22 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2015

1968 Yılında Müzik Yapmak İsterdim

1989 yılında Almanya’nın Weilheim şehrinde kurulan The Notwist, günümüz Alman indie gruplarının sembolü olarak kabul ediliyor. Markus Acher (gitar, vokal), Michael Acher (kontrbas) ve Mecki Messerschmidt’ten (bateri) oluşan grubun üyeleri şimdiye kadar hiç değişmese de müzikleri pek çok farklılık geçirdi. Hatta Şubat 2014’te yayımlanan son albümleri “Close to the Glass” ise grubun müzikal yolculuğunu tamamladığı bir albüm olarak tanımlandı.

1968 Yılında Müzik Yapmak İsterdim

25-26 Nisan tarihlerinde Salon İKSV’de sahne alacak The Notwist grubunun solisti Markus Acher, İstanbul’a beşinci kez geliyor olmasının şerefine sorularımızı yanıtladı.

Kariyeriniz boyunca punk’tan elektronik müziğe, indie’den ambient’a kadar farklı türler yaptınız. Hep aynı tarzda müzik yapmaktan sıkıldığınız için mi böyle değişimleri tercih ediyorsunuz?

Hayır, pek öyle denemez. Aslında hemen herkes gibi sadece değişiyoruz ve zevk aldığımız alanlar da genişliyor. Hemen her tarzda müziğin takipçisiyiz ve bir şeyi beğendiğimizde onu kendi müziğimize uyarlamanın yollarını arıyoruz. Bazıları bize uyuyor, bazılarıysa uymuyor. Bu nedenle yıllar sonra baktığımda görüyorum ki, tarzımızda bazı değişiklikler olmuş oluyor. Yoksa hep bir yenilik arayışımız yok. Bu kendiliğinden oluyor. 

Farklı müzikleri dinlemeyi sevdiğinizi söylediniz. Son zamanlardaki favorileriniz neler? Örneğin en son konserinize gelirken uçakta neler dinlediniz?

Benoit Pioulard’ın “Sonnet" albümü, Sufjan Stevens’ın yeni albümü “Carrie & Lowell”, Sacred Paws’un altı şarkılık EP’si (extended play), "Sherwood at the controls volume 1" ve daha birçok eski albümler… Ayrıca Münih’teki en sevdiğim müzik dükkanına gelir gelmez Ela Orleans’ın ve Death and Vanilla’nın yeni albümlerini alıp uzun süre dinleyeceğimden eminim.

Eski albümlerden bahsettiniz… Geçmişte hangi dönem daha çok ilginizi çekiyor? Hangi yıllarda müzik yapmak isterdiniz?

1968. Bence müzik alanında en hareketli yıldı. 

Pek çok kişiye göre Close to the Glass kariyerinizdeki en eğlenceli albüm. Buna katılıyor musunuz?

Bizim için bunu söylemek biraz zor. Çünkü bu konuda tarafsız olabileceğimizi sanmıyorum. Ama söyleyebileceğim bir şey var, o da benim için çok tatmin edici bir çalışma olmuş olması. Bir fikirle yola çıktık ve onu bir şekilde başardık.

Üretim sürecinizden bahseder misiniz? Beraber mi çalışırsınız?

Öncelikle herkes kendi başına üretiyor, sonrasında şarkılar üzerine çalışmak için bir araya geliyoruz. Ama son albümümüzde şarkıları baştan itibaren birlikte besteledik. Kong parçasında olduğu gibi...

Müzik hayatınıza dönüp baktığınızda “keşke”leriniz, şunu daha farklı yapardım diyeceğiniz şeyler var mı?

Her zaman için risk almadan çok fazla şey öğrenilmeyeceğini düşünmüşümdür. Hep risk aldığımız konularda kendimizi geliştirdik. Hala da risk almaya ve öğrenmeye devam ediyoruz. Keşkeler konusunda da, her zaman istekler ve keşkeler vardır...

İstanbul konserinizde bizi nasıl bir performans bekliyor?

Son üç albümümüzden ağırlıklı olmak üzere daha eski albümlerimizden de şarkılar çalacağız. İlgi çekici ve dolu dolu bir gece olacağını söyleyebilirim. Daha önce The Notwist’le iki kez İstanbul’a gelmiştik. Ben de ayrıca birer kez Lali Puna ve Tied+Tickled Trio ile İstanbul’da bulundum. Her seferinde çok iyi zaman geçirdim. Bence inanılmaz bir şehir!

0
1542
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle