
Sanatçı Ai Weiwei, bir parçasını yönettiği Berlin I Love You filmi yapımcılarının kendi bölümünü Çinli otoriteleri sinirlendirmemek amacıyla kestikleri suçlamalarında bulundu. Alman yayını DW’ye konuşan sanatçı, yapımcıların Shangai’da çekecekleri Shangai I Love You filminin çekim sürecini zorlaştırmak istemediklerini ve bu nedenle bölümünü kestiklerini belirtti. Weiwei ayrıca Berlin Film Festivali’nin sanatçının filmde bulunması durumunda filmi göstermeyi reddettiğini söyledi.
Çin hükümetine karşı uzun süredir eleştirilerde bulunan sanatçı, 2011 yılında birkaç kez tutuklanmış ve pasaportuna el koyulmuştu. Sanatçı 2015 yılında Berlin’e yerleşmişti. Berlin I Love You filminin yapımcısı Claus Clausenas ise bu konu hakkında “Bu konu hakkında karar vermeliydik. Ai’nin bölümünü göstermeyi istedik fakat yapamadık” açıklamasını yaptı.
Queen 24 Şubat tarihinde gerçekleşecek 2019 Oscar Ödül Töreni’nde performans gerçekleştireceğini açıkladı. Grup üyeleri gitarist Brian May ve baterist Roger Taylor’a gruba 2011 yılından itibaren turnelerde eşlik eden Adam Lambert eşlik edecek. Bu performansın gerçekleşmesinde grubun efsanevi solisti Freddie Mercury’nin biyografisini konu alan Bohemian Rhapsody’nin başarısı gösteriliyor.
Oscar töreni aynı zamanda Lady Gaga ve Bradley Cooper’ın Shallow düetine, Gillian Welch ve David Rawlings’in When a Cowboy Trades His Spurs for Wings (The Ballad of Buster Scruggs) performansına, Jennifer Hudson’ın I’ll Fight (RBG) ve sürpriz bir konuğun The Place Where Lost Things Go (Mary Poppins Returns) performansına ev sahipliği yapacak.
Brooklyn Museum, Frida Kahlo’nun eserlerinin ve portrelerinde görülen nesnelerin bir arada görülebileceği “Frida Kahlo: Appearance Can Be Deceiving” isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. New York’taki ilk ve tek kişisel sergisini 1938 yılında Julien Levy Gallery’de gerçekleştiren sanatçı, seksen yıl sonra yeniden şehirdeki sanatseverlerle buluşuyor ve sergi bu yılın en popüler sergilerinden birisi olarak gösteriliyor.
Londra’daki Victoria & Albert Museum’da Kahlo’nun şimdiye kadar hiç görülmemiş giysilerinin sergilendiği “Frida Kahlo: Making Herself Up” isimli camekânın genişletilmiş versiyonuna sahip olan sergi, Amerika’da son on yılda gerçekleşen en büyük Kahlo gösterimi olma özelliği taşıyor.
Kahlo’nun eserlerinin, kıyafetlerinin, mücevher ve aksesuarlarının, ecza dolabının ve başka şahsi eşyalarının yer aldığı sergi aynı zamanda fotoğrafçı Nickolas Muray, Imogen Cunningham ve Tina Modotti’nin çektiği kırk adet arşiv fotoğrafını da bulunduruyor. Sanatçının hayatının son aylarında ampute ayağı için kullandığı protez de sergilenen eşyalar arasında yer alıyor.
“Frida Kahlo: Appearances Can Be Deceiving” sergisi, 12 Mayıs tarihine kadar Brooklyn Museum’da ziyaret edilebilecek.
Geçtiğimiz sonbaharda New Mexico’da çekimleri başlayan Breaking Bad’in devam filmi ile ilgili detaylar The Hollywood Reporter’da paylaşıldı. Konuyla ilgili bir kaynak, Netflix’in isimsiz Breaking Bad filminin ilk gösterim haklarına sahip olduğunu ve sonrasında filmin film kanalı AMC’de yayımlanacağını belirtti. Netflix ve AMC henüz bu haberleri doğrulamadı.
Breaking Bad’in baş yapımcısı ve aynı zamanda Mark Johnson ve Melissa Bernstein ile birlikte marka iş birlikçisi olan Vince Gilligan, yeni filmin senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini üstleniyor.
*spoiler içerir
Filmde, dizideki rolüyle Emmy kazanan Aaron Paul’un Jesse Pinkman rolünde, dizinin finalinde gerçekleşen kıyımdan kaçmaya çalışması ve özgürlüğünü araması anlatılacak.
Walter White rolü ile izlediğimiz oyuncu Bryan Cranston is katıldığı The Dan Patrick Show’da filmin çekildiğini onayladı. Bryan Cranston Walter’ın filmde yer alıp almayacağı bilinmeyen film için, eğer Gilligan isterse kesinlikle olumlu bir yanıt vereceğini belirtti. Walter’ın flash backlerle mi yoksa yeni sahnelerle mi görüleceği ise henüz bilinmiyor.
Geçtiğimiz Kasım ayından çekimlerine başlanan film büyük ihtimalle en erken 2019 yılının sonunda izlenebilecek.
Üç boyutlu taramalar ile “sanal mumyalar” yaratan sanatçı Frederik Heyman, dijital olarak üretilmiş anıt mezarları kendi özneleriyle sergiliyor. Virtual Embalmings isimli çalışma, moda ve eğlence sektöründen Isabelle Huppert, Kim Peers ve Michéle Lamy’nin dikkatle alınmış girdileri kullanılarak internet sitesi NOWNESS’ın Define Beauty serisi için oluşturuldu.
Dijital enstalasyonlar öznelerin gelecekte nasıl hatırlanmak istediklerini yansıtıyor. Zamana ve mekâna meydan okuyan çalışma, gelecek için dijital anmanın birer belgesi oluyor.
Büyük duvarları boyamaya biraz ara verip stüdyosunda antik baskı tekniklerini keşfetmeye odaklanan sanatçı Phlegm’in bir süredir gizli tuttuğu yeni projesinden detaylar paylaşıldı. Sanatçının Mausoleum of the Giants isimli yeni projesi devasa heykellerden oluşan bir gösteri olacak. İngiliz sanatçı yeni projesini büyüdüğü, sanat kariyerine başladığı ve birçok çalışma gerçekleştirdiği Sheffield’te bulunan terkedilmiş bir endüstri kompleksinde gerçekleştirecek.
Sanatçının ilk sergisinden beş yıl sonra gerçekleşecek bu sergi, daha önce görülmemiş devasa ölçekli heykellerden ve ikonik karakterlerden oluşacak. Hollerin içerisinde, koridorlarda, odalarda yer alan eserler illüstrasyon alt yapılı duvar resimleriyle birbirine bağlanacak ve terk edilmiş mimari yapıyla etkileşimde bulunacak.
15 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında görülebilecek “Mausoleum of the Giants” sergisi, izleyicileri tüm dünyadan insan karakterlerini yansıtan cana yakın canavarlar ile karşılayacak. Şimdilik sır gibi saklanan serginin adresi 11 Mart tarihinde bu siteden paylaşılacak.
Margaret Atwood’un ödüllü ve çok satan romanı Damızlık Kızın Öyküsü’nden uyarlanan, Altın Küre ve Emmy dahil olmak üzere yaklaşık 50 ödül sahibi The Handmaid’s Tale’in merakla beklenen üçüncü sezonundan ilk kareler paylaşıldı.
ABD’nin bir parçası olan Gilead distopyasındaki totaliter toplumun hayatını konu alan dizi, devlet mülkü olarak popülasyonu arttırmak için damızlık olmaya zorlanan Offred’in mücadelesini gözler önüne seriyor. Elisabeth Moss, Joseph Fiennes, Alexis Bledel, Yvonne Strahovski, Madeline Brewer, Ann Dowd, Max Minghella, Christopher Meloni ve Elizabeth Reaser’ın rol aldığı dizi, yakında yeni bölümleriyle blutv’de olacak.
Son zamanlarda bir eserine çok benzer bir imajın pop şarkıcı Ariana Grande’nin God is a woman isimli müzik klibinde kullanılması sebebiyle şarkıcıya dava açmasıyla adından çokça söz ettiren Vladimir Kush’ı tanıyalım.
Rusya doğumlu sanatçı Vladimir Kush, sanatseverler onu sürrealist bir sanatçı olarak görmesine rağmen kendi sanat hareketi “Metaphorical Realism”i savunuyor. Kush, Laguna Beach’te ve Las Vegas’ta yer alan galerilerinde kendi eserlerini sergiliyor. İdrak etmesi zor olan kavramları konu edinen sanatçı, metaforlar ve benzeşimler ile onları anlamaya çalışıyor.
Sanatçı, eserlerine bakan izleyicilerin “Neden bunu daha önce hiç düşünmedim? Hep bunun hayalini kuruyordum” yorumları ile karşılaştığını belirtiyor.
Küçük bir kadın figürünün bir mumun ateşinde resmedildiği eserinin Grande’nin klibinde kullanılmasıyla ilgili “İnsanlar yeni fikir bulmakta zorlanıyor… Belki de bu durumun hiç fark edilmeyeceğini düşündüler. Vladimir Kush, bir Rus ismi-belki bu durumu fark edemeyecek kadar uzaktadır ya da bir şey yapabilecek kapasitesi yoktur.” açıklamasını yaptı.
Londra’da yer alan Serpentine Galleries, Marina Abramovic’in dijital bir performansını sergilemeye hazırlanıyor. The Life isimli çalışma, gerçek ve sanal dünyayı bir araya getiren, dijital teknolojinin yeni bir formu olan, Mixed Reality’nin hazırladığı eşsiz bir performans olarak karşımıza çıkacak.
Ziyaretçilere ana galeri boşluğuna girmeden önce giyilebilir komut verme araçlarının verileceği çalışma, bir dairenin içerisinde gerçekleşecek ve Abramovic’in dijital temsili Magic Leap One cihazı ile yansıtılacak. Ziyaretçiler sanatçının hareketlerini keşfetmekte özgür olacak ve onu odanın içerisinde hissedecekler. Performans on dokuz dakika sürecek. Bir sanatçının böyle bir teknoloji ile deneyimsel bir performans sergilemesinin ilk defa gerçekleşeceğine değinen Abramovic, bu deneyin devamının geleceğini belirtti.
Yapımcılığını Tin Drum’ın üstlendiği ve US-UK Mixed Reality stüdyoları ile birlikte çalışan The Life performansı, 19-24 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek. Ücretsiz olan performans için ziyaretçilerin önceden rezervasyon yapmaları gerekecek.
Sanatçı Jennifer Rubell, sarı bukleleri ve pembe elbisesiyle Ivanka Trump’ın kopyası olan aynı zamanda elinde vakumlu bir süpürge tutan Ivanka Vacuuming isimli eseri ile sanatseverleri sürreal bir performansa davet ediyor. Galerinin pembe halısı üzerinde elinde süpürgesi ve yüzünde gülümsemesi ile bekleyen figür izleyicilerin fırlattığı kırıntıları süpürecek.
Cultural DC’nin 20. yılı gösteriminin bir parçası olan Rubell’in Ivanka Vacuuming eseri, Trump’ın ilk kızına garip ve değersiz bir görev veriyor. İzleyiciler onun boyun eğdiği bu göreve katılımcı olarak dahil oluyorlar ve kendilerini suç ortaklığı ile interaktif sanat arasında ince bir çizgide buluyorlar.
Rubell performans ile ilgili şöyle söylüyor:
“Ivanka’ya kırıntı fırlatmaktan zevk alıyoruz ve bu, eserin merkezinde bulunan tiksindirici gerçeğin ta kendisi. Komik, zevk veren, kendimizi güçlü hissettiğimiz ve yaptıkça dahasını istediğimiz bir şey.”
Ivanka Vacuuming performansı, 17 Şubat’ta Cultural DC’nin Flashpoint Gallery’de gerçekleşecek. Performans aynı zamanda canlı olarak bu adresten paylaşılacak.