
İKSV’nin 50. yıl kutlamaları kapsamında 21 Ağustos’ta Parkorman’da gerçekleşecek Nick Cave & The Bad Seeds konseri öncesinde İngiliz alternatif rock grubu Black Country, New Road sahneye çıkacak.
Daha önce 2018 İstanbul Caz Festivali’nde İstanbul’da konser veren Nick Cave & The Bad Seeds, Avrupa turnesi kapsamında yeniden İstanbul’da sahne alacak. Konser; Go Ons, We Are The Walkers ve Audi Türkiye’nin katkılarıyla 21 Ağustos Pazar günü Parkorman’da gerçekleşecek.
2021’de çıkardıkları ve Mercury adayı olan For The First Time isimli ilk albümleriyle büyük ses getiren Black Country, New Road, 2022 Şubat’ında Ants from Up There isimli albümünü yayımladı. Isaac Wood’un (gitar, vokal) ocak ayında gruptan ayrılmasının ardından yeni bir müzikal üretim sürecine giren grup, bu yaz albümlerinde yer almayan şarkılarını yedi farklı ülkeye yayılan turnelerinde seslendirecek. Grup, ayrıca İstanbul konseri öncesinde Barcelona Primavera’da da sahne alacak.
21 Ağustos Pazar günü Parkorman’da gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Disney+, 1000’den fazla film ve 16.000’in üzerinde bölümden oluşan 400’den fazla dizi, belgesel, özel içerik arşivi ve yerli içerikleriyle 14 Haziran’dan itibaren Türkiye’de yayın hayatına başlıyor.
The Walt Disney Company Türkiye Genel Müdürü Cenk Soner, 7 Haziran’da (bugün) Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen basın toplantısında Disney+ ile ilgili detayları paylaşarak platformun Türkiye’ye özel çalışmalarını duyurdu. The Walt Disney Company’nin dijital yayın platformu Disney+ ile Türkiye’nin de dahil olduğu 42 ülke ve 11 yeni bölgede Disney, Pixar, Marvel, Star Wars ve National Geographic içerikleri izleyiciyle buluşuyor.
The Walt Disney Company Türkiye Genel Müdürü Cenk Soner, Disney+’ın Türkiye’de sunacağı içerikleri şu sözlerle paylaştı: “İzleyiciler The Walt Disney Animation Studios'tan 100’den fazla yapımın keyfini çıkarabilecekler. Son zamanların en öne çıkan yapımlarından Oscar ödüllü Enkanto: Sihirli Dünya, Karlar Ülkesi; Külkedisi, Kurbağa Prens ve Küçük Denizkızı gibi sevilen klasikler ile birlikte Raya ve Son Ejderha ve Mulan gibi yakın zamanda gişe rekorları kıran filmler platformda yer alacak. Animasyonların yanı sıra; Oscar ödüllü Cruella, Amazon Ormanları macerası Jungle Cruise ve başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Tom Hanks ile tekrar hayat bulmaya hazırlanan Disney+ orijinali Pinokyo gibi Disney’in tüm canlı aksiyon filmleri de platformda olacak. Ayrıca, Mucize: Uğur Böceği ile Kara Kedi, Fineas ve Förb ve Zatonya da dahil olmak üzere yüzlerce Disney Channel çizgi dizisi, orijinal filmi ve özel bölümü de lansmanla birlikte Disney+ üyelerine sunulacak.”
Yukarı Bak, Sevimli Canavarlar, İnanılmaz Aile, Wall-e, pek çok fenomen Pixar içeriğinin yanı sıra, dünyanın en sevilen ve en çok izlenen animasyonlarından Oyuncak Hikayesi serisinin tamamı, iki Oscar ödüllü Soul, Luka, Kırmızı ve bundan sonra yayımlanacak tüm Pixar içerikleri de Disney+’ta izleyiciyle buluşacak. Shang-Chi ve On Halka Efsanesi, Eternals, Avengers: Endgame, Captain Marvel, Black Widow, Hawkeye ve daha fazlasını içeren 50’den fazla Marvel filmi ve Ms. Marvel, Loki ve WandaVision dahil 40’tan fazla Marvel serisi gösterimde olacak. Secret Invasion ve She-Hulk ise gelecek programda yer alıyor. Star Wars’un tüm filmleri, ara filmler ve animasyonlarının yanı sıra Disney+ orijinal içerikleri olan The Book of Boba Fett ve The Mandalorian’ın yanı sıra Obi-Wan Kenobi dizisine de gösterim programında yer alan yapımlardan. Star Wars’ın yeni dizisi Skeleton Crew da önümüzdeki sezonda gösterimde olacak.
National Geographic’in içeriklerinin de yer alacağı platformda izleyiciler, Büyük Kurtarış ve Free Solo gibi belgeselleri, Gordon Ramsay ile Rota Dışı gibi popüler National Geographic serilerini, Balinaların Gizemli Dünyası, Explorer: The Last Tepui, Jeff Goldblum’un Dünyası gibi Disney+ orijinallerini seyredebilecek. Engin Akyürek’in başrolünü üstlendiği Disney+’ın Kaçış isimli ilk yerli orijinal dizisi, Pam & Tommy, How I Met Your Father, The Dropout, The Kardashians, The Simpsons, The Walking Dead, American Horror Story, Grey’s Anatomy, How I Met Your Mother, Lost ve Desperate Housewifes gibi kült yapımlar, Free Guy ve The King’s Man gibi yeni gişe filmleri platformda yerini alacak.
Disney+ ile yerli orijinal içerikler de izleyiciyle buluşacak. Kaçış’ın yanı sıra, Demet Özdemir ve Buğra Gülsoy’un başrollerini paylaştığı Dünyayla Benim Aramda, Timuçin Esen’in başrolde olduğu Gri ve Pınar Deniz’in başrolde olduğu Avcı adlı diziler ile Recep İvedik 7 ve Kral Şakir Geri Dönüşüm filmleri platform açıldıktan kısa süre sonra yayında olacak.
Platform kullanıcılara yüksek görüntü kalitesi, dört adede kadar eşzamanlı yayın, on cihaza kadar sınırsız indirme, seçili içerikleri IMAX Enhanced teknolojisi ile izleme ve yedi adede kadar farklı profil yaratma olanağı sunuyor.
Türkiye’de 14 Haziran’da yayına başlayacak olan Disney+, daha önce standart fiyatlandırmasını aylık 34,99 TL, yıllık ise 349,90 TL olarak belirlediğini duyurmuştu. Disney+, izleyicilere 8 ay fiyatına 12 ay boyunca izleme fırsatı sunan 279,90 TL’lik bir tanışma paketi de sunuyor. Bu paketten yararlanmak isteyen kullanıcıların, 14 Haziran’dan önce kayıt olarak 26 Haziran 2022’ye kadar satın alma işlemlerini tamamlaması gerekiyor. Disney+ hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Netflix, Neil Gaiman’ın çizgi romanından uyarlanan The Sandman dizisinin resmi tanıtım fragmanını yayımladı.
Netflix’in farklı türlerdeki dizileri, filmleri ve oyunları öne çıkardığı Geeked Week kapsamında Neil Gaiman, Allan Heinberg ve oyuncu kadrosunun katılımıyla gerçekleşen The Sandman panelinde dizinin fragmanı yayımlanırken, Mark Hamill’in Merv Pumpkinhead karakterini seslendirdiği duyuruldu. Çağdaş kurgu, tarihi drama ve efsane türlerinin bir araya geldiği The Sandman’de hem rüya tanrısı Morpheus’un uzun varoluşu boyunca yaptığı kozmik ve insani hataları onarma sürecinin hem de onun yaptıklarından etkilenen insanların ve yerlerin öyküsünü anlatıyor. Modern mit ile karanlık fantezinin buluştuğu dizide, rüya tanrısı (Tom Sturridge), beklenmedik bir şekilde yakalanıp bir asırdan fazla bir süre esir tutulduğunda, yokluğunun neden olduğu kaosu düzeltmek için farklı dünyalar ve zamanlar arasında yolculuk etmeye başlıyor.
DC için Neil Gaiman tarafından hazırlanan aynı isimli çizgi roman serisinden uyarlanan The Sandman’de Gaiman aynı zamanda yürütücü yapımcı ve ortak yazar olarak projede yer alıyor. Dizinin yapımcılığını ise Warner Bros. Television üstleniyor.
Dizinin oyuncu kadrosunda Tom Sturridge, Boyd Holbrook, Patton Oswalt, Vivienne Acheampong, Gwendoline Christie, Charles Dance, Jenna Coleman, David Thewlis, Stephen Fry, Kirby Howell-Baptiste, Mason Alexander Park, Donna Preston, Vanesu Samunyai, John Cameron Mitchell, Asim Chaudhry, Sanjeev Bhaskar, Joely Richardson, Niamh Walsh, Sandra James Young, Razane Jammal ve Mark Hamill yer alıyor.
5 Ağustos’ta tüm dünyayla aynı anda Netflix’te gösterime girecek olan The Sandman’in fragmanını buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=gK8zWocMHhI
Ece Karaağaç’ın kayıp mülteci çocuklardan birinin peşinde, anneliği ve göçmenliğin görünmeyen yüzünü masaya yatırdığı romanı Kökler ve Kanatlar, Holden Kitap’tan çıktı.
Kökler ve Kanatlar’ın hikâyesi Afra ve Ayfer’in peşinden gidiyor. Hemen her gün, her köşe başında karşımıza çıkan göçmen çocuklarından biri: Afra. Ayrıcalıklı hayatı öngöremediği bir kazayla darmadağın olan, yaralı bir kadın: Ayfer. Taksim'de patlayan bir bomba kaderlerini birbirine bağlamakla kalmıyor, onları Akdeniz'in ötesine uzanan bir maceraya da sürüklüyor.
"Dakikalarca bu küçük kızda Selin’den bir iz aradım. Evet, tüm çocuklar özünde birbirine benziyor ve çocuk olmanın o kapsayıcı çatısı altında buluşuyorlardı ama davranışlarına sızan küçücük ayrıntılar birbirinden tamamen farklı kılıyordu onları. Evet, bu çocuk Selin değildi. Bunu düşündükçe beynimin kıvrımları arasına cam kırıkları serpiliyordu sanki, beynimin her yanına küçük küçük kıymıklar batıyordu. Bu çocuğun yerinde Selin’in olması için kalan ömrümü bir çırpıda feda etmeye hazırdım. Ama... Bu da bir çocuktu işte! Evde yine bir çocuk vardı; etrafta koşuşan, gülen, oyuncaklarıyla oynayan bir çocuk. Bu fikir nicedir soğuk olan kalbimi ısıtıyor, kalbimin usul usul da olsa tekrar atmaya başladığını hissediyordum.
Aklım bu çocuğa fazla alışmamamı söylüyordu, kalbim bambaşka şeyler. Bense henüz hangisini dinleyeceğime karar verememiştim. Çünkü yalnızca aklımla kalbim arasında bir savaş değildi bu. Kalbimin kendine karşı verdiği bir savaştı aynı zamanda."
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Don Giovanni Operası’ndan kesitlerin sunulacağı “Don Giovanni’yi Nasıl Bilirdiniz?” başlıklı anlatımlı konseri 8 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi tiyatro sahnesinde izleyiciyle buluşacak.
Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında sahnelenecek “Don Giovanni’yi Nasıl Bilirdiniz?” anlatımlı konser konseptinde, eser ve karakterlerin analizleri anlatıcı Suat Arıkan tarafından seyircilere aktarılacak. Konserde; Don Giovvanni: Caner Akgün, Leporello: Işık Belen, Donna Anna: Hale Soner Kekeç, Donna Elvira: Barbora Hitay, Don Ottavio: Ufuk Toker, Zerlina: Bezmi Hazal Ekşi, Masetto: Emre Güngör, Il Commendatore: Göktuğ Alpaşar tarafından Fügen Yiğitgil’in piyanosu eşliğinde seslendirilecek. İDOB korosunu şef Volkan Akkoç yönetecek.
Wolfgang Amadeus Mozart’ın bestelediği Don Giovanni Operası, opera literatürünün başyapıtları arasında üst sıralarda kendine yer bulmuştur. Richard Wagner, "tüm operaların operası" olduğunu iddia etmiştir. Dahi librettist Lorenzo Da Ponte’nin kaleme aldığı librettosu ile kara komedi olarak nitelendirilebilen opera; insan doğasının en iyisinin ve en kötüsünün sergilendiği, ruhsal ve dünyevi arzuların, komedi ve trajedinin Mozart’ın dehası ile birleşmesinden doğmuştur. Opera, kadınları baştan çıkarmakla ün yapmış, çapkın bir İspanyol asilzade olan Don Giovanni adındaki efsanevi karakterin maceralarını anlatıyor.
“Don Giovanni’yi Nasıl Bilirdiniz?” başlıklı anlatımlı konseri, 8 Haziran 2022 tarihinde saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nin tiyatro sahnesinde izleyebilirsiniz. Konser biletlerini www.biletinial.com ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi gişelerinden alabilirsiniz.
Arter’in sanatçı Güneş Terkol yürütücülüğünde düzenlenen Perşembe Atölyeleri, 9 Haziran’da “Bill Fontana: İo’nun Yeni Sesi” başlıklı sergiden yola çıkan “Ses Atölyesi” ile devam edecek.
Sanatçı Güneş Terkol yürütücülüğünde yetişkin katılımcılara yönelik düzenlenen ve eserler üzerine bir sohbetle başlayan Perşembe Atölyeleri kapsamında 9 Haziran Perşembe günü saat 14:00’te “Ses Atölyesi” gerçekleştirilecek. Atölye Arter’in Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin küratörlüğünü üstlendiği “Bill Fontana: İo’nun Yeni Sesi” başlıklı sergiden yola çıkıyor. Katılımcılar sergiyi ziyaret ederek, ilk olarak gündelik hayattaki sesler üzerine sohbet edecek, ardından da hayal ettikleri sesleri kumaş kalıplara aktararak yazı ve resim yoluyla kolektif bir ses haritası hazırlayacaklar.
Sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleşecek atölyeye 0212 708 58 01 numaralı telefondan veya biletler@arter.org.tr adresi üzerinden rezervasyon yaptırarak katılabilirsiniz. Arter’in güncel programlarını internet sitesinden takip edebilirsiniz.
Künye: “Bill Fontana: Io’nun Yeni Sesi” Küratör: Melih Fereli, Sergiden yerleştirme görüntüsü, Arter, 2022, Fotoğraf: Orhan Cem Çetin
Sabri Safiye’nin farklılıklar ve gezegenimiz üzerine düşündüren fantastik bir maceraya davet ettiği ilk çocuk romanı Tüylü Bir Uzaylı Macerası, Başak Taşkıran’ın resimleriyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
Tüylü Bir Uzaylı Macerası, uzaygemisinin kayıp kaptanı Felis'in izini süren dört yakın arkadaşın macerasını anlatıyor. Hayvan hakları, bilim ve teknoloji gibi güncel temalarıyla öne çıkıyor. "Uzaylılar kötüdür!" klişesi ve gezegendeki kaynakların sonlanma tehdidi üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor. Üstelik, bu anlamlı ve heyecanlı macera bitecek gibi de değil!
“Dilek, Rıza, Mert ve Belma'nın okul servisi diye bindikleri minibüs, onlara beklenmedik bir rota çizer. Pembe ve fıstık yeşili bu eski moda araçtaki tuhaf yaratıkların yardım çağrısı üzerine afallayan çocuklar, kayıp kedi için harekete geçerler. Ancak, bir yandan uzaylı dostları, bir yandan gizemli motosikletli derken, bu "tüylü" macerada başlarına gelmedik kalmaz. Gizlice girmeyi başardıkları ürkütücü laboratuvarda da hiç beklemedikleri sırlar ortaya dökülecektir…”
Boiler Room, The Moment iş birliğiyle “Contemporary Scenes” etkinliği için iki yıl aradan sonra 15 Haziran’da yeniden İstanbul’a geliyor.
15 Haziran Perşembe günü Salon İKSV’de gerçekleşecek Boiler Room & The Moment Sunar “Contemporary Scenes”, Türk sanatçılardan oluşan bir dj grubunu da müzikseverlerle bir araya getirecek. Etkinliğin özel davetlisi ve küratörü olan Sedef Adası eşliğinde Birgay, Eylül Deniz, Jtamul ve MX Sür gibi isimlerin yer aldığı program kapsamında pek çok sanatçı sahne alacak. Berghain/Panorama Bar’ın yakın zamanda resident dj’leri arasında yer alan Sedef Adası, bu etkinlik için İstanbul’a gelecek.
Partiler, film ve videolar aracılığıyla ekran ve IRL üzerinden club kültürünü dünya çapında daha geniş bir kitleye taşıyan bağımsız bir müzik platformu olan Boiler Room, 2010 yılından bu yana 200 şehirde 5000’in üstünde sanatçının katılımıyla 8000’den fazla performansın ayda 283 milyonu aşkın izleyiciye ulaştığı bir arşive sahip. Boiler Room hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Boiler Room’a bu adresten kayıt yaptıranlar arasından rastgele seçilecek 400 müziksever katılabilecek. Etkinlik ayrıca 25 Haziran’da Boiler Room kanallarında da yayımlanacak.
“Sanatçıdan Koleksiyonere” mottosuyla çevrim içi müzayede platformu olarak hayata geçirilen Brieflyart, küratörlüğünü Nilgün Yüksel’in üstlendiği “Kültürel Aktarımlar” başlıklı sergiyi 30 Haziran’a kadar Gümüşsuyu’nda yer alan mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.
Ali Atmaca, Bubi, Horasan, Hüsamettin Koçan, Meriç Hızal, Onay Akbaş, Şenol Yorozlu’nun eserlerinden oluşan “Kültürel Aktarımlar” sergisi, kültürün sürekliliğinden, sanatçının geçmişten miras aldığı ve içinde yaşadığı kültürün üretimine aktarılışından yola çıkıyor. Sergi, sanatçıların yüzyıllar boyu süren kültürel aktarımları kendi bireysel varoluşlarıyla nasıl sentezlediğine, yarattıkları eserler üzerinden bakıyor. Sergide yer alan yedi farklı sanatçının eserleri, onların adeta birer parmak izi gibi kendilerine has özellikler taşıyor.
Farklı üsluplarda üretimleri olan yedi sanatçının bir araya gelmesiyle izleyicinin bakış açısında da anlamlı farkındalıklar yaratmayı amaçlayan sergi, sanatçıların edindikleri kültürü, kültürden yola çıkarak araştırdıkları, dönüştürdükleri alanları ele alarak; eserlerinde kültürün katmanlarını nasıl yansıttıklarına odaklanıyor.
Şamanik izleri içinde barındıran Bektaşi ritüelleriyle büyüyen Ali Atmaca, eserlerinde de bu geleneğin yansımaları ile çağdaş yaratım anlayışının verilerini bir araya getiriyor. Yaşadığı coğrafyanın kültürüyle, kültürün verileriyle, dönüşümüyle, kültürün içindeki ötekiyle hesaplaşan sanatçılardan Bubi’nin eserleri salt plastik verilerin ötesinde, her seferinde anlamı, yorumu çoğaltan içerikler barındırıyor. Çalışmalarında saklı olanı çıkarmaya ve gözlerden uzak olanı anlatmaya odaklanan Horasan, yapıtlarında simgeselliğin, salt biçimleri okumakla ilintili olmadığına, insan ruhunun ve zihninin derinlerinde yatanın, söze gelmeyenin bazen bir jestle, bir bakışla, ürperti ya da kaynağı fark edilmeyen bir coşkuyla ilintili olduğunun altını çiziyor. Hüsamettin Koçan, şamanik izleri barındıran anlatıların, söylemlerin ardından giden özne olarak; kültürlerarası geçişleri izlerken eserlerinde hâlâ burada, bizimle olduklarını, bizim kimliğimizin bir parçasında yaşadıklarını da açığa çıkarıyor.
Geçmişin yaşanmışlığını entelektüel birikimiyle harmanlayarak “zamanın ruhu”nu bugüne taşıyan Meriç Hızal’ın eserleri hem geçmişin yaşanmışlığını hem de sanatçının entelektüel birikimiyle bir araya getirerek biçimi ve söylemi şimdiye taşıyor. Eserlerine anın değerlerini yükleyen Onay Akbaş, çalışmalarında yaşamımızı değiştiren tarihsel karakterlerin, olguların yeniden, şimdi, burada bizimle iletişime geçtiğini vurguluyor. Kültürün kodlarını yapı söküme uğratan Şenol Yorozlu’nun dili, keskin bir mizah, ironik bir eğretileme içeriyor. Olympia, Cupid, Çintemani, Kaftan, Kubbe, VAV onun yapıtlarında yeni bir dille konuşuyor.
“Kültürel Aktarımlar” başlıklı karma sergiyi 30 Haziran’a kadar Brieflyart’ta ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Gümüşsuyu Mah. İnönü Cad. Ongan Apt. No: 43A Beyoğlu/İstanbul
İstanbul’un yeni açık hava etkinlik mekânı Festival Park Kadıköy, açılışı kapsamında 6 - 8 Haziran arasında Anatolian Sessions, Gaye Su Akyol, Yasak Helva, BaBa Zula, Soft Analog ve Papooz konserlerine ev sahipliği yapacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ tarafından hayata geçirilen ve Kadıköy’de konumlanan Festival Park; yaz boyunca çeşitli kültür-sanat etkinliklerinin yanı sıra yeme-içme alanları ve tasarım dükkanlarını katılımcılarla buluşturacak. Multidisipliner bir açık hava etkinlik mekânı olan Festival Park Kadıköy, 8.500 m2 alanı ve 10.000 kişi kapasitesi ile konserlere, festivallere ev sahipliği yapacak bir kültür-sanat yaşam alanı olmayı amaçlıyor.
Festival Park Kadıköy’ün açılış konserlerine katılmak için ücretsiz olarak Radar İstanbul mobil uygulaması üzerinden kayıt olabilirsiniz. Radar İstanbul uygulamasını buradan indirebilirsiniz.
Festival Park Kadıköy Açılış Programı:
6 Haziran Pazartesi
18.00 / Kapı Açılış
19.30 / Anatolian Sessions
21.00 / Gaye Su Akyol
7 Haziran Salı
18.00 / Kapı Açılış
19.30 / Yasak Helva
21.00 / BaBa Zula
8 Haziran Çarşamba
18.00 / Kapı Açılış
19.30 / Soft Analog
21.00 / Papooz