GÜNDEM
  • 22-03-2026

    Toplam 101 eserden oluşan, birçok tekniğin bir arada yer aldığı kapsamlı bir seçkiyi bir araya getiren “101 – Resim ve Heykel Sergisi”, 26 Nisan’a kadar Gallery 11.17’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Yüzey ile hacim arasında kurulan ilişki, serginin temel eksenini oluştururken; iki ve üç boyutlu üretimler arasında güçlü bir diyalog kuruluyor. “101”, yalnızca bir sayı değil; üretim yoğunluğunu ve ifade biçimlerinin çoğulluğunu temsil ediyor. Her eser kendi bağımsız dilini korurken, birlikte var olduklarında çarpıcı bir bütünlük oluşturuyor. Farklı tekniklerin yan yana gelişi, malzemenin sınırlarını genişleten ve izleyiciye çok katmanlı bir deneyim sunan dinamik bir alan yaratıyor.

    Bu sergi, ölçeği ve çeşitliliğiyle dikkat çeken özel bir buluşma niteliği taşıyor. 101 ayrı eseri aynı mekânda inceleme fırsatı; farklı tekniklerin derinliğini, malzemenin dönüşümünü ve sanatsal yaklaşımların çeşitliliğini karşılaştırmalı olarak deneyimleme imkânı sunuyor. Her adımda yeni bir form, yeni bir yüzey ve yeni bir hacimle karşılaşmak, sergiyi yalnızca gezilen değil, keşfedilen bir yapıya dönüştürüyor.

    ​“101 – Resim ve Heykel Sergisi”, üretimin zenginliğini ve sanatın çok yönlü doğasını yakından görmek isteyenler için sezonun dikkat çeken sergilerinden biri olarak öne çıkıyor ve kaçırılmaması gereken bir karşılaşma alanı sunuyor.

    0
    0
    1623
  • 22-03-2026

    Dijital Deneyim Merkezi (DDM), “Düşler Zamanı: Japonya” sergisi ile İstanbulluları Japon kültürünün zamansız estetiğini dijital deneyim alanlarında keşfetmeye davet ediyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, ziyaretçilerini 20 Mart itibariyle Japon kültürünün büyüleyici ve estetik dünyasını keşfe davet eden yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 17-19. yüzyıl Japon sanatının modern ifade gücünü, çağdaş bir görsel anlatıya dönüştüren “Düşler Zamanı: Japonya” sergisi, izleyicileri asırlar öncesinden günümüze uzanan zamansız bir yolculuğa çıkaracak.

    İleri teknolojilerle donatılmış alanlarında kurgulanan sergi; ana mapping gösteriminin yanı sıra sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları, etkileşimli yüzeyler ve farklı dijital içerik alanlarıyla zenginleşiyor. Merkezin farklı noktalarına yayılan bu deneyim alanları, ziyaretçilere Japon sanatını yalnızca izlemekle kalmayıp farklı duyular aracılığıyla deneyimleme imkânı sağlayacak.

    ​“Düşler Zamanı: Japonya” sergisinin giriş biletlerini mekândaki gişeden ve Passo’dan edinebilirsiniz.

    0
    0
    2411
  • 21-03-2026

    Synth-pop’un efsanevi grubu Alphaville, 16 Ocak 2027’de ATO Congresium’da Ankara’da konser verecek.

    Zamansız hitleriyle hafızalara kazınan Alphaville, grubun Ankara’da vereceği ilk konser olarak.

    1980’lerin başında müzik dünyasına adım atan ve modern pop tarihinin en etkili gruplarından biri olarak anılan Alphaville, “Big in Japan” ile yakaladığı uluslararası başarıyı “Forever Young”, “Sounds Like a Melody” ve “Dance With Me” gibi klasikleşen hitlere imza attı. Elektronik altyapıları akılda kalıcı melodilerle buluşturan özgün yaklaşımıyla grup, 80’ler pop estetiğine yön verdi; şarkıları ise film ve dizilerdeki kullanıldı, başka isimler tarafından yeniden yorumlandı.

    Efsaneleşmiş repertuvarını bugün her zamankinden daha dinamik bir performansla sahneye taşıyan Alphaville, 2027 kış sezonunun kaçırılmaması gereken konserlerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.

    ​Stagepass ve Ment Event organizasyonuyla gerçekleşecek Alphaville konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1310
  • 21-03-2026

    Kun Art Space, “Kentin Işığında Yürümek” başlıklı karma sergiyi 10 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Demet Güvendik Erçetin, Leman Kalay, Nihan Karadeniz, Şüheda Karaosmanoğlu, Selin Karataş, Selin Kısacık, Zeynep Meşe, Büşra Özlü, Başak Tükel ve Muteber Tükel’in eserlerinden oluşan sergi, Adana’yı yalnızca bir arka plan olarak değil, üretimin aktif bir bileşeni olarak ele alıyor.

    ​“Kentin Işığında Yürümek”, Adana’da yaşayan on kadın sanatçının, kentin iklimi, ışığı ve bedensel deneyimiyle kurdukları estetik ve düşünsel ilişkiyi odağına alıyor. Resim, heykel ve seramik gibi farklı disiplinlerinden işleri bir araya getiren sergi, Adana’yı bir üretim mekânı ve bir arka plan olarak değil; sanatsal pratiği biçimlendiren, sanatsal pratiğe yön veren, aktif bir çevresel ve kavramsal etken olarak, işler üzerinde iz bırakan aktör olarak ele alıyor. Adana’nın yoğun güneş ışığı ve sıcağı, burada bir iklim olmanın ötesinde, bedenler ve yüzeyler üzerinde iz bırakan bir güç olarak izleniyor. Sergide yer alan çalışmalar, bu iklimin sanatçılar üzerindeki etkisini dolaylı ya da doğrudan biçimlerde yansıtıyor.

    Künye:
    1-3. Muteber Tükel
    4. Nihan Karadeniz
    5. Şüheda Karaosmanoğlu

    0
    0
    1347
  • 21-03-2026

    Flamenko ve Latin müziğinin güçlü temsilcilerinden Gipsy Kings, “Viva El Arte” turnesi kapsamında Piu Entertainment organizasyonu ile 3 Temmuz’da İzmir, 4 Temmuz’da İstanbul ve 5 Temmuz’da Ankara’da dinleyicileriyle buluşacak.

    Andre Reyes liderliğinde sahne alan Gipsy Kings by Andre Reyes, grubun köklü müzik mirasını yeni nesil bir enerjiyle sahneye taşıyor. “Bamboleo”, “Volare”, “Un Amor”, “Baila Baila” ve “Djobi Djoba” gibi hit şarkılarıyla sahneye çıkan Gipsy Kings by Andre Reyes, her performansında seyirciyi dansa davet eden güçlü bir repertuar sunuyor. Otuz yılı aşkın kariyeri boyunca dünyanın en prestijli sahnelerinde performans sergileyen Andre Reyes, 60 milyondan fazla albüm satışıyla uluslararası başarılarla dolu bir müzik yolculuğuna imza attı. Bugün ise ailesiyle birlikte bu güçlü müzik geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Latin ritimlerinin coşkusu ve grubun kendine özgü tarzı her konserde seyirciye benzersiz bir atmosfer sunuyor.

    Gipsy Kings by Andre Reyes, 3 Temmuz 2026’da İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda, 4 Temmuz 2026’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda ve 5 Temmuz 2026’da Ankara Oran Açıkhava Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak. Konserlerin biletlerine Biletinial, Bubilet ve Biletix’ten ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1707
  • 20-03-2026

    Ankara çıkışlı indie rock grubu Son Feci Bisiklet, 22 Mayıs Cuma akşamı KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

    Mizahla melankoliyi birleştiren şarkıları, ironik şarkı sözleri ve vurucu melodileriyle dikkat çeken Son Feci Bisiklet, uzun bir aradan sonra yeniden hayranlarıyla bir araya gelecek.

    2000’ler sonrası Türkiye alternatif müzik sahnesinin öne çıkan gruplarından Son Feci Bisiklet, gündelik hayatın küçük ayrıntılarını ironik ve içten bir dille şarkılarına taşıyor. “Galiba Sevmiyorlar”, “Kaybol, Sıkıntı Var”, “Uzaydan Geldiğine Göre Yorgun Olmalısın”, “Bikinisinde Astronomi” gibi hitlere imza atan grup, şehir hayatının sıkışmışlığı, gençlik hâlleri ve kırılgan duyguları yalın ama akılda kalıcı melodilerle bir araya getiriyor.

    ​URU organizasyonuyla 22 Mayıs’ta KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek Son Feci Bisiklet konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1420
  • 20-03-2026

    Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Osmanlı dünyasında Fenerli Rumların çok katmanlı tarihini ve kültürlerarası yaşam pratiklerine odaklanan “Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir” sergisini 24 Ocak 2027 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Namık Günay Erkal, Firuzan Melike Sümertaş ve Haris Theodorelis-Rigas küratörlüğünde hazırlanan sergi, 18. yüzyılda İstanbul’un Fener mahallesi ile Eflak ve Boğdan beylikleri arasında kurulan çok yönlü iktidar ve mekânsal ilişki ağlarını; arşiv belgeleri, nadir kitaplar, haritalar, mimari çizimler ve üç boyutlu modeller aracılığıyla inceliyor. 1719 yılında Bükreş’te yaşayan bir âlimin mektubunda dile getirdiği “Cümle Fener burada; artık İstanbul’u hatırlamıyorum” ifadesinden ilham alan sergi, İstanbul’un Haliç kıyısındaki Fener mahallesi ile Eflak ve Boğdan beylikleri arasındaki karşılıklı geçişkenliği ele alıyor. Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyıl başından itibaren Fenerli Rum devlet adamlarını Eflak-Boğdan voyvodalığına atamasıyla güçlenen bu çok yönlü ilişkiler, İstanbul’u imparatorluk sınırlarının ötesine bağlayan dinamik ve kırılgan bir ağ oluşturdu.

    ANAMED’in dört yıllık araştırma programı “Fenerlilerin Maddi Dünyası” kapsamında hazırlanan sergi, Fenerli seçkinlerin İstanbul’daki hanelerinden Osmanlı sarayına, voyvoda konaklarından Boğaz kıyılarına uzanan yaşam alanlarını; Osmanlı, Yunan ve Romen kültürleri arasındaki etkileşimler çerçevesinde inceliyor. Nadir albümler ve kitaplar, arşiv belgeleri, haritalar, tablolar, mimari çizimler ve üç boyutlu modeller aracılığıyla yaklaşık bir yüzyıla yayılan bir toplumsal ve mekânsal serüven görünür kılınıyor.

    ​Sergi, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle gerçekleşiyor. TED Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyelerinin tasarlayıp ürettiği üç boyutlu hane ve mahalle modelleri ve Koç Üniversitesi KARMA XR Lab üyelerinin küratörlerle birlikte sanal ortamda canlandırdıkları “Bir Fener Evi” gibi sergi için özel üretilmiş işler sergi deneyimini zenginleştiriyor.

    0
    0
    1841
  • 20-03-2026

    Hande Ortaç’ın günümüz Türkiye’sinin nefes alışverişini, klavye tıkırtılarını her satırda hissettirdiği yeni romanı Sus, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Ortaç, Sus’ta dijital zorbalığın karanlık ve hınç dolu odalarından kadınların görünmez kılınan hayatlarına sarsıcı bir köprü kuruyor. İstanbul’un beton blokları arasında iki yabancı; iki ayrı hayat. Bir yanda sahte kimliklerin ardına saklanıp internet âleminde vatan savunması yapan bir trol. Diğer yanda toplumun üçüncü sayfa haberi olarak gördüğü hamile bir kadın. Yolları bir apartman dairesinde kesişiyor. Hem suç ortağı oluyorlar hem de düşman.

    “Bir av partisinin en masumu avın ta kendisi değil midir? Avcı silah kuşanır. Ganimetinin doğal ortamına sızar. Ona hissettirmeden yaklaşmak, onu iyice görmek, aman ha görünmemek için kamuflajını kuşanır mutlak sessizlik ister. Duyulmaması mühimdir. Etrafındaki her şeyi susturur. Şşt! Av başladı bile. Kulaklarımız sağır olana kadar susalım.”

    0
    0
    1619
  • 19-03-2026

    1998 yılında İngiltere’de kurulan Jasmin Vardimon Company, 25. yıldönümleri için özel olarak tasarladıkları NOW gösterisiyle 27 ve 28 Mart’ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    25 yıldan bu yana hem İngiltere’de hem de dünya çapında dans alanında gerçekleştirdikleri dans-tiyatro yapımlarıyla dikkat çeken Jasmin Vardimon Company’nin dans-tiyatro alanında ortaya koyduğu 25 yıllık yaratım sürecini sahneye taşımak için kurgulanan NOW gösterisi, Türkiye’de ilk kez izleyici karşısına çıkacak.

    NOW, topluluğun en güçlü çalışmalarından bölümlerin iç içe geçtiği görsel bir şölen sunarken bir anlamda geçmiş, bugün ve gelecek arasında sürekli olarak gidip gelen bir anlatı oluşturuyor. Hikâye anlatıcılığının sinematik fiziksellik ve güncel yaşam ile korkusuzca birbirine bağlandığı bu çalışmada Jasmin Vardimon topluluğun repertuarında yer alan ikonik bölümleri de yeniden sahneye taşıyor.

    ​Tatlı Ekşi ve Pyramidion iş birliği ile 27-28 Mart tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenecek etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1527
  • 19-03-2026

    Aslı Çelikel ve Kübra Su Yıldırım’ın çalışmalarını bir araya getiren “An Meselesi” başlıklı sergi, 2 Nisan-24 Mayıs tarihleri arasında offgrid art project’te sanatseverlerle buluşacak.

    Küratörlüğünü Melis Bektaş’ın üstlendiği sergi, acıyı tekil bir olay olarak değil; bedende kalan, zamanla biçim değiştiren ve farklı yoğunluklara dönüşen bir deneyim olarak ele alıyor. Bugün rahatsız edici duyguları hızla bastırma eğilimi, acıyı çoğu zaman bir sorun ya da aşılması gereken bir durum gibi gösteriyor. “An Meselesi” sergisi ise bu bakışı tersine çevirerek; acıyı açıklamaya, yatıştırmaya ya da ondan bir sonuç çıkarmaya çalışmadan, onun insanı nasıl yerinden ettiğine ve hayatın akışında nasıl bir kırılma yarattığına odaklanıyor.

    Yas burada bir kapanış biçimi olarak değil, kayıpla birlikte yaşamanın sert ve yavaş ilerleyen bir gerçeği olarak ele alınıyor. Sergi bu bakış açısından hareketle, hayatın akışında beliren ani duraksamaları görünür kılıyor. Bu anlar, insanların birbirine karşı geliştirdiği dikkat, sorumluluk ve kırılgan ilişkiler alanını düşünmeye açıyor. Bu yaklaşım, iki sanatçının farklı mecralarda kurduğu ortak bir dil üzerinden görünür oluyor. Resim ve fotoğraf, aynı konunun iki ayrı kıyısında konumlanıyor. Kübra Su Yıldırım sembollerle örülü bir iç dünya kurarken, Aslı Çelikel geride kalan izleri, boşlukları ve nesneleri kayda geçiriyor. Yan yana geldiklerinde acı yalnızca bireysel bir deneyim olmaktan çıkarak; dolaşıma giren, temas eden ve çoğalan bir hâl kazanıyor. Sergideki fotoğraflarda ve resimlerde zaman kronolojik bir akış olarak değil, kırılma noktaları üzerinden detaylanıyor. Sergiye Simena’nın sanatçılarından besteci Yağız Oral’ın ses tasarımının eşlik ediyor.

    Künye:
    1. Stand and face me! Bu arada çıkış neredeydi? Detay Ahşap üzerine akrilik, kuru boya, kuru pastel ve arşivsel kağıt üzerine fine art baskı 122x108 cm, 2026
    2. Void Bloom Ahşap üzerine akrilik, kuru boya ve kuru pastel 70x90 cm, 2026
    3. Elephant in the room Ahşap üzerine akrilik, kuru boya ve kuru pastel, diptik Sol Panel: 40x24 cm Sağ Panel: 39x25 cm, 2026

    0
    0
    1693
DAHA FAZLA
Geldanlage