13 NİSAN, PAZARTESİ, 2015

Filmi Yenilemek İlk Kez Yapmaktan Daha Zordu

34. İstanbul Film Festivali’nin “Dünya Festivallerinden” bölümünde, tam on yedi yıl sonra yeniden beyazperdeye dönen bir film karşımıza çıkıyor. 54: Yönetmen Kurgusu, Amerikalı yönetmen Mark Christopher’ın 1998’de yaptığı 54 adlı filmine getirdiği yeni bir yorum aslında. Mark Christopher’a bu yeni versiyonda bizi nelerin beklediğini sorduk.

Filmi Yenilemek İlk Kez Yapmaktan Daha Zordu

Filmin orijinali de yeni versiyonu da adını, 1970’lerde New York’un en ünlü gece kulübü olan Stüdyo 54’ten alıyor. İlk filmi izleyenler hatırlayacaktır; New Jersey’den New York’a gelen çömez Shane, bu meşhur kulüpte seks, uyuşturucu ve çılgın eğlence anlayışına kapılıp kendini bir aşk üçgeninde bulur. Aslında klasik bir yükseliş ve düşüş hikayesidir bu. Başrollerini Ryan Phillippe, Salma Hayek ve Neve Campbell gibi isimlerin paylaştığı film, döneminde gişe rekorları kıramasa da yönetmen Mark Christopher’ın adını duyuran yegane filmdi.


Aradan on yedi yıl geçtikten sonra Mark Christopher bu filmi yeniden çekme kararı aldı ve 2015’te çalışmalarını bitirip yeniden vizyon heyecanı yaşadı. Filmin kimi bölümlerini çıkarıp yenilerini ekledi, dublaj kullandı, özetle bazı teknik oynamalarla filmi yeniden kurgulayıp adına da “yönetmen kurgusu” dedi. Berlin Film Festivali’nin ardından 34. İstanbul Film Festivali’nde seyirci karşısına çıkan filme dair yönetmenin anlattıkları ise şöyle:

Sizi sinema dünyasında hem senarist hem de yönetmen olarak gördüğümüz gibi aynı zamanda televizyon yapımcılığı da meslekleriniz arasında. Sizin için hangi iş daha zevkli?

Bunlara ek olarak bir de yönetmenlik ve sinema bölümünde profesörlük de yapıyorum ancak

en keyiflisi bir sinema filmi yönetmek. Tabii çok fazla değişkenleri olduğundan bu aynı zamanda daha zor olduğu anlamına da geliyor. Ancak bir dünya yaratıp seyirciyi hikayedeki karakterler aracılığıyla bu dünyanın içine çekmeye bayılıyorum. Resim çizmek gibi biraz, ben de oyuncularla hareketli resimler çiziyorum.  

Daha önce verdiğiniz bir röportajda filmin orijinali olan 54’ün zamanının ötesinde bir film olduğunu açıklamıştınız. Bu filmi yeniden çekmek için bu yüzden mi on yedi yıl beklediniz?

Hayır, aslında film on yedi yıl önce bir stüdyo kurgusu olarak tamamlanmıştı. Bu yeni versiyon ise filme dair benim kendi vizyonumu içeriyor; farklı bir hikaye, karakter gelişimi, ton ve bakış açısıyla...

Filmin orijinali ile yenisi arasında ne gibi farklılıklar göze çarpıyor? 

Yeniden çekilen versiyonda yaklaşık otuz dakikalık bir bölüm kesildi ve yeni materyallerden ortalama kırk dakikalık bir bölüm eklendi. Filmi yenilemek altı ay kadar sürdü. Bazı çalışmalar filmin orijinalini yapmaktan daha zordu açıkçası. Elimizde bir EDL (Edit Desicion List) olmadığından, time code’lar için orijinal filmin tüm videolarını (VHS) bulmak zorundaydık. Yardımcı yapımcım Nancy Valle son anda depoda üzerinde “atılacaklar” yazan ve içinde eski kayıtların bulunduğu o kutuyu bulamasaydı, bugün bu film bir yönetmen kurgusu olamayacaktı belki de…

Yeni filmin yani 54: Yönetmen Kurgusu’nun verdiği mesaj nedir?

Tematik olarak film en sıra dışı alanlarda aileyi bulma konusuyla ilgili. Öyle ki bu sıradışılık seks, çılgınlık, çöküş gibi öğeleri içeriyor; tıpkı gerçek Stüdyo 54’teki gibi…

34. Film Festivali’nde ve sonrasında filminizi izleyecek Türkiyeli seyircilere neler söylemek istersiniz?

Film gösterilirken orada olmayı çok isterdim. Zaten İstanbul’a gitmeyi de her zaman çok istemişimdir. Umarım Türkiye’deki seyirciler filmi keyifli bulurlar. Hatta bu beğenilerini Marimax’ın resmi Facebook sayfası “54: The Director’s Cut”ı beğenerek paylaşabilirlerse çok sevinirim. Onlar için filmdeki favori karakter kim olacak gerçekten çok merak ediyorum. 

54: Yönetmen Kurgusu’ndan yönetmen olarak sizin beklentileriniz nelerdir?

Filmi yenilemek inanılmaz bir yolculuk oldu benim için ve harika bir açılış yaptık. Umarım tüm dünyadaki izleyicilere ulaşacak şekilde aynı heyecanla devam eder.  

Bildiğim kadarıyla çok iyi Portekizce konuşuyorsunuz. Ayrıca bir süre Portekiz ve Brezilya’da da yaşadınız. Latin kültürünü seviyorsunuz sanırım. Günün birinde bu kültürü yansıtan bir film çekmeyi düşünür müsünüz?

Evet Latin kültürünü çok seviyorum ve orada yaşarken çok rahat hissediyorum kendimi. Çalışmalarımda onlara yer vermeyi düşünmenin ötesine geçtim. Şu sıralar Los Angeles yakınlarında yer alan bir Latin toplulukta geçen “The Echo Parkers” adlı bir proje üzerinde çalışıyorum.  

Nokta atışı yapmışım desenize… Peki şimdilerde ya da yakın zamanda ilgilendiğiniz başka projeleriniz de var mı?

Çok var aslında… Bunlardan biri Warner Bros için yazdığım Berlin adlı bir pilot çalışma. Bu 1941’de Berlin’de geçen ve karanlık bir döneme ait bir drama. 

Gösterim tarihleri:

4 Nisan Cumartesi 19:00, Atlas
6 Nisan Pazartesi 13:30, Rexx
​9 Nisan Perşembe 21:30, Atlas 2 

0
1142
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle