GÜNDEM
  • 09-08-2025

    2019 yılında açılan Troya Müzesi, ziyaretçilerine mitolojik anlatımının dijital müzecilikle harmanlanmasıyla, zamanlar üstü bir deneyim sunuyor.

    Dijital prodüksiyon çalışmalarını Küp Prodüksiyonun üstlendiği Troya Müzesi’nde, Troya’nın kadim taşlarında yankılanan mitolojik hikâyeleri, günümüz teknolojisiyle yeniden hayat buluyor. Troya Müzesi’nin dijital yaklaşımı, efsanevi aşkın izlerini ziyaretçilerin duygusal hafızasında yer ediniyor. Helen ile Paris’in uğruna şehirlerin yıkıldığı tutkulu aşkı, artık dijital ekranlarda, interaktif anlatımlarda ve müze koleksiyonunda yer alıyor ve ziyaretçilerin dikkatini çekmeye devam ediyor.

    ​Avrupa’nın en iyi müzesi seçilen Troya Müzesi’nde Tahta Atın Öyküsü adlı animasyon filmle Troya Savaşı’nın mitolojik anlatımını yaparken, Tunç Çağı Ticaret Oyunu’yla gençlere antik dönemde ticaret ve limanlar hakkında bilgi veriyor.

    0
    0
    988
  • 09-08-2025

    Nobel ödüllü Peter Handke’nin zamanın, mekânın ve benliğin sınırlarında bir içsel yolculuğa çıkardığı eseri Hiçkimse Koyu’nda Bir Yıl, Ayşe Selen’in çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Hiçkimse Koyu’nda Bir Yıl, sessizliğin diliyle konuşan derin bir varoluş romanı. Roman, bir anlatıcının kendi içine doğru açtığı kapılardan geçerek dış dünyanın yankılarına kulak verişini, hatıralarla düşlerin birbirine karıştığı bir anlatı düzleminde sunuyor. Hiçkimse Koyu, yalnızlığın ve dinginliğin iç içe geçtiği, hem saklanılan hem de içsel dönüşümlerin filizlendiği bir sığınak. Bu koyda geçirilen bir yıl, aslında koca bir ömrün metaforudur: Gündelik hayatın sıradan görünen anlarında saklı olağanüstülüğü keşfetmenin edebi izdüşümü.

    0
    0
    985
  • 08-08-2025

    Ünlü yönetmen Burak Çevik’in filmleri “Zamanın Hayaletleri” başlıklı programla 12-14 Ağustos tarihleri arasında Beyoğlu Sineması’nda gösterilecek.

    fol sinema, sisco ve zu PR ortaklığında hazırlanan bu program kapsamında, yönetmenin Berlin Film Festivali’nde prömiyer yapan ilk çıkışı Tuzdan Kaide, gerçek bir cinayet davasını kurgusal bir deneye çeviren Aidiyet, 3D Anaglif gözlüklerle benzersiz bir algı deneyimi yaşatacak Gidiş O Gidiş ve Adana Altın Koza’dan En İyi Yönetmen dahil üç ödülle dönen Hiçbir Şey Yerinde Değil adlı filmleri izleyiciyle buluşuyor. Filmleri ve video çalışmaları Berlin, Locarno, Toronto, Karlovy Vary, MoMA ve FIDMarseille gibi prestijli festivallerde ve müze programlarında gösterilen, uluslararası eleştirmenlerce “hipnotik”, “duyusal”, “radikal” gibi ifadelerle anılan Çevik’in, anlatıdan çok sezgiye yönelen sinemasını birlikte okumaya ve düşünmeye çağıran bu özel seçki sinemaseverlerle buluşacak. Her gösterimin ardından Burak Çevik’in katılımıyla söyleşiler gerçekleştirilecek.

    ​“Zamanın Hayaletleri” başlıklı programının biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1379
  • 08-08-2025

    Deniz Doğruyol’un izleyiciyi kişisel ve toplumsal dönüşümün izlerini sürmeye davet eden “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” başlıklı yeni kişisel sergisi 25 Ocak 2026 tarihine kadar Baruthane’de sanatseverlerle buluşuyor.

    İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla gerçekleşen, küratörlüğünü Ceylan Önalp’ın üstlendiği “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” sergisi, Deniz Doğruyol’un papier-mâché (kâğıt hamuru) tekniğiyle ürettiği heykellerden oluşuyor. Geri dönüştürülmüş kâğıtlar, kırık objeler ve kişisel izlerden oluşturduğu figürlerle geçmişten gelen parçaları yeniden bir araya getiren sanatçı, onlara yeni bir benlik kazandırıyor. Doğruyol’un yeni bedenlere dönüştürdüğü etkileyici figürler ziyaretçileri hissetmeye, yazmaya ve hatırlamaya çağırıyor. Sergide Baruthane’nin taş duvarları arasında yer alan figürler, kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarıyla kişisel bir ritüel alanı yaratıyor. Doğruyol’un Jung’un arketip kuramından ilham alan sergisi, geçmişten gelen kırık parçaları dönüştürerek yeni bir benliğe alan açıyor. Sergide, sanatçının el yazısıyla duvarlara yazılmış kısa cümleler ve izleyiciyi sürece dâhil eden kâğıttan tuzluklar, dilek ağacı gibi yerleştirmeler de bulunuyor. Bu ifade ve yerleştirmeler, ziyaretçileri kendi iç sesini dinlemeye ve serginin bir parçası olmaya davet ediyor.

    Deniz Doğruyol’un “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” sergisini 25 Ocak 2026 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Ataköy’de bulunan Baruthane’de ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1530
  • 08-08-2025

    Sándor Márai’nin dokunaklı olduğu kadar komik, anarşist bir köpeğin hikâyesi anlattığı romanı Csutora - Şahsiyetli Bir Köpeğin Hikâyesi, Tarık Demirkan’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    ​Her şey burjuva bir kocanın, eşine son anda bir Noel hediyesi olarak yavru köpek getirmesiyle başlar. Başlangıçta evdeki herkes köpeğin büyüsüne kapılır, ona bir biblo gibi davranırlar, istediklerinde kucaklarına alırlar, canları sıkıldığında da bırakırlar. Hayvan büyüdükçe, özellikle onun safkan bir Puli değil de melez bir köpek olduğunu öğrendikten sonra ev halkının tavrı gitgide değişir. Her türlü disipline kayıtsız, özgürlüğüne düşkün Csutora’ysa evcilleştirilme çabalarına isyan eder, eğilip bükülmeden kendi bildiğini okur. Ancak kulağa ilk başta biraz komik ve eğlenceli gelen bu durum bir felaketle sonuçlanır.

    0
    0
    1048
  • 07-08-2025

    İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK), 2025-2026 Sezon Açılış Sergisi için 18-28 yaş arası genç fotoğraf sanatçılarının eserlerini paylaşmaya davet ediyor.

    Doğa, portre, sokak hikâyeleri, belgesel projeler, stüdyo çekimleri ile kavramsal ve deneysel çalışmalar dâhil olmak üzere her türden üretimle başvuruda bulunabilecek katılımcılar, özgün bakış açılarıyla kendilerini özgürce ifade etme imkânı buluyor. Genç sanatçılar, bireysel ya da kolektif projelerle, karma medya ya da fotoğrafla ilgili alternatif baskı tekniklerini içeren çalışmalarla da sergiye başvurabiliyor. Başvurular 1 Eylül’e kadar devam ediyor.

    Serginin seçici kurulunda; Fotoğrafçı Barbaros Kayan, Sanatçı Gül Ilgaz, Fotoğrafçı, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Hürü Özlük, Fotoğrafçı, Yazar, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Merih Akoğul ve İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı, Fotoğrafçı Tania Sisa yer alıyor. Seçilen sanatçıların eserleri, 2025-2026 Sezon Açılışı Sergisi kapsamında İFSAK Galeri’de sergilenecek. Sergi açılışının 4 Ekim’de yapılması planlanıyor.

    ​Açık çağrı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1649
  • 07-08-2025

    İstanbul’un kültürel mirasını ve geleneksel sanatlarını odağına alan “Gelenekselin İzinde İstanbul” sergisi, 30 Eylül’e kadar Panorama 1453 Tarih Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    ​İBB Kültür AŞ bünyesinde faaliyet gösteren Panorama 1453 Tarih Müzesi, farklı tekniklerle hazırlanmış 20 eserden oluşan sergiye ev sahipliği yapıyor. İBB Kültür AŞ koleksiyonuna ait “İstanbul’un Yüzü” temalı Geleneksel Türk Sanatları eserlerinden oluşan özel seçkide, İstanbul’u farklı açılardan yorumlayan ve çeşitli tekniklerle hazırlanmış 20 tablo yer alıyor. Minyatür, hat, katı’ (kâğıt oymacılığı), tezhip ve ebru gibi klasik yazı sanatlarıyla hazırlanan eserler, şehrin tarihî, kültürel ve sosyal dokusunu yansıtan özgün bir bakış açısı sunuyor. Sergi, geçmişle günümüz arasında köprü kurarken, izleyiciyi hem sanatsal bir yolculuğa hem de İstanbul’un çok katmanlı kimliğini keşfe davet ediyor. Kültür AŞ, bu sergiyle İstanbul’a duyulan özlemi, geleneksel görsel sanatların incelikleriyle harmanlayarak izleyicilerle buluşturuyor.

    0
    0
    1163
  • 07-08-2025

    Ann Jungman’ın yazdığı, Gaia Bordicchia’nın resimlediği okuru uzun zaman öncesine, Rusya’da bir kış vaktine götüren hikâye Sasha ile Yavru Kurt, Filiz Sarıoğlu’nun çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.

    Sasha’ya kurtların tehlikeli olduğu öğretilmişti hep. Bir gün karda yolunu kaybedip kendisi gibi kayıp bir yavru kurtla karşılaşınca, kurtlarla insanların aslında o kadar da farklı olmadığını keşfetti. Peki ama köylülerin geri kalanını böyle düşünmeye ikna edebilecek miydi?

    “Bir kurda göre pek büyük değilsin,” dedi Sasha.
    “Sen de bir adama göre pek büyük sayılmazsın,” diye tersledi onu kurt.

    0
    0
    1336
  • 06-08-2025

    Dans sahnesinin dünya çapında tanınan isimlerinden Guy Shomroni, Elpida Skourou ve Silvia Farias Heredia Türkiye’de atölye gerçekleştirecek.

    Uluslararası sahne sanatlarının önde gelen dansçıları, Türkiye’de bir araya gelecek. NO & Vajra Theatre iş birliğiyle hayata geçirilen International Stage Lab, Avrupa’nın en dikkat çeken üç dansçısını Türkiye’de ağırlıyor. Her biri kendi disiplininde çığır açmış bu sanatçılar, farklı tarihlerde düzenlenecek özel atölyelerle beden, ritim ve anlatı üzerinden katılımcılarla buluşacak. International Stage Lab, Türkiye’nin kültür ve sahne sanatları alanındaki uluslararası bağlantılarını güçlendirmeyi hedefliyor.

    Guy Shomroni ile GAGA Atölyesi (23-24 Ağustos):
    İsrail’in efsanevi dans topluluğu Batsheva Dance Company’de uzun yıllar dans etmiş olan Guy Shomroni, Gaga dans diliyle bedenin sınırlarını zorlayan performanslarıyla tanınıyor. Batsheva sonrası kariyerinde koreograf ve eğitmen olarak dünya çapında pek çok festivalde yer aldı. Shomroni, International Stage Lab. kapsamında 23-24 Ağustos 2025 tarihlerinde Türkiye’de ilk kez bir Gaga/people ve kompozisyon atölyesi gerçekleştirecek.

    Elpida Skourou ile Akram Khan Topluluğuyla Hareket Etmek (30-31 Ağustos 2025
    Bedenin bilgisini şiire dönüştüren, Akram Khan Company‘nin parlayan yıldızı Elpida Skourou, “Akram Khan topluluğuyla hareket etmek: Ritm, Hız, Hikâye” atölyesi ile 30-31 Ağustos tarihlerinde ilk kez Türkiye’de olacak. Bu atölyede katılımcılar; ritim, hız ve farklı hareket niteliklerine odaklanan çeşitli egzersizler ve görevler aracılığıyla kendi fiziksel dinamiklerini ve sınırlarını keşfetme imkânı bulacaklar.

    Silvia Farias Heredia ile Pina Bausch Laboratuvarı (6-7 Eylül):
    Pina Bausch’un efsanevi Tanztheater Wuppertal topluluğunun ana dansçısı Silvia Farias Heredia, sahnede bedenin şiirselliğini ortaya çıkaran performanslarıyla tanınıyor. Heredia, şimdi yoğun istek üzerine yeniden 6-7 Eylül 2025 tarihlerinde Türkiye’de olacak. Atölye boyunca Pina Bausch’un mirasını taşıyan hareket pratikleri ile katılımcılarla sahnede varoluşun duygusal ve fiziksel boyutlarını birlikte araştıracak.

    0
    0
    1164
  • 06-08-2025

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Paris’in en köklü sanat kurumlarından Cité Internationale des Arts’daki Türkiye Atölyesi, 2026 yılından itibaren görsel sanatçıların yanı sıra müzisyen ve edebiyatçıları da ağırlayacak. Program için başvurular 2 Ekim’e kadar devam ediyor.

    Türkiye’den sanatçılara Paris’te üçer aylık dönemlerde yaşama ve çalışma fırsatı sunan Cité Internationale des Arts Türkiye Atölyesi yeni döneminde görsel sanatlar, deneysel film, tasarım, performans sanatı, müzik ve edebiyat gibi çeşitli disiplinlerde çalışan kültür-sanat üreticilerine açık olacak. Programdan her yıl ocak-mart, nisan-haziran, temmuz-eylül ve ekim-aralık dönemlerinde toplam iki görsel sanatçı, bir müzisyen ve bir edebiyatçı yararlanacak.

    Programa davet edilecek sanatçıları açık çağrı yöntemiyle belirleyecek seçici kurullar, görsel sanatlar alanında Çelenk Bafra, Sena Başöz, Özer Dicle, Kevser Güler ve Yasemin Özcan; müzik alanında Yeşim Gürer Oymak, Rana Uludağ ve Ahmet Uluğ; edebiyat alanında ise Yiğit Bener, Didem Ermiş Sezer ve Sibel Oral’dan oluşuyor. Seçici kurulların yapacağı ilk elemelerin ardından ikinci aşamaya kalan adaylar kurul üyeleri ve İKSV ekibiyle, pratikleri ve Cité Internationale des Arts Türkiye Atölyesi’nde yapmak istedikleri projeler hakkında konuşmak üzere görüşmelere davet edilecek.

    ​Programa 2 Ekim saat 17.00’ye kadar buradan başvurabilirsiniz. Detaylı bilgiye ise buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1127
DAHA FAZLA
Geldanlage