
İMALAT-HANE, Fatma Belkıs’ın “Serseri Dalga” başlıklı kişisel sergisini 5 Eylül-5 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Aslı Seven küratörlüğündeki sergide, video, suluboya, heykel ve edisyonlara ek olarak Fatma Belkıs’ın yazıp yönettiği yeni performans ve yerleştirme Ambulans, ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Adını okyanuslarda nadiren görülen, öngörülemez ve çoğu zaman ölümcül olabilen serseri dalgalardan alan sergi, dostluğu, mizahı ve dayanışmayı duygusal kriz anlarında yön bulma yolları olarak öne sürüyor.
Sergi boyunca ateş ve su, dil, imge ve eylem arasında dolaşan tekrar eden unsurlar olarak beliriyor. Duygusal çalkantı ise serseri dalgalar, ev içlerini istila eden fırtınalar ve tanıdık olanı tekinsizleştiren yağmur aracılığıyla biçim kazanıyor. Bu doğal güçlere, tek bir su kaynağını çoğaltmaya yarayan ve Kuzey Amerika’da Siyam bağlantısı olarak bilinen itfaiye bağlantı ağzı ile ambulans figürü eşlik ediyor. Bu iki unsur hem işlevsel hem kavramsal araçlar olarak, acil durumu bireysel bir kriz olmaktan çıkarıp, dayanışmanın birbirini taşıma, dinleme ve birlikte kalma pratikleriyle kurulduğu ortak bir durum olarak düşünmeye davet ediyor. Bu iki figürün açtığı alanda bölünme, aynalama ve yer değiştirme; bakımın, hayatta kalmanın ve ortak öznelliğin bedenler arasında çoğalmasına olanak tanıyan hareket biçimlerine dönüşüyor.
Anlatıların birbirine katlandığı ve birbirini yankıladığı sergide yer alan video, suluboya, heykel ve edisyonlar seçkisini örgütleyen Ambulans, hem bir metin hem dört oyuncu için yazılmış bir performans hem de sergi mekânında birbirine eklemlenerek yayılan “istasyonlardan” - eylem ve zaman birimlerinden - oluşan bir yerleştirme. Kayıp ve yasın açtığı duygusal acil durumlar arasında dolaşan gezici bir kavramsal araç olarak da düşünülebilir. Bu yönüyle Ambulans, başarısızlık, yanlış anlama ve bakım üzerinden kurulan dayanışma ve kolektif anlam üretme arzusundan güç alıyor; beyhudelik ve geri döndürülemez kayıplar karşısında bile insanlar arasındaki bağın mümkün olabileceğinde ısrar ediyor.
Künye:
1. Ölümden öte Sürekli Dost, 2018 (video, 23 dk) Production still
2. My Broken Hand, 2024 (reclaimed ottoman legs, elastic bandage) Exhibition view. Clermont-Ferrand. Photo credit_ Marjolaine Turpin
Andreas Capellanus’un kaleme aldığı Orta Çağ Avrupa’sında aşkın anlamını kökten değiştiren temel metinlerden De Amore - Aşk Üzerine, Ahmet Deniz Altunbaş ve Nilay Dirim’in Türkçesiyle Telemak Kitap’tan çıktı.
Capellanus’un öncülük ettiği yeniliği C.S. Lewis, “ahlakımızın, hayal gücümüzün ya da günlük yaşamımızın tek bir köşesini dahi değişmeden bırakmayan bir dönüşüm” diye tasvir eder: “Bu devrimle karşılaştırıldığında Rönesans, edebiyatın yüzeyinde sadece küçük bir dalgalanma gibidir.” Amour courtois (saray aşkı) kavramını edebiyat sahnesine taşıyan Capellanus, Hristiyanlığın gölgesinde kalmış, horgörülen dünyevi aşkı, Antiklerden bambaşka bir surette tanımlayarak, Batı kültüründe bir dönüm noktasına adını yazdı. Aşk Üzerine hem tarihsel bir belge hem de modern romantik duygulanımın ve edebiyatın köklerine ışık tutan bir kitap.
“Aşk kılıcının gerçekten yaraladığı kişi, sürekli sevgilisini düşünerek sarsılır; servetten, dünyadaki herhangi bir onurdan ya da herhangi bir saygınlıktan, ruhunun arzuladığı şekilde yaşadığı aşkından zevk aldığı anlardaki kadar mutlu olamaz. Çünkü bir aşık, tüm dünyayı kazansa bile aşkında incindiği bir nokta veya engelle karşılaşırsa, geri kalan her şeyi derin bir yoksulluk olarak görür.”
Türkiye’de yalnızca oyuncu performanslarını değerlendiren 27. HDI Sigorta Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nin adayları ve özel ödül sahipleri duyuruldu. Ödüller, 21 Eylül’de Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
Törende Onur Ödülleri tiyatro alanında Yıldız Kültür’e, sinema alanında ise Suzan Avcı ve Salih Güney’e takdim edilecek. Çolpan İlhan Sanata Değer Katan Kadınlar Ödülü Suna Keskin’e verilirken, Seçici Kurul Özel Ödülü Sarı Zarflar filmindeki rolleriyle Tansu Biçer ve Özgü Namal’ın olacak. Ekrem Bora Yılın En İyi Çıkış Yapan Oyuncu Ödülü’ne O da Bir Şey mi? ile Merve Asya Özgür değer görülürken, HDI Sigorta Özel Ödülü Monologlar Müzesi’ne gidecek. Tiyatro Seçici Kurul Tek Kişilik Performans Ödülü ise Aşağıdaki Pencere ile Gül Doğa Selvi ve Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ile Onur Ünsal’a sunulacak.
Sinema Adayları
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Berkay Ateş - Kurtuluş
Feyyaz Duman - Kurtuluş
Halit Ergenç - Lefter: Bir Ordinaryüs Hikayesi
Haydar Şahin - Ölü Mevsim
Levent Can - Adile
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Aslı İçözü - Gülizar
Ece Yaşar - Ölü Mevsim
İpek Bilgin - O da Bir Şey mi
Naz Göktan - Kurtuluş
Özlem Taş - Kurtuluş
Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Ahmet Rıfat Şungar - Gecenin Kıyısı
Berk Hakman - Gecenin Kıyısı
Caner Cindoruk - Kurtuluş
Sermet Yeşil - Tavşan İmparatorluğu
Timuçin Esen - O da Bir Şey mi
Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Funda Eryiğit - Ölü Mevsim
Hazal Türesan - Bildiği Gibi Değil
Leyla Tanlar - Erken Kış
Selin Yeninci - Uçan Köfteci
Sevda Baş – Atlet
Komedi ya da Kara Komedi Dalında Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Barış Gönenen - Gündüz Apollon Gece Athena
Bedir Bedir - Perde
Bülent Şakrak - Aşk ve Yemek
Osman Sonant - Aşk ve Yemek
Saygın Soysal - D.I.S.C.O
Komedi ya da Kara Komedi Dalında Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Ayşenil Şamlıoğlu - Gelin Takımı 2
Bilge Şen - Parçalı Yıllar
Deniz Türkali - Gündüz Apollon Gece Athena
Duygu Karaca - Perde
İpek Türktan - Perde
Komedi ya da Kara Komedi Dalında Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Alper Kul - Cam Sehpa
Cem Zeynel Kılıç - Perde
Feyyaz Yiğit - Yan Yana
Güven Kıraç - Kardeşler Araştırma
Yetkin Dikinciler - Parçalı Yıllar
Komedi ya da Kara Komedi Dalında Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Algı Eke - Cam Sehpa
Ecem Erkek - Gelin Takımı 2
Ezgi Çelik - Gündüz Apollon Gece Athena
Hande Doğandemir - Aşk ve Yemek
Tülin Özen - Perde
Tiyatro Adayları
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Barkın Sarp - En Sevdiğinden Başla
Eray Karadeniz - Annemin Cenazesi: Tiyatro Oyunu
İlyas Özçakır - Kısık Ateşte Düdüklü Tencere
Sezer Arıçay - Palamut Zamanı
Ufuk Tevge - Baba
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Alina Boz - Palamut Zamanı
Ceren Narinoğlu - Sadakat
Doğa Yiğit - Vanya Dayı
Eylem Kaçalin - Şüphe
Janset Paçal - Annemin Cenazesi: Tiyatro Oyunu
Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Ali Haydar Çataltepe - Tırtıl GPT 148
Eray Cezayirlioğlu - Sadakat
Hakan Emre Ünal - En Sevdiğinden Başla
Mehmet Berkay Baygın - Tevafuk
Meriç Taner Kadıoğlu - Lie Low
Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Ayda Aksel - Palamut Zamanı
Dila Yağcı - Annemin Cenazesi: Tiyatro Oyunu
Dilara Vural - Tırtıl GPT 148
Esra Akbaş - Sadakat
Nezaket Erden - En Sevdiğinden Başla
Komedi, Kara Komedi, Müzikli Oyun ya da Müzikal Dalında Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Berk Yaygın - Jan Dark’ın Öteki Ölümü
Can Esmeray - Çirkin Deniz Özmen - Jan Dark’ın Öteki Ölümü
Fazıl Aksakal - Büyük Romulus
Tarık Köksal - Yoldan Çıkan Oyun
Komedi, Kara Komedi, Müzikli Oyun ya da Müzikal Dalında Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Ayşegül Erkutay - Büyük Romulus
Çağıl Tekten - Gergedanlar
Esra Kızıldoğan - Gonzago’nun Öldürülüşü
İlkin Tüfekçi - Çirkin
Selen Nur Sarıyar - Yoldan Çıkan Oyun
Komedi, Kara Komedi, Müzikli Oyun ya da Müzikal Dalında Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Barış Yıldız - Gonzago’nun Öldürülüşü
Can Yılmaz - Muallak
Erdem Akakçe - Şebbaz
Fatih Koyunoğlu - Şebbaz
Semih Ertürk - Tac’ın Nöbetçileri
Komedi, Kara Komedi, Müzikli Oyun ya da Müzikal Dalında Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Aybanu Aykut - Bobik Nerede?
Begüm Atak - Muallak
Pelin Abay - Jan Dark’ın Öteki Ölümü
Songül Boztepe - Olga, Maşa, İrina Yine Üç Kız Kardeş
Şebnem Sönmez - Bulaşıkçılar
Güliz Kayahan, İnanç Kayra Akyıldız ve Kaan Ünal’ın üretimlerini bir araya getiren “Eksik Parça” başlıklı sergi, 12 Eylül'e kadar HB Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.
Küratörlüğünü Elif İnci Gökgöz’ün üstlendiği sergi, insanın kendisini ve çevresini anlamlandırırken hissedilen ile var olan arasında kurduğu ilişkiyi üç sanatsal yaklaşım üzerinden ele alıyor.
Büyük ölçüde sergi için üretilen yeni çalışmaların yer aldığı “Eksik Parça”, resim ve yerleştirmenin yanı sıra pleksi, mum ve çeşitli malzemelerle üretilen eserlerden oluşuyor. Mekân kurgusunda birbirini takip eden üç bölümde sanatçıların farklı çıkış noktaları bir araya geliyor. Serginin ilk bölümünde İnanç Kayra Akyıldız, yaşamın doğrusal olmayan yapısını ve aynı anda var olabilen çelişkili duygu durumlarını soyut kompozisyonlarında yeniden kurgularken; ikinci bölümde Kaan Ünal tanıdık nesneler üzerinden gördüğümüz ile algıladığımız arasındaki ilişkiye odaklanarak yaşanmışlıklar ve beklentilerin algıyı nasıl şekillendirdiğini araştırıyor. Üçüncü bölümde ise Güliz Kayahan, duyguları ifade etmek için kullanılan tanımların hissedileni karşılamakta yetersiz kaldığı noktadan hareketle içsel olanı katmanlı yüzeyler aracılığıyla görünür kılıyor.
Duygu, algı ve anlamlandırma arasındaki ilişkileri ortak bir zeminde buluşturan sergide eksik parça, tamamlanmayı bekleyen bir alana işaret etmek yerine parçayı bütünün dışında değil içinde var olan bir değişken olarak kabul ediyor.
Künye:
1. Kaan Ünal - Bir ve Üç Bilinemez _ One and Three Unknowable, 2026
2. Güliz Kayahan - ... gibi hissediyorum III _ It feels like III
3. İnaç Kayra Akyıldız - İsimsiz_Untitiled, 2026 - 50 x 60
Keigo Higashino’nun kutsal bir kâfur ağacının nesiller boyunca sakladığı duyguların ve hatıraların izini süren romanı Saklı Hatıralar Ağacı, Yaren Yaman’ın çevirisiyle Athica Yayınları’ndan çıktı.
“İnsan unuttuğunda, yaşananlar gerçekten kaybolur mu?” sorusunun peşine düşen Saklı Hatıralar Ağacı; gizem, aile sırları ve hafızayı sıra dışı bir hikâyede buluşturuyor. Higashino, roman boyunca gizem duygusunu korurken aile, kayıp, pişmanlık, sevgi ve insanın geride bıraktığı hatıralar üzerine dokunaklı sorular soruyor.
Hayatı dağılma noktasına gelen Reito Naoi, işsiz ve parasız kaldığı bir dönemde işlediği suç nedeniyle gözaltına alınır. Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, daha önce neredeyse hiç tanımadığı teyzesi Chifune Yanagisawa onu hapisten kurtarır ve karşılığında tek bir şey ister: Aileye ait arazide bulunan kadim kâfur ağacının yeni bekçisi olması.
Reito çok geçmeden bu görevin sıradan bir bekçilik olmadığını anlar. Kâfur ağacına gelen insanların gerçekleştirdiği gizemli ritüeller, ailesinin kendisinden saklanan geçmişi ve geceleri ağacın çevresinde yaşanan tuhaf olaylar, onu giderek daha büyük bir sırrın içine çeker. Çünkü bu ağaçta insanlar yalnızca dua etmez; kelimelere dökemedikleri duygularını ve hatıralarını ağaca emanet eder. Ağacın sakladığı bu duygular ise kan bağı bulunan kişiler tarafından yeniden hissedilebilir.
Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh, Kimia Askarian, Sina Boroumandi, Shahin Esfandiari, Rana Heidarzade ve Alborz Kazemi’nin çalışmalarından oluşan “Not Yet Gone” başlıklı sergi 18 Eylül-7 Kasım tarihleri arasında Shiva Zahed Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.
“Not Yet Gone” İran’da yaşayan ve imgelerin tek bir anlamla sınırlandırılmasına karşı çıkan üretimlere yönelik ortak ilgi duyan yedi sanatçıyı bir araya getiriyor. Fotoğraflar geçmişin sabit kayıtları olmak yerine farklı anların, anıların ve gerçekleşmemiş geleceklerin üst üste gelmeye devam ettiği alanlara dönüşüyor. İmge geçmişte olanların bir belgesi olmaktan ziyade geçmişin, bugünün ve gerçekleşmemiş geleceğin kesişmeye devam ettiği maddi, algısal ve zamansal bir alana dönüşüyor.
Sergi, Jacques Derrida’nın ortaya attığı ve sonrasında kültür eleştirmeni Mark Fisher’ın geliştirdiği, gerçekleşmemiş geleceklerin bugün içerisindeki sürekliliğini anlamanın bir yolu olarak gelişen hauntoloji kavramı çerçevesinde şekilleniyor. Hauntoloji yalnızca burada olanın değil, gerçekleşmeyenin, erkenden kaybolanın ve bir olasılık olarak kalanın da içimizde var olduğunu öne sürüyor. Çağdaş kültür yenilikten çok tekrara yönelirken, gelecek artık önümüzde uzanan bir ilerleme vaadi olarak değil, gerçekleşmemiş potansiyelin yankısı olarak beliriyor.
Künye:
1. Sina Boroumandi, Untitled, inkjet print, 25x35 cm, edition of 5, 2018.jpg
2. Alborz Kazemi, Untitled from the None Turned Into Memory series, collage, C-print on silk paper, 50x49 cm, edition of 1 + 1 AP, 2026
3. Omid Mehdizadeh, _Untitled_, digital photography, inkjet print on calico cloth, serish (eremurus-based glue), liquid glue, chamomile, lesser
Nobel Ödüllü Patrick Modiano’nun okuru belleğin sisli sokaklarında tekinsiz bir yolculuğa çıkardığı kitabı Uyuyan Hatıralar, Alper Bakım’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Uyuyan Hatıralar, geçmişin hiçbir zaman bütünüyle kaybolmadığını ve en sıradan ayrıntıların bile uykuya dalmış anıları canlandırabileceğini gösteren bir hafıza romanı.
Altmışlı yılların sonu, belleğin labirentlerine açılan bir kapı. Anlatıcı, elli yıl sonra hayatının en gizemli dönemine dönerek, geçmişin tozlu sayfaları arasında kalmış esrarengiz kadınların ve onların etrafında örülen tekinsiz olayların izini sürüyor. Paris’in arka sokaklarında, isimsiz otel odalarında ve yarım kalmış konuşmalarda yankılanan bu anılar, uykuya dalmış birer hayalet gibi gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Tesadüfen karşılaşılan bir isim veya eski bir defterdeki telefon numarası, anlatıcıyı o dönemin belirsiz, uçucu ve her an bir suçun kıyısındaymış hissi veren atmosferine geri götürüyor.
Norveç müziğinin öne çıkan isimlerinden Sivert Høyem, 17 Eylül akşamı Blind organizasyonuyla IF Performance Hall Beşiktaş’ta konser verecek.
Hem Madrugada grubunun solisti olarak hem de solo kariyeriyle uluslararası alanda güçlü bir iz bırakan Sivert Høyem, 2026 Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’a gelecek. On an Island (2024) ve Dancing Headlights (2025) albümleriyle müzikal derinliğini bir kez daha ortaya koyan Høyem, melankolik ve güçlü vokaliyle dinleyicilerini Kuzey’in geniş ve etkileyici manzaralarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Yoğun atmosferi ve unutulmaz sahne performanslarıyla tanınan sanatçı, İstanbul konserinde de bu büyüleyici deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor.
Sivert Høyem, 2026 yılı kapsamında gerçekleştireceği yeni turnesiyle dinleyicileriyle buluşacak. Sanatçı için önemli dönüm noktalarını bir araya getiren bu turne sürecinde solo albümlerinden Exiles’ın 20. yılı ve Lioness’ın 10. yılının yanı sıra, Høyem aynı zamanda 50. yaşını da sahnede kutlayacak. Kendi ekibiyle birlikte sahne alacak olan sanatçı, konserlerinde yeni bestelerinin yanı sıra "Prisoner of the Road", "Moon Landing", "Into the Sea" ve Madrugada grubuna ait "Majesty" gibi parçalara yer verecek. Turne performanslarında ayrıca nadir seslendirilen eserlerin de repertuvarda olacak.
17 Eylül akşamı IF Performance Hall’da gerçekleşecek Sivert Høyem konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Ahmet Vehbi Doğramacı’nın “Sergi No. 1” başlıklı ilk kişisel sergisi 13 Eylül’e kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Yerleştirmeden yağlıboyaya birçok üslup ve anlatım tekniğinden oluşan “Sergi No. 1”, izleyicileri sanatçının evine, duygu ve düşünce dünyasına girerek hayata bakışını olanca doğallığı ve karmaşıklığıyla deneyimlemeye davet ediyor.
“‘Sergi No. 1’, dört bölümden oluşuyor: Haiku, Sanatçılar, Ölçüm ve Son. İlk bölüm olan Haiku, sanatçının haiku şiirinden ilhamla yaptığı çeşitli teknik denemeleri kapsıyor. Sonraki bölüm, yani Sanatçılar, sanatçının Batı sanatındaki bazı anekdotlara ve stillere ilişkin yorumlarını içeriyor ve sanatçının sanatın etki değil tepki olduğu yönündeki fikrinin en yoğun şekilde vurgulandığı bölüm olma özelliğini taşıyor. Üçüncü bölüm, yani Ölçüm, sanatçının değerlendirme kriterleri ve yöntemleri ile mükemmellik ve güzellik kavramlarının tanımlarına ilişkin sorgulamalarının bir derlemesi niteliğinde. Son ise sadece birkaç üç boyutlu çalışmadan oluşuyor. Bu sergide eser açıklamaları da eserlerin kendisi kadar önemli.”
Türk rock müziğinin önemli isimlerinden Hayko Cepkin, “Electric” projesiyle Türkiye turnesine çıkıyor.
Epifoni organizasyonuyla gerçekleşecek turne, 11 Eylül gecesi Ankara'da ODTÜ MD Vişnelik’te başlayacak, Bursa, İzmir, Antalya, Samsun, Adana ve Gaziantep’te devam edecek ve 24 Ekim gecesi İstanbul’da KüçükÇiftlik Park’ta sona erecek. Hayko Cepkin, “Electric” projesiyle izleyicilere görsel ve işitsel unsurların öne çıktığı kapsamlı bir sahne prodüksiyonu sunmayı hedefliyor. Turne kapsamında sanatçının bilinen şarkıları, yüksek tempolu yeni düzenlemeler, yoğun gitar tonları, özel ışık tasarımları ve video gösterimleriyle desteklenen bir akışla sahneye taşınacak. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Program:
11 Eylül – Ankara | ODTÜ MD Vişnelik
17 Eylül – Bursa | Açıkhava
19 Eylül – İzmir | Havagazı Fabrikası
26 Eylül – Antalya | Bahçe Açıkhava
03 Ekim – Samsun | Doğupark Amfi Tiyatro
16 Ekim – Adana | Mimar Sinan Açıkhava
17 Ekim – Gaziantep | Mavera Açıkhava
24 Ekim – İstanbul | KüçükÇiftlik Park