GÜNDEM
  • 13-04-2022

    Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz yılın ekim ayında başlattığı etkinlik dizisi “Aşiyan Konuşmaları”nın dördüncü bölümünün sunumu “Dönüp Dolaşan Hikâyeler” olacak.

    Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden İpek Hüner Cora, “Dönüp Dolaşan Hikâyeler” başlıklı sunumunda, yüzyıllar içinde değişip dönüşen hikâyelerin izini sürecek. Bu konuşma yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada dönüp dolaşan kimi hikâyelerin Osmanlıca versiyonlarını konu alacak. Konuşmada, birkaç hikâyenin peşine düşüp, hikâyelerin nasıl yerelleştiği ve nasıl birer Osmanlı hikâyesine dönüştüğü, tekrar tekrar anlatılırken kendilerinin ve karakterlerinin başına neler geldiği, farklı dillere çevrilirken başlarına neler geldiği gibi sorulara yanıtlar aranacak.

    Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi konuşma serisini şöyle tanımlıyor: “İçinden geçtiğimiz günlerde özgür ve özerk bir akademinin olmazsa olmaz göstereni olan akademik çalışmalarımızı kamunun ilgisine sunmak; Boğaziçi Üniversitesi’nin köklü akademik kültürü içinde üretilen çalışmaları, kitapları, bilimsel projeleri tanıtmak; akademik liyakat ve bilimsel titizliğin ortaya çıkardığı sonuçları paylaşmak üzere başlattığımız bu seride her ay Boğaziçi Üniversitesi’nin sosyal ve beşeri bilimler alanlarında çalışmalarını sürdüren akademisyenleri güncel projelerini anlatıyor.”

    14 Nisan 2022 Perşembe günü saat 17.00’de başlayacak olan “Dönüp Dolaşan Hikâyeler” başlıklı sunum Zoom’da yayımlanacak. Herkesin katılımına açık ve ücretsiz olacak etkinliğe buradan kayıt yaptırabilirsiniz.

    Fotoğraf: Kenan Özcan

    0
    0
    1623
  • 12-04-2022

    Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde Sabancı Holding desteğiyle hayata geçirilen “Şehzade’nin Sıra Dışı Dünyası: Abdülmecid Efendi” sergisine paralel olarak “Şehzade Abdülmecid Efendi ve Hat Sanatı” sergisi, SSM’nin Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu sergi salonlarında sanatseverlerle buluşuyor.

    Ressamlığın yanı sıra müzik ve hat sanatıyla da ilgilenen Abdülmecid Efendi, sarayda dış dünyaya kapalı olarak yaşamak zorunda olduğu dönemde saray koleksiyonlarındaki ünlü hattatların levhalarından kopyalar yaparak güzel yazı yazmayı kendi kendine öğrendi. Ayrıca resmettiği pek çok tabloda da hat levhalarına yer verdi.

    “Şehzade Abdülmecid Efendi ve Hat Sanatı” sergisi, Şehzade Abdülmecid Efendi’nin büyükbabası, amcası, babası ve kuzeni olan sultanlar II. Mahmud (h. 1808-39), Sultan Abdülmecid (h. 1839-61), Sultan Abdülaziz (h. 1861-76) ve Sultan II. Abdülhamid’in (h. 1876-1909) eserlerine odaklanıyor. Sergide II. Mahmud’un yazı hocaları Kebecizade Mehmed Vasfî’nin (ö. 1831) ve Mustafa Râkım’ın (ö. 1826) eserleri, hattat sultanların hat levhaları ve kıt’aları ile güzel yazı örnekleri yer alıyor. Sergide Sakıp Sabancı Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Millet Yazma Eser Kütüphanesi, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ve özel koleksiyonlardan seçilmiş eserler izleyiciyle buluşuyor.

    ​“Şehzade Abdülmecid Efendi ve Hat Sanatı” sergisi, 30 Haziran tarihine kadar SSM’de ziyaret edilebilir.

    0
    0
    2163
  • 12-04-2022

    Natasha Brown'ın ırkçılık, kolonyal İngiliz Tarihi, kölelik, kapitalizm, kadın düşmanlığından oluşan, hepimizin aşina olduğu tüketici sarmalın anlatısı olan ilk romanı Karşılaşmalar, Fatma Özhan’ın çevirisiyle Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    Brown'ın hakları 17 dile satılan ilk romanı Karşılaşmalar, keskin mizahı ve üslubunun zarif saldırganlığıyla, çok kısa ama hayret ve hayranlık uyandıracak ölçüde etkili bir roman.

    Siyahi, İngiliz bir kadın kariyerinin zirvesine ulaşmak için kendisinden beklenen her şeyi yapar ve “o” ayrıcalıklı sosyal sınıf için geriye tek bir şey kalır: Beyaz erkek arkadaşıyla evlenmek. Tam da bu nedenle erkek arkadaşının ailesinin İngiliz kırsalındaki ihtişamlı malikanesinde bir partiye katılmaya hazırlanırken mutlu olması beklenir, değil mi? Ama o kendisini ilmek ilmek işleyen, bir bütün haline getiren parçalarını düşünüyor. Boğucu dakikalar ilerlerken şu sorudan daha fazla kaçamayacağını anlıyor: Her şeyi parçalara ayırmanın vakti gelmedi mi?

    “Ama işte o duygu hep burada. Endişe. Hiçbir yere gitmiyor. Her yeni gün bir şeylerin içine etmek için yeni bir fırsat. Verilen her karar, yapılan her toplantı, hazırlanan her rapor. Başarı diye bir şey yok; sadece başarısızlıktan geçici olarak kaçmak var. Endişe. Sabah, alarmımın sesi ve titreşimiyle başlayıp gece tekrar yatana kadar devam ediyor. Endişe. Ağır bir taş gibi mideme oturuyor, yemek boruma çıkıp boğazımı düğümlüyor. Endişe. Koltukta veya yatağımda öylece dümdüz yatıyorum ya da sırtüstü, miskin miskin yerde uzanıyorum. Endişe. Biten günü zihnimde tekrarlıyorum; yapılmış olabilecek hatalar, atılmış yanlış adımlar var mı diye gözden geçiriyorum. Endişe, endişe, endişe, endişe. En ufak bir şeyden her şey mahvolabilir. Biliyorum. Bu gerçeklikle göğsüm zonkluyor, kalbim küt küt atıyor. Endişe, endişe. Beni boğuyor. Endişe.”

    0
    0
    2830
  • 12-04-2022

    İngiliz prodüktör ikilisi Jungle, 10 Mayıs’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

    Neo-soul ve funk melodilerini eğlenceli şekilde harmanlayan Jungle, kendi isimlerini taşıyan ilk albümleri Jungle’ı 2014 yılında yayımladı. For Ever isimli ikinci albümleri “Beat 54 (All Good Now)” ve “Casio” parçalarıyla parlayarak, Jungle’ın şu anki ününe kavuşmasına büyük katkı sağladı. Loving In Stereo isimli son stüdyo albümlerini 2021’de yayımlayan Jungle, neo-soul ve funk ritimlerini yansıttıkları eserleriyle dans müziğine yepyeni bir vizyon kattı. İkili, kendilerini “bir sanat projesinin başında iki yaratıcı yönetmen” olarak tanımlıyor.

    ​10 Mayıs’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek Jungle konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2418
  • 12-04-2022

    Contemporary Istanbul Vakfı, Canan Tolon’un Limbo başlıklı Fişekhane’deki Cocoon’a özel ürettiği büyük ölçekli enstalasyonunu 31 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Canan Tolon’un 1997’de yayımladığı kitabı ile aynı adlı mekânsal enstalasyonu Limbo, yaşamın döngüsünü merkeze alarak izleyiciyi yaşam ve ölüm gibi zıtlıkların da içinde bulunduğu bir yolculuğa çıkarıyor. Kendisini sürekli yenileyen doğanın ve zamanın bıraktığı izleri yansıtarak varoluşun birbirleri üzerindeki etkisini, direncini ve belirsizliğini vurgulayan Limbo, izleyiciye yaşam ve ölüm arasındaki yakınlığı deneyimleme fırsatı veriyor. Tolon’un enstalasyonu sıraladığı salıncakların çim ve su gibi doğal malzemelerle ve mekânın doğal koşullarıyla etkileşimini gösteriyor.

    Sanatçı, izleyicinin sergide suyun metal salıncaklara yaptığı korozyon ve aşınma hâli üzerinden doğayı, çevreyi ve yaşamı yeniden düşünmesini sağlıyor. Ayça Okay’ın küratörlüğünü yaptığı Limbo, yer aldığı Fişekhane’nin 18 ve 19. yüzyılda mühimmat, fişek ve ordunun ihtiyacı olan metal aksanların üretim yeri olma özelliğine gönderme yaparak, yaşam - ölüm ve inşa etme - yıkım gibi zıtlıkların hayatımızın her daim bir parçası olduğu gerçeğine dikkat çekiyor. İzleyici sergi boyunca metalin giderek paslanmasına, çimlerin büyümesine ve zaman içerisinde kuruyarak ölmesine sergi boyunca tanıklık ederek, zamanın ve hayatın döngüsünün bir parça hâline gelecek.

    Canan Tolon sergi hakkında şunları söyledi: “Hayat bir döngü sistemleri üzerinde kuruludur, bunu bütün yaşayanlar bilir.  Seneler, mevsimler, günlerin ritminde, tekrar eden bir şekil içinde kapılmış, doğar ve ölürüz. Bunları bilerek, bu bilgilerin beklentileriyle ve bu beklentilerin korkusuyla yaşıyoruz.  Bütün bunları bilmemize rağmen tekrarlardan kaçmak içgüdüsüyle hareket ediyoruz. Her gün ayni şeyleri yapmak, aynı şeyleri duymak, görmek, hissetmek istemeyiz ve bu döngüye tutsak olmaktan kaçmak için mücadele ederiz. Bu gücümüz katı (rijit) sınırlanmış hayat çerçevemizi aşındırmayı, o kafesimizden çıkmayı, mahkumiyetimizi unutturarak yaşatmamızı sağlar. Oyun da unutmamıza yardım eden yegâne faaliyettir… Vurdumduymazlığa kadar oyalar bizi.  Fişekhane, bütün ‘hane’ ile biten sözcükler gibi -hapishane, hastane, imalathane vs., bu adı taşıyan mekanların çoğu gibi- tekrar eden faaliyetlerin yeri olduğu için, askıda kalmışlığımızı tanımlayan Limbo’yu bu mekândan kurarken, tekrarların hapsi olmuş yaşamımızı cazip gelen tehlikeli oyunlarla tabiatın nazik döngüsünü göz ardı etmememizi hatırlatmak ve sergilemek istedim.”

    ​Canan Tolon’un “Limbo” başlıklı sergisini 31 Mayıs tarihine kadar Contemporary Istanbul Vakfı, Cocoon’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    7923
  • 12-04-2022

    Daniela Celli’nin kaleme aldığı, Giulia Lombardo’nun resimlediği çocukları dünyanın her yerinden 31 olağanüstü anıt ile tanıştıran Dünya Harikaları adlı atlas, Buşra Kaya’nın çevirisiyle İnkılâp Kitabevi’nin Mandolin markasından çıktı.

    Dünya Harikaları, hikâyelerini anlattığı ülkelerin dillerinde selamlamayla başlıyor. Okurlarına 31 olağanüstü anıtın hikâyelerini okurken, bir ülkeden diğerine yolculuk yapmayı, onlarla ilgili efsaneleri ve ilginç gerçekleri öğretmeyi vadediyor. Sürükleyici bir okuma deneyimi sunan kitapta arkeologlar, sultanlar, heykeller ve maskotlar da okuyuculara eşlik ediyor.

    ​Atlas niteliğindeki kitapta okurlar birçok ilginç gerçeği öğrenecek. Örneğin, Big Ben'in gizli bir hapishane hücresi sakladığını biliyor muydunuz? Ya da bir illüzyonistin 1983'te Özgürlük Anıtı'nı ortadan kaldırdığını?

    0
    0
    1433
  • 11-04-2022

    Halsey, ilk Türkiye konserini URU ve Concerts East organizasyonuyla 3 Eylül Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta verecek.

    ABD’li şarkıcı Halsey, pandemiden sonra çıkacağı turne kapsamında ilk kez Türkiye’de sahneye çıkacak. Türk kültürüne oldukça aşina olan şarkıcı röportajlarında, kendini bir Türk gibi gördüğünü dile getiriyor. 

    ​Lakabını doğup büyüdüğü yerden alan Halsey, şarkı yazmaya 17 yaşında başladı. YouTube ve SoundCloud’a yüklediği şarkılarla tanınmaya başlayan şarkıcı, Room 93 isimli ilk EP’sini 2014’te çıkardı. Pop, elektronik ve alternatif rock müziği bir araya getiren Halsey, hit şarkılarıyla hızlı bir şekilde dünya çapında hayran kitlesine ulaştı. Billboard Hot 100 listesinde 12 hafta üst üste, 20’den fazla ülkenin listelerinde zirvede yer alan, albümleri dünya çapında 15 milyondan fazla satan şarkıcı, Ağustos 2021’de çıkardığı If I Can't Have Love, I Want Power albümüyle üçüncü Grammy adaylığını kazandı. The Chainsmokers ile yaptığı “Closer” ve ünlü Koreli grup BTS ile “Boy With Luv” şarkılarında iş birliği yaptı. Konserin biletlerine satışa çıktığında buradan ulaşabilirsiniz.

    Fotoğraf: Lucas Garrido

    0
    0
    38703
  • 11-04-2022

    Simbart Projects Çukurcuma, Medine İrak’ın “Yapı Kabuğu” başlıklı kişisel sergisini 30 Nisan’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Ani Harabeleri, İstanbul Su Kemerleri, Yedikule Surları ve Bostanlar olmak üzere birkaç tarihi yapıtaşı üzerine oturan sergi, bu yapıların çevresiyle kurduğu ekolojik ilişkiye odaklanıyor. Sergide yer alan işlerin her biri, taşlar, bitkiler, diğer organizmalar ile insan emeğiyle inşa edilmiş yapıların birbirlerine eklemlenerek oluşturduğu ekosistemi ele alıyor. Serginin bütünlük içinde değerlendirilmesi, bu artikülasyon sürecine tanıklık etme iddiasının farklı dinamik boyutlarını izlemeye yardımcı oluyor.

    İnsanın doğa ile kurduğu ilişkiye odaklanan sanatçı, özellikle yakın zamanda üretimini bu ilişkiyi derinlemesine keşfetmek üzerine kurguluyor. Bu süreçte izleyici kendi gözlemlerinin rolünün büyük olduğunu günlük geçiş güzergahı üzerinde bulunan Yedikule Surları ve önündeki Bostanların kurgusundan izleyebiliyor. Bostanların önünde yer aldığı surlar, ıslah faaliyetine koşut oluşan bir toplumsal evrimin kültürel tasarımını da yansıtan kendi içinde doğayı terbiye eden endüstrileri barındırıyor. Bu dokunuşu hazırlayan emek alt-yapısını estetik düzlemde temsil ediyor, açığa çıkarıyor. Ani Harabeleri’nde ise izleyici farklı bir şekilde estetik kurguyla karşılaşıyor. Bu tarihi yapıların iç içe geçmiş farklı ama bağlantılı süreçleri ait oldukları ekosistemlerin “sürekliliklerini ve değişimlerini” temsil ediyor ve tüm çıplaklığıyla ortaya çıkartıyor. Sanatçının sergisindeki eserler, ekosistemlerin geçirdiği süreçlerin dinamik, canlı bir kayıt altına alınması çabası niteliğini taşıyor.

    ​Medine İrak’ın “Yapı Kabuğu” başlıklı kişisel sergisini 30 Nisan’a kadar Simbart Projects Çukurcuma’da görebilirsiniz.

    0
    0
    1523
  • 11-04-2022

    Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin Ankaralıları yazar ve şairlerle buluşturduğu, edebiyata Ankara’dan yeni bir pencere açan “Ulus Edebiyat” söyleşi serisinde nisan ayı konuğu Murat Gülsoy olacak.

    Tolga Yüksel'in moderatörlüğünde, 16 Nisan Cumartesi günü gerçekleşecek söyleşide Murat Gülsoy, okurlarının sorularını cevapladıktan sonra kitaplarını da imzalayacak.

    Artful Living’in basın sponsorluğunda gerçekleşen söyleşilerde her ay çağdaş Türk edebiyatının önde gelen bir ismi okurlarıyla buluşmaya önümüzdeki aylarda da devam edecek.

    ​16 Nisan Cumartesi günü saat 14.00’te Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde Can Yayınları iş birliği ile gerçekleşecek etkinliğe katılım için müze bileti almanız yeterli olacak. Söyleşi boyunca müzede kitap satışı da yapılacak.

    0
    0
    1462
  • 11-04-2022

    Depo’da izleyiciyle buluşan “Kadın Arşivlerinden Yansıyanlar” sergisi kapsamında 14 Nisan tarihinde Larissa Araz, Özge Açıkkol ve Şafak Şule Kemancı’nın katılımıyla sergi turu ve ardından panel düzenlenecek.

    Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı (KEKBMV) koleksiyonlarından esinlenerek hayata geçirilen sergi kapsamında Larissa Araz, Özge Açıkkol, Şafak Şule Kemancı’nın katılımıyla gerçekleştirilecek sergi turu 14 Nisan günü 18:00 - 18:30 saatleri arasında yapılacak. 18:30 - 19:30 saatleri arasında ise Gülderen Bölük’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panele Özge Açıkkol, Larissa Araz, Özlem Şimşek, Merve Elveren ve Çağla Özbek konuşmacı olarak katılacak. Panelde arşivlerde yaratıcı çalışma, farklı okuma ve üretim süreçleri tartışmaya açılacak.

    “Kadın Arşivlerinden Yansıyanlar” Türkiye’den ve İsveç’ten sanatçıların, Kadın Eserleri Kütüphanesi arşivini merkezine alan uzun soluklu kültürler ve disiplinler arası iş birliği ve sanatsal araştırmalarının sonucunda ürettikleri işleri izleyiciye sunuyor. Sergideki üç yerleştirme, arşivde yer alan görseller, mektuplar ve gazete kupürleriyle beraber, arşiv binasının çevresindeki mekân ve topluluklar arasında kurulabilecek ilişkilere odaklanıyor. 

    İsveç İstanbul Başkonsolosluğu, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı ve Depo iş birliğinde, İsveç Enstitüsü tarafından desteklenen Equal Spaces projesi kapsamında hayata geçirilen “Kadın Arşivlerinden Yansıyanlar”, 30 Nisan’a kadar Depo’da görülebilir.

    Künye: Larissa Araz & Petra Bauer, “Ne duyuyorsun?”, yerleştirme detayı / “What do you hear?”, installation (detail), 2022

    0
    0
    1580
DAHA FAZLA
Geldanlage