GÜNDEM
  • 24-03-2022

    Hüsamettin Koçan’ın “Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri” başlıklı sergisi, Zeytinburnu Belediyesi tarafından İstanbul’a kazandırılan sanat alanı Kazlıçeşme Sanat’ta 30 Haziran tarihine kadar sanatseverle buluşuyor.

    Ressam Hüsamettin Koçan’ın 30 yıl boyunca ürettiği eserlerden oluşan önemli bir seçkinin yer aldığı “Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri” sergisinin küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen üstleniyor. Sergi eski çağlardan bugüne, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in rüyasını ve kültüre bakışını dönem dönem semboller ve figürler üstünden bir araya getiriyor. Sergi sanatçının gelenek ve gelecek kavramlarına odaklandığı 90’lı yıllardan bugüne, Anadolu topraklarındaki birikimlerin derin anlamlarla birbirine bağlandığı gerçeğini farklı boyutlarda somutlaştırıyor. Yeni malzeme önerilerinin geleneksel estetik sınırların ötesine uzanan bir dil zenginliği ile sunulduğu sergide resimler, heykeller, baskılar, çamur ve kitch malzeme bu dil örgüsünün ana sözcüklerini oluşturuyor.

    “Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri” sergisi aynı zamanda sanatçının Anadolu’da var olma projesi olarak 20 yıldır üretimini sürdürdüğü ve “en büyük ve en son eserim” dediği Baksı Müzesi’nin katılımcı, hatırlayan ve hayal eden yenilikçi dünyasını izleyiciye sunuyor. Coğrafyalar arasında bir bağ kurma projesi olma niteliği taşıyan bu sergiden elde edilecek gelirin bir bölümü Bayburt’ta yapılacak Yetenek Geliştirme Merkezi için kullanılacak.

    Sergi kapsamında mayıs ve haziran aylarında akademisyen Nusret Polat moderatörlüğünde Hüsamettin Koçan’ın sanatı ve felsefesi üzerine sanat profesyonelleri ile söyleşiler düzenlenecek. Kazlıçeşme Sanat’ta fiziki ve çevrim içi olarak gerçekleşecek söyleşilere Hüsamettin Koçan, Can Aytekin, Ayşe Köksal ve Emre Zeytinoğlu konuşmacı olarak katılacak.

    Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, serginin açılış töreninde şunları söyledi: “Biz Kasım 2019’dan bu tarafa Kazlıçeşme Sanat’ın İstanbul’un yeni kültür sanat odağı olacağını söylüyoruz. Bugün burası çok kıymetli ve büyük bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Hüsamettin Koçan Hoca’nın ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ adlı sergisini açtık. 30 Haziran’a kadar ziyaretçilerimiz, pazartesi günleri ve bayram tatilleri hariç olmak üzere sergimizi her gün ziyaret edebilirler. Hüsamettin Hoca’mızın bu sergideki eserleri, bu topraklardaki Şaman kültüründen başlayarak Selçuklu’ya, Osmanlı’ya kadar olan bütün bu şifreleri üzerinde taşıyor. Çok kıymetli bir sergi, bütün sanatseverleri Kazlıçeşme Sanat’a bekliyoruz.”

    Ressam Hüsamettin Koçan şunlar söyledi: “Yaptığım çalışmalarda; bizim Anadolu’muzun, ülkemizin kültürel zenginliklerinin ne durumda olduğunu, birbirlerinden nasıl etkilendiklerini ve nasıl bir insanlık sevgisini yaratmaya çalıştıklarının üstünden gittim. Önce folklorla yoğun çalışmalar yaptım. Sonra akademik düzeyde bu çalışmaları sürdürdüm. Benim burada yaptığım şeyler yerel birikimlerden hareket ederek, oradaki o zengin değerlerden özgün bir dil oluşturmaktı. Bu zenginlikten dünya insanına yeni, özgün şeyler önerebiliriz. O nedenle de buradaki sergimin bence en çok üstünde durulması gerekli olan yanı bu. Tekniğiyle, konuları ele alış biçimiyle ve aradığı insani derinlikle ülke ve dünya sanatına bir katkı olmasını istiyorum.”

    ​Hüsamettin Koçan’ın “Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri” sergisini 30 Haziran’a kadar pazartesi ve bayram tatili günleri hariç her gün 10.00 - 18.00 saatleri arasında Kazlıçeşme Sanat’ta ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2324
  • 24-03-2022

    Netflix dizisi Into The Night evreninin uzantısı olan Yakamoz S-245, 20 Nisan’da izleyiciyle buluşacak.

    Netflix, yapımcılığını Onur Güvenatam’ın, yapımını OGM Medya’nın üstlendiği Yakamoz S-245’in yayın tarihini diziden görseller ile duyurdu. Tolga Karaçelik ile Umut Aral’ın yönettiği, Jason George, Atasay Koç, Cansu Çoban, Sami Berat Marçalı ve Murat Uyurkulak’ın kaleme aldığı dizi sekiz bölümden oluşuyor. Kıvanç Tatlıtuğ’un Arman karakteriyle başrolde olduğu dizinin oyuncu kadrosunda Özge Özpirinçci (Defne), Meriç Aral (Hatice), Ertan Saban (Umut), Ece Ceşmioğlu (Yonca), Onur Ünsal (Cem), Ecem Uzun (Rana), Jerry Hoffmann (Felix), Güven Murat Akpınar (Barış), Ersin Arıcı (Altan), Hakan Salınmış (Erenay) ve Alper Saldıran (Server) yer alıyor.

    “Yakamoz S-245, gizemli kozmik bir olay dünyayı kasıp kavururken, denizaltına sığınan bir grup insanın hayatta kalabilmek için verdikleri nefes kesen mücadeleyi konu alıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan felaketin sonucunda, Arman (Kıvanç Tatlıtuğ) ve bilim ekibinin hayatta kalmak için bir askeri denizaltısına binmesi gerekir. Arman ve ekibi, neler olup bittiğini anlamaya çalışırken bir yandan da bu askeri denizaltının gerçek görevinin ne olduğunu araştırır. Bu durum Arman’ı onları denizaltında istemeyen askerlerle karşı karşıya getirir. Dışarıda güneş içeride ise birbirlerine güvenmeyen bu iki grup arasında büyük mücadele yaşanır. Her şeyin sonunda kendini, ekibini ve aslında çok daha fazlasını kurtarma yolunda başarılı olabilecek midir?

    Yakamoz S-245, heyecan dolu hikâyesi ile dünyanın sonunu getiren bir felaketten çok daha fazlasını sorgulatıyor; şartlar ne olursa olsun insanlığa olan inanç ve umudunu kaybetmemek…”

    0
    0
    5160
  • 24-03-2022

    Maçka Sanat Galerisi, yeni dönemindeki dördüncü sergisi “Memento Mori / Öleceğini Hatırla” ile yeniden sanatseverlerle buluştu. Sergi kapsamında 24 Mart (bugün)’ta OT ve Natama dergileri şairlerinin ölüm temalı şiirleriyle, Murat Ertel’in müzikleriyle katılacağı bir etkinlik düzenlenecek.

    Her sergi kapsamında sergi teması etrafında farklı disiplinleri söyleşi, dinleti gibi etkinliklerle bir araya getiren Maçka Sanat Galerisi bu geleneği sürdürüyor. "Memento Mori” sergisi kapsamında OT ve Natama dergileriyle birlikte düzenlenen, fanilik üzerine şiirlerin okunacağı buluşmanın müzik performansı BaBa ZuLa’dan ve başka projelerden tanıdığınız Murat Ertel’e ait.

    Katılacak şairler; Lale Müldür, Pelin Batu, Dündar Hızal, Aytuğ Akdoğan, Melda Köser, Enis Akın, Davut Yücel ve Alper Öz.

    ​Dinleti, 24 Mart Perşembe Günü (bugün), saat 18.30'da gerçekleşecek. “Memento Mori” sergisi ise 9 Nisan 2022 Cumartesi Günü Saat 19.00’a kadar ziyaret edilebilir.

    0
    0
    1486
  • 24-03-2022

    İsveçli şarkıcı Tove Lo, Epifoni organizasyonu ile 9 Temmuz tarihinde KüçükÇiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak.

    Vaftiz annesi, Ebba Tove Elsa Nilsson’a üç yaşındayken hayvanat bahçesinde vaşakları sevdiğini gördükten sonra “Lo” yani İsveç dilinde vaşak anlamına gelen takma adı taktı. Küçük yaşlarda şiir ve kısa öykü yazmaya başlayan Tove Lo, 11 yaşında ilk şarkı sözlerini yazdı. 2006 yılında müzik okulunda mezun olduktan sonra Tremblebee adlı rock müzik grubunda müzik yapmaya başladı. 2009 yılında o gruptan ayrılıp okuldan arkadaşı Caroline Hjelt ile iki kişiden oluşan Icona Pop grubunu kurdu. 2012 yılında “Love Ballad” isimli çıkış parçasını yayımladı. 2014 yılında çıkardığı Truth Serum isimli mini albümü ile İsveç Albüm Listesi’nde 13. sıraya yerleşti. İngiltere’deki müzik listelerinde ise ilk 10’a girdi. Aynı zamanda Icona Pop ve Victoria Justice için söz yazarı olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl içinde, Billboard Hot 100 listesinde 3. sıraya yerleşen “Habits” parçasının da yer aldığı Queen of the Clouds adlı çıkış albümünü yayımladı.

    Açlık Oyunları ve Bridget Jones’un Bebeği gibi filmlerin müziklerini yapan Tove Lo, 2015 yılında Ellie Goulding ile Gri’nin Elli Tonu filminin “Love Me Like You Do” adlı şarkısında iş birliği yaptı. Şarkı İngiltere’de ve Amerika’da zirveye yerleşirken Grammy ödülüne layık görüldü. Ayrıca Tove Lo, “Habits (Stay High)” şarkısı ile yılın en iyi şarkıcısı ve şarkısı ödüllerini aldı. Son zamanlarda HBO dizisi Euphoria’da “How Long” şarkısı ile dinlediğimiz Tove Lo, ilk kez Türkiye’de konser verecek. 9 Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1876
  • 24-03-2022

    x-ist, Metin Alper Kurt’un “Kağıt, Taş, Zaman” başlıklı kişisel sergisine 30 Nisan tarihine kadar ev sahipliği yapıyor.

    Sergide sanatçının nesnelerin hâlleri üzerindeki akışkanlık, hassasiyet ve yumuşaklığı vurgulamak amacıyla dönüşüm anlarındaki spontan görünümlerini ele aldığı eserleri yer alıyor. Hikâye anlatıcılığı yerine bütünün parçaları aracılığıyla zamanın kendisinden çok anlarına odaklanan sanatçı, fragmanlarının imgelerini, kullandığı malzeme olan mermer aracılığıyla izleyiciye sunuyor.

    Geçmişin, şimdinin ve geleceğin doğrusal olmayan bir rota izlerken bile bütüncül bir biçimde kurgulandığı heykeller, “an”ı zaman dışı bir mecrada ifade ediyor. Seride kelimelerin nesneleşip boyutlanması fikrinin imgesi, onların işlendiği kâğıt, defter gibi objelerin anlık görüntülerini aktarıyor. Heykeller, hareket hâlindeki maddelerin ve jestlerin not edilmesi çabasını taşıyor.

    ​Metin Alper Kurt’un x-ist’te gerçekleşecek ilk kişisel sergisi “Kağıt, Taş, Zaman” 30 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilir.

    0
    0
    2978
  • 24-03-2022

    Hilde Myklebust’ın vahşi doğanın ortasında baş başa zaman geçirmeye hazırlanan bir baba ile kızın yolculuğundan bir kesit anlattığı Yula ve Yaban Keçileri, Akın Düzakın’ın resimleri ve Aren Turhan’ın çevirisiyle Arden Yayıncılık’tan çıktı.

    5 yaş ve üzeri okura sevgi ve heyecan dolu bir dostluk öyküsü anlatıyor Yula ve Yaban Keçileri. Yüksek kayalık tepeler ve birden karşılarına çıkan sürünün lideri, heybetli ve öfkeli yaban keçisi Karasakal, Yula ve babasını beklenmedik bir maceranın merkezine çekiyor.

    ​“Yula ve babası, her bahar olduğu gibi, havalar ısınır ısınmaz küçük dağ evine doğru yola çıktılar. Ama sarp dağların yanı başındaki o tepede, baba-kız yalnız değiller. Kocaman boynuzlu, gür sakallı yaban keçisi Karasakal burada yaşıyor ve gezginlerden hiç mi hiç hoşlanmıyor. Yula kolay pes edecek bir tip değil, üstelik hayvanlarla çok iyi anlaşıyor. Önce Karasakal’ı dost olduklarına ikna etmek, sonra da yeni doğmuş minik keçi yavrularına göz diken koca bir kartalla baş etmek zorunda.  İşi çok zor, ama imkânsız değil!”

    0
    0
    2040
  • 23-03-2022

    27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştiren, Barış Hancıoğulları’nın ilk uzun metrajı Yeniden Leyla, 26 Mart’tan itibaren MUBI’de gösterime giriyor.

    Ahmet Melih Yılmaz, Ayfer Dönmez, Cem Zeynel Kılıç ve Sermet Yeşil’in oyuncu kadrosunda yer aldığı Yeniden Leyla, gerçekliği ters yüz eden akışı, birbiri içine geçen zaman algısı ile izleyiciye psikanalitik bir film deneyimi sunuyor. Umut karakterine hayat veren Ahmet Melih Yılmaz, 27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde “Umut Veren Genç Erkek Oyuncu” ödülünü kazandı. Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    “Doğuştan dilsiz, içe dönük, garip bir genç olan Umut, İstanbul Esenler’de bir gecekonduda annesi Leyla ile yaşar. Annesinin son zamanlarda garip davrandığını fark eden Umut, onu gizlice takip etmeye başlar ve bir adamla beraber olduğunu öğrenir. Annesinin birlikte olduğu adamın kimliği ile ilgili ortaya çıkan gerçekler Umut’un hayatını altüst eder. İki bölümden oluşan filmin ikinci bölümünde bambaşka bir Umut, bambaşka bir Leyla’nın peşine düşer.”

    0
    0
    2708
  • 23-03-2022

    Martch Art Project, Şant Mengücek’in “Haze on the Horizon” başlıklı ilk kişisel sergisini 23 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Şant Mengücek “Haze on the Horizon” sergisinde yer alan son dönem üretimleriyle toplumsal olan, sosyal-politik olan, maddi olan ve manevi olan arasında oluşan gerilimli hattaki sıradanların yolcuğuna odaklanıyor. Sanatçı; yaşamın ilk anından son anına uzanan, geçmiş ve gelecek arasındaki gidiş gelişte bireyden koparılan ve bireye yüklenenlerin yansımasını, kişinin öz varlığından kalan parçalarda ufku arayarak aktarıyor. Ufuktaki pusun ardında nevi şahsına münhasır olan, sıkışmışlığın sınırlarından kurtulanlar beliriyor.

    “…Şant Mengücek ‘Haze on the Horizon’ sergisinde toplumsal sahalarda oluşan, kalabalıkları saran baskı biçimlerini resmederek fırçasını karanlığa karşı tutmaktan korkmuyor. 

    Sanatçının eserlerinde teknoloji bağımlılığı, bürokrasi, çevre kirliliği, işçi mücadelesi gibi olgular görünür hâlde. Böylelikle Mengücek’in estetik perspektifi kaosla yüz yüze gelirken seyirciyi de bu karanlık yüzeyleri tartışmaya davet ediyor.” - Sergi metninden kesit, İlker Cihan Biner

    ​Künye: Follow the rules, 2020, 23x31 cm, Kâğıt üzerine yağlı boya / Oil on paper 

    0
    0
    1935
  • 23-03-2022

    Eka Kurniawan’ın efsaneler ile gerçek dünyanın birbirine girdiği, büyülü gerçekçilik sularında yüzen 2016 Man Booker International Ödülü adayı romanı Kaplan Adam, Seda Çıngay Mellor’un çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Ülkemizde Güzellik Bir Yaradır romanıyla okurun dikkatini çeken Kurniawan bu romanda kırsal ve yoksul Endonezya'nın cüretkâr portresini çıkarıyor. Kaplan Adam, trajik ve acımasız bir evlilikle bağlanan iki sorunlu ailenin ve o kadere damgasını vuran, bedeninde doğaüstü, dişi bir beyaz kaplanı gizlemek dışında tamamen sıradan bir delikanlının, Margio’nun hikâyesini anlatıyor.

    ​“Ressam Enver Sedat’ın cesedi bulunduktan kısa süre sonra polis, katilin o olduğundan hiç kuşku duymaksızın Margio’yu tutukladı. Fakat uysal ve saygılı bir delikanlı olarak bilinen Margio’yu bir adamın boğazına dişlerini geçirip onu böyle vahşice katletmeye iten şey, kasaba halkının merakını celbeden bir sır olarak kalacaktı.”

    0
    0
    1727
  • 23-03-2022

    Farklı jenerasyonlardan uluslararası müzisyenleri dinleyicilerle buluşturan Bozcaada Caz Festivali’nin 6. edisyonu Paribu ana sponsorluğunda 26 - 28 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here ve Metro destekleriyle 2017 yılından itibaren Bozcaada’nın kendine has güzelliğinin bir parçası hâline gelen festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla, 3dots ve fermente tarafından gerçekleşiyor. Festival 6. edisyonunda cazın ustalarını dinleyicilerle buluştururken aynı zamanda disiplinlerarası “Keşif” etkinlikleri düzenleyecek. Festival katılımcılarına çağdaş sanat ve gastronomi dahil olmak üzere farklı disiplinlerin yer aldığı kapsamlı bir etkinlik programı sunuyor. Programın detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

    Festival bu sene pandemi gibi, alışık olmadığımız ve ön göremediğimiz farklı kriz anlarında duruma nasıl uyum sağladığımıza odaklanıyor. Daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna olan inancı ve bir araya gelmenin gücüyle şifa bulmayı amaçlıyor. Festival zor zamanlarda bizi insan yapan en önemli özelliklerimizden biri olan iletişim kurma ve iş birliğinde hareket etmemizin çözümler geliştirmemize yardımcı olduğunu vurguluyor. Festival kendini ifade etmenin, yaratıcılığın ve bir bütünün parçası olmanın iyileştirici gücünü merkeze alarak, etkinlik kapsamında bir araya gelecek herkesin kendiyle ve birbiriyle bağ kuracağı, duygularını paylaşacağı bir ortam yaratmayı amaçlıyor.

    Bozcaada Caz Festivali’nin biletlerini passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2130
DAHA FAZLA
Geldanlage