
Shakespeare’in trajedileriyle mitolojiyi, genç oyuncuların enerjisiyle çağdaş sahne estetiğini buluşturan SPIRITUA, 17 Ağustos Pazar akşamı saat 21.00’de BtcTurk Vadi Açıkhava Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacak.
Arda Aydın’ın kaleme aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği SPIRITUA, Biraderler Yapım ve İdil Türkmenoğlu’nun yapımcılığında, klasik tiyatro kodlarını cesurca kırarak Türkiye sahne sanatları için benzersiz bir deneyim sunuyor. Tek perdelik yapım, Shakespeare’in Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear ve III. Richard gibi başyapıtlarından ilham alırken Truva Savaşı’nın mitolojik derinliğini de çağdaş bir perspektifle ele alıyor. Bu sentez, geleneksel metinlerin evrenselliğini günümüz estetik anlayışıyla buluşturarak geçmişle geleceğin çatışmadığı, aksine birbirini dönüştürdüğü bir anlatı inşa ediyor. Oyunun tüm oyuncu kadrosu, Biraderler Yapım’ın sosyal girişimi olan Çocuk Genç Sanat Tiyatro (ÇGST) bünyesinde yetişmiş gençlerden oluşuyor.
17 Ağustos Pazar 21.00’de BtcTurk Vadi Açıkhava’da sahnelenecek SPIRITUA, 13 Eylül’de Bornova Ayfer Feray Açıkhava Tiyatrosu’nda İzmirli, 3 Ekim AST Bilkent Sahne’de Ankaralı tiyatroseverlerle buluşacak. Biletlere buradan ulaşabilirsiniz.
Zilberman, bu sene 14. edisyonunu gerçekleştirdiği “Genç Yeni Farklı” sergisini 23 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Zilberman, geçtiğimiz 14 yıl boyunca düzenlediği “Genç Yeni Farklı” çatısı altındaki grup sergileri ile sanatçılara alan sunmanın ötesinde yeni sesler için dinamik bir platform olarak konumlanıyor. “Genç Yeni Farklı”, birbirinden bağımsız sanat pratiklerinin görünürlüğünü artırmak ve yeni seslerin üretimlerini sürdürebilecekleri alanlar yaratmayı hedefliyor. Türkiye’de uygulanan sansürün her türlü biçimlerine karşı, kolektif düşünebilme ihtimalini hatırlatmayı amaçlayan “GYF’25”; bireysel hafızadan kamusal alana, kimlikten mekâna, gündelikten politik olana uzanan geniş bir yelpazeye yayılıyor. Farklı pratiklerin yan yana geldiği “GYF’25”, tek bir tema etrafında değil; bir arada olma olasılıkları üzerinden kuruluyor. Beden, hafıza ve aidiyet gibi kavramlar, farklı pratikler ve anlatım biçimleriyle ele alınıyor. Video yerleştirmeden yapay zekâ destekli kurgulara, biyolojik atıklardan geleneksel nesnelere uzanan işler hem kişisel hem de kolektif olanın sınırlarında dolaşarak çeşitli diyaloglar üzerinden bir araya geliyor. Burcu Çimen (Yapı Kredi Müzesi Direktörü ve küratörü), Ulya Soley (Hamburger Bahnhof Küratörü), Sena Başöz (Sanatçı), Zilberman | Berlin Direktörü Lotte Laub ve Program Yöneticisi Ece Ateş’ten oluşan seçici kurul tarafından, 400’ün üzerinde başvuru değerlendirilerek bu senenin seçkisi oluşturuldu. Çeşitli üretim motivasyonlarını, düşünme biçimlerini ve anlatı yollarını bir araya getiren “GYF’25”, genç sanatçıların taşıdığı potansiyellerin güncel bir yansıması olarak kolektif düşünmeye, üretmeye ve yeni olasılıklara alan açmaya bir davet niteliği taşıyor.
Sergiyi 23 Ağustos’a kadar Zilberman İstanbul’da ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Anet Sandra Açıkgöz
2. Dilan Perişan
3. Ahmet Dündar
4. Deniz Zaide Korkmaz
5. Şahsenem Altıparmak
Sarah Garré ve Marijke Huysmans’ın okurlarını yaşam kaynağımız suyun büyüleyici dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkardığı kitabı Büyük Su Kitabım, Lale Şimşek Çalışkan’ın çevirisiyle hep kitap’tan çıktı.
Wendy Panders’ın resimleriyle renklenen kitap, 8 yaş ve üstü tüm okurlarına yağmur damlasından dev tsunamilere suyun her hâlini anlatıyor.
Yeraltı suları nasıl oluşur?, Su arıtma işlemi nasıl yapılır?, Sanal su ne demektir?, İçme suyu evimize nasıl gelir?, Suyun iklimdeki rolü nedir? gibi suyla ilgili merak edilen pek çok soruya cevap buluyor.
Amsterdam merkezli Anadolu rock ve folk grubu Altın Gün ve Min Taka, +1 Sunar: Pozitif Vibrations kapsamında 5 Eylül’de Yapı Kredi bomontiada’da müzikseverlerle buluşacak.
+1’in katkılarıyla düzenlenen Pozitif Vibrations, dinleyicilere müzikle dolu bir gün vadediyor. İkinci albümleri Gece (2019) ile “En İyi Dünya Müziği Albümü” dalında GRAMMY® adaylığı kazanan Altın Gün ve indie, liquid dnb, synth ve hyperpop arasında gezinen sound’u ile Min Taka’nın yer alacağı Pozitif Vibrations, müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşatacak.
Serinin Yapı Kredi bomontiada edisyonuna +1 ile birlikte Volkswagen ve Radyo Eksen de katkıda bulunuyor.
T. Melis Golar ve Barbare Studio tarafından kurgulanan arşiv paylaşımı ve kamusal program “Kayda Değer”, 11-21 Eylül tarihleri arasında Barın Han’da sanatseverlerle buluşacak.
Tekirdağ’da yer alan Barbare Bağları’nda konumlanan Barbare Studio, 2026’da gerçekleşecek ikinci sergi edisyonundan önce İstanbul’da izleyici karşısına çıkacak. Celine Topsakal kuruculuğunda hayata geçen Barbare Studio’nun ilk sergisi “Yer Duygusu”, geçtiğimiz yıl T. Melis Golar küratörlüğünde Barbare Bağları’nda gerçekleşti. İstanbul’daki geçici istasyon ise üretim pratiğini Tekirdağ’ın üzüm bağlarından İstanbul’a taşıyarak buluşma alanını genişletmeyi, araştırma sürecini şeffaflaştırmayı ve izleyiciyi sürece dahil etmeyi hedefliyor. Barbare Studio’nun üç yıllık küratöryel araştırma döngüsünün orta noktasını işaret eden program, stüdyonun konuk küratörü T. Melis Golar’ın kurgusu ve mimar Celine Topsakal’ın tasarımıyla sunuluyor. Program, Tekirdağ’da gerçekleşecek iki sergi arasında düşünmek, paylaşmak ve yeniden yön bulmak için bir “ara” alan yaratıyor.
“Kayda Değer”, Barbare Studio’nun süreç odaklı ve araştırma temelli üretim biçimine dair bir bakış sunuyor. Yeni edisyon sanatçılarının ilham alabilecekleri bir platform yaratırken küratöryel programın bir sonraki aşamasını şekillendirecek soruları da gündeme getiriyor. Eleştirmek, soru sormak, tartışmak ve birlikte düşünmek için kurulan bu platform, Odd Art Space iş birliğiyle Trakya’daki genç sanatçılara görünürlük kazandıracak ve tanışıklıkları artıracak bir projeyi de Kayda Değer’e dahil ediyor. Açık çağrı yoluyla seçilen sanatçılar, portfolyo günleri etkinliğini takiben Barın Han’daki sergi programında yer alacaklar.
Program kapsamında karşımıza çıkacaklar arasında araştırma kütüphanesi, geçmişten edinilen izlenim ve öğretiler, gelecekteki küratöryel yönelimin sunumu, konuşmalar, müzik dinletileri, daha önce Tekirdağ’da gösterilen yapıt ve dokümanlardan oluşan bir seçki ve podcast serisi yer alıyor. Barbare Studio’nun üretim sürecinin temel taşını oluşturan kütüphane; konuk küratörler, misafir sanatçılar ve ekip üyeleri tarafından sürekli genişletilen, referanslar, metinler ve teorilerden oluşan bir arşivi kapsıyor. Geçmiş ve gelecek iş birlikçileri, Tekirdağ’dan yerel üreticiler, genç sanatçılar, geçtiğimiz senenin katılımcıları ve izleyicileri buluşturacak program bir paylaşım, tanışıklık, fikir alışverişi ve buluşma alanı yaratıyor.
Polisiye edebiyatın parlayan yıldızlarından Alex Finlay’in kaleme aldığı ürpertici polisiye romanı Korktuğun Ne Varsa, Mehmet Deniz Öcal’ın çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.
Korktuğun Ne Varsa’da okur; peşinde katili, kalbinde korkuyu, damarlarında gerilimi sonuna kadar hissedecek. Farklı bakış açılarından anlatılan ve geçmişle günümüz arasında bağ kuran roman, yalnızca bir gerilim romanı değil aynı zamanda kalp kırıklıkları ve trajedilerle başa çıkmaya çalışan bir ailenin her satırı ters köşeyle dolu hikâyesi.
Üniversite öğrencisi Matt Pine, sabaha karşı FBI’dan aldığı haberle yıkıldı. Neredeyse tüm ailesi ölmüş. Bu Azrail'le ilk karşılaşması değil. Geriye kalan tek yakını, sevgilisini öldürdüğü için hapiste olan ağabeyi. O ilk cinayette yaşananlar o kadar büyük ses getirdi, öyle tartışmalara konu oldu ki Netflix ailesinin belgeselini yaptı, Matt hiç istemediği bir üne kavuştu. Şimdi o belgeselin diğer yıldızları, annesi, babası ve iki kardeşi de öldü.
Bu ölümler kaza mı yoksa kimsenin itiraf edemediği başka gerçekler mi var? Olanların ağabeyiyle bağlantısı ne? Tek bir ailede yaşanan bunca ölüm tesadüf olabilir mi?
Matt şimdi geride bırakmayı umduğu anılarla yüzleşmek zorunda. Ailesinin başına gelenleri çözmeye çalışırken ağabeyinin sırlarını keşfedecek, yalanlara gömülü gerçekleri öğrenecek.
Yunanistan’ın sevilen sanatçılarından Nikos Vertis, 28 Kasım Cuma akşamı Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluşacak.
Uluslararası müzik sahnesinde büyük ilgi gören Nikos Vertis, romantik şarkıları ve sahnedeki güçlü enerjisiyle büyük bir dinleyici kitlesine ulaştı. Özellikle “Thelo Na Me Niosis”, “An Eisai Ena Asteri” ve “Pes To Mou Ksana” gibi hit parçalara imza atan sanatçı, Türkiye’de ilk kez dinleyicilerle buluşacak. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek konserde, Nikos Vertis’in hem klasikleşmiş şarkılarını hem de sürpriz performansları yer alacak. Konserin biletleri 12 Ağustos saat 12.00’de Bubilet’te satışa çıkacak.
Salt, Sadık Karamustafa üzerine yürüttüğü arşiv ve araştırma çalışmaları kapsamında “Yolculuklar, Ayinler ve Bir Arşiv: Sadık Karamustafa Yazıları (1986-2019)” adlı e-yayını yayımladı.
Garanti BBVA tarafından kurulan Salt, 2023 yılında başlattığı ve Kurukahveci Mehmet Efendi desteğiyle yürütülen Grafik Tasarım Arşivi çalışmaları kapsamında “Yolculuklar, Ayinler ve Bir Arşiv: Sadık Karamustafa Yazıları (1986-2019)” başlıklı e-yayını PDF ve EPUB formatlarında sanatseverlerle buluşturuyor. Karamustafa’nın üretimlerine kapsamlı bir bakış sunan yayınla birlikte tasarımcının arşivinden 5.000 belge de Salt Araştırma’da çevrim içi erişime açıldı.
Yayın, Sadık Karamustafa’nın 1980’lerden bu yana kaleme aldığı yazıları bir araya getiriyor. Yazılarında grafik tasarıma dair teorik ve pratik sorunları ele alan Karamustafa, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e bu alandaki üretimleri irdeleyerek Türkiye’nin görsel kültür tarihine de bir bakış sunuyor. Karamustafa’nın tasarımcı, eğitimci, araştırmacı ve sivil toplumcu yönlerine ışık tutan arşivinden görsellerin eşlik ettiği yayın, kronolojik bir akışla ilerliyor. Yazılarda, 1980’li yıllarda bugünkü anlamıyla “tasarım” kavramına pek aşina olmayan grafik ortamındaki rekabet ve mesleki örgütlenme çalışmaları öne çıkarken, 1990’lı yıllarda kurumsal kimlik, kent kimliği ve kitap tasarımı etrafındaki tartışmalar ile grafik tasarımdaki özgün literatür eksiğini yayın ve sergilerle giderme çabaları ele alınıyor. İstanbul’da özel müzeciliğin dinamizm kazandığı, sergi ve tasarım etkinliklerinin çeşitlendiği 2000’lere gelindiğinde ise Karamustafa’nın grafik tasarım alanındaki arşiv ve müze ihtiyacına vurgu yapması dikkat çekiyor. Adını Karamustafa’nın 1960’larda başlayan tasarım serüvenine ilişkin “üç hayat” metaforundan alan e-yayın, detaylı bir kronolojiyle tamamlanıyor. Karamustafa’nın mesleki yaşamında belirleyici bulduğu gelişmelere dair anekdotlarını içeren kronoloji, tasarımcının e-yayınla eş zamanlı erişime açılan arşivine dair bir rehber niteliği taşıyor.
Sadık Karamustafa Arşivi, tasarımcının 1960’lardan bugüne afiş, kitap, kapak, süreli yayın, kurumsal kimlik, sergi tasarımı alanlarındaki üretimleri, dönemin kültür ortamının izdüşümü niteliğindeki yazışmaları, karikatür ve eskiz defterleri ile yazılarını bir araya getiriyor. Efemera ve fotoğraflar, hakkında çıkmış haber, eleştiri ve röportajlar ile kişisel hayatından belgeler de arşivdeki malzemeler arasında yer alıyor.
Salt Araştırma Grafik Tasarım Arşivi’ne eklenen koleksiyona archives.saltresearch.org adresinden erişilebilir.
Künye:
1. Sadık Karamustafa (solda), TED Ankara Koleji’nde arkadaşlarıyla çıkardıkları Tatava gazetesinin hazırlık çalışmasında, 1963 Salt Araştırma, Sadık Karamustafa Arşivi
2. Devrim İçin Hareket Tiyatrosu (DİHT), İstanbul Kültür Sarayı’nın (daha sonra Atatürk Kültür Merkezi) açılış günü binanın önünde gösteri yaparken, 1969 Salt Araştırma, Sadık Karamustafa Arşivi
3. Sadık Karamustafa ve Gülsün Karamustafa, Londra, 1970 Salt Araştırma, Sadık Karamustafa Arşivi
4. İDGSA Grafik Atölyesi, Kırkpınar konulu projeleri için Edirne gezisinde, 1970 Soldan sağa: Namık Bayık, Nur Erkmen, Sadık Karamustafa Fotoğraf: Bülent Erkmen Salt Araştırma, Sadık Karamustafa Arşivi
5. Sadık Karamustafa’nın Hürriyet Gösteri dergisi için yaptığı kapak eskizi, Aralık 1983 Salt Araştırma, Sadık Karamustafa Arşivi
Dave Eggers’ın her yaştan okura hisli, nükte ve tutku dolu bir hikâye anlattığı kitabı Gözler ve İmkânsız, G. Gülce Karagöz’ün çevirisiyle İlksatır Çocuk’tan çıktı.
Gözler ve İmkânsız, Eggers’a 2024 Newbery Madalyası’nı kazandırdı. Hikâyenin başrolünde özgür ve hızlı hem de epey hızlı bir köpek olan Johannes var. Her gün parkta oradan oraya koşup her şey yerli yerinde mi diye gözler ve gördüklerini parkın üç kadim bizonuna, Denge Koruyucuları’na raporlar. Ama Denge bozulur. Şimdi Johannes daha hızlı koşup daha iyi görmekten fazlasını yapmak zorundadır: sevdiklerini özgürleştirmek.
“Her şey gördüklerimle başlıyor. Haber verdiklerimle.”
Bu yıl ilk kez düzenlenen Arter’de Açıkhava Film Gösterimleri, 15-16 Ağustos’ta Arter’in Arka Bahçe’sinde ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşacak.
Açıkhava Film Gösterimleri kapsamında 15 Ağustos’ta Oscar ödüllü animasyon ustası Adam Elliot imzalı Bir Salyangozun Anıları; 16 Ağustos’ta ise 2025’te En İyi Animasyon Film Oscar’ını kazanan Flow: Bir Kedinin Yolculuğu gösterilecek. Gösterimler öncesinde ise ziyaretçiler Nazlı Erdol ve Murat Babalık’ın plak setleriyle açık havada müziğin keyfini çıkaracaklar.
15-16 Ağustos tarihlerinde ilk kez gerçekleşecek Arter’de Açıkhava Film Gösterimleri’nde iki etkileyici yapım izleyicilerle buluşacak. Arter’in Arka Bahçe’si, her iki gösterim öncesinde çalacak plak setleriyle hareketlenecek.
Etkinlik, 15 Ağustos Cuma akşamı 19.00-20.30 arasında Nazlı Erdol’un plak setiyle başlayacak. Saat 21.00’de ise Oscar ödüllü animasyon ustası Adam Elliot’ın yönettiği ve 2024 Annecy Film Festivali’nde en iyi uzun metraj film dalında Kristal Film Ödülü’nü kazanan Bir Salyangozun Anıları [Memoir of a Snail] gösterilecek. Film, kendini hiçbir yere ait hissetmeyen bir bireyin, karmaşık hayatı içinde güvenini ve umut ışığını yeniden bulma çabasını dokunaklı, içten ve mizahi bir dille anlatıyor. 16 Ağustos Cumartesi akşamı ise 19.00-20.30 arasında Murat Babalık’ın plak seti, 21:00’de ise 2024 Avrupa Film Ödülleri’nde ve 2025 Akademi Ödülleri’nde En İyi Animasyon Filmi seçilen Flow: Bir Kedinin Yolculuğu [Straume] ziyaretçilerle buluşacak. Letonyalı yönetmen Gints Zilbalodis’in bu diyalogsuz animasyonu, evi büyük bir selde yok olan yalnız bir kedinin, çeşitli hayvanlarla aynı teknede kurduğu beklenmedik dayanışma ağları aracılığıyla sürdürdüğü hayatta kalma mücadelesini kesintisiz bir akış estetiğiyle ele alıyor.
Katılımın ücretsiz olduğu Arter’de Açıkhava Film Gösterimleri’nin öncesinde, etkinlik@arter.org.tr adresine e-posta göndererek kayıt yaptırabilirsiniz.