GÜNDEM
  • 27-07-2026

    Bale sanatının seçkin eserlerini tarihi Bodrum Kalesi’nde sanatseverlerle buluşturan Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 31 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen festival kapsamında tüm temsiller Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi’nde saat 21.45’te yapılacak. Festivalin perdeleri, 31 Temmuz Cuma ve 1 Ağustos Cumartesi günü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelenecek olan Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin ölümsüz eseri Kuğu Gölü balesi ile açılacak. Bestecinin unutulmaz müzikleri eşliğinde sahnelenecek eser, ünlü koreograflar Marius Petipa ve Lev Ivanov’dan sonra G. Armağan Davran ve A. Volkan Ersoy’un yorumuyla izleyiciyle buluşacak. Aşk, sadakat ve iyiliğin kötülüğe karşı mücadelesini konu alan bu başyapıt, zarafeti ve görkemli sahne diliyle Bodrum Kalesi’nin tarihî atmosferinde festivalin açılışına unutulmaz bir başlangıç yapacak.

    4 Ağustos Salı ve 5 Ağustos Çarşamba günü, Ankara Devlet Opera ve Balesi, Mikis Theodorakis’in unutulmaz müzikleri eşliğinde Lorca Massine’in koreografisini üstlendiği Zorba balesini sanatseverlerle buluşturacak. Nikos Kazancakis’in aynı adlı romanından uyarlanan eser, yaşamın acılarını ve sevinçlerini sirtaki ritmiyle harmanlayarak insanın özgür ruhunu ve yaşama tutkusunu etkileyici bir dille anlatan eser festivalin dikkat çeken yapımları arasında yer alacak.

    8 Ağustos Cumartesi ve 9 Ağustos Pazar günü Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek Carmina Burana balesi, Carl Orff’un ölümsüz müziğini etkileyici koreografi ve görsel anlatımla sanatseverlerle buluşacak. A. Volkan Ersoy, G. Armağan Davran, Deniz Özaydın, Alper Marangoz, Ferhat Güneş, Özgür Adam İnanç, Kürşat Kılıç, Yağızhan Danış ve Didem Ertan’ın ortak koreografisiyle hayat bulan eser; kader, aşk, doğa ve insan yaşamının değişken döngüsünü dansın evrensel diliyle yorumlayarak izleyicilere güçlü bir görsel ve duygusal deneyim sunacak.

    23. Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 12 Ağustos Çarşamba ve 13 Ağustos Perşembe günü dünyanın önemli bale topluluklarından Kosova Ulusal Balesi’ni ağırlayacak. Uluslararası alandaki başarılı performansları ve özgün repertuvarıyla dikkat çeken topluluk, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi’nde iki özel eserle sanatseverlerin karşısına çıkacak. Gecenin ilk bölümünde, Maurice Ravel’in dünyaca ünlü bestesi üzerine Koreograf Mehmet Balkan’ın yorumuyla hazırlanan Boléro sahnelenecek. Tekrarlayan ritmik yapısı ve giderek yükselen dramatik kurgusuyla eser, dansın enerjisini adım adım zirveye taşıyan etkileyici bir performans sunacak. İkinci bölümde sahnelenecek olan, koreografisi Daniel Cardoso’ya ait Correr o Fado, Portekiz’in en önemli kültürel miraslarından biri olan Fado geleneğinden ilham alıyor. Melankoli, aşk, özlem ve yaşamın kaçınılmaz akışını güçlü bir şekilde yansıtan bu geleneksel müzik türü, Portekiz kültürünün en güçlü simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu köklü mirası çağdaş dansın estetik diliyle yeniden yorumlayan Correr o Fado, insan ruhunun derinliklerine uzanan etkileyici anlatımıyla izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkarırken festivale güçlü ve unutulmaz bir sanatsal boyut kazandıracak.

    ​İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTistanbul) tarafından sahnelenecek olan modern dans eseri PİNOKYO.EXE, 16 Ağustos Pazar ve 17 Ağustos Pazartesi günü sanatseverlerle buluşacak. Erika Silgoner’ın koreografisini yaptığı Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla, Carlo Collodi’nin klasik Pinokyo hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden yorumluyor. Tek perdelik eserin müzikleri Gökçe Özücoşkun’a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl’a, ışık tasarımı ise Yasin Gültepe’ye ait. Güçlü görsel atmosferi, çağdaş koreografik yaklaşımı ve düşündürücü hikâyesiyle PİNOKYO.EXE, festivalin finaline damga vuracak bir yapım olarak dikkat çekiyor.

    0
    0
    236
  • 27-07-2026

    İranlı sanatçı Niloufar Jaberi’nin “Entanglement/İç İçe” başlıklı kişisel sergisi, Lefkoşa’da yer alan ARUCAD Art Space’te 7 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    Niloufar Jaberi’nin “Entanglement/İç İçe” sergisi, insan ve doğa arasındaki görünmez bağları, kontrol ve bırakma, düzen ve dönüşüm arasındaki hassas denge üzerinden ele alıyor. Sergide insan eliyle oluşturulan yapılar düzeni, kesinliği ve kontrol arzusunu temsil ederken, doğa, sürekli dönüşümün, uyumun ve kabullenişin sessiz bir metaforu hâline geliyor. Birbirine örülen bu karşıt güçler, yaşamın kaçınılmaz akışı içinde tutunmak ile bırakmak arasındaki kırılgan dengeyi görünür kılıyor. Organik formlarla insan müdahalesinin izlerini bir araya getiren sanatçı, izleyiciyi yaşamı şekillendiren görünmez ilişkiler ağı üzerine düşünmeye davet ediyor.

    ​“Entanglement/İç İçe” sergisi, ARUCAD Art Space Open Call programı kapsamında izleyiciyle buluşmak üzere seçildi. ARUCAD’ın, farklı disiplinlerden lisans son sınıf ve yüksek lisans öğrencilerine üretimlerini profesyonel bir galeri ortamında sergileme olanağı sunan Open Call programı, genç sanatçıları destekleyerek görünürlüklerini artırmayı, çağdaş sanat üretimini teşvik etmeyi ve onları profesyonel sanat ortamıyla buluşturmayı hedefliyor.

    0
    0
    180
  • 27-07-2026

    İngiliz yazar Susie Boyt’u kırılgan bir ruhun yaşama tutunma çabasını şefkat ve mizahla anlattığı kitabı Sevgi ve Özlemle, Aslı Konaç’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

    Boyt; “Üstüne titrenerek büyütülmüş bir sevgi, kendisinden önceki boşa gitmiş sevgilerin telafisi olabilir mi? Giderek büyüyen gölgeler karşısında sevgi tek başına yeterli midir?” sorularının peşinden gittiği bir aile hikâyesi anlatıyor.

    ​Kızını tek başına büyütmüş, yaşamı boyunca hüsranlara, duyarsızlıklara karşı cesurca mücadele etmiş olan edebiyat öğretmeni Ruth, uyuşturucu bağımlısı kızı Eleanor bir çocuk sahibi olunca hayatındaki en önemli kararlardan birini verir ve torunu Lily’yi evlat edinir. Sevgi ve Özlemle, Ruth’un Lily’yle geçen günlerinin, yıllarının hikâyesini anlatıyor: Sabırla beslenip büyütülen sevginin, hayatın sıradan ayrıntılarında bulunan sevincin, bir anneanneyle torunun, sonunda anne çocuk ilişkisine benzer bir şeye dönüşen arkadaşlığının hikâyesi.

    0
    0
    316
  • 26-07-2026

    Zorlu PSM’nin PSM Loves Summer konser serisi, beşinci yılında 90’ların alternatif rock sahnesine damga vuran efsanevi Skunk Anansie’yi 30 Temmuz akşamı müzikseverlerle buluşturacak.

    Zorlu PSM, 90’ların alternatif rock sahnesine damga vuran efsanevi grubu Skunk Anansie’yi Turkcell Sahnesi’nde ağırlıyor. Solist Skin, gitarist Ace, bas gitarist Cass Lewis ve davulcu Mark Richardson’dan oluşan kadrosuyla Skunk Anansie, hard rock, punk ve funk etkilerini kendine özgü bir sound’da harmanlıyor.

    “Hedonism” ve “Weak” gibi zamansız şarkılarıyla döneme damga vuran Skunk Anansie, otuz yılı aşkın süredir sahip olduğu saf rock enerjisinden hiçbir şey kaybetmeden 2025 yılında yayımladığı The Painful Truth albümüyle bu başarıyı taçlandırıyor. Bu son çalışma Birleşik Krallık albüm listelerinde 7 numaraya kadar yükselerek grubun kariyerinin en yüksek liste başarısına imza atıyor.

    ​Kendine özgü sound’u ve sahnedeki yoğun performansıyla tanınan Skunk Anansie konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    354
  • 26-07-2026

    Arter’in “Yapım Aşamasında” başlıklı grup sergisi kapsamında düzenlenen “‘Yapım Aşaması’ Üzerine” başlıklı etkinlik dizisi, 30 Temmuz Perşembe akşamı saat 19.00’da gerçekleşecek yeni buluşmasında Esen Karol’u konuk edecek.

    Yapıt üretim süreçlerine ve daha geniş bir bağlamda sanat pratiklerine odaklanan sohbetler için sergide yer alan sanatçıları konuk eden seri kapsamında grafik tasarımcı, yayıncı ve editör Esen Karol, sergideki Otokoç (2013) adlı eserinin oluşum sürecini katılımcılarla paylaşacak. Sanat yayıncılığı ve tasarım alanlarındaki deneyimlerine de değinecek olan Karol, kurumsal kimlik tasarımı özelinde, Arter için gerçekleştirdiği çalışmanın oluşum sürecini aktaracak. Sanatçı eşliğinde sergi alanında Otokoç eseri üzerine yapılacak kısa sohbetin ardından program, katılımcıların soru ve izlenimleriyle derinleşecek bir sohbet için Arter binasının -1. katında bulunan Atölye’ye taşınacak.

    Künye:
    1. Solda: Lucia Koch Dolapdere Süiti (Hava Isısı serisinden) 2026 Polyester kumaş üzerine süblimasyon baskı Değişken boyutlar Carlier Gebauer Gallery ve sanatçının izniyle Sağda: Esen Karol Otokoç 2013 Fine art baskı 25 parça; her biri 21 x 27 cm *Esen Karol’un Arter’in yeni binasının açılışı vesilesiyle Kurucu Direktör Melih Fereli’ye armağanı olan bu eser, akabinde Melih Fereli tarafından Arter Koleksiyonu’na bağışlanmıştır. Sergiden yerleştirme görüntüsü: Yapım Aşamasında, 2026 Fotoğraf: Murat Germen
    2. Starter Flyers (Foto: Esen Karol)

    0
    0
    289
  • 26-07-2026

    William B. Irvine’nin geniş bir yelpazeden hareketle “Neyi neden isteriz?” sorusunu enine boyuna cevapladığı kitabı Arzu: Neyi Neden İsteriz, Reha Kuldaşlı’nın çevirisiyle Nous Kitap’tan çıktı.

    Yaşam felsefesi üzerine çalışmalarıyla tanınan Irvine, bu kitapla felsefeden nörobiyoloji ve evrimsel psikolojiye, edebiyattan dinlere, aykırı yaşam biçimlerinden gündelik deneyimlere uzanan bir araştırma sunuyor. Bu konuda Buddha ve Zen Buddhistlerinden,Katolik azizlerden ve Protestan mezheplerinden, Stoacılar, Epikourosçular ve Skeptikler gibi Antikçağ felsefe okullarından, Diogenes ve Thoreau gibi eksantriklerden el alarak arzuları anlayıp dönüştürmeye yönelik türlü türlü yol haritaları çiziyor.

    ​“Her ne kadar hayatımızı aklımızla yönettiğimizi düşünsek de seçimlerimizde etkisini her daim gösteren bir güç var: arzu. Kimi zaman bizi hedefimize götürüp yüceltir arzu, kimi zaman da aklımız aksini söylemesine rağmen mahvoluşa sürükler. Çoğu zamansa aklımızın dayattığı rasyonel seçimler ile arzumuzun yönlendirdiği duygusal eylemler arasında salınıp dururuz.”

    0
    0
    332
  • 25-07-2026

    Bodrum Dereköy’de, Peksimet deresinin kıyısında yer alan KOMOS’un açılış oyunu İtiraz Sofrası 28, 29 ve 30 Temmuz’da izleyicilerle buluşacak.

    Mustafa Avkıran ve Övül Avkıran’ın Bodrum Dereköy’de hayata geçirdiği yeni kültür merkezi KOMOS, tiyatro, dans, müzik ve performans üretimlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

    KOMOS’un ilk etkinliği ise Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran’ın tasarlayıp yönettiği İtiraz Sofrası olacak. 28, 29 ve 30 Temmuz tarihlerinde saat 20.30’da sahnelenecek yapımda Övül Avkıran, Mustafa Avkıran, Selçuk Artut ve Levent Güneş “curcunabazlar” olarak sahnede yer alacak. Metni Mustafa Avkıran’ın kaleme aldığı oyunun besteleri Levent Güneş’e, müzik düzenlemeleri ise Levent Güneş ve Selçuk Artut’a ait.

    ​Ortaoyunu, kabare, âşık geleneği ve halk mizahını çağdaş tiyatro anlayışıyla buluşturan İtiraz Sofrası, mizah ve müzik aracılığıyla hayata, insan ilişkilerine ve birlikte yaşama kültürüne odaklanıyor. Yapım, izleyiciyi yalnızca bir gösteri izlemeye değil, ortak bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor.

    0
    0
    392
  • 25-07-2026

    Art On İstanbul’un özgün ve bağımsız sanatçıları desteklemeyi ve onlara alan açmayı hedefleyen “Crossroads” sergi serisinin dokuzuncu edisyonu, 1 Ağustos’a kadar Piyalepaşa’da sanatseverlerle buluşuyor.

    ​Farklı medyumlarda üretilen çalışmalar, sanatçıların özgün anlatılarını bir araya getirerek çağdaş sanatın çoğul ve çok katmanlı yapısına dair bir kesit sunuyor. “Crossroads 9”da Arda Coşan, Ayşegül Düşek, Barışcan Seval, Gizem Baytan Filik, Gizem Şanlı, Kseniia Krokhaleva, Kübra Su Yıldırım, Nida Erdoğan, Sanem Odabaşı, Sidar Alışık ve Umut Küçükarslan’ın eserleri yer alıyor.

    0
    0
    358
  • 25-07-2026

    1968 sonrasının İtalya’sında büyüyen Erri De Luca’nın tarihsel hafızanın içinden gelen hikâyesini bir kuşağın tanıklığıyla anlattığı romanı Birden Çok, İkiden Az, Kübra Koçer’in İtalyanca aslından çevirisiyle Epona’nın “Dublinesk” serisinden çıktı.

    Tarihi yapan değil tarihin içinde yaşamak zorunda kalan bir kuşaktan geliyor Erri De Luca. 1968 sonrasının İtalya'sında büyüyen, siyasal mücadelelerin, işçi hareketlerinin ve sokak çatışmalarının tam ortasında yer alan bu kuşak için sosyalizm yalnızca bir ideoloji değil, dünyayı daha adil kılma arzusunun adıydı. Birden Çok, İkiden Az işte bu tarihsel hafızanın içinden doğuyor. Bu kitap ne bir politik manifesto ne de nostaljik bir hesaplaşma. Bu, tarihin insan ruhunda bıraktığı izleri anlatan bir edebiyat kitabı.

    ​“Kitabın ilk sayfalarında anlatıcı, kaçamadığı bir polis baskınını yıllar sonra tek bir cümleyle hatırlar: “Kaçmaktan utandım.” Bu cümle yalnızca bireysel bir duyguyu değil, bir kuşağın ahlaki yükünü de taşır. Cesaret, burada kahramanlıkla değil, insanın kendi vicdanıyla kurduğu ilişkiyle anlam kazanır. Aynı nedenle De Luca, devrimi sloganların değil, insanların içinde arar. Kitabın belki de en çarpıcı cümlelerinden biri şöyledir: “Devrimci olan biz değiliz; bizi sarmalayan zaman ve dünya devrimci.” Bu söz, yazarın politik bakışını da özetler. Tarihi yapan yalnızca bireyler değildir; bazen bireyler, kendilerinden daha büyük bir çağın içinde yönlerini bulmaya çalışan tanıklardır.”

    0
    0
    334
  • 24-07-2026

    Fiba Salon İKSV, yeni sezonunu 12 Eylül akşamı çağdaş cazın önde gelen topluluklarından The Bad Plus ile açıyor.

    İKSV ile Fiba Grubu arasındaki iş birliğiyle yeni sezonda Fiba Salon İKSV adını alan mekân, yeni sezonda konserlerin yanı sıra tiyatro, söyleşi ve caz kulübü etkinliklerinden oluşan çok disiplinli bir programa ev sahipliği yapacak. Yeni sezonun açılışı ise 12 Eylül’de, Salon’un 2010’daki ilk konserini de veren The Bad Plus ile gerçekleştirilecek.

    2000 yılında kurulan The Bad Plus, Ornette Coleman’dan Black Sabbath’a, Aphex Twin’den Nirvana’ya uzanan repertuvarıyla caz, rock ve pop arasında geçişler kurdu. Bugün modern cazın klasikleri arasında anılan These Are Vistas, NPR’nin “All Songs Considered” programı tarafından 2000’li yılların en önemli 50 kaydından biri seçildi. 2026’nın grubun son yıllarından biri olacağını açıklayan The Bad Plus, veda turnesi kapsamında İstanbul’a gelerek dağılmadan önce son kez Türkiye’de sahne alacak. Konser, aynı zamanda Fiba Salon İKSV adını taşıyan mekânın yeni sezonunun açılış etkinliği olacak.

    İKSV ile Fiba Grubu iş birliğiyle yeni ismini alan Fiba Salon İKSV, sonbahar sezonunda konserlerin yanı sıra tiyatro oyunları, edebiyat ve bilim sohbetleri ile caz kulübü akşamlarına da ev sahipliği yapacak. Yeni sezonda açıklanan konserler arasında Zeyne, Mark William Lewis, Kiss Facility, TENDER, Grouper, The Veils, The Notwist ve DakhaBrakha da yer alıyor. Sonbahar programının tamamı ise eylül ayında duyurulacak.

    ​The Bad Plus konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    377
DAHA FAZLA
Geldanlage