22 EYLÜL, PAZARTESİ, 2014

Atölyelerin Mutfağında; Açık Stüdyo Günleri

Açık Stüdyo Günleri; sanatçıların galerilere ihtiyaç duymaksızın çalışma alanlarını ziyaretçilere açtıkları özgür bir platform. Bu sene ilk defa düzenlenen etkinliğin kurucuları; Deniz Beşer ve Juliane Saupe. İlk olarak Deniz Beşer'e Açık Stüdyo Günleri hakkında merak ettiklerimizi sorduk. Sonrasında ise Deniz Beşer ve Juliane Saupe ile etkinliğe katılacak sanatçılardan Erbil Sivaslıoğlu ve Gözde Başkent - Defne Güntürkün'ün atölyelerini ziyaret ettik.

Atölyelerin Mutfağında; Açık Stüdyo Günleri

Açık Stüdyo Günleri’nden bize biraz bahsedebilir misiniz? Nereden çıktı bu fikir, nasıl gelişti?

Açık Stüdyo Günleri’nde sanatçılar, galeriye ihtiyaç duymaksızın kendi eserlerini meraklı bir izleyici kitlesi ile paylaşma fırsatı edinecekler. 27-28 Eylül 2014 tarihlerinde sanatçılar, kendi ev, atölye ve alanlarını açarak ziyaretçilerini davet edecekler ve ziyaretçiler de harita aracılığıyla bir atölyeden diğerine rahatlıkla ulaşarak normalde ziyarete açık olmayan, sanatçıların çalışma ortamlarına misafir olacaklar.

Koordinatörlerden biri olarak ben (Deniz Beşer) daha önce evde fanzin filmleri gösterimi ve Evde D.i.Y.oruz adında kendi ev-atölyemde konserler organize etmiştim. Gelen olumlu geri dönüşler kişisel olarak açık stüdyo mantalitesine açılabileceğimi gösterdi.

Bunun dışında Juliane Saupe ve ben, Viyana ve İstanbul’da yaşıyoruz. Viyana’da organize edilen açık stüdyo etkinliklerine katılmak bize oldukça ilham verdi. Sonrasında Juliane ile birlikte bunu organize edebileceğimizi düşünmeye başladık. Aslına bakacak olursak dünyanın birçok şehrinde 20 seneye yakındır bu tarz oluşumlar organize ediliyor. Biz ise "böyle bir organizasyon neden İstanbul’da olmasın!" diyerek ASG’nin temel planlaması üzerine çalışıp düşüncelerimizi eyleme aktardık.

  • Deniz Beşer ve Juliane Saupe​ ©Korhan Karaoysal
  • Erbil Sivaslıoğlu, Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Proje Türkiye ve özellikle İstanbul sanat dünyasındaki hangi boşlukları doldurmayı hedefliyor?

Türkiye’de genç sanatçılar başlangıçta, çoğunlukla galeriler ile çalışarak sergi açma gibi bir strateji güdüyorlar. Fakat  yurt dışında genç sanatçılar depo, terk edilmiş bina ve fabrika gibi white-cube anlayışın dışında yer alan mekânlarda sergiler kurguluyabiliyorlar. Hatta ünlü bir küratör olan Hans-Ullrich Obrist’in 23 yaşındayken organize ettiği ilk sergisi ‘’World Soup’’ ismi ile kendi evinin mutfağında yer almıştır. Bu bize aslında sanatın her yerde sergilenebileceğini gösteren en iyi örneklerden biri oldu.

Ev ve atölyelerin bilindik galeri mekânı olmayışının İstanbul’un sanat galerilerinde karşılaşamayacağımız türden bir samimiyeti sağlayacağını düşünüyoruz.

Bunun dışında Türkiye’de sanatçılar birbirleri arasında bölünmüş ve fazla organize olamıyor görüntüsü içerisinde. Buna ek olarak sanatçı grupları ve bağımsız organizasyonlar yeterli sayıda değil. ASG ile birlikte sanatçılar arası oluşan diyaloglarının bir nebze dayanışma kapısını aralayacağını umuyoruz.

  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Açık Stüdyo Günleri’ni diğer fuar ya da alıştığımız sergilerden ayıran özellikler nelerdir?

Aslında Açık Stüdyo Günleri’ni fuar ya da alıştığımız sergiler ile kıyaslamamak gerektiğini düşünüyoruz. Fakat bir benzetme yapacak olursak; fuarlar, ziyaretçilerini evlerin misafir salonlarına, ASG ise ziyaretçilerini evin mutfağına davet ediyor diyebiliriz. Bu bağlamda ASG, sergiden çok sanatçının kendi mekânındaki üretim sürecini, yerinde göstermeyi ve sanatçı-ziyaretçi arasındaki samimiyeti hedefleyen bir oluşum. Ayrıca bu yıl ilkini organize ettiğimiz Açık Stüdyo Günleri’nde hiçbir sponsor olmaksızın ve  kâr amacı gütmeden yola çıktığımızı da belirtmek isteriz.

Sponsorsuz çalışmak karşınıza çeşitli zorluklar çıkartmıyor mu?

Bu organizasyonu yaparken mesai harcadığımız halde herhangi bir artı değer, ekonomi kazanmadık. Juliane, bu organizasyonun yerine herhangi bir sanat projesi için ücretli çalışabilirdi. Ben ise esas işim olan görsel sanatlar üzerine düşünsel ve eylemsel olarak bir üretim yapabilirdim.

Bunun haricinde pr konusunda kendi limitlerimiz dahilinde bir çalışma gerçekleştirebildik. Organizasyonu sadece 2 kişi yapıyor olmamız hızlı haraket edebilme gibi bir kabiliyet sağlarken, herhangi bir profesyonel çalışan kadro olmaması ise kolaylaştırıcılık etabında bir dezavantaj gibi gözükebiliyor.

  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal

Türkiye’de daha önce karşılaşmadığımız türden bir etkinlik olan Açık Stüdyo Günleri, sanatı daha ulaşılabilir bir platforma taşırken, sanatçıların karşılaştığı zorlukları da biraz törpülemeyi hedefliyor gibi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sanatçıların galeri haricinde atölye ve evlerinde sergi açarak gerek sanat piyasası içinden gerekse dışından ziyaretçilerle iletişim ağı kurmalarını hedefliyoruz.

Bunun dışında ASG'de sanatçılar, eserlerinin nasıl sergileneceğine tamamen kendileri karar veriyor olacaklar. Bu açıdan da hem sanatçıları hem de ziyaretçileri karşılaşmadıkları türden bir tecrübe bekliyor diyebiliriz.

Hazırlık sürecinde sanatçıların ve ziyaretçilerin tepkileri nasıl oldu? Alışık olmadığımız bir etkinlik olduğu için özellikle sanatçıları heyecanlandırdığını düşünüyorum.

Öncelikli olarak yakın çevremizde yer alan ressam, fotoğrafçı ve illüstratör dostlarımızdan oldukça olumlu tepkiler aldık. Projeyi fikir bağlamında oldukça güçlü bulduklarını bizlere belirttiler. Bunun dışında sosyal medyadaki paylaşımlardan da organizasyonu ilgi çekici bulan takipçiler ve onların destek verici yorumlarını gözlemledik. Hatta bir twitter kullanıcısı ‘’Ne güzel bir etkinlik! Başvuran olursa asistanı olurum’’ twiti atarak düşüncelerini aktardı.

  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Bitti Gitti Atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Erbil Sivaslıoğlu ©Korhan Karaoysal

Erbil Sivaslıoğlu ©Korhan Karaoysal

İlk kez düzenlenen ASG'de hangi disiplinler ile karşılaşacağız?

Bu sene ziyaretçiler ASG’de resim, heykel, fotoğraf, illüstrasyon, tasarım, video ve moda tasarımı gibi disiplinlerden eserlerle karşılacaklar. Gelecek sene ise gerek performans sanatçıları, gerek diğer disiplinlerden sanatçılardan da başvuru bekliyor olacağız.

Ziyaretçileri sanatçıların ev ve atölyelerine davet ediyorsunuz. Başvurularda ev ya da atölyenin uygunluğunu ve sanatçının işlerini bir değerlendirmeden geçiriyor musunuz? Yoksa kapınız her katılımcıya açık mı?

Küratör kelimesinden kaçınarak kendimizi koordinator olarak tanımlamayı yeğliyoruz. Elbette Açık Stüdyo Günleri için bölge, atölye ve belli bir çizgide sanatsal üretim yapıyor olmak gibi kriterler var, ama bu katı bir küratöryel seçimin yer aldığı anlamına gelmiyor. Ayrıca bu sene ASG, bir deneme yılında olduğundan dolayı kapısı tüm sanatçılara açık.

  • Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Defne Güntürkün ve Gözde Başkent ©Korhan Karaoysal
  • Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal

Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal

Açık Stüdyo Günleri’nin bundan sonraki planları nelerdir? Her sene gerçekleşeceğini umut edebilir miyiz?

ASG’yi aslında her sene organize etme fikri üzerine inşa ettik. Bu açıdan gelecek sene de organizasyonu tekrar ederek güç kazanmasını istiyor ve Açık Stüdyo Günleri’nin sanatçı takvimlerinde yer almasını ümit ediyoruz.

2015 senesinde Anadolu Yakası'nı da organizasyona dahil etmeyi düşünüyor ve farklı disiplinlerde üretim yapan sanatçılardan başvuruların gelmesi ile ASG’nin skalasını arttırmasını istiyoruz.

  • Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • Gözde Başkent ve Defne Güntürkün'ün atölyesi ©Korhan Karaoysal
  • ©Korhan Karaoysal
  • ©Korhan Karaoysal

©Korhan Karaoysal

ASG ekibine dair bize biraz daha bilgi verebilir misiniz?

Juliane Saupe, sanat koordinatörü ve kültür bilimcisi olarak İstanbul ve Viyana’da yaşayıp çalışıyor. Saupe, Artist in Residence Programı olan AiR Shedhalle Tübingen e.V.(Tübingen, Almanya) ve Kampilesanat (İstanbul, Türkiye) gibi organizasyonların oluşumunda ve koordinasyonunda aktif rol almıştır. Saupe, Akademie der bildenden Künste (Viyana, Avusturya) de Critical Studies programında  yüksek lisans eğitimine devam ediyor.

Ben (Deniz Beşer) ise Universidad de Sevilla (İspanya) Resim Bölümü ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarım Bölümü’nden mezun oldum. Görsel sanatçı olarak çalışıyor ve Kampilesanat, İstanbul Fanzin Festivali, Evde D.i.Y.oruz gibi organizasyonların koordinatörlüğünü yapıyorum. Bunun dışında Heyt be! Fanzin ve Zoomk-Ru-Tu gibi kolektiflerin kurucusu ve üyesiyim.

Ayrıca  ASG’deki grafik tasarım desteğini yadsıyamacağımız Sedef Karakaş’ın katkılarını da unutmamalıyız.

Son olarak, organizasyonda hangi parallel etkinlikler yer alacak?

Paralel etkinlikler olarak rehberli tur ve after party planladık. Tüm bunlara yönelik gelişmeleri gerek ASG’nin web sitesi ve sosyal medya sayfalarından takip edebilirsiniz.

0
2749
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle