GÜNDEM
  • 22-12-2021

    10. Uluslararası Malatya Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerinin kazanan Fikret Reyhan’ın Çatlak filmi 25 Aralık’ta MUBI’de gösterime giriyor.

    Filme özel hazırlanan gala, film ekibinin katılımı ve Muammer Brav’ın sunumuyla 25 Aralık Cumartesi saat 20:00’de çevrim içi olarak MUBI YouTube kanalında gerçekleştirilecek. Galaya buradan LCV yaparak katılabilirsiniz.

    Çatlak filmi geçmişte ödenmemiş bir borcun İstanbul’da aynı binada birlikte yaşayan bir ailenin içinde yarattığı sarsıntıyı tek bir günde anlatıyor. Sinema Yazarları Derneği tarafından verilen SİYAD En İyi Film ödülünü kazanan film ayrıca Ankara Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve FIPRESCI ödüllerinin de sahibi olmuştu. Filmde Hakan Salınmış, Hakan Emre Ünal, Tuğçe Yolcu, Süreyya Kilimci, Giray Altınok, Elif Ürse, Mehmet Bilge Aslan, Gülçin Kültür Şahin, Süleyman Karaahmet, Görkem Mertsöz, Emir Ünver, Canan Atalay, Cihat Süvarioğlu ve Taha Bora Elkoca rol alıyor. Çatlak filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    3404
  • 22-12-2021

    Labirent Sanat, Beyza Boynudelik, Burçin Erdi, Reşat Bayraktar ve Serhat Akavcı’nın farklı bakış açıları ve yöntemlerle ürettikleri eserlerden oluşan “Hiçbir Yerden Bakış” başlıklı sergiyi 22 Ocak 2022 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    İsmini düşünür Thomas Nagel’in aynı isimli kitabından ilhamla alan sergi, dünyayı bütün olarak kavrama ve anlamlandırma sürecimizi biçimlendiren, genişletilmiş bir bilinç oluşturmamıza olanak sağlayan, öznel ve nesnel bakış açılarının düşünsel sürece katkılarını; benzer dönemlerde, aynı formasyondan geçmiş, farklı bakış açısı ve formülasyonlar ile üreten dört sanatçının işleri üzerinden okunabileceği bir geçiş alanı oluşturuyor.

    ​Beyza Boynudelik, Burçin Erdi, Reşat Bayraktar ve Serhat Akavcı’nın eserlerini bir araya getiren “Hiçbir Yerden Bakış” sergisini sergiyi 22 Ocak 2022 tarihine kadar Labirent Sanat’ta görebilirsiniz.

    Künye:
    1. Reşat Bayraktar, İsimsiz - Untitled, 2010, tuval üzerine yağlı boya - oil on canvas, 80,5x130cm
    2. Reşat Bayraktar, İsimsiz - Untitled, 2010, tuval üzerine yağlı boya - oil on canvas, 75x110,5cm
    3. Burçin Erdi, İsimsiz - Untitled, 2021, tuval üzerine karışık teknik - mixed media on canvas, 40x40cm
    4. Burçin Erdi, İsimsiz - Untitled, 2021, tuval üzerine karışık teknik - mixed media on canvas, 200x200cm

    0
    0
    1714
  • 22-12-2021

    Amerikalı yazar Tobias Wolff’un öykülerinden oluşan Hikâyemiz Burada Başlıyor, Seda Ateş'in çevirisiyle Yüz Kitap tarafından yayımlanacak.

    İlk kez Türkçede yayımlanacak Wolff, kendi tarihlerinden kaçamayan kahramanların geçmişlerine yakalandıklarında ödedikleri bedelleri, hayal kırıklıklarını ve öfkeyi ustalıkla aktarıyor. Bu öykülerde kahramanın kişiliğinin fay hattı anlatının bir yerinde aniden ortaya çıkıp metni sarsıyor ve kahraman kibrinin veya kendini kandırmasının sonuçlarıyla hesaplaşmak zorunda kalıyor.

    ​“Kızına saldıran köpeğin sahibinden öç almayı planlayan bir baba, susmayı bilmediği için soyguncular tarafından vurulan sinik bir kitap eleştirmeni, Roma’da cüzdanını çalmaya çalışan yankesiciyi evine götüren bir Amerikalı, karısını ve çocuğunu bir benzincide terk edip giden bir adam.”

    0
    0
    1576
  • 21-12-2021

    İstanbul Devlet Opera ve Balesi, daha önce gösterimini yaptığı bale eserlerinin özel bölümlerinden oluşan “GALA BALE” programını 22 ve 28 Aralık’ta Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde, 25 Aralık’ta ise Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşturuyor.

    Conrad’ın esir kız Medora’ya âşık olmasıyla başlayan, teknik açıdan çok güçlü Le Corsaire ile başlayan program, Fransız Devrimi döneminde Jeanne ve kardeşi Jérôme’un devrime destek olmak için Marsilya’dan başkent Paris’e taşınması; özgürlük için savaşırken, ikisinin de aşkı bulmasıyla alevlenen Paris Ateşi (Flames of Paris) ile devam edecek. Bale sanatında romantik akımı en etkileyici şekilde yansıtan Giselle, Cervantes’in aynı adlı romanından uyarlanmış, babası tarafından zengin bir adamla evlendirilmek istenen güzel Kitri’nin, berber sevgilisi Basil’e aşkının konu edildiği Don Kişot, rönesansta çok popüler olan efsane Diana ve Acteon, Alman kız Clara Stahlbaum’un yeni yıl hediyesi olarak aldığı fındıkkıran oyuncağı ile ilgili rüyalarını konu alan büyü-masal tarzı Fındıkkıran balelerinin en teknik ve artistik bölümleri sahnede olacak.

    İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının dans edeceği “GALA BALE” programı 22 ve 28 Aralık saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde, 25 Aralık saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    GALA BALE Programı:

    LE CORSAIRE
    “3 Cariye”  - “Pas d’Esclave”
    “Pas de Deux”
    Müzik: A.ADAM – C.PUGNI - P. OLDENBURG – R.DRIGO
    Koreograf: M. PETIPA

    FINDIKKIRAN
    “Rus Dansı”
    Müzik: P.İ.ÇAYKOVSKİ
    Koreograf: M.PETIPA - L. İVANOV

    DON KİŞOT
    “Grand Pas de Deux”
    Müzik: L. MINKUS
    Koreograf: M. PETIPA

    PARİS ATEŞİ
    “Pas de Deux”
    Müzik: B.ASAFİEV
    Koreograf: V.VAİNONEN

    GISELLE
    “Pas de Deux”
    Müzik: A.ADAM
    Koreograf: J.CORALLI - J.PERROT

    DIANA VE ACTEON
    “Pas de Deux”
    Müzik: C.PUGNI
    Koreograf: M. PETIPA

    FINDIKKIRAN
    “Kar Pas de Deux”
    “Karlar”
    Müzik: P.İ.ÇAYKOVSKİ
    ​Koreograf: Uğur SEYREK

    0
    0
    2802
  • 21-12-2021

    Galeri 77, Mesut Karakış’ın “Katmanlar ve Oluklar” başlıklı üçüncü kişisel sergisini 16 Ocak 2022 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Soyut resim alanında yenilikçi bir yaklaşım geliştiren Mesut Karakış, fırça ya da başka hiçbir geleneksel araç olmaksızın rengin gücünü açığa çıkararak soyutluk kavramını ileri iten eserler üretiyor. Erken dönem eserlerinin karakteristik yanları organik bozulum ve lirik dışavurumlar olsa da sanatçının daha sonra geometrik şekiller ve oldukça dinamik çizgi matrislerine dayanan, ızgaranın hüküm sürdüğü resimler yaptı. Sanatçı şu anki çalışmalarında resimsel üslubunu daha da geliştirerek eserlerinin psiko-görsel etkisini renk üzerine daha kuvvetli şekilde odaklanarak artırıyor.

    Çoğunlukla tuvalini yatay bir yüzeye düz şekilde yerleştirdikten sonra üst üste 40 ila 60 katman akrilik boya uygulayan Karakış, yeni eserlerinde bu sayı iki katına çıkarıyor. Eserlerinin bütünü çok sayıda renk katmanından oluşuyor. Her bir katman bir üstündeki boyanın psiko-görsel etkisine nüfuz ediyor, bu da duyusal bir resimsel derinlik hissi yaratıyor. Son katmanı fırçayla tamamlamayan sanatçı, su ve akrilik boya arasında oluşan kimyasal tepkimeyi rengin bazı kısımlarını ayırmak ve yok etmek için kullanıyor. Karakış çizgi ve şekillerini iz miktarda suyla uygulayarak suyun renk katmanlarına emilmesini ve böylece belirli miktarda boyanın yok olup altındaki kısımları açığa çıkarmasını sağlıyor.

    Sanatçının eserleri yalnızca daha çok katmanlı ve daha renkli hâle gelmenin yanı sıra dokuları ve kompozisyonları da daha fazla çeşitliliğe sahip. Sanatçının galerideki sergisinde ziyaretçiler farklı serilerin çok sayıda estetiğini iyi şekilde görebilme fırsatı buluyor. Karakış’ın son sergisi soyut sanat dünyası üzerindeki yolculuğunun hikâyesine eklenecek yeni bölümler vadediyor.

    ​Mesut Karakış’ın “Katmanlar ve Oluklar” başlıklı sergisini 16 Ocak 2022 tarihine kadar Galeri 77’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1807
  • 21-12-2021

    Cevdet Kudret ailesinin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve TÜYAP iş birliğiyle düzenlediği Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü, Eray Çaylı’ya İklimin Estetiği kitabıyla “Deneme ve Eleştiri türünde”, Atiye Gülfer Gündoğdu Yazının Önünde kitabıyla “İnceleme ve Araştırma” türünde verildi.

    Bu yılın Seçici Kurul’unda Armağan Ekici, Besim Dellaloğlu, Hatice Aynur, Sevengül Sönmez ve Tuncay Birkan yer aldı.

    Eray Çaylı’nın İklimin Estetiği kitabı “Günümüzde gezegenin en yakıcı sorunu olan iklim değişikliği ve ekolojik yıkım meselesini, mimarlık, şehir planlamacılığı, sinema, fotoğrafçılık gibi çeşitli sanat alanlarındaki yansımaları üzerinden ele alan denemelerinde, günümüz sanatında kapitalizm, sömürgecilik ve ırkçılığı sorgulayan estetik arayışları, alanın teorik birikimiyle tartışıp kendine ait bir perspektif ve yazı dili de yaratarak analiz etmeyi başardığı için” gerekçesiyle “Deneme ve Eleştiri” türünde 2021 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü.

    ​Atiye Gülfer Gündoğdu’nun Yazının Önünde kitabı “Osmanlı edebiyatında modern ‘okur’ figürünün doğuşunda Ahmet Mithat Efendi romanlarının oynadığı can alıcı rolü, hermenötik düşünce geleneği ve alımlama kuramından yola çıkarak incelerken, sadece verili teoriyi yerel vakaya uygulamakla kalmayıp teori alanının kendisine de katkıda bulunabildiği ve tezini okurun ilgisini sürekli canlı tutabilmeyi başaran bir anlatı kurarak tartıştığı için” gerekçesiyle “İnceleme ve Araştırma” türünde 2021 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüştür.

    0
    0
    1720
  • 21-12-2021

    Zorlu PSM, 2022 yılında gerçekleştireceği PSM Loves Summer konser serisine yeni isimleri eklemeye devam ediyor. Danimarkalı şarkı yazarı ve piyanist Agnes Obel, PSM Loves Summer kapsamında 1 Temmuz 2022’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

    Çağdaş müziğin bağımsız ve özgün sanatçılarından biri olan Agnes Obel, indie pop, folk ve soul türünde en sevilen şarkılarını Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde seslendirecek. Agnes Obel Philharmonics isimli ilk albümünü 4 Ekim 2010 tarihinde PIAS Recordings etiketiyle çıkardı ve 10.000 kopya satıldıktan sonra Belçika Eğlence Derneği tarafından 2011 yılında Altın Albüm derecesi aldı. Obel daha sonra AventineCitizen of Glass ve geçen yıl Myopia albümlerini yayımladı.

    Agnes Obel’in 1 Temmuz 2022’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konserinin biletlerine 24 Aralık’tan itibaren passo.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2617
  • 21-12-2021

    İstanbul Bilgi Üniversitesi, 12 ülkeden 50 sanatçının farklı disiplinlerde ürettiği eserlerden oluşan “Öteki Hikâyeler” başlıklı sergiyi 7 Şubat 2022 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü Denizhan Özer’in üstlendiği sergi, göç ve mültecilik kavramını sanat üzerinden tartışmaya açıyor. Göç ve mültecilik kavramlarına dikkat çekmek için BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen sergi Koridoor Contemporary Art Programs, ArtHereIstanbul, Sanat Seninle Derneği, Göç Araştırmaları Derneği, Hayata Destek Derneği, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi, Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği ve BİLGİ Avrupa Birliği Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.

    Günümüzde savaşların, çevre felaketlerinin, salgın hastalıkların, ekonomik krizlerin her alanda yarattığı etki ve değişim insanları kendi ülkelerinden başka ülkelere göç etmeye zorluyor. Zorunluluğun yarattığı bir durum olarak yaşadığı bölgeler ya da sınırların ötesine hareket eden insanların yaşadıkları büyük olumsuzluklar, güçlükler barındırsa da her türlü zorluğa karşın yerini, yurdunu terk eden insanlar için bu hareket hayata olan bağlılık ve güzel bir gelecek hayalinin kararı olarak görülebilir. Göç ve göçmen olgusuna dair sınır içi ve sınır ötesi farklı boyutları gündeme getiren “Öteki Hikâyeler” sergisi ötekilerin hikâyelerini sanatçıların gözünden izleyiciye sunuyor.

    BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi adına organizasyonunu Dr. Öğr. Üyesi Gülay Uğur Göksel’in gerçekleştirdiği sergide sanatçıların resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, baskı resim, desen, video art, performans gibi farklı disiplinlerde ürettikleri eserleri yer alıyor. Ayrıca sergi kapsamında sanatçıların eserlerinin, akademisyenler ve etkinlik paydaşlarının yazılarının bir araya getirileceği bir sergi kitabı hazırlanacak.

    Sergide Abel Korinsky, Adnan Jetto, Adviye Bal, Ahmet Umur Deniz, Ali Omar, Ali Raşit Karakılıç, Bahadır İşler, Baran Kamiloğlu, Berkan Baycan, Can Memişoğulları, Carol Turner, Corrine Silva, Deniz Pireci, Dilek Toluyağ, Elena Bellantoni, Ercan Ayçiçek, Fehim Güler, Fevzi Karakoç, Gizem Enuysal, Heather Brown, Hiba Aizouq, Iliko Zautashvili, Işıl Gönen, Jack Beattie, Jacque Crenn, Lale Duruiz, Levent Pınarcı, Mahmut Celayir, Martin Wohlwend, Mehdi Farzane, Morteza Khosravi, Mustafa Albayrak, Ömer Serkan Bakır, Özge Günaydın, Özkan Gencer, Paul Dunker Duyvis, Resul Aytemür, Rifaae Ahmad, Saghar Daeiri, Sema Özevin, Serina Tara, Stephan Twist, Tahir Ün, Tolga Boztoprak, Tuğrul Selçuk, Ufuk Uyanık, Yeşim Yıldız Kalaycıoğlu, Yıldız Doyran, Zahit Büyükişleyen ve Zeynep Yazıcı’nın eserleri yer alıyor.

    ​“Öteki Hikâyeler” başlıklı sergiyi 7 Şubat 2022 tarihine kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    5237
  • 21-12-2021

    Can Yayınları’nın herhangi bir türün ya da kategorinin sınırlamasına bağlı kalmadan, hem içerikleri hem biçimiyle deneysel çağdaş kurguları bir araya getireceği “LAB” dizisi yayın hayatına başladı. “LAB” dizisinin ilk kitapları Thalia Field’ın Deney Hayvanları adlı romanı ve Sevinç Çalhanoğlu’nun şiir-anlatı türündeki kitabı Gezintide Bir Ev oldu.

    Deney Hayvanları: Claude Bernard. 19. yüzyıl Paris'inde hayvan deneyleri. Claude ile eşi Fanny'nin sorunlu evliliği, dönemin bilim insanlarının, sanatçılarının ve aktivistlerinin toplumsal trajedisi hâline geliyor. Kitap Didem Dinçsoy’un çevirisiyle yayımlandı.

    Gezintide Bir Ev: Diyalog. Monolog. Deneme. Tekrarlamalar. Listeler. Büyüler ve kayıplardan sonraki trajik süreci "evde bir gezinti" yaparak anlatan, biçimsel olarak da sınırın dışına taşan bir lirik novella.

    0
    0
    2303
  • 20-12-2021

    Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Türkiye sanat tarihinde derin izler bırakmış Abdülmecid Efendi’nin hayatı ve sanatına odaklanan “Şehzade’nin Sıra Dışı Dünyası: Abdülmecid Efendi” başlıklı sergiyi 21 Aralık 2021 - 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Sabancı Holding’in desteğiyle gerçekleştirilen sergide SSM’nin koleksiyonu, 14’ü resmi kurum koleksiyonu, 17’si aile koleksiyonu, özel müze ve galeri koleksiyonlarından eserlerle birlikte hayatının son 20 yılını geçirdiği Fransa’nın Nice şehrindeki Musee Massena Koleksiyonu’ndan 1926 tarihli bir otoportre ile Rochefort’taki Pierre Loti Müze Evi’nden gelen ve Abdülmecid Efendi’nin Loti’ye hediye ettiği orijinal çerçeveli 2 resimle beraber 60 tablo ve 300’ü aşkın belge yer alıyor. Abdülmecid Efendi’nin sanatını kapsamlı bir bakış sunan sergi kapsamında SSM koleksiyonunda yer alan Abdülmecid Efendi’ye ait altı eser ilk kez bilimsel bir araştırma ile “Görünenin Ötesinde Abdülmecid Efendi” başlıklı bölümde izleyiciyle buluşuyor. Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmada Abdülmecid Efendi’nin resim tekniği, eserlerinin geçirmiş olduğu restorasyon çalışmaları, kullandığı malzemelerin yapısı, rengi, boya katmanları ve dokusu ile onun sanatsal üretim koşulları ele alınıyor.

    Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper şunları söyledi: “Sabancı Topluluğu olarak sadece ekonomik anlamda değil, kültür, sanat ve eğitim gibi toplumsal kalkınmanın omurgası olarak nitelendireceğimiz alanlarda da öncü ve örnek olmayı sürdürüyoruz. Her koşulda, sanatın kapsayıcı, birleştirici, bütünleştirici ve ilham verici gücüne; yaydığı umuda inanıyoruz ve işte tam da bu nedenle hangi alanda ne iş yapıyorsak yapalım, sanat bizim vazgeçemeyeceğimiz en önemli değerimiz olarak yerini koruyor. Topluluğumuzun ülkemizin sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelere ulaştırma isteği; bugün bir başka ustayla Abdülmecid Efendi sergisi desteğiyle devam ediyor. Bu buluşmayı gerçek kılan Sakıp Sabancı Müzesi’ne çok teşekkür ediyor, 2022 yılında 20. yaşına girecek müzemizi, dünyamızı sanatla güzelleştirdikleri ve ülkemizdeki sanat hayatına kattıkları için ayrıca tebrik ediyorum.”

    Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer ise şunları söyledi: “Sakıp Sabancı Müzesi’nin böylesine sıra dışı bir sanatçıya, çok yönlü bir Şehzade’ye ev sahipliği yapacak olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Sultan Abdülaziz’in saltanatı sırasında doğan ilk oğlu Abdülmecid Efendi, çok erken yaşlarda babasının trajik ölümünü yaşamış ve bunu hiçbir zaman unutamamış. Hayatının yaklaşık elli yılını şehzâde, dört senesini veliaht, yaklaşık on altı ayını halife, son yirmi yılını ise sürgünde geçirmiş. Yetmiş altı senelik ömründe mutlakıyet, meşrutiyet ve cumhuriyet olmak üzere üç rejime de tanıklık etmiş, iki dünya harbi yaşamış... Osmanlı’nın son veliahdı ve son halifesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de seçtiği ilk ve tek halife Abdülmecid Efendi, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanıp tarihe karışmasının bizzat şahidi olmuş. Kuşkusuz yaşanan askeri ve siyasi olaylardan en çok etkilenen kişilerden biri ancak her zaman müşfik bir baba ve dede olduğunu görüyoruz. Ressam kimliğinin yanında müzik ve hat sanatı ile ilgilenmiş; şehzâdeliğinden itibaren aydınları ve sanatçıları desteklemesinin yanı sıra onlarla kurduğu yakın dostluklarla Osmanlı hanedanı için alışılmışın ötesinde olmuş. Zamanının ruhunun farkında, Doğu-Batı ve gelenek-modernite ikilemleri karşısında din ve geleneğine bağlı olmakla beraber Batı’ya da açık bir Türk münevveri olarak yaşamış. Müzemizdeki sergide Doğu’yu ve Batı’yı kendi içinde harmanlamış bir modern çağ prensi olan Abdülmecid Efendi’yi çoğu ilk kez yan yana gelmiş, ilk defa görülecek bir seçkiyle anıyor, Şehzadenin çok yönlü sanatına odaklanıyoruz.

    Sergimizde Şehzade’nin ressamlığının yanı sıra edebiyat ve müzikle ilişkisine, dönemin aydınları ve sanatçılarıyla kurduğu yakın dostluklara bakacağız. Tevfik Fikret’in şiirinden esinlenerek çizdiği 3 adet Sis tablosunu ilk kez yan yana göreceğiz. Yakın dostu Pierre Loti’ye hediye ettiği manzara tabloları; mektupları, bazısı bilinmeyen aile fotoğrafları, aralarında yakın dostu Abdülhak Hamit’in Finten oyununun prömiyeri için verdiği davet de olmak üzere pek çok menünün de olduğu 300’den fazla belgeyle Abdülmecid Efendi’yi keşfedeceğiz. Sergi boyunca ziyaretçilerimize sarayın ilk kapsamlı resim koleksiyonunun oluşmasını da sağlayan babası Sultan Abdülaziz’e ait besteler eşlik edecek. Tüm sanatseverleri bu sıra dışı Şehzade’yi daha yakından tanımak üzere müzemize bekliyoruz.”

    ​“Şehzade’nin Sıra Dışı Dünyası: Abdülmecid Efendi” başlıklı sergiyi 21 Aralık 2021 - 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında pazartesi hariç 10.00 - 18.00, cumartesi 10.00 - 20.00 saatleri arasında SSM’de Galeri -2’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    7315
DAHA FAZLA
Geldanlage