışığın farklı olması dışında, ekran bazlı Water Lense, Wave serisine de uygulanabilir. Bu animasyonlar hareketsiz bir yüzün stop-motion fotoğrafları; yüz ile kamera arasında su damlalarının olduğu bir plaka bulunuyor. Animasyon ilerledikçe ben damlacıkların şeklini değiştiriyorum, damlacık da aşağıdaki yüzün görüntüsünü kıran kusurlu bir mercek gibi davranıyor. Suyu böylesine hassas bir şekilde kontrol edebilmek için normalde posta kutularını ya da ayakkabıları korumak için kullanılan su itici bir kaplama kullanıyorum. Su, kaplanmamış alanlarda toplanarak önceden tasarladığım şekilleri alıyor. Videoda izleyiciye bunun bir post-prodüksiyondan ziyade, optik ya da  pratik bir etki olduğunu hatırlatmak amacıyla kimi toz parçaları ve hava kabarcıkları gibi bazı kusurları bırakıyorum.

  • Cell Bodies, Panty, Stocking, Joe(2013)2
  • Cell Bodies, Panty, Stocking, Joe(2013)

Cell Bodies, Panty, Stocking, Joe(2013)

Anladığım kadarıyla, sanatsal amacına ulaşabilmek için heykelsi nesnelerden fotoğraf ve animasyona kadar değişen pek çok farklı ve çeşitli tekniği birleştiriyorsun. İzin verirsen sana en çok nefret edilen soruyu sorayım: Bir sanatçı olarak kendini bir sanat akımı içinde görüyor musun ve sanat tarihi açısından işlerini hangi geleneğe yerleştiriyorsun?

Çoğunlukla net-artist ya da post-internet sanatçısı olarak tanımlanıyorum. Çoğu net-artist, sınırlı kariyer potansiyeli olan, mali olarak desteklenmeyen asosyal tipler olarak bilindikleri için net-artist olarak tanımlanmak istemezler. Bu benim çalışma alanımın küçük ancak oldukça görünür bir parçası. İnsanlar işlerimi özellikle online deneyimlenmek üzere yapılmış olanlardan tanıyorlar. Bir sonraki web tabanlı işim Mayıs ayında cloaque.org’da, Transfer Galeri-New-York ve Xpo Galeri-Paris’teki sergilerimde görülebilecek.

  • Crash Kiss (Steven & Susan), 2013, 18 by 24 inches, c-print with frame
  • Arm Ball Rollin

Arm Ball Rollin

Biraz da İstanbul deneyimin üzerine konuşalım. Burada bulunduğun süre içinde 1600’den fazla fotoğraf çektiğini söyledin. Kameranın arkasında ve ötesinde neler deneyimledin?

Fotoğraflar, ziyaret ettiğim şehirlerin uydurma portrelerini hazırladığım, sürmekte olan bir video serisi için çektiğim, parlak güneş ışığı altında 13:00-16:00 saatleri arasında sokaklarda yürüyen insanlara aitti. Şimdiye kadar liste birkaç Amerikan şehri, Paris ve İstanbul’u içeriyor. Her şehirden toplanan görüntüler, 5-20 dakikalık animasyonlar için birer palet ve karakter oluşturuyor. Bedenler boş bir ekranda beliriyorlar, ardından yavaşça dağılıyorlar ve daha fazlası eklendikçe deforme oluyorlar. Animasyon oynadıkça imajlar parçalanmaya başlıyor ancak görsel veri korunuyor, çünkü pikseller yok olmuyor, sadece etrafta hareket ediyorlar. Pikseller gittikçe yoğunlaşıp bulanıklaştıkça, insan kalabalığı dönen bir toz bulutuna dönüşüyor. Şu ana kadar, insanların giydikleri elbiselerin çeşitliliği yüzünden, İstanbul benim için en heyecan verici görsel set oldu. Bu imgeleri şehirden ayıklamak, yaya trafiğinin yoğunluğu yüzünden New York’a kıyasla inanılmaz kolay oldu. Hiçbir şey beni kalabalığın içinde yürümekten daha fazla insan hissettirmiyor ve İstanbul bu konuda benzersiz bir deneyimdi. Kendimi devasa bir karınca çiftliğinde gibi hissettim ama çalıştığım proje yüzünden beni algısal olarak aynı anda iki yöne çeken bireylere odaklandım. Kalabalığı görmek ve onlar  kalabalık içine karışmadan önce bireyleri görmek, umarım video serisi de benzer bir etkiye sahip olacaktır.

grid-scan-diagonal

grid-scan-diagonal

Oldukça heyecan verici görünüyor. Senin İstanbul tanımını görmek için sabırsızlanıyor olacağız. Bu nazik ve keyifli sohbetin için teşekkür ederiz. 

Sinusoidal Waves, Frequency(x) & Amplitude(y)

Sinusoidal Waves, Frequency(x) & Amplitude(y)

0
1431
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle