15 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2015

Toplumun Farklı Kesimleriyle Bir Araya Gelmek

Bir öğrenci oluşumundan, sosyal konularda mimarlık alanından çözümler geliştiren bir dernek haline gelen Herkes İçin Mimarlık ile kendileri ve projeleri hakkında konuştuk.

Toplumun Farklı Kesimleriyle Bir Araya Gelmek

Herkes İçin Mimarlık ilk ne zaman, nasıl başladı?

Herkes İçin Mimarlık Derneği’nin kuruluş hikayesi 2007-2008 yıllarında aktif olan Ölçek 1/1 adlı öğrenci oluşumuna dayanıyor. İTÜ Mimarlık öğrencilerinin okul dışına çıkarak üretimler gerçekleştirme hedefiyle kurdukları grup Kahramanmaraş Hacıibrahimuşağı köyünde bir öğretmen lojmanı ve Giresun Gülburnu (Zefre) köyünde balıkçı barınağı yenilemesi projesi gerçekleştirdi. Tasarım ve uygulaması Ölçek 1/1’de yer alan öğrenciler tarafından gerçekleştirilen bu projelerden sonra başta YTÜ olmak üzere diğer üniversitelerden kişilerin katılımı ile, sosyal konularda mimarlık alanından çözümler geliştirmeyi hedefleyen Herkes İçin Mimarlık Derneği 2011 yılının Aralık ayında kuruldu.

Proje ekibinden biraz bahsedebilir misiniz? 

Dernek üyeleri ağırlıklı olarak yeni mezun ve öğrenci mimarlardan oluşmakla birlikte iç mimar, peyzaj mimari, şehir plancısı, endüstri tasarımcısı, inşaat mühendisi, sosyolog, psikolog gibi farklı branşlardan üyeler de bulunmakta. Çalışmalarında farklı branşlardan katılımı özellikle önemseyen derneğin şu anda seksen beş üyesi mevcut. 

Peki bugüne kadar "Herkes için Mimarlık" neler yaptı?

Herkes İçin Mimarlık olarak kurulduğumuz günden bu yana Atıl Köy Okulları isimli bir proje yürütüyoruz. Taşımalı eğitim sistemi dolayısıyla atıl duruma düşen köy okulu yapılarının köylülerin isteklerine göre yeni işlevlerle tekrar hayat bulmasını amaçlayan projede; bugüne kadar Ordu, Edirne, İzmir, Muğla, Diyarbakır, Erzincan ve Konya’da çalışmalar gerçekleştirdik.

Atıl Köy Okulları Projesi’nin dışında AÇEV ile beraber Tokat’ın beş köyünde Kadın ve Çocuk Mekanları isimli bir proje yürütmekteyiz. ÇEKÜL Vakfı ile beraber Ordu Kabakdağ Köyü için meydan düzenlemesi tasarımı gerçekleştirdik. Özyeğin Vakfı ile beraber Bitlis Tatvan Kavar Kooperatifi’nin ürettiği tarımsal ürünler için tasarladığımız satış birimi projesinin uygulaması da önümüzdeki günlerde gerçekleşecek.

Kırsal alandaki bu çalışmalarımızın yanında 2012 yılında İstanbul Gezi Parkı Projesi sürecine dikkat çekmek ve park için yapılacak her türlü projenin katılımcı yöntemlerle oluşturulması gerektiği söylemiyle şenlikler, fikir atölyeleri, açık çağrılar, bilgilendirme görselleri gibi üretimler gerçekleştirmiştik. I. ve II. İstanbul Tasarım Bienali’ne bu konuda üretimlerle katılmanın yanı sıra 2013’teki eylemlerden önceki süreçte neler yaşandığını belgeleyen bir internet sitesi ve eylemlerde üretilen mimari ögeleri belgeleyen bir blog sayfası açtık.Kentsel alanda Beyoğlu Sineması canlandırma kampanyası ve fuaye yenilemesi ile Çorum TEGV birimi ile il halk kütüphanesi çocuk okuma salonu yenilemesi projelerini yaptık. Bu projelerin yanı sıra farklı kurum, Sivil Toplum Kuruluşları ve kişilerle ilkokul çağından yetişkinlere kadar farklı yaş grupları ile mimarlık atölyeleri gerçekleştirdik.

Herkes İçin Mimarlık’ta proje üretim süreci nasıl işliyor? Çalışma biçiminizden bahseder misiniz?

Herkes İçin Mimarlık’ın hiyerarşik olmayan bir yapılanması var. Derneğin gündeminde olan işler tüm üyelere açık farklı platformlarda konuşulduktan sonra yapılmasına karar verilen proje için başta kullanıcılar olmak üzere muhattaplarla ve ilgili kişilerle görüşmeler yürütüyoruz. Tasarım ve uygulama süreçlerini açık çağrılar yoluyla üniversite öğrencileri ile beraber gerçekleştiriyoruz. Projelerimizde en önem verdiğimiz konu açık süreçlerle ilgi duyan, katkı koymak isteyenlerin katılımına açık bir yapıyı oluşturabilmek.

Sürecin nasıl yürütüldüğü bizim için sonuç üründen daha önemli. Belli doğrular ve kalıplarla öğreten bir pozisyonda olmak derneğin duracağı en uzak nokta konumunda. Bu noktada dernek çalışmalarında yer almak için üye olma şartı gerekmiyor, üye olmadan da projelerimizde aktif rol almak mümkün.

Projeleri çalışırken çevre sakinleri ile nasıl bir diyalog içerisinde oluyorsunuz, paylaşabileceğiniz ilginç anekdotlar yaşanıyor mu?

Proje süreçlerinde mümkün olduğunca projenin gerçekleşeceği yere giderek çevre sakinleriyle birbirimizi tanımaya çalışıyoruz. Özellikle uygulama aşamalarında bu yerlerde uzun süreli kalıp, başta ustalar olmak üzere o yöreden insanlarla beraber çalıştığımız için diyaloglarımız daha da gelişiyor. Proje başlangıçlarında niyetlerimizi tüm çevre sakinlerine anlatabilmek kolay olmasa da çalışma içerisinde heyecanımıza tanık olan yöredekilerin de çalışmalara destek vermesi hatta derneğimize üye olma taleplerini dile getirmeleri gibi bir çok örnek yaşıyoruz.

Sizi destekleyen herhangi bir kurum ya da kuruluş var mı?

Kâr amacı gütmeyen bir oluşum olduğumuz için proje bazlı olarak bir çok kişi ve kurumdan destek alıyoruz. Bunlar arasında projelere direkt sponsor olan firmalar ya da kişiler dışında, ortak çalışma yürüttüğümüz Sivil Toplum Kuruluşları bulunuyor.

Herkes için Mimarlık'ın şu anki gündeminde neler var?

Herkes İçin Mimarlık olarak kurulduğumuz günden bugüne katılımcı tasarım denemeleri ana gündemimizi oluşturuyor. İnsanları proje süreçlerine daha çok dahil edebilmenin yollarını arayıp, özellikle mimarlık alanının sosyal konular için sorumluluk almasını arttırmayı amaçlıyoruz. Bizce mimarlık; ‘uygitsinci’ tavrındansa kentsel, kırsal ve sosyal birçok sorunla boğuştuğumuz bu zamanda bu konularda üstüne düşen sorumlulukları tartışmalı, harekete geçmelidir. Sorumluluğun kendi meslek alanınızdan hediye ettiğiniz sürpriz projeler olmadığı, sorunların kaynağına inmek gerektiği fark edilmelidir. Herkes İçin Mimarlık kaçınılmaz sorumluluk karşısında toplumun farklı kesimleri ile bir araya gelmeyi, ortak çalışmalar yapmayı sürekli olarak gündeminde tutmaktadır.

İleriye yönelik yeni projeleriniz var mı?

Şu anda Atıl Köy Okulları Projesi İzmir Ovakent, Muğla Datça ve Diyarbakır Narlıca’da devam ediyor. AÇEV ile beraber Tokat köylerinde devam eden Kadın ve Çocuk Mekanları Projesi dışında, BBOM Ankara Kooperatifi ile Meraklı Kedi İlkokulu Peyzaj Tasarımı, Zeytin Çekirdekleri Derneği ile Ayvalık Çakmak köyünde çocuklara yönelik konser alanı, DEM Derneği ile İzmir Mustaklar köyünde kadın ve çocuklar yönelik alan tasarımları üzerinde çalışmaktayız. Tekirdağ Muratlı’da atıl okulların değerlendirilmesini hedefleyen ‘Bilimi Okullarımız’ adlı bir proje ile üzerine matematik öğretmeni Hakan Erol’la görüşmelerimiz devam etmekte. Ayrıca önümüzdeki günlerde ÇEKÜL ve TEGV ile de çeşitli projelere başlamayı hedefliyoruz.

0
1493
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle