
Pandeminin sanat dünyası üzerindeki etkisi gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Son olarak 2021 Venedik Bienali de salgından etkilenen sanat etkinlikleri kervanına katıldı. Bienal tarafından yapılan açıklamayla birlikte dünyanın en önemli sanat organizasyonlarından biri olan etkinliğin 2021 edisyonu üzerindeki spekülasyonlar şimdilik son buldu. Bienalin 2021 edisyonunun planlanan tarihten bir yıl sonra, 2022 yılında gerçekleşeceği duyuruldu. Bu erteleme haberinin Venedik Mimarlık Bienali’ni de kapsadığı ifade edildi.
Venedik Bienali’nden yapılan açıklamaya göre 2021 Venedik Bienali’nin Cecilia Alemani yönetimindeki ana serginin 23 Nisan 2022 ile 27 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Daha önce ağustos ayına ertelendiği duyurulan ve Hashim Sarkis tarafından denetlenen Venedik Mimarlık Bienali’nin ise 22 Mayıs 2021 ile 22 Kasım 2021 tarihleri arasında düzenlenmesi düşünülüyor.
Venedik Bienali’nin yönetim kurulu başkanı Roberto Cicutto, yaptığı açıklamada son birkaç günü bienal üzerindeki belirsizlikleri ortadan kaldırmak için yoğun bir mesaide çalışarak geçirdiklerini belirtiyor. Virüs salgını ve sonuçlarıyla acı bir şekilde yüzleşmek zorunda kaldıklarını belirten Cicutto, planlamalarda aksaklıklar ve gecikmeler olsa dahi bienalin sanatseverlerle buluşacağını ifade ediyor. Cicutto, salgın nedeniyle insanları riske atamayacaklarını ve bu gecikmenin bir mecburiyet olduğunu da sözlerine ekliyor.
Haluk Bilginer’in yazar Anthony Horowitz’in aynı isimli kitabından uyarlanacak İngiliz yapımı Alex Rider dizisinde başrol oynayacağı açıklandı. Dijital platformlar üzerinden izleyiciyle buluşacak dizide Bilginer’in kötü adam Dr. Hugo Greif’e hayat vermesi bekleniyor.
14 yaşında bir genç olan Alex Rider’ın hikâyesini izleyiciyle buluşturacak dizi, sıradan bir insanın nasıl bir suç makinesine dönüşebileceğini anlatıyor. Amcası şüpheli bir şekilde öldürülen Rider, bir ânda kendisini komando eğimi alırken buluyor ve hayatının ne kadar hızlı değiştiğinin farkına kendisi bile varamıyor. Çekimleri İngiltere ve Romanya’da gerçekleştirilen dizinin başrollerinde ise Otto Farrant, Haluk Bilginer, Vicky McClure, Andrew Buchan ve Stephen Dillane gibi isimler yer alıyor.
Netflix, The Office’ın yaratıcıları Steve Carell ve Greg Daniels’ın yeni komedisi Space Force’un resmi fragmanını izleyicilerle paylaştı. Netflix, 29 Mayıs 2020 Cuma günü tüm dünya ile aynı anda gösterime girecek diziye paralel olarak oyuncuların ve kamerası arkası ekibin katılımlarıyla bir de podcast dizisi meydana getiriyor. Dizinin arkasındaki hikâyeyi mercek altına alan Space Force podcast serisi de aynı gün dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.
Amerikan ordusunda görevli başarılı pilot General Mark. R. Nair’in havacılıktan uzay birimine geçişini ve ilk görevi için harekete geçtiği süreci anlatan Space Force, izleyicilere komedi dolu farklı bir hikâye vadediyor. Bir Netflix yapımı olarak izleyiciyle buluşacak dizi, seriye özel olarak hazırlanan podcast dizisiyle de ilgi odağı hâline geliyor. Her Pazartesi ve Perşembe yayımlanacak 10 bölümlük seriyi dizinin başrollerinden Jimmy O. Yang sunuyor. Podcast dizisine Steve Carell, Greg Daniels, John Malkovich, Ben Schwartz, Tawny Newsome ve Diana Silvers gibi isimlerin konuk olması planlanıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=EhABJUrtFuA
Paris’in ünlü ve köklü kitapçılarından Shakespeare and Company, uzun tarihi boyunca kendisini ziyaret etmiş ve kitap satın almış müşterilerinin okuma alışkanlıklarını okurlarla paylaşıyor. Kitapçının ödünç verdiği veya sattığı kitaplardan oluşan liste, Shakespeare and Company’nin verilerini dijitalleştirme projesi kapsamında yeniden elden geçiriliyor. Listede kitapçıyı oldukça sık ziyaret eden ve dükkânın daimi müşterilerinden olan Ernest Hemingway, James Joyce ve Gertrude Stein gibi edebi titanların okuma alışkanlıkları açıkça ortaya konuluyor.
Sylvia Beach tarafından 1919 yılında Paris’te açılan Shakespeare and Company, okurlara özellikle İngilizce kitap bulma konusunda yardımcı olmasıyla tanınıyor. Açıldığı yıllarda İngilizce kitabın oldukça pahalı ve zor ulaşılabilir nesneler olması, kitapçının değerini daha da ön plana çıkarıyor. Bu özelliğinden dolayı birçok sanatçı ve yazar tarafından bir merkez olarak kabul edilen kitapçı, bu özelliğiyle tarihi boyunca fark yaratmasıyla anılıyor. Konukları arasında Aimé Césaire’dan Simone de Beauvoir’a, Jacques Lacan’dan Walter Benjamin’e, Ernest Hemingway’den James Joyce’a kadar birçok önemli ismin yer aldığı kitapçı, dijital çalışmaları ile bu isimlerden geriye kalanları okurlarla paylaşıyor.
Shakespeare and Company’nin dijital kayıtları birçok önemli belge ve elyazısı okuma kartı/fişi içeriyor. Mesela kitapçıdaki bir el yazısı karta göre Ernest Hemingway 1925 yılında, henüz ilk romanı The Old Man and the Sea’yi yayımlamadan önce kitapçıdan Joshua Slocum’un anı türündeki kitabı Sailing Alone Around the World’ü ödünç almış. Bir başka kayıtta ise Gertrude Stein, TH Crosfield’ın tarihi romansı A Love in Ancient Days gibi ilginç bir eseri satın almış.
The American Library Association’a göre aslında müşterilerinin tüm kişisel verilerini yok etmesi gereken kurum, bunu gerçekleştirmeyek günümüze önemli bir miras bırakıyor. Princeton Üniversitesi’nde İngilizce profesörü olan ve Shakespeare and Company’nin arşivini dijitalleştiren ekibin başında yer alanJoshua Kotin, Beach’in bu davranışıyla okurlar için oldukça değerli bir iş gerçekleştirdiğini ve bu durumdan oldukça memnun olduğunu belirtiyor.
Kaynak: The Guardian
Kuzey İrlandalı indie grubu Two Door Cinema Club, tüm geliri yeni tip corona virüs (COVID-19) hastalarının tedavisinde kullanılacak yeni cover çalışması Isolation'ı dinleyicilerle buluşturdu. John Lennon’a saygı duruşu niteliği taşıyan çalışma, Lennon’ın sevilen şarkısını yeni bir yorumla sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Alex Trimble’ın ev stüdyosunda kaydettiği Isolation, salgın nedeniyle evlere kapandığımız “karantina günleri”ne paralel bir ruh hâli içeriyor. Dinleyicilere “yalnızlık” duygusunu sonuna kadar hissettiren şarkı, Trimble’ın kendine has tarzı ve yorumuyla yeni bir kimlik kazanıyor. Söz ve müziği John Lennon’a ait olan şarkı, sanatçının 1970’te yayımlanan ilk solo albümü Plastic Ono Band’ın da sevilen parçaları arasında yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=Gpaw1IAn87s
Belçikalı sanatçı Blanche, 29 Mayıs 2020’de çıkacak ilk albümü Empire öncesi üçüncü ve son teklisini dinleyicilerle buluşturdu. 1,2 Miss You isimli tekli, sanatçının “özlemek” teması etrafında ördüğü bir hikâyeyi anlatıyor.
Henüz 17 yaşındayken 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda City Lights isimli şarkısıyla Belçika'yı temsil eden Blanche, çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Bu ay ilk albümü Empire ile tekrar müzikseverlerle buluşacak olan sanatçı, üç yılın ardından hayalini nihayet gerçekleştiriyor. Londra ve Brüksel arasında yoğun bir tempoda kaydedilen albümdeki tüm şarkı sözleri ise Blanche’in imzasını taşıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=bIWt1ZZvNE4
British Library, karantina sürecinde çocuklara özel bir çağrı yaptı. Kütüphane evlerine kapanan çocukların tıpkı iki yüzyıl önce Brontë’nin yaptığı gibi kendi minyatür masal kitaplarını yazmasını istedi.
Günümüzden iki yüzyıl önce, 1800’li yıllarda Brontë, kahverengi kâğıt şeker paketlerini, duvar kâğıdı şeritlerini ve çeşitli eski kâğıt parçalarını birleştirerek kurşun askerlerinin okuması için bir posta pulu büyüklüğünde minyatür masal kitapları meydana getirmişti. Günümüzde hâlâ büyük bir ilham kaynağı olan bu eser, büyük bir endüstriyi de peşinden sürükledi. Bu sıra dışı fikirden ilham alan British Library, ulusun tüm çocuklarına Brontë’den ilham alarak kendilerine özgü masal kitapları tasarlaması yönünde bir çağrı yaptı. Açıklamada çocuklar tarafından yazılıp resimlenecek kitapların kütüphane yoluyla okurla buluşacağı da belirtildi.
Çevrim içi bir “Ulusal Minyatür Kitapları Ulusal Kütüphanesi” oluşturmak isteyen British Library, proje kapsamında İngiliz çocuklarca gerçekleştirilen çalışmaları internet sitesi üzerinden erişime açmayı planlıyor. Çocuklar için oluşturulacak çevrim içi kütüphanenin Queen Mary'nin bebek evindeki 600 minyatür ciltten oluşan yayıncı John Marshall'ın kibrit kutusu büyüklüğündeki Infant's Library’sine kadar birçok minyatür işi okurların beğenisine sunması düşünülüyor. Kütüphanenin yeni projesine katkıda bulunanlar arasında Katherine Rundell ve Philip Ardagh gibi isimler ön plana çıkıyor.Kütüphane çalışanlarından Anna Lobbenberg ise projeye katılan çocukların bu durumdan ötürü çok mutlu olduklarını belirtiyor. Ayrıca çalışmaların görüntülenmesi amacıyla kurulacak sanal kitaplık için bir illüstratör görevlendirilmesi planlanıyor.
Kütüphane, çocuklardan ev yapımı minyatür kitaplarını Twitter’da #Bel_Learning #DiscoveringChildrensBooks hashtaglerini kullanarak paylaşmalarını veya e-posta ile learning@bl.uk adresine göndermelerini istiyor.
Hong Konglu yönetmen Wong Kar-Wai, yeni filmi Blossoms için hazırlıklara başlıyor. Blossoms’ın set çalışmalarının önümüzdeki temmuz ayı içerisinde Çin’in Hengdian World Studios’larında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Usta yönetmenin yeni filmi için Mart 2021’e kadar Çin’in kıyı eyaletlerinden Zhejiang’de bir yer kiraladığı da biliniyor.
Yeni tip corona virüsün etkilerini büyük oranda atlatan Çin’de birçok endüstri normal hayata dönüş yapıyor. Bu hareketlilikte sinema da hızla normalen dönen sahalardan biri olarak ön plana çıkıyor. Yönetmen Wong Kar-Wai de uzun bir aradan sonra çekeceği yeni filmi Blossoms için kamera arkasına geçmeye hazırlanıyor. Otuz yılı aşkın kariyeri boyunca sadece 11 film çeken yönetmen, son olarak 2013 yılında The Grandmaster filmiyle sinemaseverlerin karşısına çıkmıştı.
Çin’in yerel lehçelerini eserlerine taşıyan Jin Yucheng’in 2012 yılında yayımladığı aynı isimli romandan sinemaya uyarlanacak Blossoms için Wong Kar-Wai’nin beş yılı aşkın bir süredir çalıştığı açıklandı. Bu filmin kendisi için özel bir içsel serüvene dönüştüğünü belirten Wong Kar-Wai, film üzerine çalışmak için uzun süredir memleketi Şanghay’da bulunuyordu. 1990’lı yılların Çin’inde romantik bir hayat ve iyi bir statü elde etmek için mücadele eden genç bir adamın hikâyesini anlatan Blossoms’ın önümüzdeki yıl izleyiciyle buluşması bekleniyor.
Wong Kar-Wai, Blossoms'ın film versiyonuna ek olarak film ile aynı ismi taşıyan bir dizinin de yapımcılığını üstleniyor. Tencent Video için çekilecek dizinin Shen Yan tarafından yönetilmesi ve 30 bölümden meydana gelmesi planlanıyor. Shen Yan, 2017 yılında popüler bir Çin televizyon kanalı için gerçekleştirdiği ve yine bir roman uyarlaması olan The First Half of My Life ile adını duyurmuş, ardından çıkışını sürdürmüştü. Çin medyasında yer alan haberlere göre Blossoms'ın dizi prodüksiyonu için nisan ayında çekimlere başlanması planlanıyordu.
Netflix, yeni bilim kurgu dizisi Snowpiercer’ın resmi fragman ve afişini takipçileriyle paylaştı. Başrollerini Alison Wright, Mickey Sumner, Susan Park, Iddo Goldberg, Katie McGuinness, Lena Hall, Sam Otto ve Roberto Urbina’nın paylaştığı dizinin 25 Mayıs 2020 Pazartesi günü ABD ve Çin dışında tüm dünyada aynı anda gösterime girmesi planlanıyor.
CJ Entertainment ve Tomorrow Studios tarafından meydana getirilen Snowpiercer, dünyanın buzla kaplı olduğu karanlık bir gelecekte geçiyor. Dünyanın çorak bir vadiye dönüşmesinin ardından hareket eden 1001 vagonlu bir trende insanların hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi konu alan dizi, içerisinde birçok farklı hikâyeyi barındırıyor. Oscar ödüllü yönetmen Bong Joon Ho’nun aynı adlı filminden uyarlanan dizi, sınıflar arası savaştan sosyal adaletsizliğe kadar birçok mesele üzerine düşündürüyor. Yönetmen koltuğunda James Hawes’ın oturduğu Snowpiercer’in 10 bölümden oluşacağı belirtiliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=M5YvwvjC1AE
Çağdaş Japon edebiyatının sevilen yazarı Haruki Murakami, koronavirüs sebebiyle karantinada sıkılanlar için 22 Mayıs’ta “Stay Home Special” isimli özel bir radyo programında sevdiği şarkıları çalacak.
Yazarlığı kadar müziğe olan tutkusuyla da tanınan Murakami, 22 Mayıs’ta ülke çapında yayımlanacak ve 2 saat sürecek programda hem sevdiği şarkıları paylaşacak hem de dinleyicilerin sorularını cevaplayacak. Murakami, kendi sayfasında “Umuyorum ki müziğin gücüyle koronavirüsün yarattığı bunalımı biraz olsun dağıtabiliriz” sözlerini paylaştı.
Murakami, 2018 yılından bu yana Tokyo FM’de yayımlanan bir saatlik programda kendi koleksiyonundan seçtiği kayıtları paylaşıyor. Yazar, 2018’de ilk programdan önce şu sözleri söylemişti: “Böyle güzel zamanları başkalarıyla bir kadeh şarap ya da bir fincan kahve eşliğinde paylaşmanın iyi olabileceğini düşündüm.”
Murakami Radio, “Stay Home Special” programında 22 Mayıs'ta, 22:00 - 23:55 saatleri arasında Tokyo FM 80.0 ve 38 istasyonlarında çalacak.