GÜNDEM
  • 06-07-2026

    Köprüde Buluşmalar ve Medienboard Berlin-Brandenburg ile MOIN Hamburg Schleswig-Holstein Film Fonu iş birliğiyle yürütülen Almanya-Türkiye Ortak Yapım Geliştirme Fonu için başvurular başladı.

    Almanya ve Türkiye arasındaki uzun metrajlı ortak yapım projelerini desteklemek amacıyla 2011 yılında başlatılan fon, bu yıl 16. kez gerçekleştiriliyor. Çekimlerine henüz başlanmamış uzun metrajlı Almanya-Türkiye ortak yapım projeleri 13 Ağustos tarihine kadar fona başvurabilecek.

    Fon uzun metrajlı ortak yapım projelerini desteklemenin yanı sıra iki ülke arasındaki kültürel alışverişi güçlendirmeyi amaçlıyor. Yıllar içinde yaratıcı iş birliklerini teşvik eden, yeni sinemacıların seslerini destekleyen ve uluslararası ortak yapım ortaklıklarını geliştiren önemli bir platform hâline gelen fon, Almanya ve Türkiye'den sinemacıları bir araya getiriyor.

    Desteklenecek projelerin Almanya ve Türkiye'den sinemacılar arasında güçlü bir yaratıcı iş birliğini yansıtması, kültürlerarası ortaklıkları teşvik etmesi ve özgün sinema hikâyelerini beyazperdeye taşıması bekleniyor.

    Bugüne kadar fondan destek alan 77 film arasında son dönemin dikkat çeken yapımlarından biri, 2026 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı kazanan İlker Çatak’ın Sarı Zarflar (Yellow Letters) filmi oldu. Fon, kuruluşundan bu yana Almanya-Türkiye ortak yapım projelerine toplam 1.221.000 avro destek sağladı.

    ​Almanya-Türkiye Ortak Yapım Geliştirme Fonu’na buradan başvuru yapabilirsiniz.

    0
    0
    216
  • 06-07-2026

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 30’uncu kez düzenlenecek İstanbul Tiyatro Festivali’nin “Bu İşte Bir Kadın Var” teması kapsamında Bir Bebek Evi ve Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı oyunlarının sahneleneceği açıklandı.

    Mehmet Birkiye’nin küratörlüğünde; Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda 22 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek 30. İstanbul Tiyatro Festivali programından iki oyun daha açıklandı. Festival programında, sahne sanatları alanında kadın üretiminin ve kadın bakış açısının daha görünür kılınması amacıyla, konusunu kadın hikâyelerinden alan veya kadın yazar, yönetmen ve oyuncuların öne çıktığı oyunlardan oluşan bir seçki, altı yıldır Odeabank’ın tema sponsorluğundaki “Bu İşte Bir Kadın Var” başlığı altında izleyicilere sunuluyor. Bu iki oyun da bu başlık altında izleyici karşısına çıkacak.

    Henrik Ibsen’in modern tiyatronun başyapıtları arasında yer alan klasiği Nora, Bir Bebek Evi, bugüne kadarki en cesur uyarlamalarından biriyle festivalde yer alacak. Norveçli yönetmen, oyuncu ve kukla sanatçısı Yngvild Aspeli, hiper-gerçekçi insan kuklaları, örümcek ve kuş imgeleriyle oyunun tekinsiz atmosferini fantastik bir boyuta taşıyacak. Yngvild Aspeli’nin Paola Rizza ile birlikte yönettiği; olağandışı bir sahne tasarımı ve dramaturjiye sahip Bir Bebek Evi, 14-15 Kasım’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

    Zeynep Özden ve Elif Sözer’in proje tasarımını ve yönetmenliğini üstlendiği, Çiğdem Erdöl’ün yazdığı Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı, İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali’nin kayıp izlerini sahnede yeniden sürecek. Tilbe Saran, Fulya Peker ve Çağdaş Ekin Şişman’ın sahnede İvi Stangali’nin farklı zamanlarına, kırılmış benliklerine ve hafızasında saklı kalan anılarına hayat verdiği oyun, 3-4 Kasım’da Arter Karbon’da; 17 Kasım’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.

    30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin biletlerine avantajlı dönem fiyatlarıyla, 10 Temmuz Cuma saat 10.30’dan itibaren, passo.com.tr, Passo mobil uygulaması, Passo perakende satış noktaları ve Passo İKSV gişesinden (pazar günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) erişebilirsiniz. Eczacıbaşı Genç Bilet projesi kapsamında sınırlı sayıda öğrenci bileti 50 TL’den satışa sunulacak.

    0
    0
    226
  • 06-07-2026

    Sinema ile doğa arasındaki ilişkileri merkeze alan bir dizi gösterim, konuşma ve atölyeden oluşan “Şu Gözenekli Yeryüzü” programı Salt Beyoğlu’nda başlıyor.

    Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni programı “Şu Gözenekli Yeryüzü”, sinema ile doğa arasındaki ilişkileri odağına alıyor. Üç kısa film seçkisi ile bir uzun metrajlı filmi bir araya getiren program, el çizimi animasyon, fotokimyasal teknikler ve kamerasız yöntemlerden yararlanan deneysel üretimler aracılığıyla çevresel etkenlerin ve organik maddelerin hareketli görüntüyü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Gösterimlere, sanatçı Edd Carr, Karel Doing, Emmanuel Lefrant ve Müge Yıldız ile araştırmacı Burçin Çıngay, Mesut Kırmacı ve Alptekin Karagöz’ün konuşmaları eşlik ediyor. Programda, bitki ve organik atıklarla doğal boya üretimine odaklanan bir atölye çalışması da yer alıyor.

    ​​“Şu Gözenekli Yeryüzü” hakkında detaylı bilgiye ve etkinlik programına buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. What the Water Said, Nos. 1-3 [Suyun Söyledikleri, No. 1-3] (1997) filminden bir kare @David Gatten
    2. Landfill 16 [Çöplük 16] (2011) filminden bir kare ©Jennifer Reeves
    3. Blue Monet [Mavi Monet] (2006) filminden bir kare ©Carl Brown

    0
    0
    340
  • 06-07-2026

    İrlanda’nın genç kuşak yazarlarından Catherine Prasifka’nın kadın bedeninin temsilleri, aile, roller ve aşk üzerine bir hikâye anlattığı romanı Hatırladığın Gibi, İrem Uzunhasanoğlu’nun çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

    Prasifka, sanal dünyanın parçası olarak büyümenin sancılarını, anların, duyguların derinliğine inerek anlatan bir yazar.

    “İlk bilgisayarına dokuz yaşındayken kavuşuyorsun. En sevdiğin şey sanal evcil hayvan sitesi, sohbet odalarında saatler geçiriyorsun. İnternetten tanıdığın arkadaşlarının neden gerçek isimlerini kullanmadığını anlamıyorsun. Çok geçmeden pornoyla tanışıyorsun. Ne izlediğini tam olarak bilmiyorsun ama bunu kimseye söylememen gerektiğini biliyorsun. Yıllar sonra, ilk öpüşmen kameraya kaydedilip okulundaki herkese yayılıyor. İlk başta bu bir ihanet gibi gelse de sonra alışıyorsun. Paylaşmanın, yaymanın ve beğenmenin bitmek bilmeyen döngüsünün içindesin.  Artık içindeki boşluk hissinin olmadığı bir zamanı hatırlamıyorsun. Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyorsun.”

    0
    0
    346
  • 06-07-2026

    Tarihçi Anthony Bale’in kraliyet saraylarından mistik manastırlara, hac yolculuklarından dönemin ünlü ticaret yollarına uzanan kitabı Ortaçağ’da Seyahat Rehberi: Ortaçağ’da Yaşamışların Gözünden Dünya, Selen Birce Yılmaz’ın çevirisiyle Mundi’den çıktı.

    ​Bale, okurunu Ortaçağ gezginlerinin ve seyyahlarının gözünden bir keşfe davet ediyor: Hac yolculuklarından dönemin ünlü ticaret yollarına, kraliyet saraylarından mistik manastırlara, Kudüs’ten İstanbul’a, o yıllarda yaşamış seyyahlarla beraber bir yolculukta hissettiriyor bu kitabı ile. “Bilinmeyen yolculuk”lara çıkmanın o dönemde ne anlama geleceğini keşfederken, onların korkularına, meraklarına ve karşılaştıkları şaşırtıcı manzaralara şahitlik edecek okur.

    0
    0
    311
  • 05-07-2026

    Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İBB Kültür organizasyonuyla, 7 Temmuz’da Kurtalan Ekspres, 8 Temmuz’da ise Bulutsuzluk Özlemi konserlerine ev sahipliği yapacak.

    ​Kurtalan Ekspres, 7 Temmuz’da gerçekleşecek “Zamanın Ötesinde” konserinde Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin Koray’ın repertuvarından eserleri seslendirecek. Konser, grubun şefi ve bas gitaristi Ahmet Güvenç’in Kurtalan Ekspres’teki 50. yılını da simgeliyor. Ahmet Güvenç, Tolga Akyurt, Koray Alarslan, Taha Purcafer ve Selim Işık’tan oluşan güncel kadroya sahnede Ari Barokas, Cahit Berkay, Cihangir Akkuzu, Emrah Karaca, Gür Akad, Kaan Tangöze, Kıraç, Ogün Şanlısoy ve Şevval Sam konuk sanatçı olarak eşlik edecek. Programın ikinci gününde ise Bulutsuzluk Özlemi, İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ile birlikte “Bulutsuzluk Özlemi: Senfoni” konserini gerçekleştirecek. Şef Orhan Şallıel yönetimindeki konserde grubun şarkıları senfonik düzenlemelerle seslendirilecek. Konserde Melek Mosso, Dilan Balkay ve Ladies&Gentlemen Korosu da konuk olarak yer alacak.

    0
    0
    419
  • 05-07-2026

    Ozan Ömer Akgül’ün hatırlamanın ve anlatmanın sınırlarında dolaşan öykülerinden oluşan kitabı Beni Öldüren Hikâyeler, Ayrıkotu Yayınevi’nden çıktı.

    Akgül, bu öykülerde belleğin puslu kıyılarında dolaşırken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir hikâye gerçekten anlatıldığında mı biter, yoksa tam o anda mı başlar? Babaların ve oğulların gölgesinde büyüyen suçlar, yarım kalmış hayatlar ve yeniden kurulmak istenen geçmişler bu metinlerde birbirine karışıyor. Anlatı burada yalnızca bir tanıklık değil, aynı zamanda kaçınılmaz bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Bir klinik odasında gece yarısı tutulan dağınık notlar, bir cinayetin ardından başka bir isimle başlayan kırılgan bir hayat, savaşın içinden çıkıp karanlık bir denizde başka bir kıyıya ulaşmaya çalışan bir genç ve çocukluk evlerinin duvarlarından yıllar sonra bile susmayan fısıltılar...

    ​“Yazınca gerçeklik değişti. İşte o gün anladım: yazdığın her şey birini öldürüyor. Ya seni ya başkasını.”

    0
    0
    366
  • 04-07-2026

    Rahmi M. Koç Müzesi, temmuz ve ağustos aylarında 5-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik yaz atölyeleri düzenliyor.

    Hafta içi ve hafta sonu gerçekleştirilecek programlarda çocuklar bilim, sanat, tasarım ve matematik alanlarında uygulamalı eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Müzenin deneyimsel öğrenme yaklaşımıyla hazırladığı atölyelerde çocuklar DNA, astronomi, iletişim, ulaşım, simülasyon, oyuncak, ahşap ve tasarım gibi farklı başlıklarda etkinliklere katılacak. Programlar, çocukların merak duygusunu geliştirmeyi, problem çözme becerilerini desteklemeyi ve üretkenliklerini artırmayı amaçlıyor.

    Temmuz ayı programında “Bir Meyvenin Sırrı: DNA”, “Güneş Sistemine Yolculuk”, “Kuş Evi”, “Arım Balım Peteğim”, “İletişimin Serüveni” ve “Oyuncakların Macerası” gibi farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler yer alıyor. Ağustos ayında ise “Yeşil Enerji: Klorofil”, “Uçuş Simülasyonu”, “Peki Sen Ne Şekerisin?”, “Çantamı Taktım Koluma” ve “Bugün Fırçalarım Parmaklarım” başlıklı etkinlikler düzenlenecek.

    ​Detaylı bilgiye Rahmi M. Koç Müzesi’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    380
  • 04-07-2026

    Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams’ın burgerin geçmişten günümüze yolculuğunu, kimlik krizlerini, veji burgerlerden devrim niteliğindeki “bitki bazlı et” ve “temiz et” yaklaşımlarına kadar uzanan hayvansızlaşma serüvenini anlattığı kitabı Burger, Zerin Dirihan’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Adams, meseleyi hamburgerle sınırlı tutmayıp Vatandaş Burger, Kadın Burger, hatta Creutzfeldt-Jakob Burger gibi daha önce hiç duymadığınız seçeneklerle başlayan zengin bir menü eşliğinde anlatıyor.

    ​Hamburger “özbeöz Amerikan yemeği” unvanını istikrarla koruyor olsa da içinde her daim değişime gebe bir unsur barındırır ve bu sadece fiziksel özellikleriyle (bozulabilirlik vb.) ilgili değildir. Popüler kültürde kazandığı anlamlardan Bill Gates gibi yatırımcıların dünyayı besleyebilecek hayvansal olmayan burger arayışına kadar; burgerin kimliği de proteinli köftesinin ızgaraya atılmadan önceki hali gibi şekilden şekle girmeye müsaittir. Kim bilir, belki burgerin kendisiyle birlikte beslediği vatandaşlar da sürekli değişmektedir. Bu kısa ama derin çalışma, hamburgerin bir ilerleme ve demokrasi sembolünden şiddet, sömürü ve çevresel bozulma temalarıyla iç içe geçmiş bir ikona evrilmesinin eleştirel bir incelemesini sunarak salt tarihsel bir anlatının ötesine geçiyor.

    0
    0
    349
  • 03-07-2026

    MUBI Türkiye, temmuz programıyla sinemanın farklı coğrafyalarda filizlenen en güçlü hikâyeleri bir araya getiriyor.

    Temmuz programındaki yapımları, aşkı ve umudu, politik çalkantıların gölgesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat’ın Berlinale’nin açılış filmi olarak dünya prömiyerini yapan son filmi İyi Erkek Yok (No Good Men), 3 Temmuz’da MUBI’de izleyicilerle buluşacak. Film, Taliban’ın iktidara gelmesinden hemen önce Kâbil’de yaşayan bir kadın kameramanı merkezine alıyor. 10 Temmuz’da ise Alejandro G. Iñárritu’nun Oscar adaylığı kazanmış kült filmi Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros), restore edilmiş 4K sunumuyla geri dönüyor. İlk gösterildiği 2000 yılındaki etkileyiciliğini koruyarak izleyicilere “hayatla köpeklerin dövüştüğü” o unutulmaz yolculuğu yeniden yaşatacak bu Meksika dramasında köpek dövüşlerinin vahşeti, toplumsal trajediler ve tutkulu ilişkiler iç içe geçiyor. 

    ​Programın öne çıkan filmleri arasında; Ece Dizdar’ın Altın Portakal Kısa Film Jüri Özel Ödülü sahibi bu ilk yönetmenlik denemesi Mükemmel, Doğuş Algün’ün Adana Altın Koza Film Festivali’nden pek çok ödülle dönen ilk uzun metrajlı Ölü Mevsim, Giacomo Abbruzzese imzalı 73. Berlin Film Festivali’nden En İyi Sanatsal Katkı Gümüş Ayı ödülüyle dönen Disco Boy, İran’ın Oscar aday adayı olarak dünya sinema çevrelerinde büyük ses getiren ve katıldığı festivallerde derin tartışmalar başlatan Ali Zarnegar imzalı Ölüm Nedeni Bilinmiyor, Hollywood’un büyük ustalarından Billy Wilder’ın iki eseri The Apartment ve Bazıları Sıcak Sever (Some Like It Hot), 2025 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’e layık görülen İşe Yarar Bir Hayalet, Stanley Kubrick’in Soğuk Savaş paranoyasını kara mizahla buluşturan başyapıtı Dr. Strangelove, Cameron Crowe’un kendi gençlik yıllarındaki deneyimlerinden damıtılan Şöhrete Bir Adım, Amerikan bağımsız sinemasının ve gençlik anlatılarının en etkili örnekleri arasında yer alan Genç ve Heyecanlı yer alıyor.

    Tag: MUBI
    0
    0
    474
DAHA FAZLA
Geldanlage