24 TEMMUZ, ÇARŞAMBA, 2013

Ayzıt Bostan

Ayzıt Bostan ile yaklaşık beş yıl önce 032c dergisinin Berlin’de düzenlediği bir partide ortak arkadaşlarımız aracılığıyla tanıştık. Ayzıt partide dj’lik yapıyordu. Kendisi hakkında ilk dikkatimi çeken şey müzik zevki oldu. Bunu zamanla kendisinin birebir anlatımından tanıma şansım olduğu sanatsal çalışmaları ile moda tasarımları izledi. Ben Berlin’de Ayzıt Münih’te yaşadığı için, sık görüşemesek de Berlin’deki sergi ve sunumlarında, Venedik Sanat Bienali’nde, öğrencilerimle Münih’teki stüdyosunda onu ziyaret ettiğimde, geçen yaz Hofgarten’daki Replika yerleştirmesine nazır yediğimiz akşam yemeğinde ve diğer buluşmalarımızda sohbetlerimizden çok keyif aldığım Ayzıt ile bugün Münih’teki stüdyosunda buluşuyorum. / Bilgen Coşkun

Ayzıt Bostan

Ayzıt merhaba. Hazır Replika’dan söz etmişken, istersen söyleşimize bu yerleştirmen ile başlayalım. Replika’nın çıkış noktası neydi ve fikir aşamasından uygulamaya kadar nasıl bir süreç izledin?


Replika yerleştirmesi fikri geçen Venedik Sanat Bienali sırasındaki ziyaretimde ortaya çıktı. San Marco Meydanı’nda yürürken, aklımda buranın havası ve estetiğini, benim çok sevdiğim bir yer olan Münih’teki Hofgarten’a taşıma vizyonu oluştu. Bundan iki ay sonra, Münih Şehri’nin kamuya açık alanda sanat duyurusundan haberdar oldum. Gerhardt Kellermann ile bir araya gelip bu fikir üzerinde çalıştık. Sunulan 226 konsept içerisinden bizim fikrimiz seçildi.


Müze ve galerilerde sergilenen sanat eserlerini oraya kendi istekleri doğrultusunda gidenler görüp beğeni süzgeçlerinden geçiriyorlar. Kamuya açık alanlarda gösterime sunulan sanat eserlerini ise o mekanda bulunan herkes, sanatla alakalı olup olmamasından bağımsız bir şekilde, istemli ya da istemsiz görüyor. Sence kamusal alanda gösterilecek bir sanat eseri nasıl seçilmeli? Replika konusunda insanların tepkileri nasıl oldu?



Sanat eserleri genelde bir komisyon tarafından seçilir. Bununla birlikte halkın kesinlikle sanata açık olduğu düşünülmeli. Sanatçılar kişisel tutumlarını gösterirler, kamuya açık alanın dekorasyonundan sorumlu değillerdir. Bir sanat eserini algılayan her gözlemci bu eseri kendi dünyasına alıp almama kararını kendisi verir. Replika’ya gelen yorumların büyük bir kısmı olumluydu. Fakat tabii ki sanatı gereksiz bulan zihniyetler her zaman olacaktır.

Replika Hofgarten’daki süresini doldurduğunda yolculuğu sonlandı mı yoksa yolculuğuna başka bir mekanda devam mı ediyor?


Hemen bunu takiben, yerleştirmeden bir kesit Ekvator’da sergilendi. Replika mekana bağlı ve aynı mekanda tekrar edilmeyecek bir yerleştirmeydi. Replika’ya göndermeler yapacak yeni yerleştirmeleri kesinlikle hayal edebiliyorum.


Replika’dan yine Replika ile eş zamanlı olarak Hofgarten içerisindeki Münih Sanat Derneği’nin (Kunstverein München) aynı mekana bakan vitrininde gösterime sunulan Landwehrstraße adlı video yerleştirmene gelmek istiyorum. Replika’daki estetik ile Landwehrstraße’deki estetik birbirine zıt. Fakat sen Replika’yı sanki bu video yerleştirmene kanvas olarak kullanmış gibisin. Bu iki birbirinden farklı çalışmayı neden bir araya getirdin?


Hofgarten’daki yerleştirmeye paralel olarak Kunstverein München camekanlarında bir işimi sunmak üzere beni davet etti. Ben bu video çalışmamı göstermeye karar verdim. Çünkü Replika nasıl Venedik’teki San Marco Meydanı’nı Münih Hofgarten’a taşıyorsa, bu video çalışmamın sunumu Münih Tren Garı’nın içinde bulunduğu sert hatlara sahip semtin, seçkin Hofgarten’a transferini sağlamış oldu.

Landwehrstraße video yerleştirmende ilgimi çeken bir şey de aslında sahibi Iraklı olan bir fırının çalışanlarından birine kendi tasarımın olan ipek bomber jacket’ı giydirmen. Bununla fırındaki görselliği manipüle etmiş olmuyor musun?


Bu videodaki içerik aslında dokümanter bir çekimin video performansına dönüşmesi. Bu performanstaki üç aktör benim tasarımım olan bomber jacket ile belirtildi. Bu videoda benim için asıl önemli olan şey ceketler ya da buna bağlı olarak gösterilen fırının estetiğini eleştirmek değildi.


Sanatçı kişiliğinin yanında moda tasarımı da yapıyorsun. Hatta sanıyorum moda tasarımına sanattan daha önce başladın. Bu senin için iki farklı üretim süreci anlamına mı geliyor yoksa bütün yaratıcı işlerin birbirine paralel mi ilerliyor?


Mekanizmalar birbirine çok benziyor. Oluşum ve üretim süreçleri birbirine paralel olarak ilerliyor. 

Geçenlerde arte kanalında ‘From Sketch’ programına konuk oldun. Burada işlerinin temelini indirgemenin oluşturduğundan bahsediyordun. Bunu biraz daha açabilir misin?


İşlerimde aklıma yatan bir eleme yoluyla ortaya şaşırtıcı bir yalınlık çıkartmaya çalışıyorum.


Geçtiğimiz yıl Kunsthochschule Kassel’de profesorlük unvanı aldın ve ders vermeye başladın. Öğrencilerinle iletişimin çalışmalarını nasıl etkiliyor? Bu iletişim yaratıcılığını besliyor mu?


Profesörlük benim için çok yeni bir şey. Bilgimi ve tecrübelerimi öğrencilerle paylaşmak beni çok mutlu ediyor. Diğer taraftan, tabii ki onlardan çok besleniyorum. Bu karşılıklı bir ‘verme ve alma’.


Teşekkürler Ayzıt!


0
1445
0
Yazar:
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle