17 ŞUBAT, SALI, 2015

İçinden Müzik Geçen !f Filmleri

!f İstanbul’u müziksiz düşünmek mümkün değil. İlk yılından beri müzik filmlerine ve partilere özel bir yer ayıran !f’in dört yıldır kendi bağımsızlığını ilan etmiş mini müzik festivali !f music bunun en güzel kanıtı! Mottosu “Müziksiz asla” olan !f’çiler için biz de içinden müzik geçen filmleri derledik. İşte, hem gözlere, hem de kulaklara iyi gelecek müzikli !f filmleri…

İçinden Müzik Geçen !f Filmleri

Eden/Cennet

Üç yıl önce “Un amour de jeunesse/Elveda İlk Aşk”ıyla !f’çilerin gönlünü fetheden Fransız yönetmen Mia Hansen-Løve, dördüncü uzunu “Eden/Cennet”te, ‘Fransız dokunuşu’ denilen Daft Punk ve Cassius gibi efsanelerin doğuşuna tanıklık etmiş elektronik müzik akımın kurucularından Fransız DJ Paul'un 18 yıllık yükseliş ve düşüş hikayesini anlatıyor. French House’un en ünlü isimlerinden Daft Punk’ı da bu hikayeye yerleştiren Hansen-Løve, 90’ların atmosferini ve müziğini etkileyici bir şekilde kullanıyor. Frances Ha’yla tanıdığımız Greta Gerwig, Paul Etienne ve Brady Corbet'in de performanslarıyla dikkat çeken Cennet, Fransız elektronik müziğinin bol danslı, partili bir arkaplanını da ortaya koymayı unutmuyor.

Big Eyes/İri Gözler

Fantastik öykülerin usta yönetmeni Tim Burton’ın merakla beklenen son filmi, “Big Eyes”, sanat tarihinin en sansasyonel olaylarından birine odaklanıyor ve 50’li yıllarda iri gözlü çocuk tablolarıyla meşhur olan Margaret Keane’in, eserlerini ve yeteneğini sahiplenmeye çalışan eşi Walter Keane’e karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. Amy Adams ve Christopher Waltz’un başrolünde olduğu “İri Gözler”, eleştirmenlerce Burton’ın “‘Ed Wood’dan sonraki en kişisel filmi” ve “‘Big Fish’ten beri yaptığı en iyi film” yorumlarıyla karşılandı. Lana del Rey’in film için yaptığı ve özellikle sosyal medyada olay yaratan “Big Eyes” ve “I Can Fly” adlı şarkılarını da unutmamalı!

The Last Five Years/Son Beş Yıl

“Freedom Writers”, “P.S. I Love You/Not: Seni Seviyorum”, “Beautiful Creatures/Muhteşem Yaratıklar”ın yönetmeni Richard LaGravenese’nin yönettiği film, Jason Robert Brown’ın 2001’de yazıp bestelediği aynı adlı müzikalden uyarlama. Off-Broadway’in en çok ilgi gören gösterilerinden birine dönüşen ve sayısız ülkede sahnelenen müzikal, Brown’ın ayrılıkla biten evliliğinin son 5 yıllını kadın ve erkek gözünden anlatıyor.

Dyke Hard

Başarısız lezbiyen rock grubu olan Dyke Hard’ın amatör grupların yarıştığı bir müzik yarışmasına katılmak üzere yola koyulmaları ve yol boyunca birbirinden tuhaf insanlarla karşılaşmalarını anlatan bu İsveç bilimkurgu müzikali, B sınıfı ve camp film tutkunları için gerçek bir hazine. John Waters’ın özellikle ilk dönem filmlerini aratmayacak ölçüde pervasız ve kötü olan Dyke Hard, “Pink Flamingos”dan (1972) bu yana yapılmış en camp filmlerden biri!

  • Dyke Hard
  • Eden/ Cennet
  • Big Eyes/ Büyük Gözler
  • Pulp: Life, Death & Supermarkets / Pulp: Hayat, Ölüm ve Süpermarketler Üzerine Bir Film

Pulp: Life, Death & Supermarkets / Pulp: Hayat, Ölüm ve Süpermarketler Üzerine Bir Film

Pulp: Life, Death & Supermarkets / Pulp: Hayat, Ölüm ve Süpermarketler Üzerine Bir Film

2003’te çekt iği Woodenhead’la Yeni Zelanda’da kült olan Florian Habicht’ın Pulp’ın fenomen vokalisti Jarvis Cocker’ın davetiyle çektiği film, efsanevi müzik grubu Pulp’ın 2012’deki duygulu son konserini, grubun öyküsünün başladığı şehrin dokusuyla bir araya getiriyor. Yılın en iyi müzik filmlerinden biri sayılan “Pulp: …”, bir yandan Pulp üyelerini ünlü olmak, aşk, yaşlanmak gibi konular hakkında konuştururken, diğer yandan Sheffield’da yaşayan sıradan insanları dahil ediyor.

 Super Duper Alice Cooper/Şahane Alice Cooper

1960’lardan günümüze ulaşan en etkileyici rock’n roll fenomeni Alice Cooper’ın iç dünyasını belgeleyen film, Vincent Furnier adlı bir adamın alter egosu Alice Cooper’a dönüşmesini Dr Jekyll ve Mr Hyde hikayesiyle bağ kurarak anlatan etkileyici bir belgesel opera.

 God Help the Girl

Belle & Sebastian’ın solisti Stuart Murdoch’ın, 2009’da yayınladığı solo albümüyle aynı adı taşıyan müzikali, Emily Browning, Olly Alexander ve Hannah Murray’i başrole taşıyor. Birlikte bir müzik grubu kuran üç gencin eğlenceli ve duygusal yazını anlatan film, samimiyetiyle büyülüyor, müzikleriyle Belle & Sebastian hayranlarını baştan çıkarıyor.

A City is an Island/Bir Şehir, Bir Ada

“Bir Şehir, Bir Ada”da çağdaş müziğin en özgün sanatçılarına ev sahipliği yapan Montreal’e gidiyor, buradaki müzik kültürüne daha yakından bakıyoruz. Mac Demarco, Spencer Krug, Patrick Watson, Colin Stetson ve Tim Hecker gibi birbirinden farklı sanatçılar bu şehre niye ve nasıl geldiklerinden bahsederken, perde arkasındaki bazı olgulara da dokunuyorlar. 

  • A City is an Island/Bir Şehir, Bir Ada
  • God Help the Girl
  • The Color of Pomegranates - Sayat Nova/Narın Rengi – Sayat Nova
  • Song from the Forest/ Ormanın Şarkısı
  •  Super Duper Alice Cooper/Şahane Alice Cooper
  • Will You Dance with Me?/Benimle Dans Eder Misin?

Will You Dance with Me?/Benimle Dans Eder Misin?

Song from the Forest/Ormanın Şarkısı

1985’te bir akşam radyoda duyduğu bir Afrika ezgisinden etkilenen Louis Sarno’nun çantasında ses kayıt aletleriyle Bayaka kabilesinin müziklerini kaydetmek için gittiği Afrika’ya yerleşmesini anlatan film, ‘medeniyet’ ve ‘kültür’ hakkında zekice kurgulanmış ve incelikle resmedilmiş bir deneme. Sarno’nun kadim dostu Jim Jarmusch’un ‘Dead Man’ ve ‘Ghost Dog’ filmlerine ilham verdiğini de hatırlatalım.

Will You Dance with Me?/Benimle Dans Eder Misin?

20. yıl önce kaybettiğimiz İngiliz yönetmen Derek Jarman’ın 1984’te video kamerayla çektiği 70 dakikalık filmi “Will You Dance with Me?” ilk kez günışığına çıkıyor. Jarman’ın yapımcı ve yönetmen arkadaşı Ron Peck tarafından bulunan film, Londra’da Benjy adlı bir gey barda geçiyor. BFI’ın meşhur küratörlerinden William Fouler “Bir filmde dansın bu kadar iyi göründüğünü görmemiştim” sözleriyle tanımladığı film, bir yandan 80’ler LGBT kültürüne dair eşsiz bir belge sunarken, Jarman’ın deneysel çalışmalarını takip edenler için de büyüleyici bir deneyim sağlıyor.

The Color of Pomegranates - Sayat Nova/Narın Rengi – Sayat Nova

Kafkaslar’da yaşamış en büyük ozan olarak kabul edilen Ermeni Artin Sayadyan’ın, nam-ı diğer Sayat Nova’nın (Şarkıların Efendisi) şiirlerinden esinlenerek, ozanın hayatındaki kırılma noktalarını oldukça imgesel bir dille perdeye aktaran restore edilmiş bu kült film, 1968’de çekildiğinde konu itibariyle oldukça cesur bulunmuş, yönetmeni Sergei Parajanov’un tutuklanmasında ve hapis yatmasında da epey bir rol oynamış. 

0
1572
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle