
Pera Müzesi, Yeditepe Üniversitesi öğrenci ve mezunlarının üretimlerinden oluşan “Yüzleşme” başlıklı sergiyi 7 Eylül - 24 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, bu yıl 25. yılını kutlayan Yeditepe Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi mezunları ve öğrencilerinin üretimlerinden oluşan “Yüzleşme” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanat ve Kültür Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Marcus Graf küratörlüğünde hazırlanan “Yüzleşme”, doğa-kent ve birey-toplum arasındaki ilişkileri tartışmaya açıyor. Alışılagelmiş öğrenci veya mezun sergisi anlayışını aşma hedefiyle çok katmanlı bir forum şeklinde kurgulanan sergi, sanat ve tasarımın ontolojik varlığına dair konuları eleştirel bir bakışla ele alıyor. Profesyonel sanatçı ve tasarımcılar ile öğrencilerin üretimlerini bir araya getiren sergide, izleyici bugünün güzel sanatlar, grafik tasarım, tiyatro, gastronomi, mutfak sanatları, sanat ve kültür yönetimi alanlarının etkileyici dünyasını keşfetme fırsatı buluyor.
“Yüzleşme” başlıklı sergi 7 Eylül - 24 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi’nde görülebilir.
Psikolog ve aile terapisti Hedvig Montgomery'nin dünya çapında ilgi gören kitabı Anne Baba Sihri serisinin devam kitabı Keşif Yılları - Kreş ve Anaokulu Dönemi, Banu Gürsaler Syvertsen’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Montgomery, Keşif Yılları’nda 2-6 yaş dönemini kapsayan kreş ve anaokulu yıllarına odaklanıyor. Çocuğun öğrenme sürecine eşlik etme, teknolojik alet kullanımı, dönemsel krizler, kardeş ve akran ilişkileri, inatlaşma, çocuğun duygularını görme, sınır koyma ve rehberlik etme gibi zorlayıcı pek çok alanda ebeveynlere ışık tutacak önerilerini yalın ve içten bir dille sunuyor.
“Bebeklikten çocukluğa geçiş, gelişimsel alanların her birinde atakların yaşandığı, çocuğun becerileri kadar ihtiyaçlarının da gözetilmesinin elzem olduğu çalkantılı bir süreçtir. Çocuğunuzun duygular denizine yelken açtığı bu ilk yolculuğunda güvenli liman sizsiniz; aranızdaki bağı inşa edip kendini güvende hissettirecek ve onunla birlikte yürüyecek olan, sizsiniz.”
YBY Kemerburgaz Yaz Konserleri serisi kapsamında Türk rock müzik dünyasının önemli gruplarından Mor ve Ötesi Kemerburgaz’da 4 Eylül Cumartesi akşamı müzikseverlerle buluşuyor.
Duman ile başlayan, MFÖ ile devam eden YBY Kemerburgaz Yaz Konserleri serisi, 4 Eylül’de Mor ve Ötesi konseri ile devam ediyor. Mor ve Ötesi şarkılarını İstanbul’un yeni açık hava kültür ve sanat merkezi YBY Kemerburgaz’da 4 Eylül Cumartesi akşamı sevenleriyle buluşturacak. Bu konser grubun bu yıl gerçekleştireceği son açık hava konserlerden biri olacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) bünyesinde, kültür ve sanat etkinliklerine erişim ve katılım imkânlarını artırmayı amaçlayan İKSV Alt Kat, 49. İstanbul Müzik Festivali ve 28. İstanbul Caz Festivali’nde çocuklara ve ailelere özel etkinlikler gerçekleştiriyor.
9. İstanbul Müzik Festivali ve 28. İstanbul Caz Festivali programları kapsamında farklı yaş gruplarına yönelik tasarlanan etkinlikler, eylül ayı boyunca klasik müzik ile caz müziği, ritmi ve dansı bir araya getirecek.
İKSV Alt Kat ve İstanbul Müzik Festivali iş birliğinde düzenlenen “Müzikli Bir Hafta Sonu” etkinliği, 4 Eylül Cumartesi günü Etiler Sanatçılar Parkı’nda ve 5 Eylül Pazar günü ise Fenerbahçe Parkı’nda gerçekleşecek. Etkinlik dans ve hareket terapisti Sevin Seda Güney ve müzik terapisti Danny Deniz Kora ile 0-3 yaş grubuna yönelik “Bebekler için Müzik Çemberi” ve 3-6 yaş grubuna yönelik “Ritim ve Hareket Atölyesi” ile başlayacak. Besteci, aranjör ve piyanist Esin Aydıngöz’ün bestelediği ve düzenlediği çocuk şarkılarının genç müzisyenler Beste Yalı, Ege Cengiz, Seren Karabey ve vokal Begüm Günceler ile birlikte seslendirileceği Çocuk Şarkıları ile Tarz ve Zaman Yolculuğu ve müziği görsel sanatlarla bir araya getirecek Dans Eden Boya Kalemleri performansları, 4 yaş ve üzerindeki müzikseverlerin katılımıyla gerçekleştirilecek. Etkinliklere buradan rezervasyon yaparak katılabilirsiniz.
İKSV Alt Kat, İstanbul Caz Festivali’nin “Festivalde #İstanbulBirSahne” ve Parklarda Caz konserlerinden önce Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği’nin desteğiyle çocuklar ve ailelere yönelik atölye ve etkinlikler gerçekleştirecek. İstanbul Caz Festivali, İBB, Kültür A.Ş. iş birliğindeki “Festivalde #İstanbulBirSahne” kapsamında 11 Eylül ve 12 Eylül Şişli Habitat Parkı’nda çocukların ve her yaştan müzikseverin katılabileceği “Cazı Dansla Hisset” etkinliği yapılacak. İstanbul Lindy Hoppers dansçılarının ve Uninvited Jazz Band müzisyenlerinin bir araya geleceği etkinlikte dansçılar, müzisyenler park alanı boyunca dans ederek geçiş yapacak ve sahne üzerinde bir swing atölyesi gerçekleştirecekler.
Festivalin “Parklarda Caz” etkinlikleri kapsamında ise 4 Eylül’de Kalamış Parkı’nda ve 18 Eylül’de Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde 7 - 12 yaş grubuna yönelik “Caz, Caz, Caz” başlıklı atölyeler gerçekleştirilecek. Çeşitli oyunlar ve enstrüman sesleri aracılığıyla caz ritimlerinin keşfedileceği etkinlikte atölyenin yürütücüsü caz vokalisti Sanat Deliorman’a trombonda Altay Acar, trompette Ulaş İskenderoğlu ve ukulelede Erkin Soylu eşlik edecek. Atölyelere buradan rezervasyon yaptırarak katılabilirsiniz.
Hande Aydın’ın yüzlerce yıl önce bu topraklardan geçmiş Amazonların sıcak nefesini, günümüzün ekolojik yıkımlarla sarsılan dünyasına taşıdığı romanı Kuru Su, Everest Yayınları’ndan çıktı.
Aydın, kurutulan nehirlerin, bir bir yok edilen yaşam alanlarının ve geleceksizliğin yasını tutmak yerine henüz her şey bitmemişken elini taşın altına koyanların direnişine, incelikli bir dayanışma öyküsüyle can suyu veriyor. Son damlasına kadar canı çekilmiş bir nehir, Dünya'nın suyuna siper olanların mücadelesine bedeniyle el veren sıra dışı bir anti-kahraman, umudun bir ucundan tutunca sandığı kadar yalnız olmadığını anlayan genç bir avukatın mücadelesini anlatıyor okura.
“Nehir tanrılarının çoktan terk ettiği kupkuru dere yatağında çırılçıplak bir kadın koşuyordu...”
Konser ve sinema gösterimlerinin yer aldığı 1 Temmuz’da başlayan Kalamış Yaz Festivali, 30 Ağustos’ta Kalamış Atatürk Parkı’nda Kalben ve Göksel konseriyle kapanışını yapacak.
Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğü’nün, +1 iş birliğiyle hazırladığı Kalamış Yaz Festivali, 30 Ağustos’ta Kalben ve Göksel’in konseriyle sona eriyor. Konser saat 20.00’de Kalben ile başlayacak. Ardından saat 21.00’da Göksel sahnede olacak. Pandemi sürecinde zor zamanlar geçiren sanatçılara destek olmak ve bu süreci evlerinde geçirmek zorunda kalan herkese moral olmak için gerçekleştirilen festival, Kalamış Atatürk Parkı’nda kurulan sahnede bugüne kadar pek çok konseri ve film gösterimlerini izleyiciyle buluşturdu. Festivalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Britanya’nın görsel sanatlar alanında en prestijli ödüllerinden Turner Prize’a aday gösterilen Cooking Sections’ın (Daniel Fernández Pascual ve Alon Schwabe) SALT Beyoğlu’ndaki “İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken” sergisi 24 Ekim’e kadar uzatıldı.
İnsan faaliyetleri iklimleri değiştirirken nasıl beslenilmesi gerektiğine odaklanan “İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken” hem bir sergi hem de iş birliklerine dayalı bir kamu programı olarak SALT Beyoğlu’nda sanatseverlerle buluşuyor. 2018’de başlayan “Sohbetler” serisinin üçüncü sergisi olan “İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken” SALT’tan Meriç Öner ve Onur Yıldız tarafından programlandı. Prince Claus Kültür ve Gelişim Fonu ile Goethe-Institut’un sağladığı ek destekle hayata geçirilen sergi Our Many Europes (Avrupalarımız) projesi kapsamında geliştirildi.
Etçil, hepçil, yerelci, vejeteryan ya da vegan beslenmeden farklı biçimde, ‘iklimcil’ kavramı bir ürünün içerdiklerinden ziyade, gıda üretimi ve tüketiminin seyrini etkileyen alışılmadık mevsim koşulları ve iklim olaylarıyla ilişkisi üzerinden açıklanıyor. Bugünün gıda altyapısı ve yeme içme alışkanlıklarını, sistemli bir sürekliliği olmayan, art arda yaşanmayan, aralarında bir bağlantı ve tutarlılık bulunmayan yeni kuraklık döngüleri, bozulmuş yağış düzenleri ve kıyı dönüşümleri şekillendiriyor. Londra merkezli Cooking Sections (Daniel Fernández Pascual ve Alon Schwabe) bu konudaki çalışmalarını SALT’ın davetiyle genişleterek bir zamanların mevsimlerine, haritadan silinen bölgelere ve geleceği meçhul kıyılara doğru bir yolculuk sunuyor.
Cooking Sections’ın bu proje için ürettiği beş işten meydana gelen “İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken”de belirmekte olan yeni mevsimleri özellikleriyle görünür kılmaya yönelik seçili vaka araştırmaları yer alıyor. Birlikte düşünmek, araştırmak ve eyleme geçmek için ortak bir platform olmayı hedefleyen program, Sergi mekânı ve dışında şekillenen bir dizi iş birliğine dayanıyor. Mevsimler sürüklenirken ve bütün canlıların metabolizması altüst olurken bu “yeni maddesel ortam”ın içinden geçen insan bedeninin devamlılığı ve yakın geleceğin olasılıkları üzerine öngörüler geliştirmeye çalışıyor.
“İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken” sergisini 24 Ekim’e kadar pazartesi hariç her gün 11.00 - 17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak SALT Beyoğlu’nda ziyaret edebilirsiniz. Sergi kapsamındaki çevrim içi içerikleri ise saltonline.org üzerinden takip edebilirsiniz.
Künye:
1- Cooking Sections’ın Exhausted [Kurak Topraklar] (2021) enstalasyonundan, Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT
2- Cooking Sections’ın The Lasting Pond [Kalıcı Gölet] (2021) enstalasyonundan, Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT
3- Dr. Zimmer’ın tarım projesi önerisinden fotoğraf, Türkiye, 1930, United Church of Christ (UCC), American Research Institute in Turkey (ARIT), SALT Araştırma
4- Cooking Sections’ın Weathered [Perişan Eden Hava] (2021) enstalasyonundan, Fotoğraf:
Mustafa Hazneci, SALT
Jean-Christophe Derrien ve Rémi Torregrossa’nın George Orwell’in kült eseri 1984’ü grafik roman olarak uyarladıkları George Orwell’den 1984, Özlem Altun’un çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından 1 Eylül’de yayımlanacak.
Londra, 1984. Winston Smith bir Parti çalışanıydı ve görevi Büyük Birader’in bekasına göre geçmişi yeniden düzenlemekti. Paranoya ve baskının hüküm sürdüğü, herkesin sürekli gözlendiği dünyada Winston, Julia adlı genç bir kadına âşık olunca özgürlük ve sisteme başkaldırı hayalleri yeniden canlanacaktı. Birlikte olmaları imkânsızdı ve amaçları, Büyük Birader ile Parti’den kurtulmaktı. Ama eylemlerin ve düşüncelerin kontrol altında olduğu bir yerde bu mümkün müydü?
Netflix, “TUDUM: Hayranlara Yönelik Küresel Netflix Etkinliği” isimli hayranlara özel hazırlanan ilk küresel etkinliğini 25 Eylül’de gerçekleştirecek.
Netflix’te bir dizi veya film izlendiğinde duyulan ilk sesten ilham alan etkinlikte 70’ten fazla dizi, film ve stand-up’ı temsil eden yıldızlar ve yaratıcılar, özel içerikler ve daha önce hiç yayımlanmamış videolar yer alacak. İlk kez gerçekleşecek ve üç saat sürecek TUDUM etkinliğinde yer alan içerikler çevrim içi olarak izleyiciyle buluşacak. Katılımcılar interaktif paneller ve sohbetler aracılığıyla yapımlar hakkında yeni haberleri öğrenecek ve ilk bakış videolarını, yeni fragmanları ve özel klipleri izleyecekler. Etkinlikte yer alacak yapımlar arasında Stranger Things, Bridgerton, The Witcher, La Casa De Papel ve Cobra Kai gibi popüler dizilerin yanı sıra Red Notice, Don’t Look Up, Extraction, The Harder They Fall ve The Old Guard gibi filmler de yer alıyor.
Canlı yayını Türkiye saatiyle 19.00’da başlayacak olan sanal etkinliği Netflix’in YouTube kanalının yanı sıra Twitter ve Twitch üzerinden izleyebilirsiniz. Etkinlik hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul ve New York’ta mekâna duyarlı sergiler düzenleyen Protocinema, 10. yılına özel Beykoz Kundura iş birliğiyle hayata geçirdiği “Bir Zamanlar Kavranamayan” başlıklı grup sergisini 4 Eylül - 10 Ekim tarihleri arasında Yeni Kundura Binası’nda sanatseverlerle buluşturuyor.
Türkiye ve Amerika’dan 9 sanatçının çalışmalarının yer aldığı “Bir Zamanlar Kavranamayan” sergisi kişisel, yerel ve küresel ilişkileri, aynı zamanda da bunlarla ilgili tüm yerleşik fikirleri yeniden düşünmeye itildiğimiz pandemi döneminde izleyiciyi algı ve kavrayışın işleyiş biçimlerine yeniden bakmaya yönlendiriyor.
Sergide Abbas Akhavan, Gülşah Mursaloğlu ve Hera Büyüktaşcıyan’ın sergiye özel hazırladıkları yeni heykel ve yerleştirmeleri yer alacak. Ceal Floyer’in Aşırı Büyüme (Overgrowth, 2004) ve Banu Cennetoğlu’nun 2015’ten beri devam eden ÇOKİYİBİLİYORUMAMAYİNEDE adlı yerleştirmeleri de serginin bir parçası olarak sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Zeyno Pekünlü’nün 325 farklı videoyu kullanarak modern sinemanın yaratıcısı Dziga Vertov’un 1929 tarihli klasiği Kameralı Adam’ı yeniden yorumladığı Kamerasızlar (2021) adlı filmi ve Amie Siegel’in dünyanın en büyük yeraltı taş ocağına sahip Vermont eyaletinden çıkan mermeri kaynağından başlayarak, Manhattan’daki gayrimenkullerdeki en son varış noktasına kadar takip ettiği Taş Ocağı (Quarry, 2015) da sergilenen eserler arasında yer alıyor.
Paul Pfeiffer ve Mario Garcia Torres’in işleri sergi kapsamında şehre yayılacak. Meksika-Amerikalı kavramsal sanatçı Mario Garcia Torres’in anlatı filmlerinin ‘son’larını bilmenin aslında izleme deneyimini arttırdığını savunan bir araştırmadan ilham alarak hazırladığı, çoğunlukla Hollywood filmlerinin sonlarını açık eden Spoiler Serisi (tarihsiz) İstanbul’un bağımsız sinemalarında izleyiciyle buluşacak. Amerikalı sanatçı Paul Pfeiffer’ın 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi yıkılmadan birkaç ay önce İkiz Kuleler’e yerleştirilmiş ekranlarda sergilediği çok kanallı videosu Orfe’nin İnişi (Orpheus Descending, 2001) 20 yıl sonra restore edilerek sergiye özel olarak yeniden sanatseverlerin karşısına çıkacak.
Lara Fresko Madra, Mari Spirito ve Alper Turan tarafından sergiye özel olarak yazılan metinler Protocinema’nın çok dilli bağımsız yayını ProtoZine’ın yeni sayısında yayımlanacak. Serginin ardından Laura Raicovich’un sipariş metni ve Mari Spirito’nun sanatçılarla söyleşilerinin de yer alacağı 2022’nin başlarında piyasaya sürülecek ve ardından uluslararası olarak dağıtılacak bir kitap projesi gerçekleştirilecek.
“Bir Zamanlar Kavranamayan” sergisini 4 Eylül - 10 Ekim tarihleri arasında Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 15:00 - 20:00 saatlerinde Beykoz Kundura’nın Yeni Kundura Binası’nda ziyaret edebilirsiniz.