
Vizyonda izleyiciyle buluşan Cemil Şov filmiyle hatırlanan, eski bir Yeşilçam karakter oyuncusu olan Turgay Göral’ın hiç görülmemiş Yeşilçam filmlerinden görüntülerinin ve afişlerinin yer aldığı “Turgay Göral Neden Unutuldu?” başlıklı sergi Kadıköy Sineması’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Dünya prömiyerini Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde (IFFR2021) yapan, yapımcılığını, senaristliği ve yönetmenliğini Barış Sarhan’ın üstlendiği, Ozan Çelik’in başrolde yer aldığı Cemil Şov, küçüklüğünden beri oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan Cemil’in hikâyesini anlatıyor. Cemil, sonunda bir filmdeki kötü adam rolü için seçmelere gider ancak başarılı olamaz. Aynı rolü seneler önce oynamış olan aktör Turgay Göral’a ulaşmaya çalışır. Cemil’in rolü kapabilmek için çıktığı yol, Turgay Göral’ın hayatıyla kendi karakterinin iç içe geçtiği karanlık bir girdaba dönüşür. Filmde Ozan Çelik’e Nesrin Cavadzade, Alican Yücesoy, Cezmi Baskın eşlik ediyor.
“Zamanında “Türkiye’nin yakışıklı kötüsü” olarak ünlenmiş bir aktör neden unutulur? Göral’dan geriye kalan tüm bu film afiş ve görüntüleri onun ne denli vazgeçilmez bir konuma sahip olduğunu mu gösteriyor? Bir taraftan da bu unutuluşa sebep olan kendisinin kameranın ışığında oluşan titrek görüntüsüne tutulmasından ve onu kalıcı sanmasından başka bir şey değil belki de. Buna rağmen yitik kralların mirasına sahip çıkmak her seferinde kaybedilecek bir oyunu oynamanın cazibesini de içinde taşır. Yansımadan ibaret bu imgenin gerçekliğini aramanın kendisi de yaratıcı bir performanstır.”
Barış Sarhan’ın sergi konseptini hazırladığı “Turgay Göral Neden Unutuldu?” sergisini 22 Kasım 2021 tarihine kadar Kadıköy Sineması’nda görebilirsiniz.
Tom van Veen’in “the breeze, the embodiment of water” başlıklı Türkiye’de gerçekleştireceği ilk solo sergisi Martch Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.
Sanatçı, Eylül-Kasım 2021 tarih aralığında Ayvalık’ta bulunan Martch Studio misafir sanatçı programına katıldığı süreç içerisinde kurguladı bu sergisini.
"Van Veen’in temel pratiği resim olsa da performans, anlatı metinleri ve heykel gibi çeşitli pratiklerle de çalışmaktadır. İşlerinde çoğu şeyi yutan ve belli gölgeleri soluklaştıran şiddetli bir ışığın, belirli renkler arasında karşılıklı bir etkileşimi mevcuttur.
...
Van Veen boyaya, fırça darbelerine, yüzeye anlam yükler ve eserlerin gerçek hayatta görüldüğünde resmin doğasında var olan gecikme deneyimini aktarma ihtimalinin daha yüksek olduğuna inanır. Bu durumda izleyici sanatçının imgeyi oluştururken geçirdiği zamanı da hissedecektir."
“the breeze, the embodiment of water” 4 Aralık 2021 tarihine kadar Martch Art Project’te izlenebilir.
2. Eser: Neon Shadows III, 2021, 40x30 cm, Tuval üzerine yağlı boya / Oil on canvas
3. Eser: The Show Down, 2021, 50x35 cm, Tuval üzerine yağlı boya / Oil on canvas
Fatmagül Berktay’ın verili kavramları ve varsayımları sorgulayarak, onları eleştirel aklın süzgecinden geçirerek “zihnimizi genişletme” çağrısı yapan yazılarından oluşan kitabı Düşünme Etiği, Metis Yayınları’ndan çıktı.
Berktay, “Yeni ilişkiler, yeni bağlar kurabilmek, yeni başlangıçlar yapabilmek” için sadece bilgiye erişmeyi değil, bu dünyada nasıl yaşanacağını, başkalarıyla nasıl etik bir ilişki kurulacağını da mesele edinmemiz gerektiğini söylüyor. “Hasmı ne pahasına olursa olsun mat etme” isteğinin tekbenci ve tahakkümcü bir tutum olduğunu, politik eylemin ancak çoğulluk olgusunu paylaşan insanlar arasında gerçekleşebileceğini hatırlatarak, tahakküme karşı çıkmaya çalışan herkesi düşünmeyi seçmeye, saygılı ve dürüst bir ortak düşünme sürecine davet ediyor.
“Dünyayı sadece çağdaşlarımızla değil bizden sonrakilerle de paylaşıyoruz ve onu yaşanabilir bir yer olarak inşa etmek, korumak ve geleceğe bırakmak sorumluluğumuz var,” diyor Fatmagül Berktay. “Dünya sevgisi, ona ihtimam gösterme, özgürlük aşkı gibi kavramlar politik etkinliğin temelini oluştururlar. Eğer kişi politikayla ilgiliyse veya politika teorisiyle uğraşıyorsa neredeyse otomatik olarak bu değerlerle ilgilenmek ve seçimler yapmak zorunda kalır. Politik teorinin değeri, doğrulanabilir öngörülerde veya kesinliği kendinden menkul yargılarda bulunmasında değil, ortak dünyayı anlamaya çalışarak, değerlendirerek, yorumlayarak siyasal yaşama anlamlı biçimde bilgi sağlamasında yatar.”
Görsel: Adriaen van Utrecht- Vanitas
Yayıncılığımızın tüm paydaşlarını her sonbaharda buluşturan, bu yıl 11’incisi gerçekleşecek yayıncılık konferansı Zeynep Cemali Edebiyat Günü, 13 Kasım 2021 Cumartesi günü çevrim içi olarak düzenlenecek.
Günışığı Kitaplığı’nın düzenlediği, Türkiye Yayıncılar Birliği’nin desteklediği konferansa; kitaplara yaratıcı emek veren yazar, editör, çevirmen ve sanatçılar; yayınevi çalışanları, telif ajansları, kitapçılar, dağıtımcılar, e-ticaret firmaları, dijital çözüm firmaları, tedarikçi firmalar; akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, kütüphaneler ve medyadan yetkililer katılıyor.
Bu yıl konferansın açılış konuşmasını, şair Birhan Keskin; kapanışını da Nobel ödüllü, dünyaca ünlü yazar Orhan Pamuk yapacak.
Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkanı Bodour Al Qasimi’nin de video konuşmayla katılacağı konferansta yayıncılığımızın genç sesleri panelde bir araya gelecek. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, sektörümüzde pandemi öncesi ve sırasında yaşanan büyük dönüşümün geleceğe etkilerini yorumlayacak. Sansürden yayıncılık ilkelerine, iklim krizinden kültürel çeşitliliğe, finansal öngörülerden ticaret savaşlarına önemli konuları alanında uzman konuşmacılar yorumlayacak. Metis Yayınları Kurucu Yayın Yönetmeni Semih Sökmen, PEN Yazarlar Derneği Türkiye Başkanı Zeynep Oral, ülkemizin en önemli finans danışmanlarından Erdal Kesrelioğlu, iklim direnci uzmanı Naz Beykan özgün içerikleriyle kitap dünyamıza seslenecekler. Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın 2021 ödül töreni de konferans kapsamında çevrim içi gerçekleşecek; proje başkanı, editör Müren Beykan bu yılın sonuçlarını değerlendirecek.
13 Kasım Cumartesi günü saat 11.00’de başlayacak 11. Zeynep Cemali Edebiyat Günü çevrim içi buluşmasının kayıtları devam ediyor. Kayıt olmak için buraya tıklayınız.
PROGRAM
11.00 Açılış
11.15 BİRHAN KESKİN Açılış Konuşması
11.30 BODOUR AL QASIMI Dünya Yayıncılığının 2022 Vizyonu
11.45 SEMİH SÖKMEN Yayıncılığın Kültürel Çeşitlilikle İmtihanı
12.00 NAZ BEYKAN İklim Krizinde Geleceğin Yayınevleri
12.15 PANEL - Yayıncılığın Genç Sesleri
MEHMET ERKURT, MERVE SEVTAP ILGIN, VOLKAN AKMEŞE
13.15 ZEYNEP ORAL Yayıncılık İlkelerimizle Yarını Kucaklamak
13.30 SÖYLEŞİ - Ticaret Savaşlarının Gölgesinde Kitap Dünyasının Geleceği
KENAN KOCATÜRK, BANU ÜNAL
14.30 ZEYNEP CEMALİ ÖYKÜ YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ - Çevrimiçi
Dr. MÜREN BEYKAN Yarışmanın 2021 Yılı Sonuçları
14.55 ERDAL KESRELİOĞLU 2022 Ekonomik Görünümü ve Dikkat Noktalarımız
15.15 ORHAN PAMUK Kapanış Konuşması
Ara Güler’in çok yönlü sanatçı kimliğini ve ilham veren yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan Ara Güler Müzesi’nin yeni sergisi “Denize İnen Yol”, Galataport’ta sanatseverlerle buluştu.
Doğuş Grubu’nun, fotoğraf sanatının duayenlerinden Ara Güler ile iş birliği sonucu hayata geçirdiği Ara Güler Müzesi’nin yeni sergisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Yolu Projesi aksında yer alan Tophane, Karaköy, Galata, Galata Mevlevihanesi, Galata Kulesi, Tünel, İstiklal Caddesi, Galatasaray ve Taksim Meydanı ile çevresinden izler barındırıyor.
Ara Güler’in sergide daha önce yayımlanmamış fotoğraflarla birlikte 41 eseri yer alıyor. Ayrıca Ara Güler’in 1970’li yıllarda yapmış olduğu ve Yavuz Zırhlısının sökümünü konu alan 17 dakikalık Kahramanın Sonu belgeseli de gösteriliyor.
“Denize İnen Yol”, 31 Aralık’a kadar Galataport’ta ziyaret edilebilir.
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği 32. Ankara Film Festivali, dün gece CerModern’de düzenlenen açılış töreni ile başladı.
Festivalde bugün (5 Kasım), Ulusal Belgesel Yarışması filmleri ilk kez Ankara’da seyirciyle buluşuyor. Aralarında, Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Film Ödülü’nü kazanan Yaramaz Çocuklar ve bu yıl Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü alan Bekleyiş’in de yer aldığı Doğu'nun Işığı, Haymatlos, Sıcak Yatak, Habitus of Self “alçak sesle” ve Baba Ne Oldu adlı 7 belgesel film, jüri önüne çıkacak, gösterimler sonrası film ekiplerinin katılımıyla söyleşiler gerçekleşecek.
Dünya Festivallerinden bölümü filmlerinden François Ozon’un bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan, babalarının hastalığıyla hayatları değişen iki kız kardeşin görmezden geldikleri gerçeklerle yüzleşmelerini anlattığı filmi Her Şey İyi Gitti / Everything Went Fine; Michelangelo Frammartino’nun 2021 Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ve Yeşil Damla Ödülü kazanan, insanın doğayla bağını izleyen filmi Delik / Il Buco; Bulgaristan tarafından Oscar aday adayı olarak belirlenen Ivaylo Hristov’un Korku / Fear; Alexandre Koberidze’nin dünya prömiyerini yaptığı 2021 Berlin Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü ile ayrılan filmi Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? / What Do We See When We Look at The Sky? ve Georgis Grigorakis’in bir baba-oğul ilişkisini konu alan, 2020 Berlin Film Festivali Panaroma bölümü CICAE Ödülü, 2020 Selanik Film Festivali Jüri Özel Ödülü Gümüş İskender’i kazanan filmi Kazıcı / Digger festivalde izleyiciyle buluşacak diğer yapımlar arasında yer alıyor.
Özel Gösterimler kapsamında Tayfun Pirselimoğlu’nun kendi romanından uyarladığı ve yönetmenliğini yaptığı Antalya Film Festivali’nden En İyi Yönetmen, En İyi Müzik ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen Ödülleri’ni kazanan Kerr ve Nebil Özgentürk imzalı belgesel Kara Trenle Götürdüm Şehrimi Almanya’ya göçün 60. yılında izleyiciyle buluşacak. Gösterimler sonrasında film ekipleri izleyicilerle bir araya gelecek. Sinemada sürrealizm dendiğinde akla gelen İspanyol yönetmen ve senarist Luis Buñuel’in burjuva ahlakını acımasızca eleştirdiği, Jeanne Moreau’nun ev sahiplerinin hayatlarını etkileyen bir hizmetçiyi canlandırdığı Bir Oda Hizmetçisinin Günlüğü / Le journal d'une femme de chambre adlı sinema klasiği de beyazperdede olacak.
5 KASIM 2021, CUMA
BÜYÜLÜ FENER SALON I
14:00 Delik / Hole
16:30 Kara Trenle Götürdüm Şehrimi
19:00 Kerr
21:15 Her Şey İyi Gitti / Everything Went Fine
BÜYÜLÜ FENER SALON II
14:00 Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? / What Do We See When We Look At The Sky?
16:30 Korku / Fear
19:00 Kazıcı / Digger
21:15 Bu Bir Defin Değil, Uyanış / This is Not a Burial, It’s a Resuurection
BÜYÜLÜ FENER SALON VI
14:00 Ulusal Belgesel Film Yarışması – Habitus of Self “alçak sesle” / Haymatlos / Bekleyiş
16:30 Ulusal Belgesel Film Yarışması – Doğu’nun Işığı / Sıcak Yatak
19:00 Ulusal Belgesel Film Yarışması – Baba Ne Oldu / Yaramaz Çocuklar
21:15 Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi / Diary of a Chambermaid
6 KASIM 2021, CUMARTESİ
BÜYÜLÜ FENER SALON I
14:00 Satranç / The Royal Game
16:30 Efsaneler
19:00 Kan Emiciler – Bir Marksist Vampir Komedisi / Bloodsuckers – A Marxist Vampire Comedy
21:15 Kürtaj / Happening
BÜYÜLÜ FENER SALON II
14:00 Kerr
16:30 Güneşli Maad / My Sunny Maad
19:00 Memoria
21:15 Koş Uje Koş / Run Uje Run
BÜYÜLÜ FENER SALON VI
14:00 Ulusal Belgesel Film Yarışması – Muhtaç / Merhaba Canım
16:30 Ulusal Belgesel Film Yarışması – Araya Korona Girmeseydi… / Tipi
19:00 Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği / The Discreet Charm of the Bourgeoisie
21:15 Gündüz Güzeli / Belle de Jour
Dream-pop, shoegaze grubu The Away Days, iki ay önce yayımladıkları teklileri "How Many Times"ın müzik videosuyla birlikte konser takvimini yayımladı. 10 Kasım'da Ankara'da turneye başlayacak olan grup, 12 Aralık’ta Zorlu PSM’de gerçekleşecek konserle dinleyicileriyle buluşacak. İstanbul, konserinde The Away Days’in ön grubu ise Danimarkalı topluluk Sweet Tempest olacak.
The Away Days’in çok uzun süredir hapsolduğumuz günlerin ardından gelen pozitif, umut dolu bir yeniden başlama şarkısı olan "How Many Times"; dinleyicisini sıcak yaz güneşinin altında sanki etrafta hiçkimse yokmuş gibi gözleri kapalı dans etmeye davet ediyor. "How Many Times"in klibinin yönetmenliğini Can Özen ve Orkun Atik üstlenirken, videoda Çıplak Ayaklar Kumpanyası'ndan Gizem Seçkin ve Onur Emre Başlan performans sergiliyor. Mix’ini Dua Lipa, The Neighborhood gibi dünyaca ünlü isimlerle çalışan Matty Green’in yaptığı şarkının söz ve müziği ise Can Özen ve Orkun Atik’e ait.
Turne Takvimi:
10 Kasım - IF Performance Hall Ankara
11 Kasım - IF Performance Hall Eskişehir
12 Aralık - Zorlu PSM İstanbul
21 Aralık - Holly Stone Antalya
22 Aralık - Holly Stone Isparta
23 Aralık - Holly Stone Denizli
24 Aralık Hangout PSM İzmir
https://www.youtube.com/watch?v=8AYOl5PPvYs
Sibel Horada’nın başlıca referans noktalarını Taksim, inşaat, ulusal kimlik, hafıza, su yolları, meydanlar ve yıkımların oluşturduğu “Kesinti ve Akış” adlı kişisel sergisi, 11 Aralık’a kadar Versus Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.
Sergide sanatçının geçmiş çalışmalarından beri süregelen kentsel, arkeolojik ve ekolojik kültürler arasında ilişki kurma pratiği burada da kendini gösterirken, güncel çalışmaları bellek ve hafıza üzerine sorgulamalarına farklı bir boyut katıyor.
Sergide yer alan işler, sanatçının 2020 yılında tamamladığı Suyun Taksimi, Taksim’in Suyu adlı kısa filmden besleniyor. Çalışma, sanatçının Ağustos 2019 - Şubat 2020 tarihleri arasında SAHA Studio’da misafir olduğu süre boyunca mekâna gidip gelirken deneyimlediği Taksim Meydanı üzerine düşünmesi ve meydana ismini veren tarihi Taksim Maksemi’nin suyu bölerek mahalleler arasında dağıtma işlevini mecazen sürdürdüğünü hayal etmesiyle ortaya çıkıyor. Taksim Meydanı’nın geçmişini taşımanın, geleceğini ise tahayyül etmenin güçlüğünden yola çıkan çalışma, mekânla hemhal olmanın ve birlikte düşünmenin yollarını araştırıyor. Versus Art Project’te mekân ve zaman ile yeni bir diyaloğa geçen çalışma, fiziksel olarak galeriye yayılıyor. Mekânın hafızasını tutmak mümkün mü? Peki ya bir şehrin hafızasını? Horada’nın üretimlerinde bu sorular cevaplarını hafıza tutmanın ötesinde, yeniden üretme ve dönüştürme olarak buluyor.
“Kesinti ve Akış” adlı sergi, 11 Aralık’a kadar Versus Art Project’te izlenebilir.
James Nestor’ın binlerce yıllık metinlerle güncel bilimsel araştırmaları bir araya getirdiği nefes terapisi kitabı Nefes - Kayıp Bir Sanatın Yeni Bilimi, Dilara Alemdar’ın çevirisiyle Mundi Kitap’tan çıktı.
Nestor, bu çalışmasında nefesle ilgili problemlerin nasıl üstesinden gelinebileceğini öğrenmek için dünyayı dolaşarak cevapları tarihte, yeraltı mezarlıklarında, göğüs hastalıkları birimlerinde, ortodonti kliniklerinde ve nefes pratiğiyle ilgili eski metinlerde arıyor; nefes alıp verme şeklimizi değiştirmenin atletik performansı artırabileceğini ya da horlamaya, astıma ve otoimmün hastalıklara iyi gelebileceğini gösteren araştırmaları tarıyor.
Nefes, binlerce yıllık tıbbi metinlerle göğüs hastalıkları, psikoloji ve biyokimya alanlarında yapılmış son araştırmaları bir araya getirirken okurunun bir daha eskisi alamayacağını iddia ediyor.
İllüstrasyon: KINSEY GROSS
Performatif alanda gerçekleşen bir kadın anlatısı olan On İkinci Ev, 13 Kasım Cumartesi akşamı Moda Sahnesi'nde prömiyerini yapacak.
Yönetmenliğini Salih Usta’nın üstlendiği, Melek Ceylan’ın anlatıcı/oyuncu olduğu On İkinci Ev, ülkemizdeki ilk Rehberli Otobiyografi eğitmeni olan Mürüvet Esra Yıldırım ile yürüttüğü birebir çalışmalarla üretmiş olduğu otobiyografik metinlerde gömülü olan anlatıyı performatif yollarla aktarmayı amaçlıyor.
On İkinci Ev, sesin, bedenselliğin, anlatının tamamen oyuncunun varlığından yola çıkarak kurgulandığı bir anlatı olma özelliği taşıyor. Mekânı kullanma biçimi olarak Moda Sahnesi’ndeki “Stüdyo Sahne” mekânın ve oyunun kıvılcımını yaratan alan olması özelliğiyle önem taşıyor.
“Sesini bulmaya çalışan bir kadının hikayesi... Evleri, şehirleri, geçmişten sırtlandığı hikayeleri anlatmanın bir yolunu arayan anlatıcı, sessizlikten bir ses, bakıştan bir eylem yaratmaya çalışıyor. Oyuncunun hayatından otobiyografik öğeler kullanılarak yaratılan On İkinci Ev seyirciyle bir diyalog kurma çabası.”
On İkinci Ev’in 13 Kasım Cumartesi saat 18.00'de Moda Sahnesi'ndeki prömiyerine Mobilet’ten bilet alabilirsiniz.