GÜNDEM
  • 16-04-2022

    Melek Özlem Sezer’in klasik masalları çocuklar için yeni bir kurguyla, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan bir yaklaşımla yeniden anlattığı yeni dizisi “Sayfayı Çevir”in ilk kitabı Ormanda Tek Başına, İpek Konak’ın resimleriyle Can Çocuk’tan çıktı.

    Yazar; ilk kez 2011 yılında yayımlanan Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı ödüllü çalışmasındaki bakış açısından yola çıkıyor bu seri için. 7 yaş ve üzeri okuruna “Kırmızı Bereli Kız'ın küçük sırrını merak ediyorsan, sayfayı çevir.” diyor.

    “Kırmızı bereli kız büyükannesini ziyaret edecek. Bunun için de, ormanda uzun bir yürüyüşe çıkacak. Tıpkı "Kırmızı Başlıklı Kız" gibi. Ancak, tam da öyle değil sanki... Sözgelimi, ona beklediği öğütlerde bulunmuyor annesi. Olan biten her şey, bildiğimiz masaldan biraz farklı. Acaba büyükannesinin evinde nasıl bir sürpriz bekliyor kırmızı bereli kızı?”

    “Hımm… Bir düşünelim bakalım… Küçük bir kız çok dikkatli olsa bile, koca ormanla nasıl baş edecek?

    Şu keskin gözlü, sivri dişli kurtlar kokusunu alıp peşine düşerlerse, onları nasıl atlatacak? Ya yoluna akrepler, yılanlar, ayılar çıkarsa ne yapacak?

    'Küçük kızlar tek başına ormana gönderilirse, ne olur ki?' diye soruyorsan, sayfayı çevir.”

    0
    0
    1605
  • 15-04-2022

    Pera Film, “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında sanatçı, yönetmen ve küratör John Akomfrah’ın tek kanallı işlerinden oluşan “Hafıza Odaları” başlıklı seçkiyi 30 Nisan’a kadar çevrim içi olarak izleyiciyle buluşturuyor.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında izleyiciye sunduğu “John Akomfrah: Hafıza Odaları” seçkisinde hafıza, zaman ve insani krizlere odaklanan beş film yer alıyor. John Akomfrah’ın Handsworth ŞarkılarıDokuz İlham PerisiKanıtKimin Kalbe İhtiyacı Var ve Çocuk Gibi Konuş isimli tek kanallı filmleri seçki kapsamında izleyiciyle buluşuyor.

    Yedi siyah Britanyalı multimedya sanatçısı ve film yapımcısından oluşan Black Audio Film Collective’in kurucularından olan Akomfrah, orijinal görüntüleri arşiv materyalleriyle bir arada kullanarak heyecan verici katmanlı anlatılar oluşturuyor. Akomfrah, çalışmalarında kişisel ve tarihsel hafızayı, geçmiş ve bugünü, çevresel ve insani krizleri bir araya getiriyor.

    Handsworth Şarkıları’nda 80’lerde İngiltere’de yaşanan ırksal ve toplumsal kargaşaları ele alan yönetmen, Dokuz İlham Perisi’nde savaş sonrasında İngiltere’yi yeniden inşa etmek üzere Afrika, Karayipler ve Güney Asya’dan başlayan toplu göçün tarihini anlatıyor. Kanıt’ta 1966 darbesinden sonra sömürge sonrası toplumların durumunu ela alan Akomfrah, Kimin Kalbe İhtiyacı Var’da bir grup arkadaş ve sevgilinin yaşamlarından 10 yıllık bir kesite odaklanırken, Çocuk Gibi Konuş’ta ise kontrolden çıkan bir olay sonucu hayatları geri dönülmez bir şekilde değişen üç arkadaş arasındaki ilişkileri anlatıyor.

    ​“John Akomfrah: Hafıza Odaları” seçkisini 30 Nisan’a kadar buradan çevrim içi olarak izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1356
  • 15-04-2022

    Netflix, Cem Yılmaz’ın yazıp yönettiği Erşan Kuneri’nin yayın tarihini Erşan Kuneri’den gelen bir mektupla duyurdu. Dizi, 13 Mayıs’tan itibaren sadece Netflix’te gösterime girecek.

    Erşan Kuneri dizisinin oyuncu kadrosunda Cem Yılmaz, Ezgi Mola, Zafer Algöz, Çağlar Çorumlu, Uraz Kaygılaroğlu, Merve Dizdar, Nilperi Şahinkaya ve Bülent Şakrak yer alıyor.

    Erşan Kuneri’nin mektubu:

    “Yine daktilonun başındayım. Yazıhanedeyim,

    ‘Doyamadım’ filmimiz acayip bi iş yaptı ortalık yıkıldı. Toparladık gibi. Mami de memnun. Miki Bar da çok iyi gidiyor. Acısıyla tatlısıyla ne 2 seneydi be.

    7 film yaptık toplam bu 2 sene. Ben varım, Muammer var, Alev, Seyyal, Feride, Tumtum, Altın ve Payro.

    Alev’e “Kuru Murat”ı anlatırken ne demiştim bizim neyimiz eksik en güzellerini yaparız demiştim.

    Oynar mısın tarihi aksiyon dedim. Yaz beni abi, dedi Tumtum. Çocuk büyük aktör. Bir ‘deli’ oynadı ‘Kooperatif Kemal’de ödüllük.

    Seyyal müthiş bir ışık perdede. En son sen ölüyorsun söz, demiştim ‘Ebenin Avı’nda öyle kabul etti rolü.

    Mami’yi Altın Portakal’da donla görmeliydiniz.

    Bizim Altın, En İyi Yardımcı Kadın’ı ha aldı ha alıyordu 

    Feride tiyatroya devam… Keşke sinemayı boşlamasa.

    Sağlık Bakanlığı bu yaptığımız “Kötü Mal” sosyal sorumluluk filmi için devamı gelir mi diyormuş neden olmasın.

    ‘Faqbâdi’den dolayı Alev’le aramız bi ara bozulur gibi oldu ama bizi hiçbir şey öyle kolay kolay ayıramaz yılların hatırı var.

    Payro Kemal ile daha dün görüştüm yine setlerde haylaz. Abi diyo Blue Box’ı ‘Erman’da ilk sen kullandın herkes şimdi uçma peşinde dedi.

    Komedi, macera, aşk, intikam... 7 film… Bazılarını 3 günde çektik bazılarını 40 günde. Bazen 40 gün emek verirsin 40 yıl unutulmaz. 

    Ben Erşan Kuneri, bir yıldız olduğum kadar bir sinema emekçisiyim. 40 yıl sonra biri bulsa filmlerimizi izlese bugünleri yad etse ne sevinirim. 

    Düşünsenize yıl olmuş 2022, biz belki yokuz. 

    Ama filmimiz oynuyor bi yerlerde. Ne güzel olurdu. Bir yere not edin 13 Mayıs 2022 geçen Alev'in yıldız haritasında çıktı, belli mi olur o gün bugündür belki. 

    Hepinizi çok sevdim ve seviyorum, seveceğim.

    Beni gördüğünüz yerde izleyin bundan daha güzel hediye olmaz bana.

    Göklerdeki değil yanı başınızdaki yıldızınız, 

    Erşan Kuneri 

    1982 / İstanbul”

    0
    0
    6484
  • 15-04-2022

    Barın Han “Kadınlık ve Sürdürülebilirlik” başlıklı sergiyi 30 Nisan’a, “yemin etmedim ki” başlıklı sergiyi ise 4 Haziran’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor. Ayrıca Barın Han “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında Videoist kolektifinin küratörlüğündeki dokuz sanatçının eserlerinden oluşan “İmgenin Parçalı Doğası” başlıklı sergiye 30 Nisan tarihine kadar ev sahipliği yapıyor.

    İsviçre-Türkiye sanat projesi “Kadınlık ve Sürdürülebilirlik”, sürdürülebilirliğin öncelikli durumunu sanat aracılığıyla kadın bakış açısından ele alıyor. Kültürlerarası özgün proje olan “Kadınlık ve Sürdürülebilirlik” sanat, feminizm ve çevresel konulardaki kilit isimleri bir araya getiriyor. Proje için İsviçre’den, Talaya Schmid, Aglaia Haritz ve Patricia Jacomella ve Türkiye’den ise, Gözde İlkin, SENA ve Ecem Yerman, sanatsal bir etkileşim ve sanat üzerine konuşmalar, atölyeler, performans, açık oturumlar ile İstanbul’da sergilenecek işlerin üretim süreci için Ankara’da buluştu. Farklı jenerasyonlardan feminist sanatçılar arasında bu diyalog sürecinde “Daha adil ve sürdürülebilir bir gelecek için sanat ve kadınlar neler yapabilir? Şimdiye kadar birbirinden bunca ayrı düşmüş doğa ve kültür, birey ve topluluk, bilginin farklı disiplinleri, rasyonalite ve bilinçliliğin diğer türleri yeniden nasıl bir araya getirilebilir? Sanatsal projeler vasıtasıyla yeni ağlar ve bağlantılar nasıl yaratılabilir?” sorular ele alınacak.

    Bir yılı aşkın süredir yürüttükleri yakın diyalogları ve kendi çalışma süreçlerini düşünsel ve sezgisel akrabalıkları bağlamında tartışmaları sonrasında Başak Kaptan, Elif Öner, Evren Erlevent, Evrim Kavcar, Kıymet Daştan ve Sevgi Aka üretimlerini “yemin etmedim ki” sergisi kapsamında izleyiciyle buluşturuyor. Serginin merkezini kalıplar, geriye kalanlar, kalıba sığmamak, kalıptan taşmak, kalıbın aşınması, kalıpları kırmak, kalıp hatası gibi odaklar oluşturuyor. Sanatçıların türlü denemeleri arasında “karından ve kenardan” diye nitelendirilebilecek üretimleri, açık olduğu süre boyunca değişiklikler gösterecek bir sergi hâline geliyor.

    Hat sanatını konu edinen 1977 tarihli TRT belgeselinde Emin Barın, tesirinde kalıp heveslendiği geleneksel bir formdan, divânî yazıdan bahseder. Bu yazıdaki oynaklığı, hareketliliği, dinamizmi sevmiştir. Öğrencilerine fermanları gösterirken Barın, “... zamanında, ne yazık ki kendileri yeminli oldukları için, hattatlar bu yazıyı diğer kompozisyonlarda kullanamamışlar. Ben yeminli olmadığım için bu işe rahat rahat başladım” diyerek, esprili bir üslupla gelenekle içerden kurduğu esnek bağı ifade eder. 

    “yemin etmedim ki” geleneği gören, fakat onu geçmişe ve belirli bir kalıba hapsetmeyen, deneye, oyuna ve canlılığa yer açan bir yaklaşımın gülümseten bir ifadesidir. Bir özerklik ilanıdır.

    Video sanatının, disiplinler arası, geçişli ve öz dönüşümsel yapısına odaklanan “İmgenin Parçalı Doğası” sergisinde Berat Işık, Erdal Duman, Esin Aykanat Avcı, Ferhat Satıcı, Janis Rafa, Hülya Özdemir, Mehmet Öğüt, Serkan Demir, Servet Koçyiğit’in eserleri yer alıyor. Ayrıca sergi mekânında video çalışmalarının gösterimlerinin yanı sıra sanatçıların video eserlerinin içeriğine destek veren ve arka planını oluşturan obje, doküman, heykel, resim ve fotoğraf çalışmaları da izleyiciye sunuluyor.

    “Kadınlık ve Sürdürülebilirlik” ve “İmgenin Parçalı Doğası” sergilerini 30 Nisan’a, “yemin etmedim ki” başlıklı sergiyi ise 4 Haziran’a kadar pazartesi günü hariç haftanın her günü 12:00 - 18:00 saatleri arasında Barın Han’da ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1-3.  “Kadınlık ve Sürdürülebilirlik”
    4. Hülya Özdemir "İmgenin Parçalı Doğası" 
    5. Janis Rafa "İmgenin Parçalı Doğası"
    6. Evrim Kavcar “yemin etmedim ki” 
    ​7. Kıymet Daştan “yemin etmedim ki” 

    0
    0
    3467
  • 15-04-2022

    İsmail Güzelsoy’un türler arasında gezen aynı zamanda melodik bir seyir izleyen, nağmenin ve insanın ruhuna yolculuk vaat eden romanı Avucumda Rüzgâr Var, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Yüzlerce yıl boyunca Platon’un gizemli bir bestesi olduğuna inanıldı ve bazı müzisyenlerin o kayıp eseri bildiği söylentileri kulaktan kulağa yayıldı. Bu eseri bulmaya, onun labirent gibi yapılanmış melodisiyle dinleyenleri büyülemeye çalışan insanların dünyasında geçen Avucumda Rüzgâr Var, bir yandan da müziğin zaten büyü olduğuna ikna etmeye çalışıyor okurunu.

    Tahir’in müziği keşfediş yolculuğu, neredeyse egzotik bir haz alarak okunabilecek, tek başına bir macera öyküsü olarak romanın omurgasını oluşturuyor. Bir melodram olarak başlayıp büyülü gerçekçilik ile sürüp bir macera romanı olarak sona eren ve bir saz eseri gibi biçimlendirilmiş bu romanda türler arasında yapılan gezinti aynı zamanda melodik bir seyir izliyor.

    “Tanrı müziği yarattı ve sustu.”

    0
    0
    1692
  • 15-04-2022

    Emin Alper’in Kurak Günler isimli dördüncü uzun metraj filmi, dünya prömiyerini bu yıl 17 - 28 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek 75. Cannes Film Festivali’nin resmi bölümlerinden Belirli Bir Bakış’ta (Un Certain Regard) yapacak.

    Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’un başrollerinde yer aldığı filmde onlara Erol Babaoğlu, Erdem Şenocak, Selin Yeninci, Sinan Demirer, Nizam Namidar, Ali Seçkiner Alıcı ve Eylül Ersöz eşlik ediyor. Politik ve psikolojik gerilim türlerinin unsurlarını taşıyan Kurak Günler, bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile belediye başkanı Selim, yerel gazeteci Murat ve kasabanın eşrafı arasında yaşanan çekişmelere odaklanıyor.

    Türkiye-Fransa-Almanya-Hollanda-Yunanistan-Hırvatistan ortak yapımı olan Kurak Günler (proje adı Balkaya) T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden yapım desteği almıştı.

    ​Ay Yapım, Zola Yapım ve Liman Film’in yapımcısı olduğu Kurak Günler, Cannes’daki dünya prömiyerinin ardından 2022’nin sonbahar aylarında Türkiye’de gösterime girecek.

    0
    0
    3760
  • 15-04-2022

    Mixer, “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında Ozan Atalan ve Ekmel Ertan’ın “YOLO” başlıklı video sergisini ve 2015 yılından bu yana düzenlediği “Printed” sergi serisinin yedincisi olan “iziziz” başlıklı sergiyi 15 Nisan - 28 Mayıs tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’”nin ikinci edisyonu Mixer, Bilsart ve Versus Art Project’in yürütücülüğünde 15 - 30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Mixer’in davetiyle fikir ve üretim süreçlerini birlikte şekillendirdikleri yeni video üretimleri ile Ozan Atalan ve Ekmel Ertan’ın “YOLO” başlıklı sergisi izleyicinin beğenisine sunuyor. YOLO, You Only Live Once (Sadece Bir Kere Yaşarsın) içinde bulunduğumuz biyolojik, ekonomik, politik, psikolojik güvensizlik ve kriz ortamına bir cevap olarak Ozan Atalan ve Ekmel Ertan’ın birlikte ürettikleri bir video yerleştirme. Yaşadığımız hayatın sosyalleşmemizle başlayan, konsensüse dayalı, müdahale edemediğimiz bir simülasyona dönüştüğü fikrinden yola çıkan yerleştirmede lunaparkın temsil ettiği bu simülasyon ortamını ancak glitch’lerle görünür olan bozulma anlarında fark eder gibi oluyoruz. Mutluluk arayışı içerisinde çareyi daha fazla protezle bedenlerimizi dijital sonrası ağa bağlamaya ve onun yaşam yönergelerine tabi kılmaya çalışıyoruz. İşlemeyen bir simülasyon içerisinde histerik eğlenme çabasına rağmen zihnimiz bedenimizi ikna edemiyor. Modern yaşamın dilsel ürünlerinden olan YOLO sözcüğü, sergi kapsamında gerçekten kopan faydacı mutluluk arayışını eleştiren bir anlam kazanıyor.

    “Printed” sergi serisinin yedincisi olan “iziziz” başlıklı sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Gravür Uygulama Atölyesi’nin tarihine ve güncel durumuna odaklanıyor. Juma Binası giriş katında açılan Mixer Print Studio, “iziziz” sergisi ile senkronize biçimde katılıma açık olacak.

    Mixer tarafından çağdaş sanatın ulaşılabilir olması amacıyla başlatılan “Printed” başlıklı periyodik sergi serisi çoğaltılabilir sanat çalışmalarına odaklanıyor. İlk altı sergide farklı küratörlerle iş birliği içinde çok sayıda sanatçının, geleneksel baskı tekniklerinden dijital baskı tekniklerine; fotoğraftan heykele uzanan geniş bir skalada çoğaltılmış sanat çalışmaları yer aldı. Yedinci sergi “Printed’22: iziziz” baskı sanatlarının gelişimini araştıran derin incelemeler yapma sorumluluğu ışığında; baskı sanatlarının üretilmesini sağlayan atölyelere ve onları sürdüren sanatçılara odaklanma fikri ile ortaya çıktı. Bu düşünceler kapsamında bu seneki sergide Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Gravür Uygulama Atölye’sine odaklanıldı. Atölyenin güncel yöneticileri öğretim üyeleri Can Aytekin ve Yasemin Nur Erkalır’ın danışmanlığında düzenlenen sergi, Gravür Atölyesi’nin geçmişi ile bugünü arasında bir yolculuk önermesi sunuyor.

    “Printed’22: iziziz”sergisinde yer alan sanatçılar:

    Ustalara saygı bölümünde: Léopold Lévy, Sabri Berkel, Fethi Kayaalp, Asım İşler, Fevzi Tüfekçi

    Albina Onay, Burcu Özyılmaz, Buse Kökçü, Can Aytekin, Cansu Kahraman, Ceren İren, Ekin Saçlıoğlu, Elif Çimen, Ezgi Kılıç, Gurur Birsin, Gümüş Özdeş, İrem Nur Çelebi, Kerim Tıp, Melihat Tüzün, Melda Yaramış, Müge Bakır, Nalan Yırtmaç, Serap Gülerçin Karluk, Sevil Tunaboylu, Sibel Kırık, Umut Germeç, Yasemin Nur Erkalır

    Ozan Atalan ve Ekmel Ertan’ın “YOLO” başlıklı video sergisini Mixer’in proje odasında 15 Nisan - 28 Mayıs tarihleri arasında görebilirsiniz. Mixer Print Studio 30 Mayıs’a kadar, “Printed’22: iziziz” sergisini ise 15 Nisan - 28 Mayıs tarihleri arasında Juma Binası giriş ve -1 katında bulunan Mixer’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Albina Onay, sütün column, asitle kazı, aquatint etching, aquatint, 22x33 cm, 2013
    2. Elif Çimen, ağaç tree, viskozite viscosity, 27x30,5 cm, 2001
    ​3-4. Ozan Atalan, Ekmel Ertan, YOLO, video yerleştirme video installations, değişebilir ölçüler dimensions variable, 2022

    0
    0
    1789
  • 15-04-2022

    Yazar ve aktivist Naomi Klein ile Rebecca Stefoff ile birlikte hazırladığı, dünyanın dört bir yanındaki genç liderlerin ilham verici öykülerini anlatan, iklim krizine karşı mücadelede gençlere yoldaşlık edecek Her Şeyi Değiştirme Rehberi - Gençler İçin Gezegeni ve Birbirimizi Koruma Kılavuzu, Ömer Madra’nın önsözü ve Oğuzhan Aydın’ın çevirisiyle Bilgi Yayınevi’nden çıktı.

    Her Şeyi Değiştirme Rehberi,  genç okurlara bu noktaya nasıl geldiğimize dair kapsamlı bir bakış açısı sunarken bir gün onlara miras kalacak gezegeni koruma ve yeniden şekillendirme mücadelesinde ihtiyaç duyacakları araç ve yöntemlere de yer veriyor.

    “Artan sıcaklıklar, Amazon’da çıkan yangınlar, şiddetli kasırgalar... Bunlar, iklim değişikliğinin günümüzde gözlemleyebildiğimiz etkilerinden yalnızca birkaçı.

    İyi haberse bu konuda hepimiz hâlâ bir şeyler yapabiliriz. İklim değişikliğinin yalnızca çevresel etkilerine karşı değil, aynı zamanda herkes için adil ve yaşanabilir bir gelecek kurmayı hedefleyen iklim adaleti adına da savaşan bir hareket var. Gençler bu hareketin sadece parçası olmakla kalmıyor, ona önderlik de ediyorlar. Bizlere bu tehlike ânının aynı zamanda her şeyi değiştirmek için büyük bir fırsat olduğunu gösteriyorlar.”

    Ömer Madra'nın önsözünden bir bölüm: "Elinizdeki kitap, hem dünyanın bütün gençlerinden esinlenmiş hem de onlar için kaleme alınmış bir elkitabı. 65 milyon yıl önce dinozorları ve onların yanı sıra karadaki hayatın çok büyük bölümünü, neredeyse tamamını bitiren dev göktaşı çarpması felaketinden bu yana görülmüş en büyük tehdide, yani iklim ve biyoçeşitlilik krizi ile nasıl baş edebileceğimiz meselesine eğilen çok kapsamlı bir rehber. Tüm bilimcilerin artık hemfikir oldukları bir noktada, tarihin bu muazzam dönüm noktasında hem kendimizi hem de tüm canlılar âlemini büyük ölçüde yok oluştan kurtarabilmek için son şansımızı nasıl kullanabileceğimizi ve bunun için hayatlarımızın her noktasını nasıl yeniden düzenleyebileceğimizi ayrıntılı olarak ele alıyor. (...)

    ​1748’de Baron de Montesquieu’nün, 1848’de de Karl Marx ve Friedrich Engels’in tüm insanlığı baştan başa etkileyen/dönüştüren devrim niteliğindeki kitaplarını (Yasaların Ruhu ile Komünist Manifesto) andık. Şimdi, 2021/22’de de Naomi Klein ve Rebecca Stefoff’un Her Şeyi Değiştirme Rehberi onların ardından yeryüzünde insanlığı derinlemesine etkileyip sarsacak üçüncü “Opus Magnum” olamaz mı yani, ne dersiniz?"

    0
    0
    1591
  • 14-04-2022

    Monica Bellucci, ünlü soprano Maria Callas’ın Tom Volf tarafından kaleme alınan Maria by Callas biyografisinin sahne uyarlaması Maria Callas: Mektuplar ve Anılar oyunu ile 21 - 22 Nisan’da Zorlu PSM’de izleyiciyle buluşacak.

    Türkiye’de ve yurtdışında sahne sanatları alanında önemli bir yere sahip olan Piu Entertainment’in kuruluşunun 10. yılına özel olarak düzenlediği etkinlikler serisi kapsamında Monica Bellucci Maria Callas: Mektuplar ve Anılar oyunu ile 21 - 22 Nisan’da İstanbul’da, 24 Nisan’da ise Londra’da sahneye çıkacak. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Piu Entertainment 2022 yılı boyunca Londra’nın ikonik sahnelerinde Imany, Ara Malikian, Ute Lemper, Laetitia Casta gibi birçok önemli ismi izleyiciyle buluşturacak. Postmodern JukeBox, Ara Malikian, Mikis Theodorakis Orchestra gibi isimlere ek olarak Zorlu PSM iş birliğiyle Yasmin Levy, Imany Türkiye’de sahne alacak. Piu Entertainment’in Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ile ortak yapımcısı olduğu Amadeus ve Timsah Ateşi tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor.

    0
    0
    2073
  • 14-04-2022

    Yasemin Kalaycı’nın “Plumbob Refleksi” başlıklı sergisi, “Senkron Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında 15 - 30 Nisan tarihleri arasında NOKS Art Space’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Melis Bektaş’ın küratörlüğünü yaptığı “Plumbob Refleksi”, benlik kavramından yola çıkarak üretilen, çok kanallı video yerleştirmelerden oluşuyor. Bu seri bedeni sanal bir dünya içerisinde, bulunduğu mekânı olağan bir alan olarak benimsemiş, nerede olduğunu önemsemeden rutin ihtiyaçlarını yerine getirirken izleyiciye sunuyor. Sabahtan itibaren günlük işlerini yapmaya başlayan beden, rasyonel dünyadaki hayat döngüsünü dijital ortamda devam ettiriyor. Alternatif bir dünyada olsa dahi sürpriz olmayan tekrarları yaşamaya çalışan karakter kendi hakikatini yeniden tanımlayıp, bu yeni gerçekliğin içine kendisini adapte ediyor.

    Refleksler oluşturmanın ve sürdürmenin hayata devam etme koşulu olduğu yerde duygu bilimle, ruh hâliyle, hareketle bağlantılı Plumbob Refleksi gelişir. Bu refleks bir teşhis, tanı ya da sistem değildir. Plumbob Refleksi yeni-eski arasındaki belirsiz çizgiyi hatırlatan, aynı anda hem nostalji hem bugünün yaşanabilirliği hem de gelecek ihtimalleri karşısında bir yaşama refleksi oluşturur. Olağanüstü hâllerde bile olağan hâlimizi bulma ve sürdürme yöntemlerimizle, herkese tanıdık gelecek yansımalar serisini izleyici her videoda başka bir hareket ve ruh hâli temsili ile deneyimleyebiliyor.

    “Senkron Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında gerçekleştirilen Yasemin Kalaycı’nın “Plumbob Refleksi” başlıklı sergisini 15 - 30 Nisan tarihleri arasında NOKS Art Space’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1802
DAHA FAZLA
Geldanlage