GÜNDEM
  • 18-08-2026

    Art Seasons organizasyonuyla İstanbul’a gelen Novaya Opera / Balet Moskva’nın çağdaş bale prodüksiyonu Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil, 11 ve 12 Eylül’de Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşacak.

    Altın Maske ödüllü koreograf Pavel Glukhov’un klasik Fındıkkıran anlatısını I. Dünya Savaşı’nın gölgesinde yeniden yorumladığı yapım; Çaykovski’nin müziğini, aşk, travma, hafıza ve iyileşme üzerine bambaşka bir hikâyeyle buluşturuyor.

    Bolşoy Tiyatrosu’nun Romeo ve Juliet ve Kuğu Gölü prodüksiyonlarını İstanbul seyircisiyle buluşturan Art Seasons, bu kez Moskova’nın köklü sanat topluluklarından Novaya Opera / Balet Moskva’yı İstanbul’a getiriyor. 35 yıllık geçmişe sahip topluluk, klasik repertuvarı çağdaş sanatın yeni disiplinleriyle buluşturan prodüksiyonlarıyla tanınıyor. Geçtiğimiz şubat ayında Moskova’da prömiyerini yapan Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil (The Nutcracker. Not a Fairytale), Çaykovski’nin dünyaca ünlü eserine alışılmışın dışında bir perspektiften yaklaşıyor. Eserin müziği herhangi bir kesinti ya da tempo değişikliği yapılmadan canlı olarak seslendirilirken, topluluk aynı zamanda dans ekibi ile aynı sahneyi paylaşıyor ve sahne tasarımında meydandaki gerçek bir orkestra olarak konumlanıyor.

    Pavel Glukhov ve Tatyana Belova tarafından kaleme alınan libretto, I. Dünya Savaşı’na giden ve savaştan sağ dönmesine rağmen yaşadıklarının izlerini taşıyan genç asker Nataniel’in hikâyesini merkezine alıyor. Geçmişin anıları arasında yaşayan Nataniel’in hafızasını takip eden izleyici; bir oyuncak bebek ustasının atölyesinden Noel için süslenmiş bir Fransız kasabasının meydanına, oradan da savaş meydanına uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Savaşın gölgesinde yaşama sevincini ve ilk aşkın heyecanını kaybeden Nataniel’in yeniden hayata bağlanmasında ise sevgilisi Clara’nın sevgisi belirleyici oluyor. Geçmiş ile bugünün, anılar ile düşlerin iç içe geçtiği yapım, Fındıkkıran’ın bilinen masal dünyasını bu kez insanın yaşadığı travmayla, hafızayla ve aşkın iyileştirici gücüyle ilişkilendiriyor.

    11 ve 12 Eylülde Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sahnelenecek Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil’in biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Koreograf ve Yönetmen: Pavel Glukhov
    Müzik Direktörü ve Orkestra Şefi: Anton Torbeev
    Libretto: Pavel Glukhov ve Tatyana Belova
    Sahne Tasarımı: Larisa Lomakina
    Kostüm Tasarımı: Svetlana Tegin
    Işık Tasarımı: Tatyana Mishina ve Andrey Kostyuchenkov
    ​Video Tasarımı: Alexey Bychkov

    0
    0
    284
  • 18-08-2026

    Artgalerim ve 184 Dereköy iş birliğiyle düzenlenen “Aynı Rotalar” başlıklı sergi, 11 Eylül’e kadar Bodrum’da yer alan 184 Dereköy’de sanatseverlerle buluşuyor.

    “Aynı Rotalar”, resim, fotoğraf ve heykel disiplinlerini bir araya getirerek, her sanatçının kendine özgü üretim dilini ortak bir kavram zemininde bir araya getiriyor. Emel Karakozak, Gülnaz İmren, Mine Zabcı, Nilay Özenbay, Seda Eyüboğlu ve Salih Zeki Sayar’ın eserlerinden oluşan sergideki her eser, farklı bir yaşam deneyiminin, farklı bir estetik arayışın ve kişisel bir yolculuğun izlerini taşırken, sergi bütünü içinde izleyiciye çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen bu üretimler, sanatın evrensel dili sayesinde ortak bir duygu ve düşünce ekseninde kesişiyor.

    Sergi, farklı ifade biçimlerinin birbirini tamamlayan yönlerine odaklanıyor. Fotoğrafın belgeleyen hafızası, resmin yoruma açık anlatımı ve heykelin mekânla kurduğu fiziksel ilişki, izleyiciyi yalnızca eserlere bakmaya değil, bu disiplinler arasında kurulan diyaloğu deneyimlemeye davet ediyor. Sergi, farklı rotalardan gelen sanatçıların üretimlerini ortak bir buluşma noktasında bir araya getirirken, çeşitliliğin yarattığı zenginliği görünür kılıyor. Çünkü sanat, farklılıkları ortadan kaldıran değil, onları yan yana getirerek yeni anlamlar üreten bir karşılaşma alanıdır. “Aynı Rotalar”, izleyiciyi her eserde yeni bir keşfe, her karşılaşmada yeni bir bakış açısına davet eden bir yolculuğun izini sürüyor.

    ​Adres: Dereköy, Derekoy Yolu No:184, 48960 Bodrum/Muğla

    Künye: 
    1. Nilay Özenbay, 2025, Love Yourself, 44x20x16
    2. Emel Karakozak, 2018, Yaşam Çiçeği VI, e.1/5, 98x98cm, fotoğraf _ c-print ve diasec mount
    3. Mine Zabcı, 2021, Hayallerde Kalacağız, 85x114cm, tüa
    4. Seda Eyüboğlu, 2020, George "Modunu Seç", e.1/1, 26x15x15cm, heykel/kompozit, akrilik boyama, karışık teknik 
    5. Gülnaz İmren, 2026, Sünger Bob, 110x110cm, tüa ve gümüş varak
    6. Salih Zeki Sayar, 2021, The Crown, 65x32x15cm, heykel/polyester, bakır kaplama

    0
    0
    284
  • 18-08-2026

    Minyoung Kang’ın kadın öfkesini, kara mizahı ve gerilimi harmanladığı ilk romanı Çiçekçi Kadın, Selen Demirtaş’ın çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Dosan'ın sakin bir mahallesindeki küçük bitki dükkânı, kapısından içeri giren herkese huzur vadeder. Özenle bakılan saksılar, yaprakların arasından gelen toprak kokusu ve her bitkiyi sevgiyle büyüten Yuhui... Burası yalnızca bitkilerin değil, hayata yeniden tutunmaya çalışan insanların da sığınağıdır. Ancak güneş battığında, dükkânın kapıları kapansa da Yuhui'nin mesaisi sona ermez. Hayatlarındaki bir erkeğin sonsuza dek yok olmasını isteyen kadınlar, çözümü onun bahçesinde aramaktadır.

    ​Çok geçmeden kasabada insanlar gizemli biçimde ortadan kaybolmaya başlar. Yoohee ise her sabah dükkânını aynı sakinlikle açar, bitkilerini sular ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam eder. Peki, en huzurlu görünen bahçeler gerçekten göründükleri kadar masum mudur?

    0
    0
    346
  • 17-08-2026

    Yunus Ak’ın “X: Bir Sergi Olarak” başlıklı kişisel sergisi, Filiz Ağdemir küratörlüğünde 22 Ağustos’a kadar Kasa Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

    ​Dil göstergeleri sınırında duran “X” kavramını merkeze alan sergi, kökeni Arapça “şey” sözcüğüne dayanan bu harfin ve simgenin çok katmanlı yapısına odaklanıyor. Sayısal bilimlerde girdiye göre sürekli değişen bir dinamizm taşıyan, sosyal bilimlerde ise sistemin sınıflandıramadığı bir belirsizlik ve direniş alanına dönüşen “X”, sanatçının mekâna özgü ürettiği yapıtlar aracılığıyla görsel ve fikirsel bir oyuna dönüştürülüyor. Sergi, yapıtları sorgulamaya açık tutarak izleyiciyi bilinmeyenin, değişimin ve tanımlanamayanın yeni biçimler kazanmasına tanıklık etmeye davet ediyor.

    0
    0
    409
  • 17-08-2026

    Kore Cumhuriyeti’nin Kurtuluş Günü vesilesiyle İstanbul Festivali ve Kore Kültür Merkezi iş birliğinde Festival Park Yenikapı’da düzenlenen K-Pop konserleri kapsamında, 14 Ağustos’ta Kwon Eunbi ve ATEEZ, 15 Ağustos’ta ise Sunmi ve Monsta X Türkiye’deki sevenleriyle buluştu.

    Festival Park Yenikapı’da gerçekleşen konserler, yüksek tempolu danslar ve güçlü sahne performanslarıyla hayranlara unutulmaz bir K-Pop buluşması yaşattı. Etkinliğin ilk günü olan 14 Ağustos akşamında sahneye ilk olarak K-Pop’un güçlü isimlerinden Kwon Eunbi çıktı. Solo kariyerinin farklı dönemlerini bir araya getiren performansıyla seyircisiyle sıcak bir bağ kuran sanatçı; güçlü vokali, zarif sahne duruşu ve dinamik koreografileriyle yaz enerjisini festival sahnesine taşıdı. Ardından sahneyi devralan ATEEZ ise senkronize koreografileri, güçlü vokalleri ve yüksek tempolu sahne hâkimiyetiyle gecenin ritmini yükseltti. “Say My Name”, “Bad”, “Work” ve “Enough” gibi hayranlarının favorisi olan şarkılarla alanda büyük bir enerji dalgası yaratan grubun sinematik sahne kurgusu ve üyelerin seyirciyle kurduğu yoğun etkileşim, konseri unutulmaz bir deneyime dönüştürdü.

    ​15 Ağustos akşamında ise K-Pop’un global sahnedeki en güçlü kadın solo sanatçılarından biri olan Sunmi sahne aldı. Türkiye’de ilk kez sahneye çıkan sanatçı; güçlü sahne enerjisi, dans performansları ve kendine özgü tarzıyla öne çıkarken “24 Hours”, “Siren”, “Cynical”, “Lalalay”, “Forever July”, “Pporappipam”, “Tail” ve “Gashina” adlı şarkılarıyla izleyicilere yüksek tempolu bir konser deneyimi sundu. Gecenin devamında 2015’te “Trespass” ile çıkış yaptıktan sonra 2020’de “All About Luv” albümüyle Billboard 200’de ilk 5’e girerek global başarısını kanıtlayan Monsta X sahneye çıktı. Dünya çapında milyonlarca dinleyiciye ulaşan grup; dansları eşliğinde seslendirdiği “Dramarama”, “Rush Hour”, “The Dreaming”, “Growing Pains”, “Love Killa”, “Do What I Want”, “Bring Up” ve “Zone” gibi parçaları ve güçlü performansıyla festival sahnesini dolduran binlerce hayranına görsel ve müzikal bir şölen yaşattı.

    0
    0
    446
  • 17-08-2026

    Felsefe eğitmeni Özge Özdemir’in çocukların mutluluk, sağlık, karakter ve toplumsal haklar üzerine düşünmelerine alan açtığı kitabı Büyümek Kolay mı Sandın?, Gökçe Yavaş Önal’ın resimleriyle Redhouse Kidz’ten çıktı.

    10 yaş ve üzeri okurlar bu kitapla felsefi sorular eşliğinde güzel büyümenin imkânlarını düşünecekler. Yazarın, çocukların sorular üzerinden düşünmelerini, fikirlerini gerekçelendirmelerini ve tartışmalarını teşvik eden P4C (Çocuklar İçin Felsefe) yöntemiyle kurguladığı Büyümek Kolay mı Sandın?, sağlığı sadece bedensel bir durum olarak değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutlarıyla bütünsel bir çerçevede ele alıyor. 

    ​Aristoteles gibi düşünürlerin “iyi yaşam ve erdem” fikirleri; sosyal medyanın çocukların kendilerini değerlendirmeleri üzerindeki etkisinden sınav öncesi yaşanan karın ağrılarına, arkadaşlık çatışmalarından özdeğer kavramına kadar gündelik hayatın kalbine taşınıyor bu kitapla. 

    0
    0
    565
  • 16-08-2026

    Iraz Akçam’ın performans ve yaratıcı ekibinde yer aldığı Plan by 5 kolektifinin yeni performansı How Do You Bury A Whale? (Bir Balinayı Nasıl Gömersiniz?), Londra’daki Camden Fringe Festivali’nde izleyicilerle buluşuyor.

    İlk olarak 14 Ağustos’ta sahnelenen yapım, 29 ve 30 Ağustos’ta Camden People’s Theatre’da yeniden izleyiciyle buluşacak. Londra’daki Royal Central School of Speech and Drama’da bir araya gelen dört tiyatro sanatçısının kurduğu Plan by 5, ekoloji, belgesel tiyatro ve performansın kesişiminde ürettiği 50 dakikalık yapımda, insan kontrolü altında yaşamaya zorlanan balinaların hikâyelerine odaklanıyor.

    Performans, 2024 kışında Çin’in Hangzhou kentindeki bir deniz parkında tutulan beyaz balina Da Bai’nin gerçek hikâyesinden yola çıkıyor. Da Bai’nin havuzun dibine batarak yaşamını yitirmesinin ardından bedeninin deniz parkının arkasındaki bir atık tepesinde bırakılması, yapımın çıkış noktalarından birini oluşturuyor.

    Bilim insanları, deniz biyologları ve çevre aktivistleriyle yapılan görüşmelerin yanı sıra belgeler, tanıklıklar, fiziksel keşif, sesli deneyler ve şiirsel anlatıyı bir araya getiren performans; kayıp, yas, sevgi ve insan ötesi canlılarla kurulan ilişki üzerine odaklanıyor.

    Bir Balinayı Nasıl Gömersiniz?, insan kontrolü altında yaşamaya zorlanan deniz canlılarının maruz kaldığı şiddeti ve esaret sistemlerini ele alırken, insanın diğer canlılarla kurduğu tahakküm ilişkilerini de sorguluyor. Yapım ayrıca ekolojik yas, etik sorumluluk ve bir gömme eylemi üzerinden sevgi ve anımsama biçimlerine bakıyor.

    Künye:
    ​1.  Soldan Sağa: Yi Wang, Murphy Ziyue Wang, Iraz Akçam, Abby Junzhu Zhao

    0
    0
    562
  • 16-08-2026

    Elgiz Müzesi 25. senesinde gelenekselleştirdiği Teras Sergileri’nin 18.’sini “Bağlantılar Kesişmeler” temasıyla 17 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    Sergi, heykel sanatçılarının büyük ölçekli güncel yapıtlarını bir araya getiriyor. Açık çağrı prensibine bağlı kalınarak gerçekleştirilen sergide, 190 sanatçının başvurusu arasından danışma kurulunun seçtiği 31 sanatçının eseri yer alıyor. “Bağlantılar Kesişmeler”, sanatçıların zamana, mekâna, diyaloğa, sınırlara, doğa-insan ve çevre ilişkilerine dair sorgulamalarını görünür kılan bir zemin sunuyor. Zıtlıklardan birlikteliklere, gerilimden buluşmalara, teknolojik dönüşümlerden geleceğe uzanan göndermeleriyle sergi, biçim ile anlam arasında çok katmanlı bir etkileşim kuruyor. Tekilliklerden çoğulluklara, farklılıklardan temasa yönelen yaklaşımıyla sergi, güncel heykel sanatının farklı üretimlerini ortak bir bağlamda buluşturuyor.

    Elgiz Müzesi’nin iki bin metrekarelik terasında gerçekleştirilen sergiler, çağdaş heykelin özgün ve yenilikçi örneklerini kamusal görünürlüğe taşımayı amaçlıyor. Müzenin 10. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında, Haşim Nur Gürel ve Can Elgiz’in projelendirmesiyle hayata geçirilen Teras Sergileri’nin danışma kurulunda Rahmi Aksungur, Nilüfer Ergin, Meliha Sözeri, Ömer Emre Yavuz ve Can Elgiz yer alıyor.

    ​​Sergide yer alan sanatçılar arasında; Arif Yıldız, Aslı İrhan, Ata Arıtürk, Aylin Taslak, A. Elif Aydoğmuş, Beyza Çaylak, Boutheyna Bouslama, Caner Şengünalp, CCK, Ceylan Dökmen Sakin, Derya Kazan, Diren Demir, Emin Çelik, Ezgi İzmen, Fatoş Dikenova İlankut, Fulya Asyalı, H. Şeyma Üstüner Uzunöz, Halil Daşkesen, Kıvılcım Harika Seydim, Mehmet Sinan Yücel, Melis İmrağ, Muhammed Mirac Ceyhan, Muhammet Hanifi Zengin, Muhammet İşçi, Murat Atabek, Okan Ünal, Önder Yağmur, Özgür Turhan, Roben Divarcı, Selen Sustam ve Ulaş Korkmaz bulunuyor.

    0
    0
    780
  • 16-08-2026

    Natalie Haynes’in güçlü bir erkek tarafından zarar gören bir kadının suçlandığı, cezalandırıldığı ve canavarlaştırıldığı en eski anlatılardan birine, Medusa mitine empati ve derinlik kattığı kitabı Medusa’nın Gözleri, Elif Nihan Akbaş’ın çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    ​“Benden korktular, benden kaçtılar, bana canavar dediler.

    Tanrılarla dolu bir ailenin tek ölümlüsü olarak Gorgo kardeşlerin en küçüğüydüm. Onlar gibi değildim; zamanla değiştim, yaşlandım ve zayıflığı iliklerimde hissettim. Ölümlü oluşum bana, ailemin asla anlamayacağı bir farkındalık kazandırdı.
    Bir gün, deniz tanrısı Poseidon, Athena’nın tapınağında bana saldırdı. Tanrıça öfkelendi ama Poseidon’a değil, bana. Kutsal mekânının kirlenmesinin acısını benden çıkardı ve Poseidon’un yaptıklarının bedelini ben ödedim. Ve bu beni sonsuza dek değiştirdi. Saçlarımın yerini yılanlar aldı; gözlerimse artık onlara bakan her canlıyı sonsuza kadar taşa çevirecekti. Sevdiğim her şeyi tek bir bakışta yok edebilecek gücümün lanetiyle kendimi yalnızlığa mahkûm ettim.
    Ta ki Perseus adındaki o adam, bir Gorgo’nun kellesini alıp kaderini belirleyecek yolculuğa çıkana kadar...

    0
    0
    560
  • 15-08-2026

    Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen AIMA Müzik Festivali, 18-30 Ağustos tarihleri arasında Ayvalık ve Cunda’da gerçekleşecek. Festivalde klasik müzik sanatçıları ve genç müzisyenler, farklı konser programlarıyla dinleyiciyle buluşacak.

    Festivalin açılışı, 18 Ağustos’ta Alev-Halis Komili Evi’nde düzenlenecek AIMA Yaylı Altılısı konseriyle yapılacak. Tanja Becker-Bender, Pelin Halkacı Akın, Efdal Altun, Arcan İsenkul, Gözde Yaşar ve Poyraz Baltacıgil’in sahne alacağı konserde Antonín Dvořák ve Johannes Brahms’ın yaylı altılı yapıtları seslendirilecek.

    Festival programında 21 Ağustos’ta Kolektif İstanbul, Cumhuriyet Meydanı’nda saat 21.00’de sahne alacak. Halka açık ve bedelsiz olarak gerçekleşecek konserde grup, caz ve funk altyapılarını Anadolu ve Balkan müzikleriyle bir araya getirecek.

    23 Ağustos’ta Ayvalık Belediyesi Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde Varyon Quartet sahne alacak. Topluluk, Mozart’ın “Dissonance” adıyla bilinen 19. Yaylı Kuarteti ile Brahms’ın Do minör Yaylı Kuarteti’ni yorumlayacak.

    25 Ağustos’ta AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi’nde kemancı Jaime Naya ve piyanist Eda Seviniş dinleyiciyle buluşacak. İkilinin programında Schumann, Manuel de Falla, Ahmed Adnan Saygun ve Béla Bartók’un eserleri yer alacak.

    Nomad Quartet ise 28 Ağustos’ta Çataltepe Pür Records Studio Sahnesi’nde konser verecek. Yume Zamponi, Barok Bostancı, Ali Emir Bostancı ve Lal Karaalioğlu’ndan oluşan topluluk, klasik ve çağdaş eserlerden oluşan repertuvarını seslendirecek.

    Festivalin son etkinliği 30 Ağustos’ta Anadolu Uygarlıkları Sergisi - Kırlangıç’ta gerçekleşecek. Keman sanatçısı İmge Tilif, J. S. Bach’ın solo keman repertuvarından yapıtları seslendirecek.

    ​12. AIMA Müzik Festivali’nin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    683
DAHA FAZLA
Geldanlage