11 MART, ÇARŞAMBA, 2015

Duyduğum Her Şeyden Bambaşka İlhamlar Alabiliyorum

Duyduğum Her Şeyden Bambaşka İlhamlar Alabiliyorum

İlk konserini Sofar’da verdin. Sofar hem dinleyici hem müzisyen için farklı bir konser deneyimi sunuyor. Senin için nasıl bir tecrübe oldu? 

Sofar hem müzisyen hem de dinleyiciler için değişik bir workshop gibi. Seyircilerin ilgisi ve varlığı çok yoğun, çalarken insanlarla gerçekten iletişim kuruyorsunuz. Aynı zamanda çok samimi bir ortam ve doğal gelişiyor Sofar’da her şey. Çizenbayan’ın terasında oldu bizim konser. İlk kez açık havada çaldım orada. Galata manzarasına doğru şarkı söylemek ayrıca güzeldi. Aynı gün çaldığımız müzisyenleri dinlemekten de çok keyif aldım. Miss Crowley ve Nu Park ile birlikteydik. Şarkıları oradan öğrenen ve takip etmeye başlayan çok dinleyici oldu.

Aynı zamanda piyano öğretmenisin, nasıl bir öğretmen olarak tanımlarsın kendini, disiplinli misindir? 

Öğretmenliğe ilk piyano başında başladım. Şimdi birden çok seviyede ve branşta müzik dersleri vermeye devam ediyorum. Aynı zamanda a cappella korosu koçluğum var. Her yaş grubu ile çalışmanın farklı bir dinamiği var tabii. Ben genel olarak planlı ve disiplinli çalışmayı, yaşamayı seven biriyim zaten başka şekilde bu mesleği yapabilmek kolay değil. Ancak mizahı seven bir öğretmen olduğumu söyleyebilirim. Sınıftayken birlikte güzel vakit geçiriyoruz. 

Küçük yaşlarda konservatuvara başlamışsın, müziğin hayatına bu kadar erken yaşlarda girmesi aileden gelen bir durum mu?

Ailemde profesyonel olarak müzikle uğraşmaya başlayan ilk ben oldum. Buna rağmen ufak yaştan itibaren bu yeteniğimi ve isteğimi hep desteklediler. Konservatuvar hem hazırlanması zor hem de okula kabulden sonra emek, irade ve oldukça zaman gerektiren bir tahsil. Bütün bu süreçte ailemin yardımı her şeyden önemliydi. Onlar da benimle birlikte çok özveri gösterdiler.

İlk önce cover’larınla tanıdık seni, ilham aldığın sanatçılar var mı? Cover şarkılarını seçerken neleri göz önünde bulundurursun?

Çok uzun yıllardır dinlemeye devam ettiğim isimler de var güncel olarak çok beğendim şeyler de. Freddie Mercury, Tori Amos, Gary Barlow, Daniel Johns gibi istasyonlar ile büyüdüm. Yaptığım müzikte izleri mutlaka var ve olacak.  Birçok farklı janrda albüm dinliyorum. Günümüzde müziğin yazılı olarak ifade ettiği şeyin çok çok ötesinde bir dinleme deneyimi arayışı var. Bir sohbet esnasında müzisyen arkadaşlarımdan biri global piyasa için “artık şarkı değil altyapı savaşları var” demişti. Buna kesinlikle katılıyorum. Artık duyduğum her şeyden bambaşka ilhamlar alabiliyorum.

Yaptığım coverların hiçbirine önceden planlayarak başlamadım. Biraz önce bahsettiğim bütün bu girdap içinde aklıma takılan ya da hatırladığım şarkılarla piyanoda oynamayı seviyorum. Bazen tek bir motif üzerinde bıraktığım anlar oluyor bazen bütün bir parçayı bitirerek. Popüler, güncel olması ya da daha önce yapılmamış olması gibi seçimlerim yok. Ortak noktaları; sevdiğim şarkılar olması.

Tarzını nasıl tanımlıyorsun?

Indie-pop, Indie-jazz yaptığım müziğin katmanları. Indie-pends on what Eda wants to do demeyi seviyorum daha çok!

İlk single’ın Black Bird nasıl tepkiler aldı, yakında yeni single çalışmaları olacak mı?

Black Bird en yoğun caz etkisine sahip şarkım. Çok farklı kesimdeki müzik dinleyicilerinden beğeni aldı. Single için Partapart şirketi etiketi ile iki remix ve bir akustik versiyon daha yayınlayacağız. Yakında Spotify, iTunes ve Deezer üzerinden de ulaşılabilecek hepsine.

​Aynı plak şirketinden Mind Shifter ile birlikte çalıştığımız EP “Welcome” Mart ayı içinde yayınlandı. Çıkacak albümleri için iki parça daha yapıyoruz. “Everything is a Dream” için de müzik videosu çekiliyor.

Yeni bir albüm hazırlığında olduğunu duyduk, nasıl bir albüm bekliyor bizi paylaşabilir misin?

Öncelikle beş ya da altı şarkılık İngilizce bir EP olacak. Gift, Joyride, Mason; bu şarkıların akustik kayıtlarını yayınladık. Hâlâ üzerinde çalıştıklarımız da var. Ben live’da her şeyi organik kullanmayı seviyorum, öyle de yapıyoruz. Piyano her zaman amiral. Bu yüzden kayıt deneyimi benim için tam anlamıyla bir laboratuvar. Stüdyoda çalmaya ve kaydetmeye başladığınızda deneyin sonucunda nereye varabileceğinizi her zaman kestiremiyorsunuz. Şu an çaldığım grubumuz ile bir prodüktörümüz yok, kayıt ve prodüksiyonu kendim yapıyorum. İleride bu kimyaya farklı şeyler katabilecek birileri de olabilir. Elektronik müziğe de çok ilgi duyuyorum. 

Yakın zamanda konser planların var mı? Seni nerelerden dinleyebiliriz? 

Nublu ve Babylon’da konserler verdik. İzmir’de Edit Radyo’da. Artık İzmir’de sık olarak çalmaya başlayacağız bahar aylarında. Mind Shifter ile birlikte konserler devam edecek. Tarih ve yer kesinleştikçe website ve facebook üzerinden duyurmaya devam edeceğiz!

0
1452
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle